(TBMM) - CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, 2025-2026 eğiti ve öğretim yılının sona ermesinin ardından yaptığı değerlendirme, 'Büyük bir eğitim reformuna ihtiyacımız var. Biz CHP olarak buna hazırlanıyoruz. Eğitimi, piyasanın, tarikatların, cemaatlerin, siyasi partilerin cirit attığı bir yer olmaktan çıkartmamız gerekiyor. Bu anlayışı terk edin' dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, TBMM'de basın toplantısında, bugün sona eren 2025-2026 yılı eğitim ve öğretim yılını değerlendirdi. Özçağdaş, özetle şunları söyledi:
'Tüm çocuklarımızı yıl boyunca ortaya koymuş oldukları emek, gösterdikleri çaba ve çalışma için tebrik ediyorum. Her biri güzel bir yaz tatilini hak ettiler. Keyifli bir yaz tatili diliyorum. Maalesef aynı şeyleri Milli Eğitim Bakanlığı için söylemek mümkün değil. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in görevinde 3. yılı bugün itibariyle tamamlanıyor. Öncesinde de bir 5 yıl müsteşarlık dönemi var. Maalesef Milli Eğitim'deki sorunlar her geçen gün katlanarak devam ediyor. Bu sene kapkara bir yıl oldu. Çok üzücü 3 okul saldırısı yaşadık. Evlatlarımızı, öğretmenlerimizi kaybettik. Öğretmenlerimiz şiddete uğramaya devam etti. Çocuklarımız okula aç susuz gitti. MESEM'lerde çocuklarımızı kaybetmeye devam ettik. Özel sektörde çalışan 200 bine yakın öğretmen, bin 611 mülakat mağduru öğretmen, 14 Haziran'dan bu yana hakları için direnmeye devam ediyor.
'OKULLARDA HİJYEN SORUNLARI ARTARAK DEVAM EDİYOR'
Okullar maalesef yine bildiğiniz gibi temizlik ve hijyen sorunları artarak devam ediyor. Güvenlik sorunu bu yılın temel gündemi haline geldi. Sağlıkla ilgili, oyun alanları ile ilgili, bilimsel altyapı ile ilgili sorunlar katlanarak büyüyor. Tabii iktidarın hiç vazgeçmediği işler de ortaklarıyla birlikte gelişmeye devam ediyor. ÇEDES projesi, tarikatlar ve cemaatlerin okulların içerisine dalmaları, siyasi partilerin gençlik kollarının, okulların içerisinde çalışmalar yapmaları Milli Eğitim Bakanlığı'nın çok önem verdiği projeler arasında. Geçen yıldan bu yana bir gelişme oldu. O da öğrenci gelişim raporlarına Atatürk ve İstiklal Marşı'mız geri döndü. Onun dışında Milli Eğitim Bakanlığı bildiğiniz gibi ilerlemeye devam ediyor.
'2023'TEN BU YANA OKUL GÜVENLİĞİ EKSİKLİĞİ SEBEBİYLE 50'DEN FAZLA OLAY YAŞANDI'
Eylül 2023'ten bu yana yani Yusuf Tekin'in görev aldığı dönemden bu yana okul güvenliği eksikliği sebebiyle 50'den fazla olay yaşandı. Bu sürede toplam 6 öğretmenimiz, 14 öğrencimiz, 2 okul çalışanımız ve bir velimiz, 23 kişi okul güvenliği ve teknik eleman eksikliği nedeniyle okullarımızda hayatını kaybetti. Yine Eylül 2023'ten bu yana Mesem'lerde 20 çocuğumuz hayatını kaybetti. 14 Nisan'da Şanlıurfa'da gerçekleştirilen saldırıda 16 kişi yaralandı. 15 Nisan'da Kahramanmaraş'taki gerçekleştirilen saldırıda bir öğretmen, 9 öğrenci hayatını kaybetti. Bu sene ilkokul saldırısında Fatma Nur Çelik öğretmenimiz maalesef hayata gözlerini yumdu. Ardından yaşanan saldırılarda işte bu güzel çocuklarımız, Kahramanmaraş'taki çocuklarımız, bir öğretmenimiz, dokuz öğrencimiz maalesef küçücük yaşlarında hayattan koparıldı. Yusuf Tekin'in döneminde 20 mesele öğrencisi, sadece bu yıl 6 mesele öğrencisi hayatını kaybetti. Maalesef ülke olarak Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ve bakanlarının defalarca araştırma önergesi vermemize rağmen, defalarca soru önergesi vermemize rağmen, defalarca yasa teklifi vermemize rağmen utanmadan, sıkılmadan hepsini reddetmeleri yüzünden bu çocukları, bu öğretmenleri kaybettik. Bunun sorumlusu siyasi olarak atması gereken adımları her seferinde reddeden iktidar partisi ve ortaklarıdır.
'HER GEÇEN GÜN SORUNLAR ARTIYOR. ÇOCUKLAR, ÖĞRETMENLER ÖLÜYOR'
Ne yazık ki bir eğitim Öğretim daha böyle tamamlandı bu yıl. Gelecek yıl içinde bir umut yok. Çünkü bunları dert eden bir Milli Eğitim Bakanı yok. Her geçen gün daha çok sorunlar artıyor. Çocuklar ölüyor. Öğretmenler ölüyor. Veliler ölüyor. Okul görevlileri ölüyor. Güvenlik meselesi her geçen gün artan bir tehdit olarak büyüyor. Sadece güvenlik görevlisiyle değil. Okullarda rehber Öğretmenlere ihtiyacım var. Ona da söz vermiştiniz. Yapmadınız. Her 100 öğrenciye bir rehber öğretmen ataması yapılacaktı. Yusuf Tekin dedi ki: 'Ben vermedim o sözü. Mahmut Özer verdi' dedi. Şimdi okul saldırılarında okullarda psikososyal destek ihtiyacının ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Rehber öğretmenlere, psikologlara ve okul sosyal hizmeti programı için sosyal hizmet uzmanlarına ihtiyacımız var.
Büyük bir eğitim reformuna ihtiyacımız var. Biz CHP olarak buna hazırlanıyoruz. Eğitimi, piyasanın, tarikatların, cemaatlerin, siyasi partilerin cirit attığı bir yer olmaktan çıkartmamız gerekiyor. Bu anlayışı terk edin. Çocukların ve gençlerin üstün yararını esas alan öğretmeni, itibarlı ve güvenceli, okulu temiz ve güvenli, eğitimi laik ve kamusal bir eğitim sistemi için sorumluk alın. Okulları ülkemizin en güvenilir alanları haline getirin. Öğretmenlerimize haklarını verin. Derhal öğretmenlerimizin haklarını verin. Devlet okullarındaki öğretmenlerimizi yoksulluk sınır altında maaşlara, mobbing'e bırakmayın.
Kamuda çalışan bir milyon öğretmenimizin sesine kulak verin. Çocuklarımızı MESEM'lerde, okullarda ölüme terk etmeyin. Temiz içme suyu, bir öğün ücretsiz yemek, sağlığa erişim gibi haklarını gözardı etmeyin. Bizler eğitimi tüm yurttaşların eşit olarak faydalanması gereken temel bir bir kamusal hak olarak görüyoruz. Vizyonumuz budur. Bunun için bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Çocuklarımız, öğretmenlerimiz ve geleceğimiz için çalışmaya devam edeceğiz.'