(İSTANBUL) - Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Özel İtalyan Lisesi'nde görev yapan Türk vatandaşı öğretmenlerin ekonomik hakları için greve  destek verdi. Aslan, 'Buradaki öğretmenler hangi koşullarda haklarını alabilirler? Yani hizmet gücünü kullanmazlarsa, grev hakkını kullanmazlarsa o zaman burada grev yapmanın ne anlamı kalıyor? O yüzden buradan İlçe Milli Eğitim'e de, Milli Eğitim Bakanlığı'na da şunu söylemek istiyoruz: Bu grev yasaklarınız, bu Ali Cengiz oyunlarınız buradaki mücadeleyi kırmasına müsaade etmeyecektir öğretmenler. Biz de onların yanında durmaya devam edeceğiz' dedi. 

İran, ABD teknoloji şirketlerinin bölgedeki altyapılarını ve bankaları 'yeni hedefler' arasında gösterdi
İran, ABD teknoloji şirketlerinin bölgedeki altyapılarını ve bankaları 'yeni hedefler' arasında gösterdi
İçeriği Görüntüle

İstanbul'da Özel İtalyan Lisesi'nde çalışan Türk öğretmenlerin çalışma koşulları nedeniyle başlattıkları grev devam ediyor. EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, grevdeki öğretmenlere destek ziyaretinde bulundu. Aslan, ziyarette yaptığı kornuşmada, şunları söyledi: 

'38 gündür İtalyan Lisesi'nde eğitim görevi yapan Türk öğretmen arkadaşlarımız insanca çalışma ve insanca yaşama koşulları için geçinebilmek için grev haklarını kullandılar. Ve 38 gündür bu lisenin önünde bir onur ve haysiyet mücadelesi sürdürüyorlar aynı zamanda. 

Türkiye'de işçilik ucuz, emek ucuz. Başta on binlerce özel sektörde çalışan öğretmenlerin yaşamı daha da ucuz. Hiçbir iş güvenceleri olmadan çalışmak zorunda kalan özel öğretmenlerimizin olduğunu biliyoruz. Kamudakilerin de fazla iş güvencesi yok ama bir nebze de olsa özel sektördeki öğretmenlere göre ücret anlamında, çalışma koşulları anlamında biraz daha fazla haklara sahipler onlar da bu hakları mücadeleyle kazandılar.

'Öğretmenlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz'

Bugün burada 38 gündür grevde olan öğretmenlerimizin talepleri karşılanmayacak talepler değil. Ama söz konusu bu talepleri vermeye gelince işverenler, patronlar direniyorlar. Öyle haklarımızı kolay kolay ne yazık ki vermiyorlar. Burada çalışan İtalyan öğretmenlerle Türk öğretmenler arasında 6 kat ücret farkı var. Bu asla kabul edilemez. Bu asla maruz görülemez bir ücret farkıdır. 

Türkiye'deki geçim koşullarını hepimiz biliyoruz. Kiraların durumunu biliyoruz. Temel tüketim maddelerinin her gün yeni zamlarla arttığını biliyoruz. Yani yaşama koşulları her gün biraz daha zorlaşırken, 60 bin liralık bir ücretle geçinmenin hiç mümkün olmadığını biliyoruz. O yüzden buradaki grevci öğretmen arkadaşlarımızın haklarını alabilme mücadelesinde yanlarında olduk, olmaya devam edeceğiz. 

'2026 için önerilen yüzde 25 zam kabul edilemez'

İşverenin toplu sözleşme görüşmelerinde yapmış olduğu teklifler adeta 'yoksulluk sınırının yarısı bir ücretle yaşamaya devam edin' anlamına geliyor. 2026 için önerilen yüzde 25 zam kabul edilemez. Çünkü daha 2026'nın ilk iki ayında temel tüketim maddelerine gelen zam oranı yüzde 30. 

Buradaki öğretmenler hangi koşullarda haklarını alabilirler? Yani hizmet gücünü kullanmazlarsa, grev hakkını kullanmazlarsa o zaman burada grev yapmanın ne anlamı kalıyor? O yüzden buradan İlçe Milli Eğitim'e de, Milli Eğitim Bakanlığı'na da şunu söylemek istiyoruz: Bu grev yasaklarınız, bu Ali Cengiz oyunlarınız buradaki mücadeleyi kırmasına müsaade etmeyecektir öğretmenler. Biz de onların yanında durmaya devam edeceğiz. 

Buradaki işverene seslenmek istiyoruz: Bir an önce grevde olan öğretmenlerimizin taleplerini karşılayarak, onların insanca çalışma, insanca yaşama koşulları taleplerini karşılayarak, istedikleri ücretleri vererek bir anlaşmayla bu grevin sonlanmasını sağlayın. Ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın müdürlüğü de asla böyle bir şeye yeltenmesin, yeltenmemelidir. Bu doğrudan buradaki İtalyan Lisesi'nin, yöneticilerin yanında olmaktır. Onların tarafında durmak anlamına gelir. Yasaları çiğnemek anlamıyla gelir. Toplu İş Sözleşmesi hukukunu çiğnemek anlamına gelir. O yüzden buna hiçbir şekilde ne buradaki grevci işçiler ne sendikaları ne de kamuoyu olarak razı gelmeyiz, müsaade etmeyiz.'

Kaynak: ANKA