(TBMM) -  MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, gençlerin eğitim hayatında karşılaştığı sorunlara ve eğitim sisteminin gençleri geleceğe hazırlamadaki rolüne dikkati çekerek, gençlerin yalnızca sınav sonuçlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Kılıç, gençlerin bilim, teknoloji ve üretim alanlarında söz sahibi olabilmesi için eleştirel düşünme, araştırma ve üretme becerilerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Kılıç, 'Başarıyı yalnızca sınav kağıtlarında arayan bir anlayışla geleceğin büyük Türkiye'sini mefkure edinemeyiz. 'Eğitim' dediğimiz olgu bir sonraki sınavı geçmekten çok daha büyük bir meseledir' dedi.

Meclis Başkanvekili Celal Adan TBMM Genel Kurulu'nda gündeme geçilmeden önce partilerin grup başkan ve başkanvekillerine yerinden söz verdi. MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, Lösemili Çocuklar Haftası'na işaret ederek, 'Her çocuğun korkusuzca gülebildiği, hayallerine sağlıkla kavuşabildiği bir gelecek temennisiyle lösemiyle mücadele eden tüm evlatlarımızın ve fedakâr ailelerinin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek isterim' dedi.

Kılıç, gençlerin eğitim hayatında karşılaştığı sorunlar, eğitim sisteminin gençleri geleceğe hazırlamadaki rolü ve Türkiye'nin bilim ve teknoloji alanındaki hedeflerine ilişkin şunları kaydetti:

'Bugün gençlerimizden çok şey bekliyoruz. İyi eğitim almalarını, başarılı olmalarını, kendilerini geliştirmelerini, ülkesine faydalı bireyler olarak yetişmelerini istiyoruz. Bunların hepsi elbette haklı, normal beklentiler ancak gençlerimize beklentilerimizi anlatırken onların önüne koyduğumuz koşulları da mutlaka konuşmamız gerekiyor. Başarıyı yalnızca sınav kağıtlarında arayan bir anlayışla geleceğin büyük Türkiye'sini mefkûre edinemeyiz. Eğitim dediğimiz olgu bir sonraki sınavı geçmekten çok daha büyük bir meseledir. Gençlerimize yalnızca bilgi aktarmakla yetinemeyiz, onlara düşünmeyi, sorgulamayı, araştırmayı, üretmeyi, hata yapmaktan korkmamayı ve yeniden başlamayı da mutlaka öğretmeliyiz. Bir fikri olan, o fikrin peşinden gidebilen, karşılaştığı sorunlara çözüm üretebilen gençler yetiştirmeliyiz.

'BİR GENCİN HAYALİ 'İMKANSIZ' DENİLEREK KÜÇÜMSENMEMELİ'

Artık ülkeler yalnızca topraklarıyla, bilimle, teknolojiyle, yazılımla, yapay zekayla, uzay araştırmalarıyla, enerjiyle ve savunma sanayisiyle yarışıyor. Bu yarışın dışında kalanların başkalarının ürettiği teknolojiyi kullanmakla yetinmek zorunda kalacağı açıkça görülüyor, bizlerin bu yarışta geride kalma lüksü yok. Bir zamanlar başkalarının teknolojisine bağımlı olduğumuz alanlarda bugün kendi mühendislerimizle, kendi bilim insanlarımızla, kendi gençlerimizin emeğiyle önemli mesafeler katediyoruz. İnsansız hava araçlarımızdan, milli muharip uçağımıza, deniz platformlarından füze sistemlerine, elektronik harp teknolojilerinden uzay çalışmalarına kadar uzanan bu büyük yürüyüşün arkasında yetişmiş insan gücü ve bilgi birikimi var ancak bu başarıları yeterli görüp durmamalıyız, duramayız. İstiyoruz ki bugün fizik dersinde bir sorunun cevabını arayan bir öğrencimiz yarın Türkiye'nin uzay çalışmalarına katkı sunsun, bilgisayar başında kendi yazılımını geliştirmeye çalışan bir gencimiz geleceğin teknoloji şirketlerinden birini kursun. Laboratuvarda deney yapan bir üniversite öğrencimiz insanlığın karşı karşıya olduğu bir soruna çözüm bulsun. Atölyesinde bir şeyler üretmeye çalışan meslek lisesi öğrencimiz ülkemizin sanayisine yön veren isimlerden biri olsun. Bir gencin hayali 'imkânsız' denilerek küçümsenmemeli, aksine, o hayalin gerçeğe dönüşmesi için gereken imkanlar seferber edilmeli.

'BAŞARI BEKLEMEK KADAR DESTEK OLMAYI DA BİLMELİYİZ'

BASK Genel Başkanı Öğretici: 'Bugün arkasından gittiğiniz o sendikaların hiçbiri yanınızda olmayacak'
BASK Genel Başkanı Öğretici: 'Bugün arkasından gittiğiniz o sendikaların hiçbiri yanınızda olmayacak'
İçeriği Görüntüle

Gençlerimize sadece mevcut meslekleri öğretmek değil, henüz adı konulmamış meslekleri ortaya çıkarabilecek bir eğitim anlayışı kazandırmak zorundayız. Bununla birlikte, gençlik meselesini yalnızca 'teknoloji' ve 'meslek' başlıklarına da indirgememiz yanlış olur düşüncesindeyim. Bir ülkenin geleceği iyi yetişmiş mühendisleri kadar vicdan sahibi doktorlarına, adalet duygusu güçlü hukukçularına, nitelikli öğretmenlerine, tarihini bilen sanatçılarına, ahlaklı yöneticilerine ve sorumluluk sahibi vatandaşlarına da bağlıdır. Bilgiyle birlikte karakteri, başarıyla birlikte sorumluluğu, bireysel hedeflerle birlikte toplumsal faydayı da mutlaka ve mutlaka önemsemeliyiz. Bütün bunları konuşurken gençlerimizin bugün yaşadığı hayatı da göz ardı etmemeliyiz. Onların yalnızca gelecekte ne olacağını değil, bugün ne yaşadığını da mutlaka önemsemeliyiz. Eğitim hayatı boyunca karşılaştığı ekonomik güçlükleri, barınma ve ulaşım meselelerini, sosyal hayata katılma isteğini, ailesine yük olmama kaygısını görmeliyiz. Onlara nasihat etmek kadar dinlemeyi, yol göstermek kadar fırsat vermeyi, başarı beklemek kadar destek olmayı da bilmeliyiz. Sınav haftasında derslerinin başında olan bütün evlatlarımıza özellikle seslenmek istiyorum: Kendinizi yalnızca aldığınız notlarla ölçmeyin, bir sınavda istediğiniz sonucu alamamanız hayallerinizden vazgeçmeniz için bir neden değildir. Önemli olan, merakınızı kaybetmemeniz, öğrenmekten vazgeçmemeniz ve kendinize olan inancınızı korumanızdır. Gençlerimize güveniyoruz, onların azmine, aklına, yeteneğine ve bu büyük milletin geleceğini gururla omuzlayacak iradesine inanıyoruz, yürekten inanıyoruz.'

Kaynak: ANKA