CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, fon krizinde sorumluların açıklanmasını ve kamu kaynaklarının hesabının verilmesini istedi. Ekonomik programın toplumun gündelik yaşamındaki zorlukları gidermediğini savunan Sarı, emekli aylıklarının artırılması ve asgari ücrette son yıllarda yaşanan alım gücü kaybının telafi edilmesi çağrısında bulundu. TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Sarı, Cumhurbaşkanı’nı kamu ve millet hakkını korumaya davet etti.

Sarı, toplantının başında AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’nın eski Başbakan Bülent Ecevit hakkındaki sözlerini eleştirdi. Ecevit’in ölüm yıl dönümünde anılmasını beklediklerini belirten Sarı, Meclis gündemiyle ilgisiz ve yersiz bulduğu ifadeleri kınadı.

Fon Krizinde Şeffaflık Çağrısı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonomi programına ilişkin değerlendirmelerinin toplumun yaşadığı ekonomik sıkıntıları yansıtmadığını öne süren Sarı, açıklanan olumlu tablonun ancak iktidara yakın çevreler için geçerli olduğunu savundu. Şimşek’in programın başarısını anlattığını, fakat bu başarının çarşıda ve pazarda hissedilmediğini söyledi. Bakanın istifa etmesini beklediklerini de sözlerine ekledi.

Fon krizini “sıradan bir finansal dolandırıcılık” olarak görmediğini belirten Sarı, ekonominin ciddi bir hasar aldığını ileri sürdü. Birikimlerini kaybeden kişilerin yanı sıra finansal sisteme duyulan güvenin de zarar gördüğünü söyleyerek, yetkililerden müdahale ve sorumluların belirlenmesi için adım atılmasını istedi.

Sarı, krizle bağlantılı olduğu iddia edilen 201-241 kişiye ilişkin listelerin kamuoyuna açıklanmasını talep etti. Kamuoyunda Fatma Betül Sayan’ın adının öne çıkarılmasının, sürecin bütün yönlerini aydınlatmaya yetmeyeceğini savundu. İddialarda 150’ye yakın milletvekili ile 180’e yakın adalet çalışanı, hâkim ve savcının yanı sıra kaymakam ve valilerin de geçtiğini ifade etti. Bu kişilerin suçsuz olması durumunda bunu gösterecek kanıtların ortaya konulması gerektiğini söyledi.

Şimşek’in 4 Kasım 2025’te kamuoyunu uyardığını, 2 Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi’ni topladığını, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 9 Aralık 2025’te Sermaye Piyasası Kurulu’na yazı gönderdiğini ve 11 Şubat 2026’da yeniden yazılı bildirimde bulunduğunu aktaran Sarı, buna rağmen krizin büyüdüğünü belirtti. Sarı’nın verdiği bilgilere göre, 30-131 fonda yaklaşık 500 bin kişi mağdur edildi. Uyarıların yapılmasına karşın gerekli kurumların geciktiğini savunan Sarı, siyasi sorumluluk üstlenilmesini ve başarısız olan bakanların istifa etmesini istedi.

Şirketler Ve Sanayiye Etkileri

Fon krizinin şirketleri de etkilediğini söyleyen Sarı, Merkez Bankası’nın 4 Kasım tarihli verilerine dayanarak 3 bin şirketin süreçten doğrudan etkilendiğini, fonlarda parası bulunan 4 bin 500’e yakın şirketin ise mağduriyet yaşadığını ileri sürdü. Fonlarına ulaşamayan işletmelerin nakit sıkıntısı çektiğini, tedarik ödemelerinin aksadığını ve üretimin yavaşladığını belirtti. Bu durumun ilerleyen dönemde iflaslara, konkordato ilanlarına ve işsizliğe yol açabileceği uyarısında bulundu.

Sanayi ve Teknoloji, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Ticaret bakanlarının 2027 yılı bütçe görüşmelerindeki sunumlarını da eleştiren Sarı, sanayicilerin finansmana erişmekte ve borçlarını ödemekte zorlandığını söyledi. Fabrikaların kapanması, sanayi istihdamının gerilemesi ve KOBİ’lerin borç yükünün artması karşısında iktidarın başarı açıklamalarının sahadaki durumla uyuşmadığını savundu.

Sarı’nın paylaştığı rakamlara göre KOBİ’lerin kredi borcu 2025’te 5 trilyon 600 milyar lira düzeyindeyken, 2 Eylül 2026 itibarıyla 7,7 trilyon liraya ulaştı. Takibe düşen KOBİ kredilerinin 138 milyar liradan 315 milyar liraya yükseldiğini ve yaklaşık yüzde 86 arttığını belirten Sarı, ödenemeyen krediler nedeniyle işletmelerin kapanma riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Ar-Ge harcamalarına yönelik vergi teşvikleri için ayrılan yaklaşık 1,4 trilyon liranın hangi firmalara verildiğinin ve nasıl kullanıldığının açıklanmasını isteyen Sarı, kamu kaynağı dağıtımında şeffaflık çağrısı yaptı. Teşviklere karşı olmadıklarını, ancak desteğin ihtiyaç duyulan sektörleri ve zor durumdaki işletmeleri güçlendirecek şekilde planlanması gerektiğini kaydetti.

Demir yolu projelerinde Kardemir ray üretmesine rağmen İngiliz şirketi British Steel’den alım yapılmasını da gündeme getiren Sarı, yaklaşık 5 bin kişinin çalıştığı Kardemir’in yerli üretim kapasitesine dikkat çekti. British Steel’den 135 milyon sterlinlik ray alındığını ve Ankara-İzmir hızlı tren projesi için 70 milyon sterlinlik yeni sipariş verildiğini söyledi. Yerli üretici varken yurt dışından alım yapılmasının gerekçesini sorguladı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı: COP31'de sürdürülebilirlik uygulamaları altı alanda hayata geçirilecek
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı: COP31'de sürdürülebilirlik uygulamaları altı alanda hayata geçirilecek
İçeriği Görüntüle

Togg’un mali durumuna ilişkin değerlendirmesinde Sarı, şirketin son 2 yılda 28 milyar lira zararla karşı karşıya kaldığını ileri sürdü. Vestel ve Anadolu Grubu’nun yaklaşık 368 milyon avro, yani 14 milyar lira tutarındaki hisselerini Türkiye Varlık Fonu’na devrettiğini belirtti. Fon bünyesindeki Türk Hava Yolları, Ziraat Bankası, Halkbank, BOTAŞ ve PTT gibi kurumların kaynaklarının da millete ait olduğunu vurgulayarak, Togg’un kamu kaynağını zayi etmeyen ve kâr sağlayan bir projeye dönüşmesi gerektiğini söyledi.

Emekli Ve Asgari Ücret Vurgusu

Asgari ücretin alım gücündeki gerilemeye ilişkin Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan rapora işaret eden Sarı, reel kaybın 2024’te yüzde 5,9, 2025’te yüzde 3,6 ve 2026’da yüzde 2,8 olduğunu aktardı. Bu veriler üzerinden asgari ücretin son 3 yılda yaklaşık yüzde 12 değer kaybettiğini savundu. Sarı, ücret artışının gelecek yıl için öngörülen enflasyonun yanı sıra önceki yıllarda oluşan kaybı da karşılaması gerektiğini belirtti.

Emeklilerin millî gelirden aldığı payın da azaldığını söyleyen Sarı, bu oranın 2020’de yüzde 8,7, 2022’de yüzde 5,1 olduğunu, 2027 için ise yüzde 7,2 olarak öngörüldüğünü kaydetti. 2027 tahmininin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin ilerleyen dönemde görüleceğini belirten Sarı, emeklilerin payının 2020 seviyesine ulaşmadığını ifade etti. O yılki oran korunmuş olsaydı emekli aylığının bugün 43 bin 500 lira olacağını ileri sürdü.

Sarı, en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine çıkarılması için 5 milyon emekliye toplam 271 milyar lira kaynak aktarılabileceğini söyledi. Fon krizinde 800 milyar liranın kaybolduğunu savunan Sarı, emekliler için kaynak bulunmadığı yönündeki açıklamaları eleştirdi. Emeklinin, çiftçinin, asgari ücretlinin, iş dünyasının ve esnafın yaşadığı sorunlara dikkat çekerek, iktidarın elinde kaynak ve bütçe bulunduğunu, ancak halka sahip çıkma iradesinin gösterilmediğini ileri sürdü.

Konuşmasının sonunda Sarı, sorumlu bakanların görevlerinin gereğini yapmasını, gerekli adımları atmayanlar hakkında ise işlem uygulanmasını istedi. Cumhurbaşkanı’na kamu kaynaklarının korunması ve milletin hakkına sahip çıkılması çağrısını yineledi.

Kaynak: ANKA