(TBMM) - Suça Sürüklenen Çocuklara Yönelik Araştırma Komisyonu'nda sunum yapan Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Cemile Didem Karaboğa, mevcut yasanın yeterli olduğunu sorunun yasadan ziyade uygulama eksikliğinden kaynaklandığını söyledi. Karaboğa, 'Dünyanın hiçbir yerinde cezaların arttırılması ile çocuk suçluluğunun önlendiğine dair bir bilimsel veri yok. Elimizdeki kanunun olabildiğince korunarak veya tedbirler noktasında geliştirilerek etkili uygulanmasını talep ediyorum. Bizim 44 maddelik çocuk koruma kanunumuz, uygulama yönetmeliğimiz çağın çok ötesinde. Bizim sorunumuz bu kanunun etkili uygulanmaması' dedi.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Komisyonun bugünkü toplantısında Ankara 1 ve 2 No'lu Baro temsilcileri sunum yaptı.  Ankara 2 Nolu Barosu Aile Merkezi Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Saliha Sasa, sunumunda şu ifadelere yer verdi:

'Ülkemizdeki çocuk adalet sisteminin temel ilkeleri çocuğun üstün yararı, gizlilik, hızlı yargılama ve rehabilitasyon olan bu yaklaşım, uzman katılımı ile birlikte değerlendirilmelidir. Ülkemizde çocuk suçluluğunun temel nedenleri ise sosyo ekonomik nedenler, yoksulluk, göç, eğitimden kopma, parçalanmış aile, aile içi şiddet, madde bağımlılığı, internet suçları ve oyunlar. Ülkemizde çocuk adalet sistemine yönelik temel eleştiriler yargılamanın yetişkin ceza sistemine benzerliği nedeniyle eleştiriliyor. Çocuk mahkemeleri olsa da soruşturma süreci, tutuklama, ceza infazı çoğu zaman yetişkin sistemine benzemektedir. Tutuklama oranlarının yüksekliği çocuk adaletinde tutuklama son çare olmalıdır ancak uygulamada tam tersine rastlıyoruz. Sosyal inceleme uzmanları sayı olarak eksik olduğu gibi düzenlemiş olduğu raporlar da yetersizdir. Mahkemeler için çok önemli olan bu raporlar detaylı olarak düzenlenmemektedir. Zaman zaman bu raporlar hiç hazırlanmamakta, zaman zaman ise yüzeysel kalmaktadır. Diğer bir eksiklik ise rehabilitasyon eksikliğidir. Uluslararası başarılı modellere baktığımızda Norveç modelinde ceza yerine uzlaştırma ve rehabilitasyon, nadiren cezaevine gönderme bulunmaktadır. Finlandiya modelinde ise sosyal devlet odaklı yaklaşım yer almaktadır.' 

Baro olarak önerilerini sıralayan Sasa, 'Çocuk alanında uzmanlaşmış avukatların yetersizliği, eğitimin azlığı. Çocuk hukuku alanında verilen eğitim iki gün zaman zamanda bir gün olmaktadır. CMK merkezinden yapılan görevlendirmelerde çocuk hukuku ile ilgili eğitim almamış kişiler de görevlendirilmektedir' dedi. Sasa, CMK avukatlarına çocuk davalarında verilen ücretin teşvik edici olması gerektiğini vurguladı. Sistemdeki ilk aşamada yapılması gereken düzenlemelere ilişkin de Sasa, okullardaki rehberlik hizmetlerinin arttırılması, çocukla ilgili erken önlemlerin alınması ve çocuk alanında hakim, savcı ve avukatların gerekli yeterliliği sağladıktan sonra teşvik edici bir ücret olması olarak sıraladı. 

'Çocukların ilk kırılmalarının okul terki ve evden kaçmalar olduğunu biliyoruz'

Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Cemile Didem Karaboğa ise, 'Bu çocuklar adli sisteme ilk girdiklerinde ağır şiddet vakalarıyla yüzde 1,5 oranında giriyorlar. Çocuklar ağırlıklı olarak basit yaralama, basit hırsızlıkla ilk sinyalleri burada veriyorlar. Bizim bütün çocuk suçluluğunu bitirmemiz mümkün değil ama ilk suçunda ağır şiddet faili olarak girmiş çocuklar için ağırlaştırılmış cezadan bahsetmiyorum. Biz bir yetişkini bile ömür boyu cezaevinde tutmuyoruz. Aynı çocuk olsa bile her olay ayrı değerlendirilmeli ve bu sosyal inceleme raporlarından çocuğu suça iten nedenler tespit edilip önleyici mekanizmalar önermesini bekliyoruz. Ancak bu raporlar çok kısa sürede düzenlenen raporlar' dedi.

Tüm çocukların beyanının adli görüşme odalarında alınması gerektiğini belirten Karaboğa, çocukların korku ile değil güven ile rahat ifade edebileceğini mahkeme salonunun bu ortamı karşılamadığını söyledi. Karaboğa, 'Çocuğun duruşma salonunda dinlenmesinin caydırıcılığa hiçbir etkisi yok. Sizi suça iten sebeplere ilişkin korktuğunuz yerde açıklama yapamazsınız. Çocukları yetişkinler gibi düşünmemek lazım' diye konuştu. 

Karaboğa, 'Çocuk ifadelerinde uzman bulundurulmasının savcılığın insiyatifinden çıkartılmasının zorunlu olmasını istiyoruz. Okul sosyal hizmetinin devreye alınmasını çok kıymetli buluyoruz. Çocukların ilk kırılmalarının okul terki ve evden kaçmalar olduğunu biliyoruz. Bunları tespit etmek çok ciddi önleyici tedbir sağlayacak' ifadelerini kullandı.  

'Annelerin acısını anlıyorum ama yasama yapmak ancak bir yara bandı görevi görür'

Berkin Elvan mezarı başında anıldı
Berkin Elvan mezarı başında anıldı
İçeriği Görüntüle

Milletvekillerinin sorularına da yanıt veren Karaboğa, toplumda infial yaratan münferit olaylar üzerinden bir düzenleme yapılmasının hukuk açısından doğru olmadığını belirterek, şunları söyledi:

'Ben o annelerin acısını ve öfkesini anlıyorum ama yasama yapmak ancak bir yara bandı görevi görür. O ailenin o anki öfkesini sakinleştirebiliriz ama yükselen bir akran zorbalığı, çocuk suçluluğu meselesi varsa bunu çözmek mümkün değildir. Ancak doğru, önleyici bir mekanizma lazım. Dünyanın hiçbir yerinde cezaların arttırılması ile çocuk suçluluğunun önlendiğine dair bir bilimsel veri yok. Elimizdeki kanunun olabildiğince korunarak veya tedbirler noktasında geliştirilerek etkili uygulanmasını talep ediyorum. Bizim 44 maddelik çocuk koruma kanunumuz, uygulama yönetmeliğimiz çağın çok ötesinde. Bizim sorunumuz bu kanunun etkili uygulanmaması. Önce mevcut kanunu çok iyi uygulayalım. Önce karakola giren her çocukla ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bir bildirim gelsin. Çocuk hırsızlık için de gelse, sokakta dilendiriliyor da olsa, mağdur olsa da. Bizim her alanda yetkinliğe ihtiyacımız var.'

 

Kaynak: ANKA