Gündem

TBMM Genel Kurulu... CHP'li Çakırözer: Basın İlan Kurumu, gerçekleri yazan basının celladına dönüştü

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, basına ilişkin yeni düzenlemelere tepki göstererek, Basın İlan Kurumu'nun eleştirel basına keyfi cezalar keserek adeta bir 'cellada' dönüştüğünü savundu. Çakırözer, 'Bu yetkiyi alan militan bürokratlar ve iktidar yanlısı meslek örgütleri eliyle gazetelere yine keyfi cezalar yağdırmaya kalkarsanız Anayasa'ya aykırıdır, suç işlersiniz. Yapılması gereken bellidir: Türkiye'de basın kartının verilmesi de basın meslek ilkelerinin takibi de saray bürokratlarından basın meslek örgütlerine devredilmelidir' dedi. 

(TBMM) - CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, basına ilişkin yeni düzenlemelere tepki göstererek, Basın İlan Kurumu'nun eleştirel basına keyfi cezalar keserek adeta bir 'cellada' dönüştüğünü savundu. Çakırözer, 'Bu yetkiyi alan militan bürokratlar ve iktidar yanlısı meslek örgütleri eliyle gazetelere yine keyfi cezalar yağdırmaya kalkarsanız Anayasa'ya aykırıdır, suç işlersiniz. Yapılması gereken bellidir: Türkiye'de basın kartının verilmesi de basın meslek ilkelerinin takibi de saray bürokratlarından basın meslek örgütlerine devredilmelidir' dedi. 

Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu'nda Emniyet Teşkilatı ve basınla ilgili düzenlemeler içeren kanun teklifi görüşüldü.

Teklifin internet haber sitelerinin vasıflarının haber sayısı, içerik, kadro ve okur sayısının Basın-İlan Kurumu Genel Kurulunca tespit edilmesini sağlayan 7'nci madde üzerine söz alan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer,  Türkiye'deki basın özgürlüğü sorunlarını, Basın İlan Kurumu'nun cezalarını ve dijital telif hakkı eksikliğini gündeme getirerek iktidarın basın politikalarını eleştirdi.

Demokrasinin olmazsa olmazlarının başında basın özgürlüğünün geldiğini belirten Çakırözer, Türkiye'de basın özgürlüğünün yok edildiğini ileri sürerek şu ifadeleri kullandı:

'Bugün Uluslararası Gazeteciler Federasyonu, Avrupa Gazeteciler Federasyonu yönetimleri basın özgürlüğüne destek için Ankara'da. Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporu çıktı, 'Dünyanın en ciddi geri gidişi Türkiye'de' diyor. İfade Özgürlüğü Derneğinin sansür raporu var, AKP iktidarının yirmi yılında tam 1,5 milyon haber ve 'web' sitesi engellenmiş durumda. Türkiye'de gazeteciler ya zindanda ya adliyede. Dün Timur Soykan, yaptığı haber nedeniyle dokuz yıl hapsi istendi, adliyelerde. Türkiye'de kanallara el konuyor, karartılıyor ve şimdi siz bu torbayla önümüze yine yaptırım, yine ceza getirmişsiniz. Şaka gibi ama işte sizin basına, gazeteciliğe bakışınız bu.'

'BİK, RESMİ İLAN DAĞITIMINDAKİ ADALETSİZLİKLERİ GİDERMEK İÇİN KURULMUŞTU'

Basın İlan Kurumu'nun (BİK) resmi ilan dağıtımında adaletsizlik yaptığını ve eleştirel basına yönelik bir ceza aracı olarak kullanıldığını savunan Çakırözer, 'Basın İlan Kurumu resmi ilan dağıtımındaki adaletsizlikleri gidermek için kurulmuştu ama tek adam yönetiminde yandaş gazeteleri şişirme tirajlarla beslerken gerçekleri yazan, eleştiren basının celladına dönüştü. 2019'da ilan kesme cezalarının yüzde 76'sı, 2020'de ise yüzde 50'si sadece 3 gazeteye, Cumhuriyet, Birgün ve Evrensel'e kesildi, kalanı ise Sözcü, Korkusuz ve diğerlerine' şeklinde konuştu. 

Getirilmek istenen resen ceza yetkisine karşı uyarıda bulunan Çakırözer, 'Buradan bir kez daha uyarıyoruz: Bu yetkiyi alan militan bürokratlar ve iktidar yanlısı meslek örgütleri eliyle gazetelere yine keyfi cezalar yağdırmaya kalkarsanız Anayasa'ya aykırıdır, suç işlersiniz. Yapılması gereken bellidir: Türkiye'de basın kartının verilmesi de basın meslek ilkelerinin takibi de saray bürokratlarından basın meslek örgütlerine devredilmelidir' dedi.

ÇALIŞKAN: SANSÜR YASASIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ

Yeni Yol Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, görüşülmekte olan kanun teklifindeki basın düzenlemelerine tepki göstererek, muhalif seslerin susturulmak istendiğini savundu. Düzenlemeyi 'sansür yasası' olarak nitelendirilen Çalışkan, kurulan kuralların, uygulanan cezaların ve televizyon yayınlarının durumuna dikkati çekerek maddelerin geri çekilmesini talep etti.

Görüşülen maddelerin basına yönelik ekonomik bir yaptırım içerdiğini ileri süren Çalışkan, 'Ne yazık ki bir sansür yasasıyla karşı karşıyayız. Keşke içinde önemli maddelerin, bu milletin yararına olan hususların olduğu bir kanun görüşülürken bunun içerisine sansür de eklenmeseydi. Her ne kadar Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda, uyum nedeniyle bu maddenin çıkarıldığı söylense de bu, hukuki ambalajla bürokratik baskının artırılmasıdır. Bugüne kadar gazetecilere gözdağı veriliyordu, hapse atılıyorlardı, bir de ekonomik olarak darboğaza sokmak için yeni maddeler ihdas ediliyor. Burada şunu sormamız gerekir: Acaba bugün, son dönemde ihdas edilmiş olan bu sansür mekanizmaları yetmedi de yenileri mi devreye giriyor?' ifadelerini kullandı.

'MUHALEFETİN SESİNİN SUSTURULMASI MİLLİ İRADENİN GASPIDIR'

Konuşmasında TRT'ye ve televizyon kanallarındaki yayın içeriklerine de değinen Çalışkan, muhaliflerin susturulmaya çalışıldığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

'Bu ülkede çok tehlikeli kurumlardan biri TRT'dir. TRT, ne yazık ki çok uzunca bir süredir iktidarın borazanıydı, şimdi yine. Bugüne kadar kimleri neyle suçladığıysanız iktidara geldikten sonra hepsinin beş beteriyle daha fazlasını yaptınız. Bugün basın ahlak ilkelerinden bahsediliyor. Allah aşkına, hangi ahlak? Ahlak görmek istiyorsanız A Haberi açın, sabah kuşağı programlarını seyredin, ülkedeki sanal bahis kumarları... Dolayısıyla öyle muğlak ifadelerle Demokles'in kılıcı gibi muhalifleri susturmaya yönelik atılacak her bir adım bu ülke adına büyük bir kayıptır. Muhalefetin sesinin susturulması aynı zamanda bir milli iradenin gasbıdır.'

ARSLAN: RESMİ İLANDAN MAHRUM BIRAKIRSANIZ YAYIN ORGANINI SUSTURMUŞ OLMAZ MISINIZ?

İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan, görüşülmekte olan kanun teklifinin gazete, dergi ve internet haber sitelerine yönelik resmi ilan ve reklam kesme cezalarını içeren maddelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Basına yönelik baskıların doğrudan demokrasiyi etkilediğini ifade eden Arslan, 'Eğer bu ülkede gazeteciler korkuyorsa, haber siteleri baskı altındaysa, gazeteler ekonomik yaptırımlarla hizaya getirilmeye çalışılıyorsa orada yalnızca basın değil demokrasi de zarar görüyor demektir. Bugün önümüzde duran düzenleme tam da bu nedenle önemlidir' dedi. 

Teklifle getirilmek istenen yeni kavramları ve süre yaptırımlarını paylaşan Arslan, 'Teklifin 7'inci ve 8'inci maddeleriyle 'basın ahlak esasları' yerine 'basın yayın ilkeleri' kavramı getiriliyor ve bu ilkelere aykırılık gerekçesiyle gazete, dergi ve internet haber sitelerine bir günden altmış güne kadar resmî ilan ve reklam kesme cezası verilebiliyor. Sormak istiyorum: Bir gazetenin gelirini keserseniz, bir internet haber sitesini aylarca resmi ilandan mahrum bırakırsanız o yayın organının kapatmadan susturmuş olmaz mısınız?' şeklinde konuştu. 

Resmi ilanların basın kuruluşlarının varlığı için hayati bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Arslan, 'Diğer yandan, basın kuruluşları için resmî ilanlar sadece bir gelir kaynağı değil aynı zamanda ayakta kalabilmelerinin temel şartlarından biridir. Bu nedenle ilan kesme cezası basit bir idari yaptırım değil doğrudan ekonomik baskı aracıdır' ifadelerini kullandı.

Birinci bölümde yer alan 1 ile 13'üncü maddelerin görüşmelerinin tamamlanmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri başladı.