Haber: Ogün AKKAYA
(TBMM) - TBMM'de Akran Zorbalığının Araştırılması Alt Komisyonu'nda kurum temsilcileri, dijital risklerin artışıyla birlikte yalnızca okul içi değil akran zorbalığının çok boyutlu ele alınması gerektiğini vurgulandı. Alt komisyonda, bu konuda mevcut mevzuatın yetersiz kaldığına dikkat çekilerek, aileden okula ve sağlığa uzanan bütüncül politikalar ile erken müdahale, eğitim ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Politikaları Daire Başkanı Aslıhan İlhan, 'Çok kapsamlı mevzuatlarımızın olduğunu düşünüyoruz ama şu an fark ediyoruz ki bu mevzuatlar artık bize yetmiyor' dedi.
TBMM Dilekçe Komisyonu bünyesinde kurulan 'İlköğretim ile Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınabilecek Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonu', AK Parti İstanbul Milletvekili Yıldız Konal Süslü başkanlığında toplanarak, hazırlanan taslak rapor görüşüldü.
Toplantıya Milli Eğitim Bakanlığı'ndan İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanı Fatih Başak ile Eğitim Politikaları Daire Başkanı Aslıhan İlhan; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hakları Daire Başkanı Emre Ertekin ve psikolog Merve Nur Yavuz; Sağlık Bakanlığı Ruh Sağlığı Daire Başkanı Dr. Ayşen Gökçen Gündoğmuş, Çocuk ve Ergen Sağlığı Daire Başkanlığı'ndan Dr. Aylin Yüksel; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan İnternet Daire Başkanlığı bilişim uzmanı Dr. Şahin Bayzan, Feridun Güngör ve psikolog Nurçin Gülşah Aksakallı katıldı.
Komisyon Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Yıldız Konal Süslü toplantının açılışında yaptığı konuşmada, 'Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırılarda hayatını kaybeden ve yaralanan evlatlarımızı, öğrencilerimizi koruma uğruna canını feda eden kıymetli öğretmenimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Bu elim hadiseler, çocuklarımızın güvenliğini her şartta öncelemenin ve toplum olarak birlik, dayanışma ve sorumluluk bilinciyle hareket etmenin ne denli hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir' ifadesini kullandı.
'Çocukların dijital dünyadaki hareketlerini de takip edebilmeliyiz'
Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Politikaları Daire Başkanı Aslıhan İlhan, 'Okul içinde yaşanan bir şiddet olayı var ama burada biraz konuyu analiz ettiğimizde görüyoruz ki okul dışı risk faktörlerinin ele alınmasının, diğer kamu kurum kuruluşlarının paydaş olacağı konuların ele alınmasının ne kadar önemli olduğunu biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak çok yoğun şekilde hissediyoruz. 2025 yılında bir şiddet algısı araştırması yaptık, çocukların hangi davranışları şiddet olarak aslında değerlendirdiklerine dair. Bu doğrudan tabii zorbalıkla da ilişkili. Bunların ilk başında aslında çocuklar dijital dünyada yaşadıkları ve oradaki hareketleri şiddet olarak algılıyorlar. Bu bize aslında şunu gösteriyor: Artık biz sadece çocukların fiziksel olarak gösterdikleri davranışları değil, dijital dünyadaki hareketlerini takip edebilmeli, görebilmeliyiz' diye konuştu.
'Mevzuat Çok kapsamlı mevzuatlarımızın olduğunu düşünüyoruz ama...'
Yasal dayanakların olduğunu Çocuk Koruma Kanunu ve Milli Eğitim Bakanlığı Yönergesi üzerinden örneklendiren İlhan, 'Çok kapsamlı mevzuatlarımızın olduğunu düşünüyoruz ama şu an fark ediyoruz ki bu mevzuatlar artık bize yetmiyor. Bunlarla ilgili kurum kuruluşların koordinasyon içinde, iş birliği içinde ve yeni riskleri nasıl ele alabileceklerine dair kapsamlı çalışmalar yapılması gerektiğini Milli Eğitim Bakanlığı olarak öneriyoruz ve değerlendiriyoruz. Bununla birlikte rapor çıktılarının arasında yapmaya çalıştığımız ama yaygınlaştırılmasına ihtiyaç duyulan çok çalışma var. Bunlar bizim için çok kıymetli ödevler ve bunlar üstünde çalışmaya zaten devam ediyoruz. Çalışmaları da bu kapsamda gerçekleştireceğiz' dedi.
'81 ilde yapılandırılmış olan Çocuk Hakları İl Çocuk Komiteleri olacak'
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hakları Daire Başkanı Emre Ertekin ise ebeveynlere ve çocuklara yönelik geliştirmiş oldukları birçok rehberin olduğunu belirterek, ilgili çalışmalarının halihazırda devam ettiğini anlattı. Çocuk profillerinin denetiminde yapay zeka destekli bir uygulama üzerinde de çalıştıklarını, projenin hazırlık aşamasında olduğunu hatırlatan Ertekin, şunları kaydetti:
'Özellikle rehberlerle ilgili olarak değişik yaş gruplarına yönelik akrandan akrana aktarım tekniklerinin kullanıldığı eğitimleri bu yıl içerisinde başlatıyoruz. Çocuk Hakları Daire Başkanlığımızın altında 81 ilde yapılandırılmış olan Çocuk Hakları İl Çocuk Komiteleri olacak. Bu çocuk komitelerinin şu anda mevcut durumda halihazırda 35 binin üzerinde aktif üyesi var. Bu üyeler ile her ilde en azından 10 tane çocuk üye ile çalışmalarını sürdüren aktif komiteler. Her ilde bu eğitim programında geliştir dediğimiz eğitim materyallerini kullanarak, akrandan akrana eğitim tekniklerinden yaratarak, çeşitli uluslararası kuruluşlardan elde ettiğimiz kaynaklar, merkezi yönetim bütçesinden talep edeceğimiz bir projeyle talep edeceğimiz bütçeyle bu yıldan itibaren bu alandaki eğitimleri yaygınlaştırmayı planlıyoruz.'
'Bakanlıklarla birlikte düzenlediğimiz çalıştayda öncelikli başlık akran zorbalığı oldu'
Sağlık Bakanlığı Ruh Sağlığı Daire Başkanı Dr. Ayşen Gökçen Gündoğmuş, davranışsal risk faktörlerinin değerlendirilmesine yönelik çalışmaların Bakanlık talimatıyla yaklaşık iki ay önce başlatıldığını belirterek, özellikle çocuklarda koruyucu ve önleyici yaklaşımı esas alan bir model üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın katkılarıyla akademisyenlerin de katıldığı bir çalıştay düzenlediklerini aktaran Gündoğmuş, ilkokuldan liseye kadar farklı yaş gruplarında risk faktörlerinin erken tespiti ve risk altındaki çocukların bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesine yönelik verimli sonuçlar elde edildiğini söyledi. Çalıştayda akran zorbalığının da öncelikli başlıklardan biri olarak öne çıktığını dile getirdi. Gündoğmuş, çocukların kısa formlar aracılığıyla değerlendirilmesi ve tespit edilen risk düzeyine göre yönlendirilmesine yönelik bir sistem üzerinde çalıştıklarını, bu alandaki teknik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
'Özellikle algoritmik yönlendirmelerle çocuklarımızın önüne istenmeyen birçok içerik çıkıyor'
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İnternet Daire Başkanlığı Bilişim Uzmanı Dr. Şahin Bayzan ise internet ortamı ve sosyal medyada aktif kurumlardan birinin BTK olduğunu belirterek, 'Bizim çalışmalarımız özellikle 5651 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 2007 tarihinden itibaren başlamış olan birçok yönlü çalışmalar. 2008'de Elektronik Haberleşme Kanunu yürürlüğe girdikten sonra bu kanun çerçevesinde özellikle internetin bilinçli, güvenli ve etkin kullanımına yönelik çalışmaları yürütmeye başladık. Bu çalışmalar İnternet Dairesi Başkanlığı altında yürütülen çalışmalardır' dedi. Bayzan, sosyal medya platformlarına ilişkin uyarılarını da hatırlatarak, '2015'li yıllardan itibaren sosyal medya platformlarıyla ilgili gidişatın pek başarılı olmadığını gördük. Mutlaka bir şeylerin yapılması konusunda çok konuştuk, çok anlatmaya çalıştık, hatta yalvardık. Yani mutlaka buralara el atılması gerektiğini ifade ettik. Bugün görüyoruz ki özellikle algoritmik yönlendirmelerle çocuklarımızın önüne istenmeyen birçok içerik çıkıyor' dedi.
'Eylem planları yazılıyor ama sahaya yansımalarını göremiyoruz'
'Gerçekten gönlümüzü koyarak bu komisyonun çalışmasına hem katkı sunduk hep beraber hem de bir rapor taslak çıktı ortaya' diyen komisyon üyesi CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ise görüşlerini şöyle ifade etti:
'Dileriz ki bizim bu çalışmamız bundan sonra en azından hiçbir çocuğun bu şekilde şiddet mağduru olmaması, hayatını kaybetmemesi veya herhangi bir zorbalığa maruz kalmadan daha mutlu, huzurlu bir hayat sürmesine katkı sağlasın. Biz de bunun vicdani rahatlığını hissedelim bundan sonra. Bürokrat arkadaşları dinledik, daha önce de dinledik. Teşekkür ediyorum çalışmaları için ama şöyle bir şey var: Meclis'te komisyonlardan, bakanlıklardan gelen arkadaşları dinlediğimde kafama tam oturmuyor o sunumlar. Çünkü sahaya çıktığımızda başka şeyler görüyoruz. Yani kağıt üstünde, teoride, strateji belgelerinde, eylem planlarında birtakım şeyler yazılıyor ve belli bir çapta hayata geçiriliyor ama onun bütün bir sayıya, bütün Türkiye'ye yansımalarını tam olarak göremiyoruz. Asıl bunu konuşmamız gerekiyor.'
'PDR'yi konuşuyoruz ama velilerimizden de bize geri dönüşler, rehberlik derslerinin boş geçtiği yönünde'
Komisyon toplantısına katılan DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen de 'PDR'yi konuşuyoruz ama velilerimizden de bize geri dönüşler, rehberlik derslerinin çok uzun yıllar ne yazık ki boş geçtiği, başka derslerle belki takviye olarak düşünüldüğü yönünde. Bunu da Milli Eğitim Bakanlığımızın yeniden gündemine alması gerektiği, o dersin değil, çocukların psikososyal iyilik halleri düşünülerek, çocuğun üstün yararı gözetilerek belki de bugün artık en önemli derslerimizden biri haline geldiği değerlendiriliyor' şeklinde konuştu.
Toplantı sonunda, taslak rapor komisyonda oylamayla kabul edildi. Taslak rapor Dilekçe Komisyonu'na sunulacak.