(TBMM) - Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırılarına ilişkin iktidar partisine seslenerek, sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Özdağ, 'İktidar her sevabı kendi hanesine yazıp, hataları muhalefete yükleyip sonra da 'bu konularda siyaset yapmayalım' diyorsa, bunun adı milletin aklıyla alay etmektir. Direksiyonda siz varsınız. Ehliyetsiz araba kullanıp uçuruma yuvarlanıyorsunuz, suçu da yan koltukta oturana atıyorsunuz' dedi.

İran, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki yük gemisine el koydu
İran, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki yük gemisine el koydu
İçeriği Görüntüle

Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, TBMM'deki basın toplantısında, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırıları, bireysel silahlanma ve ülke güvenliği başlıklarını değerlendirdi. Özdağ, geçtiğimiz hafta Şanlıurfa'nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarının 'tüm gündemi altüst eden, toplumda derin kaygı yaratan gelişmeler' olduğunu belirterek, 'Bu saldırılarda vefat eden masum canlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerimize sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum' dedi.

'Karşımızda çok boyutlu, çok etkenli, aynı anda birçok alanı ilgilendiren bir sorunla yüz yüzeyiz'

Okul saldırılarının daha önce yalnızca ABD'ye özgü bir sorun olarak görüldüğünü ifade eden Özdağ, 'Ülkemizde ilk kez şahit olduğumuz bu saldırı vakalarıyla, meselenin sadece Amerika'yı değil, küresel boyutta her ülkeyi etkileyebileceğini acı şekilde öğrenmiş olduk' diye konuştu.

Küreselleşme ve dijitalleşmenin toplumsal yapılar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Özdağ, 'Bu tür vakaların bir kısmı küreselleşmenin getirdiği sorunlardan kaynaklansa da çok önemli bir kısmı iktidar partisinin uyguladığı politikaların bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Karşımızda çok boyutlu, çok etkenli, aynı anda birçok alanı ilgilendiren bir sorunla yüz yüzeyiz. Birkaç vaka üzerinden bir kötümserlik havası oluşturmak niyetinde değiliz, lakin çocuklarımızın güncel davranışlarına bakarak, meselenin hiç de basite alınamayacak kadar önemli göründüğünü, tedbir alınmazsa kısa zamanda çok daha büyük acılarla karşı karşıya kalacağımızı belirtmek isterim' ifadelerini kullandı.

'Bugün milli eğitimin başında, öfkeli ve ayrıştırıcı tavırlarıyla müsemma bir bakan var'

Özdağ, adalet sistemine olan güvenin zedelenmesinin toplumsal sorunların temelinde yer aldığını belirterek, 'Adalete olan inancın kaybolduğu, egemenlerin hüküm sürdüğü toplumlarda, saygı ve sevginin, erdemin, insanlık değerlerinin yozlaştığını görüyoruz. Bugün yaşadığımız sorunların temelinde, ülkeyi 25 yıldır yöneten iktidar partisinin, hukukun üstünlüğü ve demokrasiyi aşındırarak adalet kurumuna olan güveni tükenme noktasına getirmesi yatmaktadır' dedi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e yönelik eleştirilerde bulunan Özdağ, 'Bugün milli eğitimin başında, öfkeli ve ayrıştırıcı tavırlarıyla müsemma bir bakan var. Bakan Yusuf Tekin'i yalnızca son 2,5 yılın bakanı olarak değerlendirmek, meseleyi anlama noktasında eksik kalır. Sayın Bakan Mayıs 2013'ten Temmuz 2018'e kadar beş yıl boyunca Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı olarak görev yaptı. Bakan Tekin'in sorumluluğunu milletimizin takdirine bırakıyorum' diye konuştu. Kahramanmaraş'taki saldırının detaylı analiz edilmesi gerektiğini vurgulayan Özdağ, saldırganın profilinin 'dijital oyun ve sosyal medya bağımlısı, psikolojik sorunları olan ve gerçeklikten kopmuş bir çocuk' olduğunu söyledi.

Özdağ, failin ailesine de dikkat çekerek, 'Failin ebeveynlerinin sorumsuzluğu ve ilgisizliğidir. Bir kamu görevlisi olan babanın, çocuğunun psikolojik sorunlarını bildiği halde siciline işlenir gerekçesiyle tedavi ettirmediği anlaşılmaktadır. Kamu görevlisi olan babanın çocuğunun kariyerini ve sicilini sağlığından daha öncelikli görmesi, adli kurumlarca ayrıca ele alınması gereken bir durumdur' diye konuştu.

'Beş silahla ve şarjörler dolusu mermiyle yapılan saldırı, ancak uzun süre atış eğitimi yapmış birinin yapabileceği bir eylemdir'

Silaha erişim konusuna değinen Özdağ, 'Daha da kötüsü, katile poligonda atış talimi yaptırması ve failin silaha erişimine yönelik bir tedbir almamış olmasıdır. Bu tür saldırılarda ebeveynlerin rolüne odaklanmadan yapılacak her türlü düzenleme, içinde bulunduğumuz sorunu çözme noktasında eksik kalacaktır' ifadelerini kullandı.

Özdağ, saldırının kapsamına ilişkin değerlendirmede bulunarak saldırganın Emniyet Müdürü olan babasının ifadesindeki 'bir kez poligonda atış yaptırdım' sözlerinin gerçeği yansıtmadığını şöyle değerlendirdi:

'Beş silahla ve şarjörler dolusu mermiyle yapılan bu saldırı, ancak uzun süre ve defalarca atış eğitimi yapmış birinin yapabileceği bir eylemdir. Devleti temsil eden bir emniyet müdürünün evindeki silahlar bu kadar korunaksız ve sahipsizse, o silahlarla onlarca evladımızın canına kast ediliyorsa, bu ülkede ne asayişten ne huzurdan ne de gelecek nesillerin emniyetinden söz etmek mümkündür.'

İktidarın olaylardaki sorumluluğu ve olaylara yaklaşımını da eleştiren Özdağ, 'Cumhurbaşkanı bir taraftan üzüntülerini dile getirirken, bir taraftan da bu saldırının siyasi sorumluluğunu üstlenmekten kaçınmakta, meselenin siyasete alet edilmemesi gerektiğini ifade etmektedir. Siyaset toplumun kanayan yaralarına çözüm bulmak, toplumu huzur, güven ve adalet içinde yaşatmak için değil midir?' diye konuştu.

'İktidar her sevabı kendi hanesine yazıp, hataları muhalefete yükleyip sonra da 'bu konularda siyaset yapmayalım' diyor'

Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Görüldüğü gibi siyasetin sustuğu yerde silahlar konuşur. Siyasetin çözüm bulamadığı, merhem olamadığı yaralar kanamaya başlar. Siyaset tam da silahlara gerek kalmadığının; münakaşa ve kavgaya ihtiyaç olmadığının göstergesidir. Siyaset eğer geçinemeyen emeklinin, memurun, işçinin, çiftçinin, esnafın, özel sektör çalışanının sorunlarına çözüm bulmayacaksa; katilin, hırsızın, yolsuzun yakasına yapışmayacaksa; adaletle, hukukla, vicdanla mağdurun hakkını almayacaksa; ilimle, bilimle, irfanla, ahlaklı bir medeniyet kurmayacaksa kısaca zalime dur deyip mazluma kol kanat germeyecekse, o halde siyaset niye var arkadaşlar? Siyaset bunlara gerekmeyecekse neye gerekecek?'

İktidarın sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade eden Özdağ, 'Evet, bazı meseleler elbette siyaset üstüdür ve siyaset üstü kalmalıdır. Ama iktidar partisi her sevabı kendi hanesine, günahlarını da zaten muhalefette olan rakiplerine yüklüyorsa, sonra da kalkıp bu konularda siyaset yapmayalım diyorsa, bunun adına ne denir. Bu artık milletin aklıyla alay etmektir. Biz milleti yönetme işini elimize yüzümüze bulaştırdık ama bu konuda bizi suçlamayın demektir. E, direksiyonda siz varsınız. Ehliyetsiz araba kullanıp uçuruma yuvarlanıyorsunuz, suçu da yan koltukta oturana atıyorsunuz. İktidar mensuplarına sesleniyorum; tamam bu konularda siyaset yapmayalım peki siz söyleyin o zaman, biz bu Meclis'te neyi konuşalım, neyin siyasetini yapalım?' ifadelerini kullandı.

 

 

Kaynak: ANKA