Haber: Emine DALFİDAN
(TBMM) - Süreçle ilgili yasanın TBMM bu ay sonunda tatile girmeden çıkarılması beklentilerine ilişkin tartışmalar devam ederken, çerçeve yasada yer alacak başlıklar da ortaya çıkıyor. 'Bizim kanunumuz hazır' diyen AK Partili yetkililer, 'Biz Meclis kapanmadan bu işi bitirmek istiyoruz. Sadece bizim dememizle olacak iş değil. Karşı tarafın bir-iki büyük adım daha atması gerekiyor. Onlar atmıyor. Büyük mağaraları, büyük silahları teslim etmeleri gerekiyor. Teslim etsinler ertesi gün buradan kanun çıkar. Büyük mağaraları, büyük silahları bırakacaklar. Kandil'e bayrak dikilmedikten sonra bunun bir anlamı yok' ifadelerini kullandı.
TBMM'nin bu ay sonuna doğru tatile girmesi öngörülürken, çerçeve yasanın tatilden önce çıkarılmasına yönelik tartışmaları sürüyor. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ortak raporunda da yer alan 'müstakil geçici kanun'un hazır olduğunu belirten AK Partili yetkililer, terör örgütünün silah bırakmasına ilişkin sahada ilerleme sağlandığını ancak bunun beklenen düzeyde olmadığını vurguladı.
'KANDİL'E BAYRAK DİKİLMEDİKTEN SONRA ANLAMI YOK'
Güvenlik güçlerinin tespitle ilgili çalışmalarını sahada sürdürdüğü belirtilirken, atılması beklenen adımların Kandil ve çevresindeki bölgeyle ilgili olduğu belirtiliyor. Yetkililer, 'Biz Meclis kapanmadan bu işi bitirmek istiyoruz ama sadece bizim dememizle olacak iş değil. Karşı tarafın bir-iki büyük adım daha atması gerekiyor. Onları atmıyor. Büyük mağaraları, büyük silahları teslim etmezlerse olmaz. Bizim kanunumuz hazır. Teslim etsinler ertesi gün buradan kanun çıkar. Büyük mağaraları, büyük silahları bırakacaklar. Kandil'e bayrak dikilmedikten sonra bunun bir anlamı yok' diye konuştu.
'Müstakil geçici çerçeve yasa'nın, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda yer alan tüm partilerin üzerinde mutabakat sağlayacağı bir metin olması öngörülüyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un da kendi ekibiyle bu konuda çalıştığı belirtilirken, çerçeve yasaya ilişkin teklifin AK Parti tarafından ya da tüm partilerin imzasının yer alacağı bir teklif olması hedefleniyor.
Öngörülen 'çerçeve yasa' düzenlemesine göre, sadece terör örgütü PKK'yı kapsayan 'feshedilen örgüt' tanımlaması yapılacak ve bu tanım doğrultusunda, yedi-sekiz başlık altında örgütün tepe, orta ve alt kademelerindeki yöneticileri, suça karışmamış örgüt üyeleri; suça karışmamış ama yardım yataklık yapmış örgüt üyeleri; suça karışmış örgüt üyeleri, suça karışmış hafif eylemi olan veya suça karışmış ağır eylemi olan örgüt üyeleri gibi suçluluk durumlarına göre tasnif edilecek.
Kanun metninde herhangi bir 'özel ya da genel af' veya bu algıyı yaratacak bir hüküm yer almayacak. Türk hukuk sisteminde 'Umut hakkı' olmadığını belirten yetkililer, şu aşamada bu konuda çerçeve yasada bir düzenleme bulunmadığını söyledi.
Suç karşılıkları nedeniyle örgütün tepe yöneticilerinin Türkiye dışında başka ülkelere gitmeleri öngörülüyor. Böylece Türkiye'ye dönmedikleri için 'feshedilen örgüt' tanımlaması nedeniyle ortada herhangi bir örgüt de kalmadığı için cezai kovuşturmaya tabi olmayacaklar, ancak Türkiye aleyhinde örgütlenmeye girip girmedikleri veya Türkiye aleyhinde faaliyette bulunup bulunmadıkları da takip edilecek.
Türkiye'ye dönecek örgüt üyeleri de işledikleri suçlara göre yürürlükteki ceza hukuku kapsamında yargılanacak. Bu aşamada 'denetimli serbestlik, şartla salıverme, adli kontrol' gibi infaz uygulamaları devreye girecek. Ceza indirim oranlarının ne olacağı konusunda çalışma yapılacak, bu konuda henüz netlik bulunmuyor. Türkiye'deki cezaevlerinde bulunan örgüt üyeleri için de bu kapsamda düzenleme yapılacak. Sadece örgüt üyesi olanlar çerçeve yasa çıktıktan sonra salıverilecek.
TOPLUMLA UYUM PROGRAMLARI HAZIRLANACAK
Cezasını tamamlayan örgüt üyelerinin tüm bu aşamalardan sonra toplumla uyumlarının sağlanması için rehabilitasyona yönelik programlar öngörülüyor. Bu konuda da çerçevede yasada hüküm yer alacağı belirtiliyor. Bu aşamada devreye üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının, okulların, çeşitli platformların sokularak uyum programları yürütmeleri hedefleniyor.
Çerçeve yasa geçici olacağı için belirli bir süreyi kapsayacak ve belirlenen tarihlerden sonrasında yürürlükten kalkmış olacak. Bu sürenin ne kadar olacağı da müzakereler sırasında netleşecek.
TÜRKİYE'YE KAÇ KİŞİ DÖNECEK?
Yetkililer, İran'da yaklaşık 950, Irak'ta bin civarında olmak üzere 6 bin civarında örgüt üyesi bulunduğunu, bunlardan Türkiye'ye dönmesi beklenenlerin sayısının 3-5 bin civarında olduğunu belirtti.




