(TBMM) - İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın 'Bir daha ruhsat vermem' sözlerine karşın, aynı saatlerde Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün (MAPEG) Doruk Madencilik'e yeni ruhsat verdiğini öne sürdü. Çömez, 'Söz verdin Sayın Bakan 'Ben bir daha vermem' dedin. 'Vermem' dediğin gün MAPEG toplandı ve bu adama, senin 'Aylardır işçinin maaşını ödeyemiyor' dediğin adama, 'Her işi problemli' dediğin adama yeniden ruhsat vermişsin, inanılmaz, kömür ocakları vesaireleriyle ilgili ruhsat vermişsin. Bu ruhsatı geri al diyorum ve vazifenizi doğru düzgün yapmaya davet ediyorum' dedi.
TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu'nda, Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçilmeden önce siyasi partilerin grup temsilcileri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
'Sayın Bakan, bakın, verdiğiniz ruhsatlardan bile haberiniz yok'
Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Selçuk Özdağ, Doruk Madencilik işçilerinin maaşları ve özlük hakları için Ankara'da sürdürdükleri, sonrasında ise ilgili bakanlıkların aracılığıyla sonlandırılan direniş hakkında konuştu. Özdağ, şunları kaydetti:
'Anayasa'nın kendilerine vermiş olduğu hakları kullanmak istediler ama kullandırmadınız. Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu söylemekle beraber hukuk devleti olmadığını, Türkiye'nin bir polis devleti görüntüsünü bütün dünyaya takdim ettiniz. Bakın, bu Yıldızlar Holding'le ilgili olarak da İçişleri Bakanlığı'nda Çalışma Bakanı, Enerji Bakanı, sendikalar ve işçilerden de birkaç kişi bir toplantı yaptılar. Peki kardeşim, bade harabül Basra, Basra harap olduktan sonra niye yaptınız bunu, niye öngöremediniz siz bunları? Yani Türkiye'de şu mesajı mı vermek istiyorsunuz: Hak verilmez, hak alınır, o nedenle, siz direnin, direndikçe kazanırsınız.
Günlerdir oradaki vatandaşlarımız, işçilerimiz 'Maaşlarımızı alamıyoruz, özlük haklarımızı elde etmek istiyoruz' diye bağırdılar, duymadınız. Sonra on yedinci gün çok şükür duydular ve bu işin takipçisi olacaklarını söylüyorlar, maaşlarının ödeneceğini söylüyorlar ve Sayın Enerji Bakanı da diyor ki: 'Bu şirket zaten sabıkalıymış, sicili bozukmuş.' Bak, ben söyleyeyim size Sayın Bakan, siz ne yapmışsınız? Bak, 2011 Gümüşhane Yıldız Bakır İşletmesi, madenin açıldığı 2011 yılından bu yana maaş ödemeleri eksik ve düzensiz yapılmış, işçiler rıza dışı şekilde ücretsiz izne gönderilmiş, işten çıkarılmakla tehdit edilmişler. 2014 Çankırı Kurşunlu Söğütsen Seramik, fabrikada yedi ay boyunca ücretlerini alamayan işçiler yol kapatma eylemi yapmış, eylem sırasında Holding, işçileri 'Fabrikayı kapatırız, hepiniz çoban olursunuz' diyerek tehdit etmiş. Daha da önemlisini söyleyeyim: Sayın Bakan dün ne diyordu? 'Bir daha bu şirkete ben kesinlikle ruhsat vermem' diyordu, değil mi? 28 Nisan günü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na bağlı Taşınmaz Komisyonu maden işletmek için Çankırı'nın Orta ilçesinde bulunan kömür ocağı için Yıldızlar SSS Holding'e ruhsat verdiğini duyurdu, aynı gün aynı saatte yapmış bunu arkadaşlar, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demeyelim mi? Sayın Bakan, bakın, verdiğiniz ruhsatlardan bile haberiniz yok. Sizin adınız 'Bakan' ama nereye bakacağınızı görüyorsunuz, bakılmayacak olan yerlere de bakmıyorsunuz, bakılacak yerlere de kör muamelesi yapıyorsunuz kendiniz.'
'MAPEG toplandı ve bu adama ruhsat verdi'
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın Doruk Madencilik için kullandığı 'Ben bu şirkete bir daha asla ruhsat vermem. Yükümlülüklerini yerine getirmeyene maden ruhsatı yok' şeklindeki sözlerini hatırlatarak eleştirileri sıraladı. Çömez, Maden Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün Bakan Bayraktar'ın sözleri sonrasında aynı şirkete ruhsat verildiğini öne sürdü. Çömez, şöyle konuştu:
''Doruk Madencilik firması nereye gitse maalesef problem; her işlerinde böyleler, dört-beş ay maaş ödemiyorlar. Ben bu firmaya bir daha ruhsat falan vermem.' Kim söyledi bunu? Bu ülkenin Enerji Bakanı söyledi. Peki, ne zaman söyledi? Dün söyledi. Yani aylardan beri sorunu bilen Bakan 'Zaten hep böyleler' diyor, 'Bundan sonra ruhsat falan vermem' diyor. Önceden de zaten böyleydi, biliyordunuz; neden bugüne kadar bunu söylemediniz? 'Vermeyeceğim' dedi.
Baktık MAPEG'in sitesine, Sayın Bakan bu lafları ederken MAPEG toplantı halinde. MAPEG'in toplantı raporu burada, diyor ki: 'Bir karar verdik, komisyon kararını açıkladık'. Baktık komisyon kararına ne varmış diye. Sayın Bakanın 'Borcunu ödeyemeyen, her zaman problem çıkartan bu firmaya bir daha ruhsat vermem' dediği saatlerde, Sayın Bakan'ın Bakanlığındaki komisyon toplanıyor ve bu firmaya, bakın, bu firmaya 48 numaralı kararla yeniden ruhsat veriyor. Nerede veriyor? Çankırı Orta'da ruhsat veriyor. Allah aşkına ya, siz bu milletle dalga mı geçiyorsunuz? Bu milletin aklıyla ve vicdanıyla alay mı ediyorsunuz, yoksa devlet kurumları nasıl yönetilir, devlet nasıl idare edilir ondan mı haberiniz yok? Meclis kayıtlarına geçmesi için söyleyeceğim. Tam 2 bin 364 adet ruhsat vermişsiniz. Toplam alan 29 bin 694 kilometrekare, Ankara'dan büyük. Bu ülkenin başkentinden büyük bütün alanların ruhsatlarını götürüp bir yandaş şirkete, bir zamanlar kol kola olduğunuz şirkete tahsis etmişsiniz, o da işçinin hakkını tarumar etmiş. Balıkesir'de de var aynı örnekler; trilyonluk arazileri var Balıkesir'de. Nasıl ele geçirdiğini tarih yazacak, gün gelecek bunların hepsinin dosyaları açılacak. Oradaki işçilere de para vermiyor. Yanı sıra ne olmuş, onu da söyleyeyim. Bakın, TEİAŞ kendisine 131 milyon liralık bir teşvik vermiş. 2022-23-24, bu dönemde bu firma kurumlar vergisi ödememiş ama küçücük bir vatandaş olsa, köylü olsa, işçi olsa, esnaf olsa yakasına yapışıyorsunuz. Allah aşkına bu devleti doğru düzgün yönetin; bu milletin aklıyla, vicdanıyla, duygularıyla alay etmeyin. Sayın Bakanı da bu ruhsatı iptal etmeye çağırıyorum. Söz verdin Sayın Bakan 'Ben bir daha vermem' dedin. 'Vermem' dediğin gün MAPEG toplandı ve bu adama, senin 'Aylardır işçinin maaşını ödeyemiyor' dediğin adama, 'Her işi problemli' dediğin adama yeniden ruhsat vermişsin, inanılmaz, kömür ocakları vesaireleriyle ilgili ruhsat vermişsin. Bu ruhsatı geri al diyorum ve vazifenizi doğru düzgün yapmaya davet ediyorum.'
'Hakkari'nin her yeri maden sahası, bütün endemik bitkileri mahvediyorsunuz'
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli de maden işçilerinin eylemine ilişkin konuştu. Temelli, şunları söyledi:
'Doruk Madencilike bağlı işçiler uzun süre direnerek, mücadele ederek haklarına kavuştular, gecikmeli olsa da kavuştular; bu önemliydi. Burada bir şeyi çok iyi gördük ki evet, örgütlü mücadele, sendikal mücadele emekçiler için vazgeçilmez bir mücadele hattıdır. Bu mücadele hattını korumak, geliştirmek, güçlendirmek büyük önem taşıyor.
Dayanışmayı güçlendirin ve sendikal hak mücadelesini mutlaka hayata geçirin. Yoksa fotoğraflarda gördüğünüz gibi İçişleri Bakanı oturmuş, sanki güvenlik toplantısı yapıyorlar gibi mesele öyle çözülmemiştir, mesele mücadeleyle çözülmüştür. İçişleri Bakanı yanına Savunma Bakanını da alsaydı, nedir bu? Siz o parkta o insanlara gaz sıktınız, saldırdınız sonra da çıkmışsınız 'Meseleyi biz çözdük'. Hayır, meseleyi siz çözmediniz, meseleyi orada direnen, mücadele eden işçiler, işçilerle dayanışma gösteren sosyalistler, devrimciler çözdü. Bu bir kere, böyle geçsin kayıtlara çünkü siz çözmek isteseydiniz bu şirkete hala ruhsat vermezdiniz. Bu şirket talancı, bu şirket sadece doğayı talan etmiyor, işçinin hakkına çöküyor, emekçinin hakkına çöküyor hatta olduğu yerde o bölgedeki esnafın da hakkına çöküyor. Dolayısıyla da dönüp baktığımızda, aslında bugün doğaya karşı işlenen bu suçlar sadece bir ekolojik kriz yaratmıyor, onun dışında, işte, emekçinin, o bölgede yaşayan insanların bütün haklarını topyekûn gasbediyor. Şimdi, mesela, dönüp Türkiye'ye baktığınızda, Karadeniz Bölgesi, Trakya, Güney Ege, Kürt illeri gerçekten bütün bölgelerde inanılmaz bir doğa talanı var; çok ciddi bir ekolojik kriz söz konusu ve giderek derinleşiyor. Mesela, 'Gabar'da petrol çıkarttık.' dediniz, burada sabahtan akşama kadar Gabar petrolüyle övündünüz, Gabar'da petrol çıkartmaya başladığınızda motorin 35 liraydı, şimdi motorin 70 lira; Gabar'ın doğasını katlettiniz. Hakkari'nin her yeri maden sahası, bütün endemik bitkileri mahvediyorsunuz. Diyadin'de altın madenciliği yapıyorsunuz, Diyadin'i mahvettiniz, Muş Ovası'nı da mahvettiniz. Dersim gibi doğa harikası bir yerin her yerine maden ruhsatı verdiniz.'
'2028'de de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tüm bu hedefleri gerçekleştireceğimize inanıyorum'
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ise 'Türkiye'nin terörden arınarak, terörsüz bölgeye kavuşarak yoluna emin adımlarla ilerlemesi, Türk siyasetinin, milletimizin ortak talebidir ve bu anlamda da çok önemli bir mutabakat vardır, olumlu bir hava vardır. İnanıyorum ki Gazi Meclisimizde oluşturulacak yasal süreçlerle ortaya çıkan politika çerçevesiyle birlikte Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Sünni'siyle, Alevi'siyle 86 milyonun birinci sınıf ortak payda içerisinde buluştuğu bir geleceğe doğru çok önemli bir reformun ve çok önemli bir sürecin başarıyla tamamlanacağına olan inancım var. Bu duygu ve düşüncelerle, ben tekrar Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tüm bu süreçlerin başarıya ulaşacağını, terörsüz Türkiye'nin de terörsüz bölgenin de gerçek manasıyla kurulacağını ve geleceğe de emin adımlarla, 2028'de de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tüm bu hedefleri gerçekleştireceğimize inanıyorum' diye konuştu.




