Gündem

TBMM Genel Kurulu... Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin dokuz maddesi daha kabul edildi

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen sosyal medyanın 15 yaş altına engellenmesi ve kadınların doğum izninin 16 haftadan toplam 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeleri içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin ikinci bölümünde yer alan dokuz madde daha kabul edildi. 

(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen sosyal medyanın 15 yaş altına engellenmesi ve kadınların doğum izninin 16 haftadan toplam 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeleri içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin ikinci bölümünde yer alan dokuz madde daha kabul edildi. 

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da sosyal medyanın 15 yaş altına engellenmesi ve kadınların doğum izninin 16 haftadan toplam 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeleri içeren, ilk 16 maddesi kabul edilen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin ikinci bölümünde yer alan 16-28'nci maddelerin görüşmelerine başlandı. 

Bozan: Bu yaşananların birinci derecede siyasi sorumlusu Milli Eğitim Bakanıdır, o koltuktan vazgeçmeli

Teklifin 16'ncı maddesine verdikleri önergeyi açıklamak üzere konuşan DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarının üzerinden neredeyse bir hafta geçtiğini hatırlatarak 'İktidar yine bu olayı, bu saldırıyı, bu katliamı daha önce yaşananlar gibi hiçbir siyasi sorumluluk kabul etmeden bir komisyona havale ederek kapatmaya çalışacak. Ama bu defa öyle olmayacak, bu defa öyle olmamalı. Nasıl olmalı? Bir defa Yusuf Tekin istifa etmeli, Milli Eğitim Bakanı istifa etmeli. Eğer bu meseleyi gerçekten siyasete alet etmek istemiyorsanız bu yaşananların bir siyasi sorumluluğu var ve bu yaşananların birinci derecede siyasi sorumlusu da Milli Eğitim Bakanıdır. Milli Eğitim Bakanı o koltuktan vazgeçmeli, o koltuktan vazgeçmediği sürece siz bu yaşananları siyasete alet ediyorsunuz' diye konuştu.

Meclis'te kurulan araştırma komisyonunun yaşananların birinci derecede sorumlusu olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i dinleyeceğini söyleyen Bozan, 'Yine Milli Eğitim Bakanı'nın görevlendireceği kamu görevlilerini dinleyecek. Bu Komisyondan ne çıkar? Bu yaşananların siyaseti olmaz, bu yaşananların iktidarı olmaz, bu yaşananların sorumlusu olur. Bu yaşananların sorumlusu da sizsiniz ve gereğini yapın' dedi.

Karakaş: Kağıt üstünde sosyal devlet, gerçekte ise kaderine terk edilen bir anne demektir

Teklifin 20'nci maddesi üzerine verilen önerge için söz alan İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş, bugün getirilen teklifin aslında bir yasa değil bir zihniyetin itirafı olduğunu söyleyerek 'Vatandaşın her an içerisinde olan bir milletvekili olarak açıkça söylüyorum, aslında siz burada yasa yapmıyorsunuz, millete rağmen yeni bir düzen kurma çabasındasınız; oldubittiyle, apar topar, denetimsiz bir şekilde Meclisi devre dışı bırakıyorsunuz. Getirilen torba yasada belirsizlik var, adaletsizlik var, ayrıca keyfîlik var. Daha baştan sakat doğmuş bir teklif bu; alt komisyon yok, uzman görüşü yok ama dayatma var. Siz Meclisi ne zannediyorsunuz? El kaldır, indir yeri midir sadece? Bu millet sizi bunun için mi seçerek buraya gönderdi?' diye sordu.

Karakaş, kanun teklifinin 2'nci maddesindeki doğum izninin arttırılmasına ilişkin 'Evet, kulağa gayet hoş geliyor ama teoride harika gözüken bu madde gerçekte öyle mi bir bakalım: Aile sağlığı merkezinde çalışan bir ebe ya da hemşire yerine bakacak kimse yoksa o izni nasıl kullanacak? İznini tabi ki kullanamayacak, kullanırsa maaşından olacak. Bu, kağıt üstünde sosyal devlet, gerçekte ise kaderine terk edilen bir anne demektir. Hak veriyor gibi yapıp o hakkı kullanılmaz hâle getiriyorsunuz; bu bir çözüm değil, bu sadece bir aldatmacadır' dedi.

Söz konusu kanun teklifinin özünün sosyal devleti güçlendirmek değil, milleti iktidarınıza muhtaç hale getirmek olduğunu söyleyen Karakaş, 'Hak temelli değil, lütuf temelli bir düzen kuruyorsunuz. Bu teklif vatandaşı güçlendirmiyor, aksine zayıflatıyor; kuralları netleştirmiyor, aksine bulanıklaştırıyor; yetkiyi paylaşmıyor, merkezde topluyorsunuz. Millet geçim derdindeyken, gençler geleceğini yurt dışında ararken, çocuklar korunmayı beklerken siz hâlen usulsüz, plansız, denetimsiz yasalarla bu millete vakit kaybettiriyorsunuz. Bakın, arkadaşlar, adalet yoksa düzen yoktur, düzen yoksa devlet hiç yoktur; devlet vatandaşına hakkını vermezse o boşluğu adaletsizlik doldurur. Bu millet sadaka istemiyor, bu millet hakkını istiyor, hakkını' ifadelerini kullandı.

Şahin: Dijital mecralarla alakalı yapılan değişikliklerin hiçbirinin bu komisyonda görüşülmemesi gerekir

Yeni Yol Grubu adına Ankara Milletvekili İdris Şahin, teklifin 21'nci maddesi için verilen önerge üzerine söz alarak 'Arkadaşlar, Sosyal Hizmetler Kanunu'nda yapılan bir kısım düzenlemeleri olumlu gördüğümüzü, bu kanunun içerisinde makul olanların elbette ki tarafımızca desteklendiğini ifade etmiştik ancak internet ortamında yapılan yayınlara ilişkin düzenlemenin bu kanun metninin içerisinde ne alakası var, bunu sormak lazım. Velev ki bu düzenlemeleri bu kanun içerisinde, bu torba yasada görüştürüyorsunuz hiç olmazsa bir tali komisyon olarak Adalet Komisyonunda ve Dijital Mecralar Komisyonunda bu konuların bir irdelenmesi gerekir' dedi.

Kanunun imza sahiplerine dikkat çeken Şahin, 'Komisyonuna bakarsanız bu konulardan bihaber olan arkadaşlar. Hiçbir şekilde bu komisyonda bu konuların incelenmemesi gerekir. 'Niçin?' diyeceksiniz. 'Oyun' tanımını getiriyor; 'oyun dağıtıcı', 'oyun geliştirici', 'oyun platformu' gibi 21'inci maddede bahsettiği hususlar var. Artık bir gelenek haline getirdiniz; bir kısım kanunların içerisinde olumlu düzenlemeler yerine hiçbir şekilde bu kanun teklifiyle alakası olmayan maddeleri de dercetmek suretiyle, tatlının içerisine zehri enjekte etmek suretiyle kanunlaştırıyorsunuz ama bu yaptığınız gerçekten yanlış ve yaptığınız yanlışın ne demek olduğunu en güzel bir şekilde Anayasa Mahkemesinden döndüğünde anlıyorsunuz ama kaybeden milletimiz oluyor, toplumumuz oluyor. Dolayısıyla, burada bu kanunla alakalı, sosyal hizmetlerle alakalı önemli düzenlemelere bir diyeceğimiz yok ama dijital mecralarla alakalı yapılan değişikliklerin hiçbirinin bu komisyonda görüşülmemesi gerekir' ifadelerini kullandı.

Öztürk: Sadece çocuklara yasaklar koyarak bunu çözemeyiz

Kanun teklifinin 22'nci maddesi için verilen önerge üzerine söz alan CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, çocukları dijital mecralarda korumanın çok önemli olduğunu değinerek 'Dünya bunu konuşuyor ve çözmeye çalışıyor ancak herkesin gizliliğini tehlikeye atan bir gözetim altyapısı kurmayı düşünmeden, gerektirmeden çözmeye çalışıyor. Hepimiz aynı şeyi söylüyoruz; çocuklarımızı bu ortamlarda korumalıyız. Herhalde bu salonda buna karşı çıkan tek bir kişi yoktur ancak böyle olmaz, bir torba kanunla apar topar 'Yaptık oldu' zihniyetiyle olmaz arkadaşlar' dedi.

Bu şekilde çıkan bir kanunun çocukları kaybetmemizi engelleyemediğini ve sorunu da çözemeyeceğini belirten Öztürk, 'Çocuğu korumak elbette çok önemli. Eğer gerçekten korumak istiyorsak çok boyutlu, kompleks bir konuya çözüm bulmak istiyorsak bunu çok daha yönlü, çok daha ortak akılla hazırlanmış bir komisyon çalışmasıyla, Avrupa Birliği'yle beraber, benzer soruna odaklanmış ülkelerle iş birliği içinde, ebeveyn eğitimi, internet okuryazarlığı ve büyük teknoloji şirketlerinin sınırsız gücüne karşı ortak sınırlar ve sorumluluklar getirerek yapabiliriz. Sadece çocuklara yasaklar koyarak bunu çözemeyiz, koyamayız da bu çocuklara bu yasağı çünkü bu yasak, davranışı ortadan kaldırmaz, yalnızca görünür olmaktan çıkarır ve çocuğu daha denetimsiz ve daha karanlık bir alana iter' diye konuştu.

Özkan: Epsteinci, siyonist, çocuklarımıza cinsel tacizde bulunan alçaklarla ilgili düzenlemeyi reddettiniz

CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, düzenlemenin 23'ncü maddesi üzerine verilen önergeye yönelik söz alarak AK Parti milletvekillerine şöyle seslendi:

'Sayın komisyon başkanı komisyonumuzu çalıştırsaydı sizin karşınıza daha değerli toplu daha güzel bir şekilde çıkacak, herkesi memnun edecek, bürokratı da siyasetçisi de memnun olacaktı ama komisyon başkanı önergeyi komisyondan kaçırdı. Yarın komisyon toplantımız var. Neyi konuşacağız? Çocukları konuşacağız. Çocuklarımızı nasıl koruyacağımızı konuşacağız. Yasayı çıkarttık ya. Hazır bak paket. 'Alo, gönder gelsin.' Konuşmayalım. Neyi reddettiğinizin farkında mısınız? Epsteinci, siyonist, çocuklarımıza cinsel tacizde bulunan alçaklarla ilgili düzenlemeyi reddettiniz. Tanımı reddettiniz. Neyi reddettiğinizin farkında mısınız? Okan Konuralp bunun tanımını önerge olarak sundu. Neyi terk ettiğinizin farkında mısınız? Bunlarla ilgili cezayı reddettiniz. Epsteinci Çete ile ilgili 22. maddedeki cezayı reddettiniz. 23'te neyi reddettiğinizin farkında mısınız? Emperyalist oyuncuların Türkiye'de at koşturmasına izin verdiniz. Cezaları kaldırdınız. Ne yapıyorsunuz? Niye yapıyorsunuz?'

Poyraz: Tek adamcıkların kontrolsüzlüğü sonucunda bugün eski Tunceli Valisi tutuklandı

İYİ Parti Milletvekili Uğur Poyraz, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 23 yıllık iktidarının sonucunda Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in bugün gözaltına alındıktan sonra tutuklandığını belirterek 'Mesela bu konuyla ilgili hiç kendinizi sorguluyor musunuz ya da bununla ilgili bir endişe yaşıyor musunuz? Tunceli Valisi, Tunceli Devlet Hastanesi Baş Hekimi, oradaki diğer kamu görevlileri bayağı bir şebeke oluşturmuş. Bu cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine -zaman zaman buna kızdığınızı ya da üzüldüğünüzü biliyorum- biz tek adam rejimi dedikçe buna siz cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi diyorsunuz ya da Türk tipi başkanlık sistemi diyorsunuz ama bunun sonucunda yapılan atamalarda herkesin atandığı yerde kendini bir tek adam olarak ilan ettiğini hepimiz acı bir şekilde tecrübe ediyoruz. Sizler bölgelerinizde milletvekilisiniz. Bölgelerinizdeki bürokrasiyle muhatap olduğunuzda bürokrasi diyor ki 'Beni de cumhurbaşkanı atadı.' Yani her taraf tek adamcıklar dolu. İşte o tek adamcıkların kontrolsüzlüğü sonucunda bugün eski Tunceli Valisi tutuklandı' diye konuştu.

Poyraz'ın konuşması sırasında Genel Kurul salonundaki uğultuların artması üzerine bazı milletvekilleri AK Parti sıralarını 'saygısızlık' yapmakla suçladı. Bunun üzerine Poyraz, AK Partili milletvekillerine ithafen şöyle konuştu:

'Konuşmam değerli milletvekillerinin ilgisini çekmemiş olabilir. Bu konuyla ilgili benim benim hatipliğimi sorgulayabilirsiniz. Konuşmamda dikkatinizi çekmemiş olabilir. Zaten temel konu bu ve buna benzer birçok konuya ilişkin kulaklarınızı kapatmanız, gözlerinizi kapatmanız ve bütün bu konulara karşı kendinizi duyarsızlaştırmanız. Kaldı ki öyle değilsiniz aslında. Bizden çok daha farkındasınız. Bizden çok daha mahçup çünkü ülkeyi yöneten ülkeyi yöneten iktidar partisi sizlersiniz. Ama maalesef oturduğunuz koltuklardan cevap verme yetkiniz elinizden alınmış. Ben bu yetkiyi alabilmeniz için yeniden elinize alabilmeniz için bir farkındalık için konuştum. İtham etmiyorum. İsnatta da bulunmuyorum. Ben sizin de farkında olduğunuz bir Türkiye gerçeğini tekrar size hatırlatıyorum.'

Görüşmelerde Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin ikinci bölümünde yer alan 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23 ile 24'ncü maddeleri kabul edildi. Genel Kurul, 22 Nisan Çarşamba günü saat 14.00'da toplanmak üzere kapandı.