(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda konuşan CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin özellikle 17'nci maddeden itibaren 'ruhu'nun daha açık biçimde görüldüğünü belirterek, belediyelerin şirket kurma, kooperatif kurma, ortak olma, sermaye koyma ve hisse edinme gibi yetkilerinin Cumhurbaşkanı iznine bağlanmasını eleştirdi. Torun, 'Bu Kanun Teklifiyle: Yerelden yetki alınacak, merkezde toplanacak. Seçilmişlerin iradesi daraltılacak, Saray'dan atanmış bürokrasiye yetki üstüne yetki verilecek' dedi.
TBMM Genel Kurulu, fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin devam edilmesi için Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı.
Çalışkan'dan bürokrat tepkisi...
Kanun teklifinin ikinci bölümü üzerine söz alan Yeni Yol Grubu adına Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, kanun teklifi görüşülürken Divan'da yer alan Danışma Kurulu'nda bir tane bürokratın bulunmadığını belirterek 'Çevre Bakanlığını ve ilgili bakanlıkları ciddiyete davet ediyorum. Burada kanunun geneli üzerinde konuşuluyor, sırada bir tane bürokrat yok. Sayın Başkanım, isterseniz, İç Tüzük açısından sorun varsa bekleyebilirim, bürokratlar yoklar yerlerinde. İlgili bakan yardımcısı geçen hafta da katılmadı görüşmelere, bu doğru değil' diye tepki gösterdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Bakan Yardımcısının bulunduğunu söyleyerek 'Hayır, bürokratlara görüşmede gerek yok ki...' diye yanıt verdi. TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, Usta'ya tepki göstererek 'Sayın Usta, bu her zaman sorun oluyor. Komisyonda bazen bir kişi oturuyor, bazen iki kişi oturuyor, bürokratlar olmuyor; lütfen, şunu bir derli toplu hâle getirelim, bu tür tartışmalara mahal vermeyelim, her seferinde bu tartışma oluyor' dedi. Bunun üzerine AK Partili milletvekillerinden tepkiler yükselince Bingöl, birleşime beş dakika ara verdi.
Aranın ardından bürokratların gelmesi üzerine Yeni Yol Grubu adına kürsüde konuşmak için söz alan Hatay Milletvekili Çalışkan, 'Burada yaptığım şey Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onurunu korumaktır. Burada bu bürokratlar Meclis'e saygı duymak zorundadır' dedi. Çalışkan'ın tutumu CHP, İYİ Parti ve Yeni Yol sıralarından alkışlı destek gördü.
'Teknik kanun olmakla beraber içerik itibarıyla da ne yazık ki vasat'
Söz konusu kanun teklifinin teknik bir kanun olduğunu belirten Çalışkan, 'Teknik kanun olduğu için de farkındasınız ki geçtiğimiz hafta bazı konuşmalarımızdan feragat ettik. Bugün de bizim bu feragatimiz, iyi niyetimizin adeta suistimal ediliyor. Bu kanun ne kadar teknik kanun ise bile aslında çok ciddi tezatlar barındırıyor ama zaten kanunun şike olduğu da ortada. Kanunun ilk 10 imzacısına bakın, içerisinde bir tane jeoloji mühendisi, bir tane mimar, bir tane makine mühendisi, bir tane harita mühendisi, bir tane alanında uzman yok; deprem bölgesi vekillerine 'Depremle ilgili madde' diye imza attırmışlar. İnsaf yani, biraz ciddiyet. Aynı zamanda teknik kanun olmakla beraber içerik itibarıyla da ne yazık ki vasat, vasatın altında' diye konuştu.
Çalışkan, bu kanunla beraber, adım adım kanun devletine doğru gidildiğine dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi:
'Normalde mahkemeler var, Anayasa var, kanunlar var. Miras belgesi yalnızca kanunla verilen, mahkeme kararlarıyla verilen bir belge olduğu hâlde buna bir muafiyet getirilerek ilk defa, TOKİ direkt miras belgesini alacak, başka ne olacak; TOKİ damga vergisinden muaf. Niye muaf? Eğer damga vergisine bu bütçenin ihtiyacı yoksa, küçük müteahhitlerden de kaldırın. Belli ki bu, iktidardan iş alan büyük müteahhitleri savunmaya yönelik konulmuş bir madde. Aynı şeyi binanın künyesinde de görüyoruz. Tarih boyu bu millet alışkındır ki herhangi bir binanın önünde sorumlu müteahhit, mimar, fennî mesul, bunların hepsi rayiç bedeli yazar. Bu niye kalkıyor, neyi saklıyorsunuz? Bu künyeyi kaldırmakla nasıl bir kamu yararı elde edeceksiniz? Edeceği şu: Her yerde aynı şahıslar ihaleyi alıyor. Aynı şahıslar aldığı için vatandaş o isimleri gördükçe birilerine saydırıyor. İşte sırf kimlerin ihale aldığı görülmesin diye künyeyi kaldırıyorlar. Sonra başka ne oluyor? Başka... Tapu dairesi bu ülkenin en mahrem dairelerinden biridir. Tapuda ehliyet geçmez, nüfus cüzdanı ile gidersiniz. Bugüne kadarki işleyen uygulama kurumlar arası geçişte görevlendirilmiş yetkili personel gider, alır, satar, devreder. Ne oldu? Kurumlar arası yazışmayla tapu devredilecek. Niye? Bu ülkenin topraklarını bu kadar ucuz mu zannediyorsunuz? Öyle yazıyla bu ülkede tapu devri mi olur Allah aşkına?'
Dalgın: Ekonomi programı Balıkesir, Konya için işlemiyor yoksa Londra, New York için gayet güzel işleyen bir program var
İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, ekonomik programın çöktüğünü bugün Merkez Bankası Başkanı Karahan'ın Plan ve Bütçe Komisyonu'nuna yaptığı ziyarette de bir kez daha ortaya çıktığını söyleyerek 'Ortadaki enflasyon verileri de, diğer veriler de hakikaten bu programın işlemediğini gösteriyor. İşlemiyor derken şunu kastediyorum; Balıkesir için işlemiyor, Konya için işlemiyor, Trabzon için işlemiyor, Diyarbakır için işlemiyor yoksa Londra için, New York için, Hong Kong için gayet güzel işleyen bir program var karşımızda ama tabii, bizim gündemimiz vatandaşımızın sofrası, sanayicimizin tezgahı, çiftçinin tarlası, KOBİ'nin kasası olduğu için programın işlemediğini net bir şekilde görüyoruz' dedi.
Yıllık enflasyonun hala yüzde 32,4 civarında olduğunu kaydeden Dalgın, 'Aylardır aynı yerde duruyor. Sene başından beri bugüne kadar yüzde 14 civarında bir enflasyonla karşı karşıyayız yani yılbaşında verilen zamlar zaten eridi, bitti, gitti. Yüzde 14'lük kayıp ne demek? Bir yılda iki aylık maaşın yok olması demek. OVP hedefi biliyorsunuz, yüzde 16'ydı, senede yüzde 16 enflasyon öngörülüyordu, bunu biz zaten dört ayda yedik bitirdik ama piyasa anketine göre, gene Merkez Bankasının anketine göre vatandaşlarımız, reel sektörümüz bunun iki katı kadar enflasyon bekliyor, hane halkımız bunun üç katı kadar enflasyon bekliyor yani hakikaten çalışmayan bir programla karşı karşıyayız. Ama daha da önemlisi, bu iş bir toplumsal yaraya da dönüşüyor bilhassa istihdamdan bahsediyorum' diye konuştu.
'3,3 milyon vatandaşımız artık iş aramaktan yıldığı için atıl iş gücüne geçmiş durumda'
Dalgın, son bir senede 400 bin istihdam kaybının olduğuna değinerek 'İşsizlere iş bulmaktan bahsetmiyorum, iş aramaktan, iş gücüne yeni katılanlara bir şey bulmaktan bahsetmiyorum. Mevcut iş gücünden 400 bin kayıptan bahsediyorum. Hakikaten toplumsal bir faciayla karşı karşıyayız. Nitekim, 3,3 milyon vatandaşımız artık iş aramaktan yıldığı için atıl iş gücüne geçmiş durumda. 3,3 milyon insanın umudunu, gelecek hedefini ortadan kaybetmiş bir programla karşı karşıyayız' ifadelerini kullandı.
Torun: Bir sonraki seçimde de çok daha ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalacaksınız ve milletimiz size sandıkta hesap soracak
CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun da kanun teklifinin hem yerel demokrasi hem de mülkiyet hakları açısından büyük tehditler içerdiğine dikkat çekerek 'Zaten belediyelerin yetkisini kırpa kırpa yetkisiz hale getiriyorsunuz, aklınızca silkeliyorsunuz. Belediyelerimizin yurt dışından ucuz ve uzun vadeli kredili projelerini maalesef onaylamıyorsunuz, belediyelerimiz vatandaşa hizmet götürmesin, itibarsızlaşsın istiyorsunuz. Belediye başkanlarımıza karşı yargı sopasıyla dizayn etme çabası içerisindesiniz ama hala aklınızı başınıza alamadınız; 2019 yerel seçimlerinden ders almadınız, 2024'ü yaşadınız, 2024 seçimlerinden de maalesef ders almıyorsunuz, bir sonraki seçimde de çok daha ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalacaksınız ve milletimiz size sandıkta hesap soracak' dedi.
'Her ilçenin başına Cumhurbaşkanlığından bir mühür, bir memur koyalım, siz de rahat edin millet de bu oyunun adını bilsin'
Teklif ile yerelden yetki alınacağını ve merkezde toplanacağını söyleyen Torun, şunları kaydetti:
'Seçilmişlerin iradesi daraltılacak, saraydan atanmış bürokrasiye yetki üstüne yetki verilecek. 'Denetim' adı altında siyasi vesayet kurulacak ve 'Hızlı konut üreteceğiz' diye mülkiyet hakkı baypas edilecek. 'Kamu yararı' adı altında kamu taşınmazları üzerinde olağanüstü yetkiler yaratılacak. Özellikle 17'nci maddeden itibaren teklifin ruhu çok daha açık hâle geliyor. 17'nci maddeyle belediyelerin, bağlı kuruluşların, belediye birliklerinin ve belediye şirketlerinin yeni şirket kurması, kooperatif kurması, ortak olması, sermaye koyması, hatta bedelsiz devir yoluyla hisse edinilmesi dahi Cumhurbaşkanı iznine bağlanıyor. Milletin oyuyla seçilmiş yerel yönetimlere diyorsunuz ki, 'Sen bu işleri bilmezsin, sen kendi bütçeni, kendi şirketini, kendi iştirakini kuramazsın, yönetemezsin. Sen ancak saray izin verirse hareket edebilirsin.' Oldu olacak silkelemekle yetinmediğiniz belediyeleri ortadan kaldırın da tümden saraya bağlayın da rahat edin, biz de belediye başkanlarını seçmeyelim, belediye meclisi seçmeyelim, her ilin, her ilçenin başına Cumhurbaşkanlığından bir masa, bir mühür, bir memur koyalım, siz de rahat edin millet de bu oyunun adını bilsin.'
Konuşmaların ardından kanun teklifinin ikinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandığını söyleyen TBMM Başkanvekili Bingöl, alınan karar gereğince kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için 6 Mayıs Çarşamba günü saat 14.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.




