(TBMM) - TBMM'de Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonu'nda sunum yapan RTÜK Başkan Yardımcısı Deniz Güler, 'Gençlerimizin yüzde 90'ının sosyal medya hesabı bulunuyor. Bu sosyal medya hesabı bulunanların yaklaşık yüzde 25'i de kamuya açık. Ama en çarpıcı sonuç maalesef şurada; ailelerinin bilmediği hesabı olanların oranı yüzde 82. Kendi bir hesapları var bunun yanında ailelerinin bilmedikleri bir hesapları var' dedi.
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Komisyonun bugünkü toplantısına Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, Başkan Yardımcısı Deniz Güler ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkan Yardımcısı Abdulkerim Gün katıldı.
Üç aylık komisyon süresini 10 Mart 2026 tarihinde tamamlayacak olan komisyon için Başkan Durgut bir aylık ek süre talep edeceklerini belirtti. Durgut, 17 yaşındaki öğrencisi tarafından öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik'i anarak başladığı konuşmasında, 'Eğitim yuvalarımızın güvenli olması gerçeği karşısında bu durum toplumsal bir alarmdır. Eğitim camiamıza başsağlığı diliyorum. Bu acı toplumumuzun ortak acısıdır. Failin 17 yaşında olması üzerinde durmamız bir konudur. Artık karşımızda sadece suça sürüklenen bir çocuk yoktur. Kamu vicdanı ve benzer eylemlerin ortaya çıkmaması için caydırıcı önlemler alınmalıdır' dedi.
'İzleme oranlarına baktığımızda televizyonda dramatik bir düşüş görüyoruz'
RTÜK Başkan Yardımcısı Deniz Güler, güncel saha verilerinden örnekler paylaştı. Türkiye'deki 26 ilde 15-21 yaş arasında 7 bin 500 kişi ile yapılan çalışmalarının verilerini aktaran Güler, şunları söyledi:
'Gençlerin son bir haftada erişim oranlarına baktığımızda yaklaşık yüzde 90'ı 'sosyal medyayı en az bir kere kullanırım' diyor. Televizyonda bu oran yüzde 77, isteğe bağlı yayıncılıkta 65 ve radyoda yüzde 30'lar civarında. Bu nedenle de bizim son iki yılda yaptığımız yaptırımlarda dijital mecraların daha yoğun olması bunun da bir göstergesi. İzleme oranlarına baktığımızda televizyonda dramatik bir düşüş görüyoruz. 2018'de 2 saat 51 dakikayken, 2022'de bir saat 40 dakikaya, 2025'te de maalesef 40 dakikaların altına düşmüş durumda. Gençlerimizin sadece yüzde 28'i haftada en az bir kere radyo dinlediğini ifade ediyor. Dijital platformlara abone olup izleyenlerin oranı yüzde 65. Yani her 10 gençten 6'sının dijital platformlara aboneliği var. Asıl çarpıcı konu yaklaşık 3,5 saate yakın sosyal medya kullanımı var. Gençlerimizin yüzde 90'ının sosyal medya hesabı bulunuyor. Bu sosyal medya hesabı bulunanların yaklaşık yüzde 25'i de kamuya açık. Ama en çarpıcı sonuç maalesef şurada; ailelerinin bilmediği hesabı olanların oranı yüzde 82. Kendi bir hesapları var bunun yanında ailelerinin bilmedikleri bir hesapları var. Bu açıdan da baktığımızda ailelerin buradaki kontrol mekanizmalarının bir nevi kendi bildikleri hesaplar üzerinden ilerlediği ama bilinmeyen hesaplar üzerinden gençlerin sosyal medyayı kullanmaya devam ettikleri ortaya çıkmakta.'
'Gençler de sosyal medya yaş kısıtlamasının 16 olması gerektiğini düşünüyor'
Gençlerin haber alma kaynaklarına bakıldığında, sosyal medyanın burada da yüzde 82,4 ile birinci sırada olduğunu belirten Güler, şöyle devam etti:
'Gençlerimizin dijital okur yazarlık oranına baktığımızda, yüzde 57'sinin dijital okuryazarlık seviyesi yüksek. Araştırma sonuçlarını tersten okuyacak olursak, gençlerimizin 43'ünün de dijital okur yazarlık seviyesi orta veya düşük. Bu kapsamda da odaklanmamız gereken kısım da bu kısım çünkü bu sadece bir tekonolijiyi kullanma becerisi değil bir dijital öz savunma mekanizması olarak da karşımıza çıkmakta. Gençelerimize 'sosyal medyada bir yaş sınırı olmalı mı' diye sorduk. Yüzde 88'i 'evet olmalı' yanıtı verdi. İkinci sorumuzda da yaş sınırının ne olması gerektiğini sorduk ve açık uçlu bıraktık. Gelen cevapların ortalaması 16. Dünyadaki diğer ülke uygulamalarında da yaş sınırının 15 veya 16 olduğunu görmekteyiz. Ülkemizde de bu yönde bir çalışma devam ediyor.'
'Çalışmalarımız koruyucu ve önleyiciliğe de dayanmaktadır'
BTK Başkan Yardımcısı Abdulkerim Gün de temel olarak, internetteki hukuka aykırı içeriklerle mücadele ederken, güvenli ve bilinçli içerikleri yaygınlaştırmayı amaçladıklarını söyledi. Gün, bu bağlamda internetin güvenli ve bilinçli kullanımının her zamankinden daha kritik olduğunu gördüklerine işaret ederek, '2017 yılında bunun için güvenli internet merkezini kurduk. Merkezimiz dijital riskleri en aza indirip, internetin güvenli kullanımını kullanmaya yönünde koruyucu ve önleyici çalışmalar yürütmektedir. Bu kapsamda internet bilgi ihbar merkezi, vatandaşlarımızın karşılaştıkları yasadışı içerikleri kolayca bildirebilmelerine imkan sağlamaktadır. Merkezimize gelen ihbarlar değerlendirildiğinde çoğunun içeriğin çocukların cinsel istismarı, yasadışı bahis ve kumara ilişkin olduğu görülmektedir. Bu noktada özellikle çocukların korunmasına yönelik mücadelenin de ne kadar kritik olduğunu ortaya koymaktadır' diye konuştu.
'Bizim mücadele ettiğimiz ne varsa bakıyoruz ki bir siyasi parti genel başkanı gül gönderiyor'
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı ise televizyonda yayınlanan dizilerdeki karakterlerin pek çoğunun toplumsal değerlerin altında karakterler olduğunu belirterek, 'Dijital platformlara yönelik bir takım kriterler öneriyoruz sıklıkla, ya da güvenlik tedbiri olarak sosyal medya ile ilgili tedbirler alıyoruz. Ben bir çoğunu haklı bulmakla birlikte tercihe dayalı olmayan, herkesin evine doğrudan giren ekranlardaki bu pervasızlık da bir yandan da devam ediyor. Filtre uygulayamadığımız bütün ekranlarda yozlaşma var. Siyasi partilere ve liderlere çok acil bir eğitim vermelisiniz. Çünkü bizim mücadele ettiğimiz ne varsa bakıyoruz ki bir siyasi parti genel başkanı gül gönderiyor, çiçek göndeiryor' dedi.
'RTÜK yayın yasağı getiriyor deniliyor, biz sadece yayıncılara aktarıyoruz'
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan RTÜK Başkan Yardımcısı Güler, haberlerde yer alan şiddet içeriklerine yönelik geçen ay gazetecilerle bir araya geldiklerini ve haberde bir etik rehberi ortaya koymak istediklerini belirtti. Güler, bunun sadece kendileri tarafından değil, bütün gazetecilik paydaşlarıyla oluşturulmasının daha sağlıklı olduğunu söyledi.
Güler, şiddet arttığında reytingin de artıp artmadığı sorusuna ise 'Reyting anlık ölçülen bir şey değil. Şahsi olarak bunda çok arttığını düşünmüyorum tartışma programlarında bu oran daha yüksek olacaktır' dedi. Gündüz programlarının akıllı işaretinin 'genel izleyici' olmasına yönelik ise Güler, 'Şu an da kişiden kişiye değişen kriterlerle yayıncı kodluyor. Biz yayın sonrası denetim yapabiliyoruz. Bunu yapay zeka ile yaptığımız zaman daha net olacak. Bunlar canlı programlar olduğu için bir anda şiddet sahnesi ortaya çıkabiliyor. Yapay zeka ile bunun da önüne geçeceğiz' ifadelerini kullandı.
Haberlerdeki şiddet görüntüleri ve yayın yasağına ilişkin ise Güler, 'Minguzzi'de görüntüler sürekli verildi çünkü yayın yasağı gelmedi. RTÜK yayın yasağı getiriyor deniliyor biz mahkemeden gelen yayın yasağını yayıncılara aktarıyoruz. Dün öldürülen öğretmenimize yönelik bugün yayın yasağı geldi. Doğru da bir karardır. Cezayla bir yol alabiliriz ama bunlara da haber editörleri karar veriyor. Bunun da magazinselleştirilmeden yapılması lazım' şeklinde konuştu.
'Şu an mevcut uygulamaların hepsi Onlyfans diyebiliriz'
BTK Başkan Yardımcısı Abdulkerim Gün ise milletvekillerinin sosyal medya ve tehdite yönelik sorularına, 'Şu an mevcut uygulamaların hepsi Onlyfans diyebiliriz. Yanlış hatırlamıyorsam 30'dan fazla bu tarz uygulama kapatıldı. Bizim şu anda Türkiye'de temsilcisi bulunan, trafiği 10 milyonun üzerindeki platformlar yani; X, Tiktok, Instagram, Facebook, Youtube, Pinterest, Linkdin ve Snapchat. Türkiye ve dünya örneğinin burada farkı yok ama görüntülü görüşme uygulamalarının yüzde yüzü diyebilirim artık resmen bir Onlyfans olmuş durumda. Bizim burada BTK olarak resen bir yetkimiz yok ama emniyetle koordineli olarak tespit edip erişim engeli kararı çıkıyor' dedi.