(İSTANBUL) - 16. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali, 26 Kasım'da İstanbul'da başlayacak. Kadınların adalet ve özgürlük mücadelesini konu alan filmlerin öne çıktığı festivalde, felsefeci İoanna Kuçuradi özel gösterimler ve bir panelle anılacak. İstanbul Sözleşmesi'nin geleceği de festival kapsamında tartışılacak.

Adalet ve Sinema Derneği tarafından düzenlenen 16. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali, bu yıl sinemanın toplumsal sorunları görünür kılma gücünü kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesiyle buluşturuyor. Kadına yönelik şiddet, ayrımcılık, göç, savaş, siyasi baskılar ve cezasızlık gibi güncel meseleleri ele alan festival, yalnızca beyazperdede değil, akademik tartışmalarda da adalet arayışını gündeme taşıyacak.

Festival, 26 Kasım'da İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda düzenlenecek açılış töreninin ardından 27 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında İBB Beyoğlu Sineması ve Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi'nde gerçekleştirilecek.

Prof. Dr. Adem Sözüer'in başkanlığında, Prof. Dr. Bengi Semerci'nin festival ve Alin Taşçıyan'ın program direktörlüğünde düzenlenen festival, uluslararası yarışmalar, özel gösterimler, akademik oturumlar ve söyleşilerle sinema ve hukuk dünyasını bir araya getirecek.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NİN GELECEĞİ TARTIŞILACAK

Festivalin bu yılki en önemli başlıklarından birini kadın hakları ve kadına yönelik şiddetle mücadele oluşturuyor. Akademik Program kapsamında İstanbul Sözleşmesi'nin geleceği, kadınlara yönelik şiddet suçları ve yargılama süreçleri uluslararası perspektifle ele alınacak.

'Quo Vadis İstanbul Sözleşmesi?' (İstanbul Sözleşmesi Nereye Gidiyor?) sorusu etrafında şekillenen programda, sözleşmenin 20 ülkedeki uygulamaları değerlendirilecek. Farklı ülkelerden hukukçular ve akademisyenler kendi ülkelerindeki hukuki düzenlemeleri ve uygulamaları aktarırken Türkiye raporu akademisyenler ve öğrenciler tarafından hazırlanacak.

KADIN YÖNETMENLERİN FİLMLERİ ADALET ARAYIŞINI BEYAZPERDEYE TAŞIYOR

Festivalin Altın Terazi Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması'nda 13 film yer alıyor. Farklı ülkelerden yönetmenlerin imzasını taşıyan yapımlar, kadınların toplumsal baskılara, ayrımcılığa ve eşitsizliklere karşı mücadelesini farklı hikâyeler üzerinden anlatıyor.

İranlı yönetmen Ghasideh Golmakani'nin 'Başa Baş' filmi, ülkesindeki yasaklara rağmen sinema üretmeye çalışan bir kadın yönetmenin mücadelesini mizahi bir dille ele alıyor. Dünya prömiyerini Toronto Film Festivali'nde gerçekleştiren yapım, sanat üretiminin baskıcı koşullar altında nasıl bir direniş alanına dönüşebildiğini sorguluyor.

Alina Şerban'ın ilk uzun metrajlı filmi 'Ben Önemliyim', yetiştirme yurdunda büyüyen Roman kökenli genç bir kadının oyuncu olma hayali üzerinden ayrımcılığı ve sınıfsal engelleri gündeme getiriyor. Venedik Film Festivali'nde Seyirci Ödülü kazanan film, bir kadının kendi yaşamını kurma mücadelesine odaklanıyor.

Laila Marrakchi'nin 'Çilekler' filmi ise İspanya'da çalışan Faslı mevsimlik kadın işçilerin maruz kaldığı emek sömürüsünü, ayrımcılığı ve dayanışma arayışını anlatıyor. Film, göçmen kadın emeğinin görünmezliğini ve ekonomik eşitsizlikleri tartışmaya açıyor.

Dina Duma'nın 'Kızlar Kaykay Yapmaz' filmi, kaykay yarışmasını kazanmak isteyen 11 yaşındaki bir kız çocuğunun hikâyesi üzerinden erken yaşta evlilikleri, yoksulluğu ve ataerkil gelenekleri sorguluyor.

MELİSA SÖZEN, İRAN'DAKİ KADINLARIN MÜCADELESİNİ ANLATAN FİLMDE

Festivalin dikkat çeken yapımlarından biri de İranlı yönetmen Mahnaz Mohammadi'nin yönettiği, başrolünde Melisa Sözen'in yer aldığı 'Rüya' filmi. Dünya prömiyerini Berlin Film Festivali'nin Panorama bölümünde yapan film, İran'daki Evin Hapishanesi'nde ağır işkenceye direnen bir kadının iradesini kırmak için kurulan bir entrikayı konu alıyor.

Kadınların siyasi baskılar karşısındaki direncini ve özgürlük mücadelesini merkeze alan yapımın yönetmeni Mahnaz Mohammadi, festival kapsamında İstanbul'a gelerek izleyicilerin sorularını yanıtlayacak.

Nicole Garcia'nın Marion Cotillard ve Laure Calamy'yi buluşturan 'Milo' filmi ise geçmişiyle hesaplaşan bir annenin hikâyesinden hareketle suç, adalet ve toplumsal eşitsizlikleri ele alıyor.

KADIN YÖNETMENLERE 30 BİN AVRO DESTEK

Festival, kadın yönetmenlerin sinemadaki üretimini destekleyen önemli bir ödüle de ev sahipliği yapacak.

Eurimages tarafından verilen Audentia Ödülü, bu yıl festivale özel olarak takdim edilecek. Kadın yönetmenlerin başarılarını görünür kılmayı ve yeni projelerinin hayata geçirilmesini desteklemeyi amaçlayan ödül, 30 bin avro tutarında finansman sağlayacak.

Festivalde ayrıca Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması birincisine 450 bin, Kısa Metraj Film Yarışması birincisine ise 60 bin TL ödül verilecek.

İnsan haklarını en güçlü biçimde vurgulayan filme 1.500 avro değerindeki Masharawi Film Fonu Ödülü takdim edilecek. Öğrenci Jürisi'nin belirleyeceği filmin yönetmeni ise 75 bin TL değerindeki Avukat Emre Özmen Ödülü'nün sahibi olacak.

HANDAN İPEKÇİ VE MAHAMAT-SALEH HAROUN'A ONUR ÖDÜLÜ

Festivalin açılış gecesinde sinemaya ve akademiye katkılarıyla öne çıkan dört isim ödüllendirilecek.

34 ilde yasa dışı bahis ve kara para operasyonu: 100 şüpheli yakalandı
34 ilde yasa dışı bahis ve kara para operasyonu: 100 şüpheli yakalandı
İçeriği Görüntüle

Türkiye sinemasında toplumsal ve politik meseleleri insan hikâyeleri üzerinden ele alan yönetmen Handan İpekçi ile Afrika sinemasının önemli temsilcilerinden Mahamat-Saleh Haroun, Sinema Onur Ödülü'ne değer görüldü.

'Babam Askerde', 'Büyük Adam Küçük Aşk' ve 'Saklı Yüzler' gibi filmleriyle tanınan Handan İpekçi, sinemasında ayrımcılığı, toplumsal çatışmaları ve insan haklarını ele alan anlatılarıyla öne çıkıyor.

Ceza hukuku, toplumsal cinsiyet ve üreme hakları üzerine çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Liane Wörner'e Akademik Onur Ödülü, Türkiye'de bağımsız sinemanın gelişmesine ve festival kültürüne katkıları nedeniyle Azize Tan'a ise Sinemaya Katkı Ödülü verilecek.

Festivalin açılış filmi, Agnès Jaoui'nin yönettiği 'Kreşendo' olacak. Mozart'ın 'Figaro'nun Düğünü' operasının sahnelenmesi sırasında geçen film, 26 Kasım akşamı Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda gösterilecek.

İOANNA KUÇURADİ'NİN DÜŞÜNSEL MİRASI SİNEMAYLA ANILACAK

Festivalin özel bölümlerinden biri, insan hakları ve etik alanındaki çalışmalarıyla tanınan felsefeci Prof. Dr. İoanna Kuçuradi'ye ayrıldı.

'İnsanın İnsan Olma Hakkı' başlıklı bölümde, Kuçuradi'nin insan onuruna ve adalet kavramına ilişkin düşüncelerinden hareketle iki film gösterilecek ve bir panel düzenlenecek.

Dominik Locher'in 'İyi Tatiller Dileriz' filmi, İsviçre'de çalışan Filipinli belgesiz bir göçmen kadının kızının velayetini alabilmek için verdiği mücadeleyi anlatırken emek sömürüsünü ve ekonomik eşitsizlikleri sorguluyor.

Kilian A. Friedrich'in 'Memnun Kalmadığınıza Üzüldüm' filmi ise bir temizlik şirketinde çalışan kadının işverenin talepleriyle çalışanların ihtiyaçları arasında yaşadığı ahlaki çatışmaya odaklanıyor.

Festival kapsamında düzenlenecek panelde, çalışma yaşamındaki eşitsizlikler, insan onuru ve temel haklar sinemanın sunduğu hikâyeler üzerinden tartışılacak.

CEZASIZLIK, SAVAŞ VE GÖÇ DE FESTİVALİN GÜNDEMİNDE

Festivalin yarışma dışı 'Adalet Terazisi' bölümünde yer alan Tunç Şahin imzalı 'Canavar', aile içinde yıllarca saklanan sırları ve cezasızlığı ele alıyor. Tülin Özen, Gülçin Kültür Şahin ve Hakan Emre Ünal'ın rol aldığı film, aile içindeki suskunluğun ve toplumsal baskıların suçların üzerinin örtülmesindeki rolünü sorguluyor.

Mahamat-Saleh Haroun'un 'Soumsoum, Yıldızlı Gece' filmi, Çad'da ataerkil geleneklerle karşı karşıya kalan genç bir kadının özgürlük arayışını anlatıyor.

Festivalde ayrıca Che Guevara'nın ölümünden sonra hayatta kalan gerillaların mücadelesini konu alan 'Che Guevara: Son Yoldaşları' belgeseli ve evsizlere kilisenin kapılarını açan bir papazın karşılaştığı toplumsal tepkileri anlatan 'İnayet' filmi gösterilecek.

Kısa metraj yarışmasında ise 12 film, savaş, göç, toplumsal baskılar, ayrımcılık ve adalet arayışını farklı coğrafyalardan hikâyelerle izleyiciye aktaracak.

SİNEMA VE HUKUK VISIONIST PANELLERİNDE BULUŞACAK

Festivalin tartışma platformu VisionIST, 27 Kasım-1 Aralık arasında ücretsiz etkinliklerle izleyicileri ağırlayacak.

Program, Mahamat-Saleh Haroun'un Alin Taşçıyan moderatörlüğünde gerçekleştireceği ustalık sınıfıyla başlayacak. Ardından 'Festival Yapmak Kolay mı?', 'İnsanın İnsan Olma Hakkı' ve 'Vicdan Bazen Sızlar' başlıklı paneller düzenlenecek.

Programın son etkinliğinde, 2023 yılında trafik kazasında hayatını kaybeden avukat Emre Özmen'in yaşamını anlatan, Barış Pehlivan'ın yönettiği '27' belgeseli gösterilecek. Gösterimin ardından Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu ve Avukat Hüseyin Ersöz'ün katılımıyla bir söyleşi gerçekleştirilecek.

Festivalin biletleri 6 Kasım'da Passo üzerinden satışa sunulacak. Gündüz seansları 100, saat 21.30 seansları 150, öğrenci biletleri ise tüm seanslarda 50 lira olacak.

 

Kaynak: ANKA