Gündem

Sendikalar, Başaran Aksu ve Esra Işık'ın tutuklanmasını Limak Holding önünde protesto etti

Sendikalar, Umut Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu ve Akbelen'de toprağı için mücadele eden Esra Işık'ın tutuklanmasını Limak Holding önünde protesto etti. Yapılan ortak basın açıklamasında, 'Ülkeyi yönetenler de şunu iyi bilsin ki; göz göre göre yaşanan doğa katliamlarına ve iş cinayetlerine karşı sınıf sendikaları olarak öfkemizi de gücümüzü de biriktiriyoruz. Ellerinizle inşa ettiğiniz sömürü düzeninize kul köle olmayacağız. Bizler mücadeleci sendikalar, siyasi örgütler ve doğa savunucuları olarak bu sermaye-devlet arasındaki çıkar ilişkilerini ve sermaye düzeninin vahşetini her yerde teşhir edeceğiz. Köylerimizde, işyerlerimizde, sokaklarda, fabrikalarda ve her yerde baskılarınızın karşısında dimdik duracağız.' denildi.

(İSTANBUL) - Sendikalar, Umut Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu ve Akbelen'de toprağı için mücadele eden Esra Işık'ın tutuklanmasını Limak Holding önünde protesto etti. Yapılan ortak basın açıklamasında, 'Ülkeyi yönetenler de şunu iyi bilsin ki, göz göre göre yaşanan doğa katliamlarına ve iş cinayetlerine karşı sınıf sendikaları olarak öfkemizi de gücümüzü de biriktiriyoruz. Ellerinizle inşa ettiğiniz sömürü düzeninize kul köle olmayacağız. Bizler mücadeleci sendikalar, siyasi örgütler ve doğa savunucuları olarak bu sermaye-devlet arasındaki çıkar ilişkilerini ve sermaye düzeninin vahşetini her yerde teşhir edeceğiz. Köylerimizde, işyerlerimizde, sokaklarda, fabrikalarda ve her yerde baskılarınızın karşısında dimdik duracağız.' denildi.

Bağımsız Emek Sendikası, Bağımsız Maden-İş, DGD Sen, Dev Tekstil-İş, Enerji Sen, İnşaat-İş, Kataş Sen, Limter-İş, Nakliyat-İş, OTİS, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Tüm Sağlık-İş, Tarım Sen, PTT Sen, Yapı Yol-İş, ve TOMİS, Başaran Aksu ve Esra Işık'ın tutuklanmasını Limak Holding'in önünde protesto etti.

Yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

'Bugün burada, yağmanın, talanın ve sömürünün merkezlerinden biri olan Limak Holding'in önündeyiz. Bir yanda maden şirketleri, holdingler ve talan projeleri; diğer yanda toprağını, emeğini ve yaşamını savunanlar var. Devletin yargısı da bugün holdinglerin safında yer aldığını bir kez daha ilan etmiştir! Esra Işık 11 gündür Limak Holding'in doğa katliamına karşı toprağını savunduğu için tutuklu. Mehmet Türkmen, tekstil işçisinin kölelik düzenine karşı direndiği için haftalardır tutuklu. Başaran Aksu, maden işçisinin ekmeğini, köylünün toprağını ve onurlu direnişini savunduğu için tutuklandı. Esra Işık, Mehmet Türkmen ve Başaran Aksu şahsında tutsak edilmek istenen aslında emekçilerin, köylülerin direniş iradesidir. Mesele hukuk değil, sermayenin çıkarlarına dokunan herkesin susturulmak istenmesidir.

'Milyonlarca emekçinin gasp edilen yaşamı ve geleceği için direnmek dışında bir seçeneği yok'

Limak Holding yıllarca AKP hükümeti tarafından adrese teslim çıkarılan ihalelerle semirtilmiş, emekçi halkın düşmanı bir holdingtir! Bugün Limak, İstanbul Havalimanı'ndan Çanakkale köprüsüne kadar birçok rant projesinin uygulayıcısı olarak, elde ettiği kârlarla maden, enerji ve inşaat sektörleri başta olmak üzere her alanda daha fazla sömürü ve daha fazla yıkım tesis ediyor. Limak Holding ve benzeri çetelere, kamu kaynakları peşkeş çekilerek, vergi aflarından ve teşviklerinden yararlandırılarak, kanunlarla korunarak sermaye düzenin çarkları döndürülüyor. Bu sırada ise emeğiyle geçinen milyonlarca emekçinin gasp edilen yaşamı ve geleceği için direnmek dışında bir seçeneği yok. İşçiden çalarak servet biriktiren asalak sınıfın en önde gelen isimlerinden Limak Patronu Nihat Özdemir'in keyfi bozulmasın, holdingin kârı azalmasın diye yargı eliyle yürütülen bu operasyonlar bizi yıldıramaz. Başaran Aksu daha önce de defalarca holdinglerin sömürüsünü teşhir ettiği için tutuklanma tehdidiyle karşılaşmış, hakkında açılan onlarca dava ve istenilen cezalara rağmen mücadelesinden geri adım atmamıştır.

'Bu tutuklama Başaran Aksu için bir onur nişanesidir'

O, tüm yaşamını işçi sınıfının kurtuluş mücadelesine adamış, bu mücadele içerisinde işçilerle birlikte direnmiş, birlikte dövüşmüş ve gözünü budaktan sakınmamıştır. Biliyoruz ki bu tutuklama Başaran Aksu için bir onur nişanesidir. Öyle ki alınmayan tedbirler yüzünden işçileri madende göçük altında bırakan, patlamalarla bedenlerini paramparça eden, yangınlarla yakarak öldüren, meslek hastalıklarıyla süründüren sorumlu hiçbir patron ceza almazken, bu suçların işlenmesinde doğrudan payı olan sarı sendikacılar yargılanmazken Başaran Aksu'nun cezalandırılmak istenmesi hiçbirimiz için beklenmedik bir durum değil. Başaran Aksu, Limak Holding ile yargı arasındaki rezil ilişkiyi teşhir ettiği için ona yöneltilen suçlama TCK 217 'Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma' suçlaması oldu. Tutuklanmadan önce evine baskın yapıldı, eşyalarına el konulmak istendi. Buna karşın kendi iradesiyle savcılıkla iletişime geçerek 'İfade vermeye geliyorum' dedi. Pazartesi günü Soma Adliyesi'ne gitti, ancak teknik gerekçelerle ifadesi alınmadı. Ardından maden işçilerinin 12 Nisan'da başlayacak direnişi için Ankara'ya gitti ve döner dönmez yine adliyeye gidip 'Ben buradayım' dedi. Kendi rızasıyla adliyeye giden, günlerdir savcıya ulaşmaya çalışan bir devrimciye, üstelik 'Sendikal faaliyetlerimi sürdürmek istiyorum' dediği halde 'kaçma şüphesi' var diyerek tutuklama kararı verilmesi, Türkiye'de yargının sermayedarlar ne diyorsa onu yaptığını, burjuva hukukun dahi hiçe sayıldığı bu ülkenin emekçilerinin sermayenin sefil çıkarları için kul köle edildiğini ortaya koymuştur.

'Başaran Aksu, Esra Işık, Mehmet Türkmen ve tüm devrimci tutsaklar derhal serbest bırakılsın'

TCK 217 maddesini bir holdingin itibarını korumak için kullananlar bilsin ki, Limak Holding'e ve işçilerin kanını emen, köylüyü yerinden yurdundan eden sermayeye karşı verilen tavizsiz mücadele sürecek. Ne hakkı için direnen işçiler, ne de toprağı için nöbet tutan köylüler; bu küresel kapitalist şirketlere ve onun yerli işbirlikçilerinin barbarlığına teslim olmayacak! Ülkeyi yönetenler de şunu iyi bilsin ki; göz göre göre yaşanan doğa katliamlarına ve iş cinayetlerine karşı sınıf sendikaları olarak öfkemizi de gücümüzü de biriktiriyoruz. Ellerinizle inşa ettiğiniz sömürü düzeninize kul köle olmayacağız. Bizler mücadeleci sendikalar, siyasi örgütler ve doğa savunucuları olarak bu sermaye-devlet arasındaki çıkar ilişkilerini ve sermaye düzeninin vahşetini her yerde teşhir edeceğiz. Köylerimizde, işyerlerimizde, sokaklarda, fabrikalarda ve her yerde baskılarınızın karşısında dimdik duracağız. Başaran Aksu, Esra Işık, Mehmet Türkmen ve tüm devrimci tutsaklar derhal serbest bırakılsın.'