Gündem

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Bu coğrafyada millet olarak çok güçlü olmamız lazım

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bölgede yaşanan gelişmelere ilişkin, 'Bu coğrafyada millet olarak bizim çok güçlü olmamız, ayaklarımızı sağlam yere basmamız ve hiçbir şekilde içimizdeki farklılıkları başkalarının kullanabileceği bir zeminin hazırlanmasına fırsat vermememiz gerekir.' dedi.

(TBMM) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bölgede yaşanan gelişmelere ilişkin, 'Bu coğrafyada millet olarak bizim çok güçlü olmamız, ayaklarımızı sağlam yere basmamız ve hiçbir şekilde içimizdeki farklılıkları başkalarının kullanabileceği bir zeminin hazırlanmasına fırsat vermememiz gerekir.' dedi.

Meclis Başkanı Kurtulmuş, TBMM Şeref Holü'nde, Meclis personeliyle iftarda bir araya geldi. Kurtulmuş, Türkiye'deki milli iradenin fonksiyon görmesinin görünmez kahramanlarının Meclis personeli olduğunu belirterek, 'Her birinizin birikiminizle, tecrübenizle, genç arkadaşlarımız da iyi niyetleriyle, gayretleriyle bu kutsal vazifeyi yerine getirebilmek için canla başla çalıştığınızı biliyorum. Hangi birimde olursanız olun, ne yapıyor olursanız olun, hepinizin işinizi en iyi şekilde yapmak için gayret sarf ettiğinizin farkındayım. Allah emeklerinizi zayi etmesin. Her birinizin tam bir takım ruhuyla, tam bir ekip şuuruyla, yan yana, omuz omuza Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin işlerinin daha disiplinli, daha ciddi ve daha güçlü bir şekilde deruhte edilmesi için gayret etmeye devam edeceğinizden hiç şüphem yoktur.' şeklinde konuştu.

Ramazanın önemini ifade eden Kurtulmuş, 'Ramazan, yardımlaşmadır, dayanışmadır, fakirle, fukarayla, yolda kalmışla evindeki sofrasını paylaşmaktır. Böylece Ramazanın aslında zekatlarımızla, sadakalarımızla, fitrelerimizle toplumsal dayanışmaya da fevkalade önemli tesir ettiğini biliyoruz ve toplumu ayakta tutan önemli meselelerden birisinin de bu olduğunun farkındayız. Dolayısıyla Ramazan ayı boyunca hem kendimiz hem de toplum için çalışıyoruz. Allah Ramazanın birlik ve beraberlik ruhundan bizleri ayırmasın. Ramazanda ortaya çıkan beraberlik, birlik ve kardeşlik ruhunun ilanihaye devam etmesini bu ülkede bizlere nasip etsin.' değerlendirmesinde bulundu.

'Kural bazlı bir uluslararası sistem yerine güçlünün kural koyduğu bir sisteme doğru geçiyoruz'

Kurtulmuş, şöyle konuştu:

'Kural bazlı bir uluslararası sistem yerine, güçlünün kural koyduğu bir sisteme doğru geçiyoruz. Onun için diyoruz ki bu şartlar altında ve özellikle bu coğrafyada millet olarak bizim çok güçlü olmamız, ayaklarımızı sağlam yere basmamız ve hiçbir şekilde içimizdeki farklılıkları başkalarının kullanabileceği bir zeminin hazırlanmasına fırsat vermememiz gerekir. Bu yaz boyunca sizlerin de çalışmalarınızla, emeklerinizle desteklediğiniz komisyon çalışmalarımızdaki muradımız buydu. Türkiye'de artık terörün, silahın, çatışmanın ve şiddetin yeri olmasın. Türkiye'de bu aziz milletin arasında hiçbir şekilde bir daha kardeş kavgası olmasın, hiçbir şekilde güvensizlik olmasın. Onun için bu Ramazanın var olan birliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi daha da sağlamlaştırmasını temenni ediyoruz.

Bu coğrafyanın yıldız ülkesi olan Türkiye'nin hep beraber; doğusuyla, batısıyla, Türküyle, Kürdüyle, Sünnisiyle, Alevisiyle hep beraber bir, beraber, kardeş ve aynı sofraları birleştiren bir millet olarak devam etmesini temenni ediyoruz. Bizim birliğimiz ve kardeşliğimiz asla geçici değildir. Ezeli olduğu gibi inşallah ebedidir. Ebedi olarak bu kardeşliği artırarak yolumuza devam edeceğiz. Bu vesileyle bir kere daha her birinize çok teşekkür ediyorum. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Ramazan ayının sizlere, ailelerinize, sevdiklerinize bereket, huzur ve güven getirmesini temenni ediyorum. İnşallah nice Ramazanlara böyle sağlık ve afiyet içerisinde hep daha iyi günlere ulaşmayı Cenab-ı Allah bizlere nasip etsin diyorum. Ayrıca sözlerimi şu duayla da bitiriyorum; Allah bizleri, sizleri sevsin, sevdirsin ve kendisini de hakkıyla sevenlerden olmayı nasip etsin. Allah kalan ömrümüzü geçen ömrümüzden daha hayırlı kılsın. Allah geçmişimizi ve geleceğimizi hayırlı etsin. Bütün evlatlarımızı, kıyamete kadar gelecek olan nesillerimizi iyi insanlar olarak yaşamak ve iyi insanlar olarak bu dünyadan göçmelerini nasip etsin.'