Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN

(HATAY) - Hatay'ın Samandağ ilçesine bağlı Uzunbağ ve Mızraklı Mahalleleri arasında kurulması planlanan beton santrali, bölge halkı tarafından protesto edildi.

Samandağ ilçesine bağlı Uzunbağ ve Mızraklı Mahalleleri arasında kurulması planlanan beton santralinin tarım, hayvancılık ve su kaynaklarına zarar vereceğini dile getiren yurttaşlar 'yaşam alanlarımızda zehir solumak istemiyoruz' çağrısıyla eylem yaptı.

Uzunbağ Mahallesi'nde bir araya gelen bölge halkı adına açıklamayı Samandağ Belediyesi Meclisi Üyesi Ferit Diker yaptı.

Ferit Diker, beton santrallerinin kanun ve mevzuatta gayrisıhhi işletmeler grubunda sınıflandırıldığını ve yerleşim alanlarına, eğitim kurumlarına, tarım, hayvancılık ve sulak alanlara yakın kurulmasının yasak olduğunu belirtti.

Beton santralinden yayılan ve havada asılı kalabilen ince partikül maddelerin doğrudan ciğerlerin en uç noktasına kadar ulaştığını, bunun da solunum yolları ve ciğer hastalıkları ile kanser gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olduğunu anlatan Diker, mevzuata aykırı yerlerde kurulan beton santrallerinin tarım toprağına, tarım ürünlerine, hayvancılığa, arıcılığa ve hem yer altı hem de yer üstü sularına zarar vereceği için tarım, hayvancılık ve doğa katili 'canavarlar' olduğunu dile getirdi.

2. Didim Ege Lezzetleri Festivali'nde dolu dolu iki gün
2. Didim Ege Lezzetleri Festivali'nde dolu dolu iki gün
İçeriği Görüntüle

'Ülkenin en verimli topraklarında beton santrali istemiyoruz'

Beton ihtiyacı için santrallerin kanun, yönetmelik ve mevzuata uygun yerlerde kurulması gerektiğini kaydeden Diker, başta endemik Samandağ biberi, narenciye, maydanoz, süt ve süt ürünleri olmak üzere sebze, meyve, seracılık, fidecilik ve fidancılık ile hayvancılık ve arıcılık yapılan alanların korunması gerektiğini vurguladı. Diker, yılda dört mevsim ürün alınabilen Asi Ovası'nda, ülkenin en verimli tarım topraklarında ve önemli gıda ambarlarında beton santrali istemediklerini yineledi.

Beton santralinden salınan toz tabakasının rüzgarla birlikte geniş bir alana yayılarak ağaçların ve bitkilerin yaprakları üzerine yapışacağını, bu durumun bitkilerin fotosentez yapmasını engelleyerek gelişememelerine, ürün verememelerine ve kurumalarına yol açacağını anlatan Diker, aynı zamanda arıcılığın yok olacağını ve zehirli tozlar nedeniyle hayvancılık yapılamaz hale gelerek süt ve süt ürünlerinin tüketilmesinin imkansızlaşacağını vurguladı.

Kaynak: ANKA