(TBMM) - TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Adana Milletvekili Sunay Karamık, 'Okullarda çocuklar arasında karşılaşılan iletişim problemlerini çözmek amacıyla Akran Zorbalığı Alt Komisyonumuzu hayata geçirmiştik. Orayı bir şiddet sarmalını teşhis etme yeri olmaktan çıkarıp 'akran nezaketi' zemininde iyileştirici, onarıcı bir yapıya dönüştürüyoruz. Sanal dünyanın dayattığı kusursuzluk yanılgısına ve tahammülsüzlüğe karşı birbirini anlayan, farklılıklara saygı duyan ve erdemi yücelten bir neslin yetişmesi için yasal zeminleri inşa ediyoruz. Bu komisyon marifetiyle şiddetin kök nedenlerine inip sevgi dilini okullarımızın ana dili kılmayı hedefliyoruz' dedi.
Sunay Karamık, komisyon üyeleriyle birlikte TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, TBMM'nin açılışının 106. yılı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla, çocukların taleplerini Meclis'e tayışan 'Küçük Eller Büyük Dilekler' projesini kamuoyuyla paylaşmak istediklerini ifade etti.
'13 dilekçeyi sergileyeceğiz'
Projenin, demokrasi kültürünün temelden inşasını simgelediğini, 8 ay süren titiz bir hazırlık sürecinin ardından e-Dilekçe portalını 81 ildeki 6'ncı ve 7'nci sınıf öğrencilerinin erişimine doğrudan sunduklarını anlatan Karamık, 3 bine yakın başvuru yapıldığını kaydetti. 'Her gelen evrak sıradan bir talep listesi olmaktan çıkıp Türkiye'nin geleceğine dair berrak ve sarsılmaz bir inancın belgesine dönüşmüştür' diyen Karamık, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Bizler o satırlarda sadece şikayet eden değil çözüm üreten, talep ederken elini taşın altına koymaya hazır o güçlü iradeyi bu kez çocuklarımızda gördük ve emin olun hem çok duygulandık hem de gurur duyduk. Uzun incelemelerimiz neticesinde seçtiğimiz 13 dilekçeyi bu hafta Meclisimizde gururla sergileyeceğiz. O metinleri güzel Türkçemizle kalem alan 13 pırıl pırıl evladımızı bizzat 'Çocuk Temsilcisi' unvanıyla başkentimizde ağırlayacağız. Kendi hayatlarına, yaşadıkları şehirlere ve ülkelerin gidişatına dair meselelerde doğrudan söz sahibi olduklarını bizzat yaşayarak tecrübe edecekler. Meclis kürsüsünün, hak aramanın ve medeni cesaretin en yüce makamı olduğunu çocuklarımıza da göstereceğiz.
Bize ulaşan dilekçelerin içeriğine detaylıca baktığımızda, dijital dünyanın getirdiği yeni sorunlardan çocuk haklarına, sanatsal beklentilerden aile değerlerinin korunmasına kadar geniş bir yelpazede olağanüstü fikirlerle karşılaştık. Gösterilen bu derin kavrayış Dilekçe Komisyonu oarak Meclis çatısı altında ne denli isabetli sahalara yöneldiğimizi de teyit eder nitelikteydi.
Bildiğiniz üzere okullarda çocuklar arasında karşılaşılan iletişim problemlerini çözmek amacıyla Akran Zorbalığı Alt Komisyonumuzu hayata geçirmiştik. Orayı bir şiddet sarmalını teşhis etme yeri olmaktan çıkarıp 'akran nezaketi' zemininde iyileştirici, onarıcı bir yapıya dönüştürüyoruz. Sanal dünyanın dayattığı kusursuzluk yanılgısına ve tahammülsüzlüğe karşı birbirini anlayan, farklılıklara saygı duyan ve erdemi yücelten bir neslin yetişmesi için yasal zeminleri inşa ediyoruz. Bu komisyon marifetiyle şiddetin kök nedenlerine inip sevgi dilini okullarımızın ana dili kılmayı hedefliyoruz.
Diğer yandan tüketim alışkanlıklarının baştan aşağı değiştiği, sanal harcamaların sınır tanımadığı zorlu bir çağda yaşıyoruz. Finansal Okuryazarlık Alt Komisyonumuz vasıtasıyla da yediden yetmişe tüm vatandaşlarımızın maddi dünyayı doğru okumasını arzuluyoruz. Emeğin, üretimin ve tasarrufun değerini içselleştirmelerini sağlayacak yapısal adımlar atıyoruz.
'Çocuklarımızın okullarda sağlıklı ve ücretsiz gıdaya erişim yönündeki haklı taleplerini duyuyoruz'
Çocuklarımızın e-Dilekçe sistemi üzerinden gönderdikleri metinlerde okullarda sağlıklı ve ücretsiz gıdaya erişim yönündeki haklı taleplerini duyuyor, her bir satırı devletimizin ilgili kurumlarıyla anında buluşturuyoruz. Gelep taleplerin hiçbirini sümen altı etmiyor, yetkili mercilerin önüne somut veri olarak koyuyoruz. O evlatlarımızın yazdığı tek bir cümlenin yarın tüm Türkiye'yi kapsayacak yepyeni bir kanunun ilk kıvılcımı olabileceğine inanıyoruz.'
Gazze'de çocukların en temel hak olan yaşama hakkından vahşice mahrum bırakıldığını vurgulayan Karamık, 'Gökyüzünden yağan bombalar altında hayallerini, okullarını, sevdiklerini ve bizzat hayatlarını yitiren o masumların acısı, vicdan taşıyan her insanın yüreğini dağlıyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak daha adil, daha yaşanabilir ve çocuklar için daha güvenli bir dünya idealini ülkemizde olduğu gibi her uluslararası mecrada da tavizsiz savunmaya devam edeceğiz' dedi.