Gündem

TBMM Genel Kurulu... İYİ Partili Poyraz'dan ODTÜ'deki olaylara tepki

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, ODTÜ'deki Bahar Şenliği esnasında Türk bayrağı açılmasının ardından öğrenciler arasında yaşanan arbedeye ilişkin, 'Türkiye Cumhuriyeti devletinin bayrağı provokasyon olarak kabul edildi. Bu nasıl bir gözü dönmüşlüktür?' dedi.

(TBMM) - İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, ODTÜ'deki Bahar Şenliği esnasında Türk bayrağı açılması ardından öğrenciler arasında yaşanan arbedeye ilişkin, 'Türkiye Cumhuriyeti devletinin bayrağı provokasyon olarak kabul edildi. Bu nasıl bir gözü dönmüşlüktür?' dedi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da bugün, fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülecek. Teklifin görüşmelerine geçilmeden önce grubu bulunan partilerin grup başkanvekilleri, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in görevine başlamasıyla birlikte kamuoyunda aydınlatılmamış soruşturmalar başta olmak üzere yeni bir yapılanmaya gidileceğine yönelik açıklamalarını anımsattı.

Kurulan 7 daire içerisinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın dikkat çektiğini ifade eden Ekmen, 'Geçmişte 'faili meçhul suçlar' deyince, işin doğrusu, biz daha çok doğu ve güneydoğuda birtakım devlet görevlilerinin de içinde olduğu ve bir politika olarak soruşturma süreçleri ve cezasızlık mevzularının yürütüldüğü süreçleri hatırlıyoruz. Ama Bakanlığın yaptığı ilk açıklamaya göre, adli vaka olarak kabul edilebilecek 600 soruşturmanın faili meçhul olarak kayıtlarda görüldüğü anlaşılmaktadır. Buralarda temel soru, yetersiz ve derinleştirilmeyen soruşturma süreçleridir' dedi. 

Kamuoyunun yakından takip ettiği dosyaların yeniden ele alınmasının önemine değinen Ekmen, bu süreçlerin hukuk devleti ilkelerine uygun yürütülmesi gerektiğini belirtti. Ekmen, şu ifadeleri kullandı:

'Elbette, Rojin Kabaiş, Rabia Naz Vatan, Güran ailesinin soruşturması gibi mevzuların yeniden ele alınması önemlidir ama bunun hukuk devletinin temel ihtiyaçlarından biri olan adli kolluk mekanizmasının kurularak doğrudan başsavcılığın kontrolünde, denetiminde, gözetiminde, hiyerarşik olarak da amiri kabul edileceği adli kolluk aracılığıyla yapılması en doğrusu olacaktır. Biz, bu vesileyle adli kolluk kurumunun kurulmasına ilişkin yıllardır süregelen tartışmaları bir kere daha hatırlatmış oluyoruz.'

İYİ Partili Poyraz'dan ODTÜ'deki olaylara tepki

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ndeki (ODTÜ) Bahar Şenliği konseri sırasında Türk bayrağı açılması ardından öğrenciler arasında yaşanan arbedeye ilişkin konuştu. Poyraz, Türk gençlerinin kendi devletlerinin egemenlik sahasında saldırıya uğradığını vurgulayarak, 'Türk gençlerinin açmış olduğu Türk bayrağı, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bayrağı provokasyon olarak kabul edildi. Bununla ilgili 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' diyen gençler ellerindeki Türk bayraklarıyla darbedildiler. Bu nasıl bir gözü dönmüşlüktür? Bu nasıl tahammülsüzlüktür? Bu nasıl bir ihanettir?' dedi. 

Olayla ilgili başlatılan incelemelerin yeterli olmadığını ve meselenin özünde bir ahlak sorunu yattığını savunan Poyraz, 'inceleme başlattık' söylemini eleştirdi. Poyraz, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

'Bunu nasıl açıklayacağız? Bu sadece yargının konusu falan da değil, bu her şeyden önce ahlakın konusu. Yine inceleme başlatmışlar, meşhur laf 'İnceleme başlattık.' o meşhur laf. Herkesin teflon gibi elini yıkayıp çıktığı, üzerinden kaydırdığı mevcut durum... Tekrar ifade ediyorum, bu yargının, adli ve idari birimlerin görevinden ziyade bir ahlak problemidir, bu bir ahlaksızlıktır, bu bir haysiyet yoksunluğudur. Vatanının, devletinin, milletinin bayrağına karşı geliştirilen bu tutum bir haysiyet yoksunluğudur.'

DEM Partili Temelli: Ülke barış bekliyor, iktidar 9'uncu kez sermayeye barış getiriyor

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen ve önümüzdeki hafta Genel Kurul gündemine gelmesi beklenen yeni vergi düzenlemelerini eleştirdi. Temelli, kanun teklifinin içeriğine dair değerlendirmelerde bulunarak, 'Bu kanun teklifi vergi indirimlerine gidiyor, ülkeyi cazibe merkezi hâline getirecekmiş. Körfez'de savaş var ya, Körfez yatırımcısı Türkiye'ye gelecek, Türkiye'ye gelsin diye kurumlar vergisinde, katma değer vergisinde indirimlere gidiyor. Yani sermayeye aslında yeni yeni teşvikler, vergi yoluyla destekler sağlıyor; yeter ki Türkiye'ye gelin' dedi. 

İstanbul Finans Merkezi üzerinden verilen istihdam sözlerinin tutulmadığını ifade eden Temelli, 'Bunun için de İstanbul Finans Merkezi gösteriliyor, biliyorsunuz, orada 100 bin kişiye iş bulunacaktı, 10 bin kişiye bile iş bulamadılar. Bir beton yığını hâline gelmiş bir İstanbul Finans Merkezi var. Onu, şimdi o beton yığınını cazibe merkezi yapacağız diye işçi sınıfının üzerine yeni vergi yükleri kapıda. Dolayısıyla da bu gerçeklik söz konusu' diye konuştu. 

Kanun teklifindeki 'varlık barışı' maddesine dikkati çeken Temelli, iktidarın 'barış' kavramından sadece sermayeyi anladığını söyledi. Kayıt dışı ekonominin bu tür düzenlemelerle ödüllendirildiğini belirten Temelli, şöyle konuştu:

'Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen bu kanun teklifinin içinde bir 'barış' sözcüğü geçiyordu. Biz heyecanlandık tabii, dedik ki: 'Acaba barış yasalarıyla ilgili bir şey mi var?' Varlık barışıymış Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; barıştan anladıkları yine varlık barışı, yine sermayeye bir varlık barışı. Peki, bu, kaçıncı varlık barışı olacak biliyor musunuz? 9'uncu. 8 defa bu kara ekonomiye, bu kayıt dışı ekonomiye, 'Nereden bulursan bul, yeter ki bu parayı getir' denilecek olan ahlak dışı ekonomiye barış çıkartılmış, şimdi 9'uncu barış geliyor.'

CHP'li Emir'den 'Akbelen' değerlendirmesi

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Danıştay 6. Dairesi'nin Akbelen Ormanları'ndaki acele kamulaştırma kararını iptal ettiğini anımsatarak, kararı 'sevindirici ancak gecikmiş' olarak nitelendirdi. Emir, 'Acele kamulaştırma aslında bir savaş hukukuna ait kavramdır. Danıştay, ekonomik gerekçelerin acele kamulaştırma sebebi olamayacağını söyleyerek çok isabetli bir karar verdi' dedi.

Akbelen'de yaşanan süreci 'çevre katliamı' olarak tanımlayan Murat Emir, kamu gücünün şirket çıkarları için kullanıldığını savundu. Aceel kamulaştırma kararı verenlerin Zeytincilik Yasası'nın arkasından dolanmaya çalıştığını dile getiren Emir, 'Ekonomik gerekçelerle zeytin katliamı, orman katliamı yaptılar. Yargı kararlarını beklemeden dozerlerle girdiler ve büyük bir çevre katliamı gerçekleştirdiler' diye konuştu. 

Danıştay'ın iptal kararıyla birlikte yaşam alanlarından geriye ne kaldıysa kurtarılmış olduğunu belirten Emir, mahkemenin 'kamu yararı' kavramının keyfi kullanımına geçit vermediğini vurguladı.

Emir, Akbelen direnişinin sembol isimlerinden olan ve tutuklu bulunan Esra Işık'ın serbest bırakılması çağrısında bulunarak, 'Kazanması gereken halktır, Akbelen halkındır, ranta ve şirketlere peşkeş çekilmemelidir. Yargı şimdilik 'Dur!' demiştir ama bilsinler ki biz bu mücadelenin takipçisi olacağız. Esra Işık ve oradaki köylüler, topraklarını, yeşillerini, zeytinlerini, suyunu korumak için direndiler' ifadelerini kullandı.