Haber: Mehmet Rebii Özdemir
(SAMSUN) -Samsun'da Gençlik örgütleri, Suruç Katliamı'nın 11. yılında düzenledikleri basın açıklamasında olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını, gerçek sorumluların yargılanmasını ve adaletin sağlanmasını istedi.
Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz 2015'te IŞİD'in düzenlediği canlı bombalı saldırıda yaşamını yitiren 33 Düş Yolcusu, katliamın 11. yılında Samsun'da gençlik örgütleri tarafından düzenlenen basın açıklamasıyla anıldı. Açıklamada, Suruç Katliamı'nın tüm yönleriyle aydınlatılması, gerçek sorumluların yargılanması ve adalet mücadelesinin sürdürüleceği vurgulandı.
'11 YILDIR ADALET MÜCADELESİNDEN VAZGEÇMEDİK'
Gençlik örgütleri adına basın açıklamasının ilk bölümünü Umut Tuğrul Özbek okudu.
Özbek, 132 ay önce Kobanê'nin yeniden inşasına destek olmak amacıyla yola çıkan, çoğunluğu üniversite öğrencisi olan gençlerin Suruç'ta IŞİD'in canlı bombalı saldırısının hedefi olduğunu hatırlatarak, saldırıda 33 kişinin yaşamını yitirdiğini, yüzlerce kişinin de yaralandığını söyledi.
Açıklamada, katliamın üzerinden geçen 11 yılda adalet mücadelesinin kent kent, meydan meydan sürdürüldüğü belirtilerek, geçen süreye rağmen olayın tüm yönleriyle aydınlatılmadığı savunuldu.
Gençlik örgütleri, gerçek faillerin ve sorumluların ortaya çıkarılmadığını, dava sürecinde ailelerin ve avukatların taleplerinin karşılanmadığını ileri sürdü.
'GERÇEK SORUMLULAR YARGILANMADI'
Basın açıklamasında, Suruç Katliamı davasının devam ettiği belirtilerek, yargılamanın yalnızca saldırıyı gerçekleştiren kişiyle sınırlandırıldığı öne sürüldü.
Katliamın planlayıcıları, azmettiricileri ile ihmali bulunduğu iddia edilen kamu görevlilerinin yargı önüne çıkarılmadığı savunulan açıklamada, cezasızlık politikalarının gerçek sorumluların ortaya çıkarılmasını engellediği ifade edildi.
DAVUTOĞLU'NUN TANIK OLARAK DİNLENMESİ TALEBİ YİNELENDİ
Açıklamada, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun katliama ilişkin yaptığı açıklamalara atıfta bulunularak, aileler ve avukatlar tarafından tanık olarak dinlenmesi yönünde yapılan başvuruların mahkeme tarafından reddedildiği öne sürüldü.
Basın açıklamasında, saldırı öncesinde canlı bomba ve bağlantılı olduğu IŞİD hücresine ilişkin güvenlik birimlerinin bilgi sahibi olduğuna dair somut deliller bulunduğu iddia edildi.
Buna rağmen etkili bir soruşturma yürütülmediği, ilgili kamu görevlilerinin sorumluluğunun araştırılmadığı ve dosyadaki gizlilik kararının gerçeğin ortaya çıkmasını engellediği savunuldu.
'İHMALLER ARAŞTIRILMALI, FİRARİ TANIKLAR YAKALANMADI'
Ayrıca firari sanıklar Deniz Büyükçelebi ile İlhami Bali'nin yakalanarak yargı önüne çıkarılması yönünde herhangi bir adım atılmadığı ileri sürüldü.
Açıklamada kamuoyuna şu talepler sıralandı:
'Katliamda sorumluluğu bulunan tüm gerçek faillerin ortaya çıkarılması. İhmali bulunan kamu görevlileri hakkında etkin ve bağımsız soruşturma yürütülmesi. Firari sanıkların yakalanarak yargı önüne çıkarılması. Suruç Katliamı'nın insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmesi ve zaman aşımı uygulanmaması. Adil, şeffaf ve etkin bir yargılama sürecinin işletilmesi.'
'SURUÇ İÇİN ADALET, HEREKES İÇİN ADALET
Gençlik örgütleri, 33 Düş Yolcusu'nun eşitlik, özgürlük ve dayanışma mücadelesinin bugün de sürdüğünü belirterek, adalet taleplerini yineledi.
Basın açıklamasının sonunda, Suruç Katliamı'nın tüm yönleriyle aydınlatılması, gerçek sorumluların yargılanması ve adaletin sağlanması çağrısı bir kez daha dile getirildi.



