Gündem

TBMM Genel Kurulu... DEM Partili İrmez: Belediyelerin yetkileri Ankara'nın, Cumhurbaşkanlığı'nın, bakanlıkların koridorlarına hapsediliyor

DEM Parti Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez, Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile halkın iradesiyle seçilen belediyelerin yetkilerinin kısıtlanmak istendiğini belirterek, 'Özellikle, halkın iradesiyle seçilen belediyelerin yetkilerini Ankara'nın, Cumhurbaşkanlığı'nın, bakanlıkların koridorlarına hapsetmeye çalışan bu zihniyet kesinlikle kaybedecektir. Amaçları aslında belli, muhalif belediyelerin halkla kurduğu dayanışma ağlarını, kadın kooperatiflerini ve yerel kalkınma modellerini felç etmek, belediyeleri etkisiz kurumlara dönüştürmektir' dedi. 

(TBMM) - DEM Parti Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez, Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile halkın iradesiyle seçilen belediyelerin yetkilerinin kısıtlanmak istendiğini belirterek, 'Özellikle, halkın iradesiyle seçilen belediyelerin yetkilerini Ankara'nın, Cumhurbaşkanlığı'nın, bakanlıkların koridorlarına hapsetmeye çalışan bu zihniyet kesinlikle kaybedecektir. Amaçları aslında belli, muhalif belediyelerin halkla kurduğu dayanışma ağlarını, kadın kooperatiflerini ve yerel kalkınma modellerini felç etmek, belediyeleri etkisiz kurumlara dönüştürmektir' dedi. 

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, bugün Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 1 ve 16'ncı maddelerini kapsayan birinci bölümünün görüşmeleri tamamlandı. 

Teklifin Kooperatifler Kanunu'nda son konut tamamlanmadan ve hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine uygun bir şekilde kesin maliyet hesaplanmadan ortakların tapu devri yapmalarını düzenleyen 6'ncı maddesi üzerinde söz alan CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, düzenlemeyle Emlak Konut Başkanlığı'na sağlanan mali imkanları 'enteresan' olarak nitelendirerek, 2025 yılı bütçe görüşmelerinde kuruma 595 milyar liralık ek bütçe verildiğini hatırlattı.

Bu bütçenin 1 Ocak 2025'ten itibaren geriye dönük iç borçlanma ile sağlandığını ifade eden Kara, 'Emlak Konut Başkanlığı gayrimenkul alan, satan, ticaret yapan bir işletme değil ki ve ayrıca, sermayesi doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kamu bankası olan bankalardan, kamudan, bu bankalardan kredi almasına ve borçlanmasına imkan tanıyorsunuz. Tapu Kanunu'nda paravan bir metotla, hesap veremez ve bütçe disiplinine de aykırı bir şekilde Emlak Konut Başkanlığına bu kadar bütçe verilmesinin anlamı ne? Tonlarca borçlanma yetkisi veriyorsunuz ama harcama kaynaklarınızın nerelere, hangi ihale süreçlerine aktarıldığını bilemiyoruz. Bunları şeffaf ve hesap verilebilir bir şekilde kamuoyuyla paylaşmanızı talep ediyoruz' değerlendirmesinde bulundu. 

Kaya: 'Rant varsa dönüşüm yapılıyor'

Teklifin, çevre danışmanlık firmalarının hizmetleri kapsamında çevre mevzuatına aykırı fiillerini Çevre, Şehircilik ve
İklim Değişikliği Bakanlığı'na bildirmekle yükümlü olması ve bu kapsamda idari para cezası verilebilmesini düzenleyen 7'nci maddesi üzerinde söz alan Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, 'Çevre danışmanlık firmalarına hizmet verdikleri firmaları şikayet etme durumu aslında hayatın olağan akışına aykırı yani öncelikle kendisi gidecek o firmadan iş alacak, işi aldıktan sonra aynı zamanda o firmayı denetleyecek, denetledikten sonra gördüğü eksiği de şikayet edecek. Bütün bunlar aslında danışıklı dövüşlerin, ahbap çavuş ilişkilerinin hayat bulacağı bir madde' dedi. 

Kanun teklifinin gerekçelerinden biri olan deprem hazırlığına değinen Kaya, Türkiye'deki kentsel dönüşüm uygulamalarının ihtiyaca göre değil, ranta göre şekillendiğini iddia etti. Kaya, 'Bir depremde yapıların, toplam yapı stokunun yaklaşık yüzde 5'i burada doğrudan yıkılıyor. Ama biz, Türkiye'deki uygulamalarına baktığımızda bir yerde bir sorun yok, evet, bu yerde sorun yoksa bu sorunda biraz da orada yapılacak inşaatla beraber rantı da belli bir oranda karşılanıyorsa doğrudan hemen orada o kentsel dönüşüm yapılıyor' diye konuştu. 

Sarı: 'Bakanlık sorumluluğu danışmanlık firmasına devrediyor'

CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, firmaların usulsüzlük bildiriminde bulunmaması durumunda cezai yaptırımlarla karşılaşacağını ancak bu yaptırımların belirsiz olduğunu ifade ederek, 'İşveren ile çalışanın birbirini denetlemesi gibi bir mantık. Çevre danışmanlık firmalarına gördükleri bir usulsüzlük olursa bu konuda şikâyette bulunma yükümlülüğü getiriliyor, eğer bulunmazsa da cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalacak ama bu cezanın çerçevesi de çizilmiş değil' ifadelerini kullandı. 

Sarı, Bakanlığın denetim yöntemlerini ve veri doğruluğunu sınama süreçlerini de hedef alarak, asıl amacın sorumluluğu başka bir kuruma devretmek olduğunu iddia etti. Sarı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

'Anlaşılan o ki Bakanlık yaşanılan sorunlarda sorumluluğu danışmanlık firmasına devredebilmek için yükümlülüklerini oraya devrediyor. Zaten Bakanlık nasıl bir denetim yapıyor, onu da anlamış değilim. Çevre değerlendirme firmalarının ÇED raporları üzerinden bir değerlendirme yapılıyor; firma hazırlıyor, Bakanlığa sunuyor, Bakanlık o veriler üzerinden bir denetim yapıyor. O verilerin doğruluğu sınanmadan sunulan veriler üzerinden yapılan denetimler de ne yazık ki hüsranla sonuçlanıyor; bugüne kadar yaşadığımız olayları hep birlikte görüyoruz.'

İrmez: 'Kentsel dönüşüm mülksüzleştirme mekanizmasına dönüştürüldü'

DEM Parti Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez, teklifle halkın iradesiyle seçilen belediyelerin yetkilerinin kısıtlanmak istendiğini belirterek, 'Özellikle, halkın iradesiyle seçilen belediyelerin yetkilerini Ankara'nın, Cumhurbaşkanlığı'nın, bakanlıkların koridorlarına hapsetmeye çalışan bu zihniyet kesinlikle kaybedecektir' dedi. 

Düzenleme ile belediyelerin şirket kurması ve kooperatiflere ortak olmasının Cumhurbaşkanı iznine bağlanmasını eleştiren İrmez, bu durumu 'yerel yönetimin ekonomik temellerine vurulan bir darbe' olarak nitelendirdi. İrmez, bu değişikliğin seçilmiş belediye meclislerinin iradesinin yok sayılması olduğunu ifade ederek, 'Amaçları aslında belli; muhalif belediyelerin halkla kurduğu dayanışma ağlarını, kadın kooperatiflerini ve yerel kalkınma modellerini felç etmek, belediyeleri etkisiz kurumlara dönüştürmektir' diye konuştu. 

Kentsel dönüşüm ve barınma hakkına ilişkin maddelere de değinen İrmez, barınma hakkının ticari bir metaya dönüştürüldüğünü savundu. Kat Mülkiyeti Kanunu'ndaki karar yeter sayısının düşürülmesine tepki gösteren İrmez, 'Kat Mülkiyeti Kanunu'nda karar nisabını düşürerek azınlıkta kalan mülk sahiplerinin haklarını büyük sermaye gruplarına peşkeş çekiyorsunuz. TOKİ'ye yargı önünde imtiyazlar tanıyarak yurttaşı borçlandırılmış yoksulluğa ve kent merkezlerinden kopuk mekansal sürgüne mahkum ediyorsunuz' ifadelerini kullandı.

Genel Kurul, teklifin ilk bölümünün görüşmelerinin tamamlanmasının ardından 5 Mayıs Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapandı.