Haber: Hakan KAYA-Kamera: Belçim KILICKIRAN
(İSTANBUL)- Eski İBB CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı'nın 'Hesap Sorulmalı- AKP Dönemi İBB Yolsuzlukları' adlı kitabının lansmanı ve imza günü gerçekleştirildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, 'Kitapta yazılanlar yolsuzlukların sadece bir kısmı. O nedenle bilin ki bundan bin katından fazla yolsuzluk yapılmıştır ve yapıldığını hepimiz çok net olarak biliyoruz' dedi. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ise büyük bir zalimlikle karşı karşıya olduklarını ifade ederek, 'Yolsuzluğu bu topraklarda kurumsallaştırmaya çalışan bu anlayışa karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz' diye konuştu. Tarık Balyalı, kitabı tutuklu arkadaşlarına karşı sorumluluk duygusuyla da yazdığını belirterek, 'Bu dönem bittiğinde, CHP iktidara geldiğinde bunların hesabı elbette sorulacak' dedi.
Eski İBB CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı'nın 'Hesap Sorulmalı- AKP Dönemi İBB Yolsuzlukları' adlı kitabının lansman ve imza günü Caddebostan Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.
Etkinliğe, CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek, CHP İstanbul Milletvekilleri Evrim Rızvanoğlu, Cemal Enginyurt, Doğan Demir ve Fethi Açıkel, eski CHP İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgül, Parti Meclis üyeleri Tolga Sağ, Baran Seyhan, Kübra Gökdemir ve Turgay Özcan, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, İBB Meclisi üyeleri ve CHP ilçe başkanları katıldı.
Etkinlikte konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, kitabın tarihe bırakılmış çok önemli bir not olduğunu belirterek, '103 yıllık Cumhuriyet tarihimiz boyunca bütün iktidarlar döneminde siyaset ve yolsuzluk konuşuldu ama hiçbir iktidar döneminde yolsuzluk AK Parti iktidarı dönemindeki gibi konuşulmadı. Öyle bir hale geldi ki 'çalıyorlar ama çalışıyorlar' cümlesi Türkiye'de bir normal cümle haline getirildi. Bir övgü cümlesine dönüştürüldü. Yani hırsızlığın, yolsuzluğun övgüyle anıldığı bir dönemi hep birlikte yaşıyoruz' dedi.
'İBB'deki yolsuzluklar 23 yıllık iktidarlarının en ömenli alanlarından bir tanesini oluşturuyordu'
Çelik, Türkiye'nin bugün çoklu bir kriz ortamının içerisinde olduğuna dikkat çekerek, 'Dünyada büyük belirsizlikler var. Türkiye bir kriz sarmalının içerisinde. Türkiye'nin hem yaşadığı ekonomik krizinin, hem güvenlik krizinin, hem sosyal krizin aslında en temel sebeplerinden bir tanesi de 23 yıldır Türkiye'yi yöneten iktidarın gerçekleştirdiği yolsuzluklar Türkiye'yi bir kriz ortamına sürükledi. O yolsuzlukların da en fazla yaşandığı kent İstanbul'du. Rantın en fazla yaşandığı kent İstanbul'du ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki gerçekleştirdikleri yolsuzluklar aslında 23 yıllık iktidarlarının en önemli alanlarından bir tanesini oluşturuyordu' diye konuştu.
'Büyük bir zalimlikle karşı karşıyayız'
AK Parti'nin yargıyı siyasallaştırdığını, medyayı tahakküm altına aldığını kaydeden Çelik, şöyle devam etti:
'Hiçbir somut kanıt olmadan, delil olmadan, Cumhuriyet tarihinin en fazla yolsuzlukla anılmış siyasi iktidarı ve o iktidarın temsilcileri, Cumhuriyet Halk Partisi'nin teslim ettiği dosyalara el koyanlar, onları sümen altına çekenler, o dosyaları ortadan kaldıranlar, tamamen gizli tanık ifadeleriyle, hiçbir somut delil olmadan Cumhurbaşkanı adayımız sayın Ekrem İmamoğlu'nu, belediye başkanlarımızı, belediye bürokratlarını, belediye emekçilerini gözaltına alıp tutukladılar. Büyük bir zalimlikle karşı karşıyayız. Mahkemelere, duruşmalara gidiyoruz, 'görmüştüm, duymuştum, öyle konuşuluyordu, öyle diyorlardı' gibi ifadelerle, muğlak ifadelerle ne yazık ki arkadaşlarımız yargılanıyor. Bu kanalları hep birlikte yeneceğiz. Yolsuzluğu bu topraklarda kurumsallaştırmaya çalışan bu anlayışa karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bir yandan adaletin, özgürlüğün ve demokrasinin mücadelesini vereceğiz, bir yandan da ekmeğin mücadelesini vereceğiz.Toplumun sorunlarının da sesi olacağız. Hep birlikte başarıya ulaşacağız.'
'İBB bütçelerinin nasıl yandaşlara peşkeş çekildiğine tanık olduk'
CHP Yerel Yönetimlerden ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek ise 2004 yılı sonrası dönemde büyükşehir belediye meclislerinde verilmiş olan mücadeleye, gerek il yöneticisi olarak gerekse o yapının bir parçası olarak tanıklık ettiğini hatırlatarak, 'İstanbul'un bütün askeri alanlarını, hazine parsellerini, yeşil alanlarının, donat alanlarının parsel parsel yağmalandığı, 2015 öncesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin adeta İstanbul'da Fetullahçılar eliyle organize bir kötülük çetesiyle yönetildiği döneme tanıklık ettiğimiz gibi büyükşehir belediyesinin en çok da iştirakler eliyle bütçelerinin nasıl yandaşlara peşkeş çekildiğini ve devletin teşekkülü, organları ve kuruluşları yerine AK Parti'nin arka bahçesini oluşturan cemaatlere ve birtakım derneklere nasıl aktarıldığına çok yakın tanık olduk. Bu dönem için de başta dere yataklarının imara açılarak rant odaklı projelerin yapılması, önce ucuza hazine arazilerinin satılması ardından da buraları satın alan kişilere yine imar planlarında değişiklikler yapılması sonra buraların büyükşehir belediyesi tarafından yeniden satın alınması gibi çok büyük ölçekli yolsuzluklara tanıklık ettik' dedi.
AKP yönetimindeki İBB'de yolsuzlukların 150-200 milyon doların üzerinde gerçekleştiğini ileri süren Zeybek, 'Sevgili Tarık Balyalı'nın o döneme tanıklık etmiş grup sözcümüz olarak, sonrasında grup başkanvekili olarak bütün bu süreçler içinde çok yakından tanımış bir arkadaşımız ama bugün ben Tarık Balyalı'nın şahsında o gün bu mücadeleyi cesaretle veren bütün belediye meclis üyelerimizi yürekten selamlıyorum' diye konuştu.
'Bilin ki bundan bin katından fazla yolsuzluk yapılmıştır'
AK Parti döneminde İBB'nin Cumhuriyet tarihi boyunca gördüğü en büyük ölçekli yağma ve yolsuzluk operasyonunun içinden geçtiğini ifade eden Zeybek, 'O nedenle Sayın Ekrem İmamoğlu 2019 seçimlerinde iki kez İstanbul'da seçimi kazandıktan sonra, buna ilişkin bütün dosyaları önce kamuoyuyla paylaştı sonra bunları İçişleri Bakanlığı'na devretti. Çünkü soruşturma açılması açısından bakanlık bu dosyaların tümünü istedi. Ama arkasından her birinin üzerine kalın bir duvar örüldü. Kitapta yazılanlar yolsuzların sadece bir kısmı. O nedenle bilin ki bundan bin katından fazla yolsuzluk yapılmıştır ve yapıldığını hepimiz çok net olarak biliyoruz. Türkiye yeni bir döneme girecekse cesaretle, kararlılıkla siyaset yapan ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni Türkiye'nin birinci partisi yapmak için gece gündüz çalışanların, başta da Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in kararlılığı, dirayeti ve çalışkanlığıyla bunu başaracaktır' dedi.
'Kısa çöp uzun çöpten hakkını alacaktır'
Genel seçimlere 2 sene kaldığını ifade eden Zeybek, 'Zulüm, baskılar artarak devam edecektir. Cezaevinde arkadaşlarımıza tarihin görmediği biçimde haksızlık yapılmaya devam edeceklerdir ama en sonunda doğruluk hakim olacaktır ve kısa çöp uzun çöpten hakkını alacaktır. Biz o hak mücadelesi tamamlanana kadar çalışmaya devam edeceğiz' şeklinde konuştu.
'Bu kitapta yazılan hiçbir şey kurgu değildir gerçeğin ta kendisidir'
Kitap içeriği hakkında bilgi veren Tarık Balyalı iseşöyle konuştu:
'Kitapta sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde ve Pendik Belediye Meclisi'nde daha öncesinde gündeme getirdiğim konular var bunun dışında hiçbir şey yok. Peki bu kitapta ne yok? Mesela 'mışlar' ve 'muşlar' yok. Öyle duymuştumlar yok, gizli tanıklar yok. İftiracılar yok. Yalan beyanlar yok. Onun yerine raporlar var. Müfettiş raporları var. Konuşmalarımız var. Tutanaklarımız var. Suç duyurularımız var. Belediyemizin yaptığı suç duyuruları var. Önergelerimiz var. Sadece gerçekler var. Bu kitapta yazılan hiçbir şey kurgu değildir. Bu kitapta olanlar sadece ve sadece gerçeğin ta kendisidir.
'Eğer bu yolsuzlukları yapmasalardı zaten biz bu kitabı yazamazdık'
Bu kitapta İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKP döneminin yoksullukları ve usulsüzlükleri var. Ayrıca bu yolsuzluk ve usulsüzlükleri belediye meclis üyesi arkadaşlarımla birlikte nasıl ortaya çıkartıldığının hikayeleri var. Ben bunların hiçbir tanesini tek başına çıkartmadım. Onlar olmasaydı bu kitap yazılamazdı. Bu kitabın yazılmasına sebep olan birileri daha var. Onlar da AK Partililer. Eğer bu yolsuzlukları yapmasalardı zaten biz bu kitabı yazamazdık.
Bizim dönemimiz içerisinde, iktidar olduğumuz dönem içerisinde arkadaşlarımız 62 ayrı dosyayı savcılığa intikal ettirdiler. İçişleri Bakanlığı'nın da el koyduğu 34 ayrı dosya var. Toplam 96 yolsuzluk dosyası şu an savcılıklarda ve İçişlerinde 2019 öncesinde bu 96 dosyadan içerisinde suç unsuru bulunan dosya sayısı sıfır. İşte yargının nasıl siyasallaştığını çok net bir örnek. Bu kitapta 2019'da yönetime geldiğimizde çok konuşulan İBB'nin kayıp makam araçları var. 15 Temmuz'dan sonra İBB'den yandaş vakıf ve derneklere tahsis edilen çok sayıda İBB gayrı menkulün hikayesi var. Onlarla yapılan protokoller ve onlara yapılan ödemeler var.
2016-2017 İSPARK yolsuzluğu ve İTAKSİ yolsuzluğu var. KİPTAŞ üzerinden yapılan çok sayıda yolsuzluk da var. Mesela neler var? Sayın Berat Albayrak'ın sahibi olduğu Beykoz'daki Nur okulları arazisinin KİPTAŞ tarafından 259 dönümünü nasıl kiraya verildiğinin hikayesi var. Yine KİPTAŞ üstünden çeşitli vakıf ve derneklere yapılan tahsisler, kiralamalar, satışların hikayesi var. Eyüpsultan'da önce bir mezarlık alanı olan daha sonra tadilatlarla bugüne getirilen İBB tarafından Eyüpsultan Gençlik Merkezi olarak inşa etmek üzere inşaatına başlanan ve daha sonra TÜGVA genel merkezine dönüşen yandaş vakıfın hikayesi var.
'Kitapta Aziz İhsan Aktaş'ın ve şirketlerinin 2018 de İETT'den nasıl ihale aldıklarının hikayesi var'
KİPTAŞ'a Göktürk'te 50 milyon dolardan fazla zarar ettiren o meşhur satın alma hikayesi var. Yine bazı AKP'li milletvekilleri ve bakanlarının İBB'den imtiyazlı bir biçimde yüz binlerce dolarlık aldıkları bursların hikayeleri var. 2016 yılında belediye iştiraki İSFALT'ın asfalt ihalesinden nasıl elenip daha sonra biz yönetime geldiğimizde metro için aldığımız dış kredilere el koyan Metgün firmasına o ihalelerin nasıl verildiğinin hikayesi var. Aziz İhsan Aktaş'ın ve şirketlerinin 2018 de İETT'den nasıl ihale aldıklarının hikayesi var. Pendik'ten önemli yolsuzluk hikayesi var.'
'Ben bu kitabı cezaevinde yatan arkadaşlarıma karşı bir görev olarak görüyorum'
Kitabı yazmasının başka bir sebebinin daha olduğunu anlatan Balyalı, şöyle konuştu:
'İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere birlikte mücadele ettiğimiz ve bugün burada olması gereken çok sayıda arkadaşımız haksız ve hukuksuz bir şekilde cezaevinde yatıyorlar. Ben bu kitabı cezaevinde yatan arkadaşlarıma karşı bir görev olarak görüyorum. Bu kitapta yazan yolsuzlukların sahiplerinin ellerini kollarını sallayarak kahraman gibi bu toplumda gezmelerine gönlüm razı olmadı ve olamazdı.
'Bunların hesabı elbette sorulacak'
Ben arkadaşlarıma karşı duyduğum sorumluluk duygusundan dolayı ve bunu kendime karşı, arkadaşlarıma karşı bir görev bildiğim için de bu kitabı yazdım. Bu dönem bittiğinde, Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'nin birinci partisi olduğunda, iktidara geldiğinde bunların hesabı elbette sorulacak. 2019 öncesinde yaşananları yok sayanlar, bu yolsuzlukları yapanlar AK Partiliyse dışarıda gezdirenler, Cumhuriyet Halk Partiliyse onları cezaevinde yatıranlar günü geldiğinde hepsinin hesabını tek tek verecekler.'
Konuşmaların ardından kısa bir söyleşi yapan Balyalı, daha sonra lansmana katılanlara kitabını imzaladı.