Gündem

TBMM Genel Kurulu'nda '24 Nisan 1915 olayları' tartışması: Osmanlı nüfusunun 3 milyonu Ermeni, Süryani ve diğer Hristiyan halklardan oluşuyordu. 2026 ise 50 bin, bu insanlara ne oldu?

TBMM Genel Kurulu'nda DEM Parti Mardin Milletvekili George Aslan, '1915 tarihinde Osmanlı yönetimindeki nüfus 13 milyondu, bunlardan 3 milyonu Ermeni, Süryani ve diğer Hristiyan halklardan oluşuyordu. Bugün 2026 yılındayız. Bu saydığım halkların nüfusları milyonlarca olması gerekirken sadece 50 bindir. Bu insanlara ne oldu, nüfusları niye artmadı, nereye gittiler?' diye sordu. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez de Aslan'ın sorusuna 'Bu karar bir soykırım kararı değildir. Osmanlı coğrafyasında yaşayan Ermenilerin bir kısmı, tamamı değil terör örgütleriyle ilişkili oldukları için Osmanlı coğrafyası içerisinde bir bölgeden başka bir bölgeye gönderildi. O güzergahta hayatını kaybedenler oldu, bunun için üzülmemek mümkün değil' diye yanıt verdi.

(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda DEM Parti Mardin Milletvekili George Aslan, '1915 tarihinde Osmanlı yönetimindeki nüfus 13 milyondu, bunlardan 3 milyonu Ermeni, Süryani ve diğer Hristiyan halklardan oluşuyordu. Bugün 2026 yılındayız. Bu saydığım halkların nüfusları milyonlarca olması gerekirken sadece 50 bindir. Bu insanlara ne oldu, nüfusları niye artmadı, nereye gittiler?' diye sordu. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez de Aslan'ın sorusuna 'Bu karar bir soykırım kararı değildir. Osmanlı coğrafyasında yaşayan Ermenilerin bir kısmı, tamamı değil terör örgütleriyle ilişkili oldukları için Osmanlı coğrafyası içerisinde bir bölgeden başka bir bölgeye gönderildi. O güzergahta hayatını kaybedenler oldu, bunun için üzülmemek mümkün değil' diye yanıt verdi.

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplanan Meclis Genel Kurulu'nda fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanıldı.

Aslan: Ermenilere ne oldu, nüfusları niye artmadı, nereye gittiler?

DEM Parti Mardin Milletvekili George Aslan, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez'in bugünkü Genel Kurul konuşmasında değindiği 24 Nisan olaylarına ilişkin konuşarak 'Gecenin bu saatinde herhangi bir polemiğe meydan vermemek için ben konuşmanın içeriğine değinmeyeceğim, yalnız, bir soru soracağım. 24 Nisan kararlarını verenler zaten kendi hatıratlarında niçin bu kararları verdiklerini anlattılar, biz de okuduk, bunu yaşayanlar da ne yaşadıklarını iyi biliyor. Ben Sayın Çömez'e bir soru sormak istiyorum. 1915 tarihinde Osmanlı yönetimindeki nüfus 13 milyondu, bunlardan 3 milyonu Ermeni, Süryani ve diğer Hristiyan halklardan oluşuyordu. Bugün 2026 yılındayız. Bu saydığım halkların nüfusları milyonlarca olması gerekirken sadece 50 bindir. Elinizi vicdanınıza koyarak bu soruma lütfen cevap verin. Bu insanlara ne oldu, nüfusları niye artmadı, nereye gittiler?' diye sordu.

Çömez: Terör örgütleriyle ilişkili oldukları için Osmanlı coğrafyası içerisinde bir bölgeden başka bir bölgeye gönderildi

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, DEM Partili Aslan'ın sorusu üzerine kürsüden konuşmak üzere söz aldı. Aslan'a teşekkür ederek sözlerine başlayan Çömez, 'Önemli bir tarihi sürece başka bir perspektiften bakış açısı getirdi. Osmanlı coğrafyasında yaşayan Ermenilerin, maalesef, başta Ruslar ve sonra emperyalistler tarafından bir kısmı terörize edilerek aynen bugün PKK terör örgütü gibi o zaman da Hınçak ve Taşnak terör örgütleri kurduruldu. Kurulan Hınçak ve Taşnak terör örgütleri başta Van olmak üzere Osmanlı coğrafyasında kan kusturdular, yüz binlerce insanı katlettiler; hepsinin belgeleri burada, yıllarca bu konuya çalışmış birisi olarak söylüyorum' dedi.

O dönemde üç cephede savaşan Osmanlı'nın 'emperyalistlerin silahlandırdığı, tahrik ettiği terör örgütlerine karşı bu kararı almak zorunda kaldığını' söyleyen Çömez, şunları kaydetti:

'Bu karar bir soykırım kararı değildir. Osmanlı coğrafyasında yaşayan Ermenilerin bir kısmı, tamamı değil -Ortodokslar; Katolikler ve Protestanlar değil; mesela Adana'dakilerin bir kısmı, Balıkesir'dekilerin hiçbirisi- terör örgütleriyle ilişkili oldukları için Osmanlı coğrafyası içerisinde bir bölgeden başka bir bölgeye gönderildi. O güzergahta hayatını kaybedenler oldu, bunun için üzülmemek mümkün değil. Bakın, bunu ben yüreğimden gelerek söylüyorum ama bunu bir soykırım olarak nitelemek, hele hele Meclis çatısı altında bunu konuşmak son derece yanlıştır. Emperyalistler bunu söyleyebilir, yabancılar da söyleyebilir ama Türkiye Cumhuriyeti'nin Parlamentosunun çatısı altında bunu hiç kimse söyleyemez. Ha, şunu diyorsanız: 'Tarihte yaşananlara bakalım.' Hepsinin belgeleri burada; isterseniz Sayın Aslan, yıllarca çalıştığım Ermeni meselesinin bütün dosyalarını bütün evraklarını sizinle paylaşabilirim. Tarihten ders çıkarmak lazım, yaşanan acılardan ders çıkarmak lazım ama hiçbir zaman tarihi suistimal etmemek ve Türkiye Cumhuriyeti devletine yanlış politikalarla davranmamak lazım.'

Aslan: Süryanilerin günahı neydi? 

DEM Partili Aslan, Çömez'in yanıtının ardından bir dakikalık söz talebinde bulunarak 'Sayın Başkan, benim de bu konu üzerinde çok büyük çalışmalarım oldu hatta bu olayları yaşayan onlarca ihtiyarla söyleşiler yaptım. Ermenileri bir kenara bırakalım, hadi elinizde belki bazı argümanlar, işte 'Ermeniler yok şunu yaptı, yok bunu yaptı.' Peki, Sayın Çömez, Süryaniler ne yaptı? Süryanilerin günahı neydi? Bu soruya da cevap verin lütfen, neydi günahları?' diye sordu.

'Bu millet getirdi, Süryanileri sizin gibi burada milletvekili yaptı'

'Süryaniler ne yaptı?' sorusuna İYİ Partili Çömez, söz alarak şöyle yanıtladı:

'Bu millet getirdi, Süryanileri sizin gibi burada milletvekili yaptı, madde bir. İki, bu ülkeden Süryaniler bazı gerekçelerle yurt dışına gittiler, bunları biliyoruz ve siz beni çok iyi tanıyorsunuz, mensubu bulunduğunuz cemaat de beni çok iyi tanıyor. Yıllar önce Fransa'ya gitmiş ve Türkiye'den göç etmiş Süryani cemaatini orada bulmuş, hepsiyle kucaklaşmış, 'Gelin bu ülkeye, topraklarınıza geri dönün.' demiş birisiyim ben. Mardin'e gittiğimde Süryani cemaatiyle yaptığım görüşmelerden de haberiniz var. Dolayısıyla bu ülkede, bu coğrafyada yaşanan acıların hepsi bizim acılarımızdır ama bunları terörize ederek, terör örgütlerine sahip çıkarak, Hınçak ve Taşnak terör örgütlerinin yaptığı katliama sahip çıkarak burada bu meseleyi savunamazsınız. Anadolu coğrafyasında yaşanan gerçekler var, o gerçekler tarihin sayfalarında vardır, tarih gerekeni yapacaktır ama lütfen bu meseleleri suistimal etmeyin.'