(TBMM) - İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın emeklilere müjde olarak bayram ikramiyesini bayram öncesinde hesaplarına yatırılacağını açıklamasını eleştirdi. Çömez, '24 yıl sonra AKP'nin verdiği müjde bu. Bakın 2018 yılında ilk defa bayram ikramiyesi verildiğinde rakamları hesapladık. O zaman 1000 liraydı. O günün kıymetiyle bugün bu bayram ikramiyesi verilmiş olsa dolar kuruna göre 11 bin lira olacak. Enflasyondaki artışa göre 11 bin 150 lira olacak. Asgari ücrete göre 17 bin 400 lira olacak. Ramazan fitresine göre 12 bin 720 lira olacak. Kurban bedellerine göre de 19 bin 900 lira olacak. Şu an bayram ikramiyesini bile veremeyecek durumda olan maalesef 24 yıllık iktidar müjde olarak 'Hadi gözünüz aydın, ikramiyenizi bayramdan önce vereceğiz' diyor. Bu cidden içler acısı bir durum' diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmeleri için toplandı. Siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özdağ: 'ABD kurulduğundan itibaren işgalci ve kurulduğundan itibaren de sömürgeci'

ABD Başkanı Trump: 'İran'da pratikte hedef alınacak bir şey kalmadı, savaşı istediğimiz zaman bitirebiliriz'
ABD Başkanı Trump: 'İran'da pratikte hedef alınacak bir şey kalmadı, savaşı istediğimiz zaman bitirebiliriz'
İçeriği Görüntüle

Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırıların devam ettiğini hatırlatarak, şunları söyledi:

'Amerika Birleşik Devletleri yeni emperyalist değil; Amerika Birleşik Devletleri kurulduğundan itibaren emperyalist, kurulduğundan itibaren işgalci ve kurulduğundan itibaren de sömürgeci. 1960 yılında Birleşmiş Milletler kararıyla sömürgecilik ortadan kaldırılmıştı ama bunlar sömürgeciliğe devam ediyorlar. Eğer bir yerde kendi milli menfaatlerine ve kirli emellerine aykırı hareket eden bir yönetim varsa onları devirmek için her şeyi yapıyorlar. Zaman zaman darbe çıkartıyorlar, darbeler yaptırıyorlar, zaman zaman iç savaşları orada oluşturuyorlar, zaman zaman suikastler veya vekalet savaşlarıyla orada terörist faaliyetler yaptırıyorlar veya ekonomik krizler çıkartıyorlar veyahut da eğer bunlarla baş edemezse Venezuela'da olduğu gibi son zamanlarda gelip devlet başkanlarını kaçırabiliyorlar.

Amerika Birleşik Devletleri'nin patronları çünkü siyonist Yahudiler tarafından yönetiliyorlar bu insanlar. Onlar da 7 Ekim saldırısından itibaren o saldırıyı bahane eden Netanyahu orada büyük zalimliklere, büyük zulümlere imza attılar; çoluk çocuk demeden, kadın kız demeden öldürdüler. 100 bine yakın insan öldü, 150 bine yakın insan yaralandı, 105 bin bina tamamen tahrip edildi. Şimdi de bir barış gücü kuruyorlarmış -ya, timsahın gözyaşları mı diyelim, yoksa ne söyleyelim?- ve bu barış gücüne Türkiye Cumhuriyeti devleti de üye oluyor; bu da utanılacak bir hadise, hakikaten Türkiye'nin tarihine, bin yıllık Anadolu coğrafyası tarihine yakışmayacak bir hadise.'

Çömez'den Erdağan'ın bayram ikramiyesi açıklamasına eleştiri...

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın TBMM Grup Toplantısında 'Emeklilerimize müjde vermek istiyorum' sözlerine atıfta bulunarak, şu ifadelere yer verdi:

'Heyecanla kulak kabarttık. Acaba nasıl bir müjde gelecek? Emekli maaşına zam mı olacak? Bayram ikramiyesine bir şeyler mi gelecek? Sonra dedi ki devamıyla: 'Emeklilerimizin bayram ikramiyesini bayram öncesindeki hesaplarına yatıracağız. Hayırlı uğurlu olsun.' 25 yıl sonra AKP'nin verdiği müjde bu. Bakın 2018 yılında ilk defa bayram ikramiyesi verildiğinde rakamları hesapladık. O zaman 1000 liraydı. O günün o günün kıymetiyle bugün bu bayram ikramiyesi verilmiş olsa dolar kuruna göre 11 bin lira olacak. Enflasyondaki artışa göre 11 bin 150 lira olacak. Asgari ücrete göre 17 bin 400 lira olacak. Ramazan fitresine göre 12 bin 720 lira olacak. Kurban bedellerine göre de 19 bin 900 lira olacak. Şu an bayram ikramiyesini bile veremeyecek durumda olan maalesef 24 yıllık iktidar müjde olarak 'Hadi gözünüz aydın, ikramiyenizi bayramdan önce vereceğiz' diyor. Bu cidden içler acısı bir durum. Bu bir anlamda aslında sizin sokaktan ne kadar da habersiz olduğunuzu gösteriyor. Sokakta ne oluyor, ne bitiyor? Gerçekten haberiniz yok.

Biraz çıksanız çarşıya, pazara emeklinin halini göreceksiniz, esnafın halini göreceksiniz, köylünün ekilmeyen tarlalarını göreceksiniz, gıda enflasyonundan feryat eden insanları göreceksiniz. Biraz çarşı, pazar dolaşın. İlçe merkezlerine gitseniz köylünün ipotekli arkadaşlar rica etsem konuşma yapıyorum. İstilam ediyorum lütfen. Çarşıya pazarı çıksanız ilçelere gitseniz traktörlerin 2. el traktörlerin satıldığını göreceksiniz. Ve gerçekten gerçekten sahada olan bitenden haberinizin olmadığını görüyoruz. Bu bakımdan sizi uyarıyoruz. İcralar patlamış, icra daireleri dolmuş ve ne yazık ki işsizlik Patlamış, ihracat rakamları düşerken ithalat rakamları rekor kırıyor. Bütçe gittikçe açık veriyor. Sadece ocak ayında sadece ocak ayında bu ülke tam 10.5 milyar dolar faiz ödedi. Korkunç bir borç batağı, korkunç bir faizle boğuşuyoruz. Yılbaşından bugüne kadar icra dairelerine gelen dosya sayısı da 2 milyonu bulmuş, korkunç bir tabloyla karşı karşıyayız.'

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu'nun gündem dışı konuşması sırasında, 'Sayın Bahçeli son grup konuşmasında bir taraftan iç cepheyi güçlendirmenin öneminden bahsederken diğer taraftan CHP'nin beşinci kol faaliyet yürüttüğünü, adaleti ve hukuku tanımadığını, asrın yolsuzluğu örtmek için siyasi ayak oyunları yaptığını söylemişti. Gerçekten merak ediyoruz, Türkiye Cumhuriyetini kuran, son seçimlerde birinci olan ve hala birinciliğini koruyan CHP'yi iç cephe olarak görmüyor musunuz? Sizin için iç cephe sadece İmralı'dan mı ibarettir? Ülkemizin en çok birlik beraberliğe ihtiyaç duyduğu bu zaman diliminde bizleri bir düşman gibi göstermek beşinci kol faaliyeti değil de nedir?' sözlerine yönelik, şöyle konuştu:

'Aslında konuşmama bu cümlelerle başlamayacaktım ama az önce bir dakikalık konuşma esnasında Sayın Genel Başkanımızın 'iç cepheyi tahkim etmek gerekir' cümlesinden ne kastettiğini anlamamış, bölgemizde ve dünyadaki gelişmeleri doğru okuyamamış bir milletvekilinin genel başkanımızı direkt olarak eleştirmesi bir akıl tutulmasından başka bir şey değildir diyorum. MHP'ye ve Türk milliyetçilerine iç cephenin ne olduğunu öğretmeye kalkmak beyhude bir çabadır. Bizler vatanın bekası ve milletin bölünmez bütünlüğü için mücadele etmenin ne demek olduğunu bizzat yaşayarak özümsemiş bir iradenin neferleriyiz. İç cepheyi sağlam tutmak ve Türkiye Cumhuriyeti'ni ilelebet payidar tutmak MHP'nin ve ülkücü milliyetçi hareketin lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin en temel ülkülerinden biridir. Bu sağlam inançla milli birlik ve beraberlik şuurundan taviz vermeden güçlü bir irade ortaya konmaktadır. Zira bizler Cumhuriyeti ilelebet yaşatma yeminini, Türk ve Türkiye yüzyılını, yüzyılı ülküsünü sonradan öğrenilmiş bir ders olarak değil, sarsılmaz bir varoluş gayesi olarak yüreğimizde yaşatıyoruz diyorum.'

Temelli: 'Bu şafak operasyonu zihniyetlerinden kurtuluruz diye umuyorduk, bu sabah Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne şafak operasyonu yapıldı' 

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından gelinen durumu değerlendirirken, 'Bu konuda her türlü diplomatik faaliyetin önü açılmalı, inisiyatif alınmalıdır. Bu savaş bir an önce sonlandırılmalıdır. Tabii bu savaşın sonlanmasındaki en önemli belki de hamle İran'ın demokratik bir cumhuriyet olarak demokratik bir İran olarak yoluna devam etmesine ne kadar bağlı olduğunu da biliyoruz. Bugünkü İran rejiminin İran halklarının inisiyatiflerini, siyasi anlayışlarını dikkate almadan yaratmış olduğu bu sistem diğer taraftan emperyalistlerin bu saldırıları aslında bölgeye, bölge halklarına şiddet, zulüm, yokluk, yoksulluk, ölümden başka bir şey getirmedi, getirmeyecekti. O yüzden de çözüm demokratik İran'dan geçmektedir' dedi.  

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi göreve geldiğinde, 'Yeni dönemde güne şafak operasyonlarıyla başlanmayacak' sözlerini hatırlatan Temelli, 'Tabii bu tür operasyonlar hiç olmasın, şafakta olması diye karşı çıkmıyorduk. Bir operasyon zihniyetine karşı çıkıyorduk. Bu şafak operasyonu zihniyetlerinden kurtuluruz diye umuyorduk. Çünkü bunlar bir siyasi adaletsizlikte siyaseti tasfiye etmeye yönelik bir anlayışın sonucuydu. Ama maalesef bu cümleyi ettikten sonra üzerinden çok geçmeden bu sabah Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne şafak operasyonu yapıldı. Ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı ve çalışma arkadaşları gözaltına alındı. Dolayısıyla bu zihniyetten bir türlü kurtulamıyoruz' diye konuştu.

Günaydın: 'Faize verdiğiniz paranın yüzde 1,5'unu bile emekliye vermiyorsunuz'

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın emekli maaşı konusunda verdiği müjdeyi hayretle  dinlediklerini belirterek, şu eleştirileri yönelti:

''Müjde veriyorum' dedikten sonra emekli ikramiyelerinin ve maaşlarının bayramdan evvel ödeneceğini söyledi. E bari hiç ödemeseydin. O emekli ikramiyesini zaten yıllarca 'olmaz, yapılmaz' dedikten sonra CHP'nin ısrarlı takibi bastırması ve konuyu siyasallaştırması çerçevesinde kabul etmek zorunda kaldın. Bugün en düşük emekli aylığı 20 bin lira, ortalama emekli aylığı 24 bin lira, açlık sınırı 33 bin lira. Bunun utancını yaşamak yerine diyorsunuz ki maaşları erken ödeyeceğiz. Peki ben soruyorum size kasada para mı yok? Zaten AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, adeta 'cepte para yok' diye emeklilere ikramiye verilmeyeceğini ilan etmişti. Peki siz 17 milyon emekliye biner TL ikramiye verseniz o 17 milyar TL eder. Oysa siz bu sene bütün yıl boyunca faize 2 trilyon 770 milyar TL veriyorsunuz. Yani faize verdiğiniz paranın yüzde 1,5'unu bile emekliye vermiyorsunuz ve ondan sonra bunu müjde olarak açıklayabiliyorsunuz. Pes kardeşim. Siyasal iletişimin bu başarısına ancak pes denir ama vatandaşın yutmadığını ifade edelim.'

'Adalet Bakanı'nın 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yıllarca yardımcılığını yapanlar mahkeme başkanlığı yapıyorlar'

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasına ilişkin de görüşlerini açıklayan Günaydın, 'Yaşı yetenler, siyasette de doğru yerde duranlar o Silivri'nin ne anlama geldiğini biliyor. Biz 12-13 yıl evvel de o Silivri'de bariyerleri sallıyorduk. Orada Ergenekon, Balyoz, Kumpas davaları sürerken 'Mahkemeye müdahale etmeyin. Burada yargılama yapılıyor' diyordunuz' diye konuştu. Günaydın, şimdi aynı işin yeniden Silivri'de tezgahlanmaya başladığını belirterek, 'Üstelik öyle bir şey ki savcının dünün başsavcısının bugünkü Adalet Bakanı'nın 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yıllarca yardımcılığını yapanlar orada mahkeme başkanlığı yapıyorlar. 1,5 yıllık kıdemleri olanlar orada Ağır Ceza Mahkemesi'nde heyet üyeliği yapıyorlar ve bu skandallarla dolu heyet elbette duruşmayı yönetemiyor. Şimdi demiş ki Adalet Bakanı, 'Orası siyaset arenası değil' demiş. Orada bağımsız olarak getirilmek zorunda olan arkadaşlarımızın etrafına 20 tane jandarmayı oturmak oturtmak marifet değil. CMK'ya da aykırı. Reddi hakim yapıldıktan sonra ne yapılacağı CMK'da yazılmış. Bilmiyorsanız açacaksınız ve öğreneceksiniz. Bütün o iddianame Cumhurbaşkanlığı adaylığını önlemek için neler yaptığınızı bu memleket çok açık biliyor. Ve bugün itibarıyla AKP'ye, MHP'ye oy veren yurttaşların da üçte biri bu davalara inanmıyor. Ne yaparsanız yapın adalet orada tecelli edecek' ifadelerini kullandı.

Akbaşoğlu: 'Kan bürümüş bir şebekenin kışkırtmaları neticesinde bölgemiz yeniden kan ve barut kokusuyla kaplandı'

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammed Emin Akbaşoğlu, Orta Doğu'da uzun süredir krizlerin ve çatışmaların ardı arkasının kesilmediğini belirterek, şöyle konuştu:

'Kuzeyimizden güneyimize mevcut çatışmalar sona ermeden maalesef bunlara her gün bir yenisi ekleniyor. En son İsrail'in tahrikleriyle komşumuz İran'a karşı başlatılan savaş hem coğrafyamızda hem de küresel ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturdu. Sorunların masada çözülme imkan ve ihtimali hali varken, yanlış hesaplar, yanlış değerlendirmeler ve elbette gözünü kan bürümüş bir şebekenin kışkırtmaları neticesinde bölgemiz yeniden kan ve barut kokusuyla kaplandı. İçinde bulunduğumuz sürecin hassasiyetine binaen çok dikkatli konuşuyor. Kelimelerimizi özenle seçiyoruz.

Türkiye'nin kendi rotasında kalmak ve etrafını saran ateşten korumak için son derece temkinli hareket edildiğini vurgulayan Akbaşoğlu, 'Aynı şekilde başta mezhep kavgası olmak üzere bölgemizde sahnelenmek istenen kanlı senaryolara karşı da gerekli tedbirleri alıyoruz. Dün Milli Savunma ve Dışişleri Bakanlarımız Gazi Meclisimizi kapalı oturumda bilgilendirdiler. Buradan bakanlarımıza ve bu konuyla ilgili değerli fikirlerini paylaşan milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Tabii içinde bulunduğumuz süreç ve etrafımızdaki ateş beri aslında birlik, beraberlik ve bütünlüğün ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Şairin ifadesiyle girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez' diye konuştu.

 

Kaynak: ANKA