Gündem

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını Araştırma Komisyonu... CHP'li Özçağdaş: 'Türkiye'de çocukları koruyamıyor olma gerçeğiyle karşı karşıyayız'

TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, ikinci toplantısını yaptı. CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, 'Türkiye'de çocuk ölümleri münferit olaylar değil. Acı Kahramanmaraş'a düştü ama mesele Kahramanmaraş değil. Türkiye'de çocukları koruyamıyor olma gerçeğiyle karşı karşıyayız. Türkiye'de çocuklar çok farklı gerekçelerle ölmeye devam ediyor' dedi.

Haber: Duygu Nil Özer

(TBMM) - TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, ikinci toplantısını yaptı. CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, 'Türkiye'de çocuk ölümleri münferit olaylar değil. Acı Kahramanmaraş'a düştü ama mesele Kahramanmaraş değil. Türkiye'de çocukları koruyamıyor olma gerçeğiyle karşı karşıyayız. Türkiye'de çocuklar çok farklı gerekçelerle ölmeye devam ediyor' dedi.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. İkinci toplantısını gerçekleştiren komisyonda çalışma takvimi ve komisyona davet edilecek kişilere ilişkin görüşler paylaşıldı. 

Komisyon Başkanı Beyazıt, komisyon üyelerine öneride bulunarak, 'Pazar günü Kahramanmaraş'a giderek hayatını kaybeden çocukların mezarlarını ziyaret edelim. Buna tutanak için değil tamamen kendi isteğimizle yapalım. Ailelere taziye ziyareti ve yaralı öğrencilerimiz için hasta ziyaretinde bulunalım. Her şey çok taze. Bunlar yapılmalı diye düşünüyorum. İlk aşamada kamu kurumlarını değil akademisyenleri ve sivil toplum örgütlerini dinleyelim diye düşünüyorum' dedi.

Komisyon üyeleri ise ailelere somut bir çalışmanın ardından gidilmesinin daha doğru olacağını, ziyaretin ileriki haftalara ertelenmesini ya da her partiden bir temsilci ile daha küçük bir grup ile gidilmesini talep etti.

Sunat: 'Belli kurumları koruyacağız diye olayların bazı kısımlarını örtmenin bir anlamı yok'

İYİ Parti Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şenol Sunat, velilerin ve olaydan birkaç ay önce başka yere atanan okul idarecilerinin dinlenmesi talebinde bulundu. Sorunun sadece dijital mecralara yüklenmemesi gerektiği çağrısında bulunan Sunat, şu değerlendirmelerde bulundu:

'Söylemek istediğim belli kurumları koruyacağız diye olayların bazı kısımlarını örtmenin bir anlamı olmadığını ifade etmek istiyorum. Asıl mesele yapısaldır. Yani bireysel de değildir bu olay. Bu olay bireysel bir sapmanın çok çok ötesinde devletin çocuk koruma politikasındaki büyük boşluğu göstermiştir hepimize. Yani bir okul sadece bildiğiniz gibi dört duvar değildir. Okul devletin çocuğa verdiği sözdür. Böyle bakmamız gerekiyor. Okul 'sen burada güvendesin demektir' aslında. Okul, öğretmenin can güvenliğinin, öğrencinin beden ve ruh sağlığının, velinin de iç huzurunun telminatı olmalıdır. Hep de öyleydi aslında.'

Özcan: 'Yerine göre o çocuğu ailesine karşı bile koruma ödevi var devletin'

CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan ise şu ifadelere yer verdi:

'Bir suçun hem mağduru hem faili çocuksa buradaki çok katmanlı sorunun çok iyi tespit edilmesi lazım. Burada bazı eksikleri tespit ederek bu acıları yeniden yaşamayalım. Biz ülke olarak uluslararası sözleşmelerde çocuğun üstün yararının korunması için taraf olmuş bir ülkeyiz. Yerine göre o çocuğu ailesine karşı bile koruma ödevi var devletin. O yüzden bir çocuk sistemine ihtiyacımız var. Ne yazık ki böyle bir sistemimiz yok. Aile ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Adalet Bakanlığı'nın entegre çalıştığı bir sistem kurulmalı. Veriye hakim olmazsak bir sistem geliştiremeyiz. 611 bin çocuk okulda değil. Bu çok ciddi bir rakam. Neden gelmediklerini takip eden bir sistemimiz yok. Her açıdan okullarımızı güvenli hale getirmemiz lazım. Sadece böyle bir elim olay değil her olay için okul hemşiresi ve rehberlik sisteminin güçlendirilmesi şart. Önleyici ve denetleyici tedbirlerin alınması çok kıymetlidir.'

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, 'Son 10 yılda 100'e yakın araştırma komisyonu var. Rapor yazılıyor ama raflarda kalıyor. Bu suçu dijital mecraya atmayalım. Onu aşalım ve gerçek bir çalışma yapalım. Öğrenciyi en başta öğretmen korur ama öğretmenleri kim koruyacak' dedi.

Beyazıt: 'Hiçbir milletvekili arkadaşımızın önyargılarla hareket etmesini istemem'

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu'nun, 'Ben size bir profil çiziyorum. Çocuğun bir ila dört sınıfına bakan öğretmenle de görüştüm, çocuğun aile hekimiyle de görüştüm. Ben kendisine şunu ifade ettim; çocuk yalnız bir çocuk, dijital mecralarda sabahlayan bir çocuk, ilkokul ikideyken okulda masa başında uyuyan bir çocuk, ilkokul ikide ve aile tarafından şımartılmış bir çocuk' ifadeleri tepkiye neden oldu. 

Komisyon Başkanı Beyazıt, 'Bunlar sizin tespit ettiğiniz olaylar. Bizim irademizi yönlendirmeniz doğru değil. Zaten okulları dinleyip, yerinde göreceğiz. Bunlar incelemeler sonucu yapılan tespitler. Olaya bütüncül bakmak için önce akademisyenleri dinleyip kamu kurumlarını sonra dinleme nedenimiz de bu. Hiçbir milletvekili arkadaşımızın önyargılarla hareket etmesini istemem. Bunlar göründüğünden daha fazlası olan bir olay. Siz oralı olmanın sıcaklığıyla değerlendirme yapıyorsunuz' dedi.

Özçağdaş: 'Türkiye'de çocuklar çok farklı gerekçelerle ölmeye devam ediyor'

CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, şu ifadelere yer verdi:

'Türkiye'de çocuk ölümleri münferit olaylar değil. Acı Kahramanmaraş'a düştü ama mesele Kahramanmaraş değil. Türkiye'de çocukları koruyamıyor gerçeğiyle karşı karşıyayız. Okullarla ya da eğitimle ilgili alanlarda hayatını kaybetmişiz. Bugün itibarıyla 42 oldu. Türkiye'de çocuklar çok farklı gerekçelerle ölmeye devam ediyor. Örneğin Kartalkaya'da bir yangın oluyor, 38 çocuk ölüyor. Örneğin Aladağ'da bir yurtta çocuklar ölüyor. Demek ki bütün bunların ekosistem açısından baktığımız zaman korumaya dair bir zafiyet var ortada. Kamu kurumlarının bize sunumları kıymetlidir elbette ama bir yere kadar. Çünkü günün sonunda zaten işler yapılabiliyor olsaydı o hale gelmezdi. Yani bunu yaşamıyor oluruz. Sayın Cumhurbaşkanı'nın 20 Nisan'da bir konuşması var. Orada çok sayıda önlemden bahsediyor. 24 yıllık bir iktidarın geldiği yeni bir noktada Sayın Cumhurbaşkanı olaydan hemen sonra çok sayıda önlemi almamız gerektiğini söylüyor. Demek ki yapısal bir sorun.'

'Çocukları kamusal alanın içinde korumak mecburiyetindeyiz'

Cumhurbaşkanı, milletvekilleri, AVM'ler, hastanelerin güvenlik önlemi olduğunu belirten Özçağdaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

'Çocuğu korumak gibi bir önceliğiniz yoksa hiçkimseyi korumayın. Çocukları kamusal alanın içinde korumak mecburiyetindeyiz. 'Güvenlik olsa ne olacak' deniliyor. Güvenlik meselesi sadece bu kadar büyük meselelerde değil daha küçük olaylarda da lazım. Öğrenciler bu okula geldiklerinde kendi yaşamlarını da beraber getiriyorlar. Yoksulsa yoksulluğuyla geliyor. Açsa açlığıyla geliyor. Sevgi görmüyorsa sevgisizliği ile geliyor. Şiddet görüyorsa etkilenmiş haliyle geliyor. Eğer bir okulda okul sosyal hizmet programı yoksa yani bir çocuğun dışarıda yaşadığı meseleleri bir sosyal politika perspektifinden düzeltemiyorsanız okula şiddet olarak yansıyor, akran zorbalığı olarak yansıyor, akademik başarısızlık olarak yansıyor. Dolayısıyla bir okul sosyal hizmet programına ihtiyacımız var.'