Haber: Erva GÜN
(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki uluslararası anlaşmanın görüşmeleri esnasında, muhalefet partileri, yerli üretici aleyhine yabancı şirkete imtiyaz ve muafiyetler sağlandığını belirterek düzenlemeyi 'kapalı kapılar ardında kotarılmış bir kapitülasyon anlaşması' olarak nitelendirdi. Eleştirilere yanıt veren AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok ise alım garantilerinin yerli firmalara da tanındığını ifade ederek, 'Sermayenin Avrupalısı, Asyalısı, İslamisi olmaz, sermaye sermayedir. Ülkemizin menfaatine olduğu için imzaladık' sözleriyle yatırıma kökeni üzerinden karşı çıkılmasına tepki gösterdi.
Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu'nda Emniyet Teşkilatı ve basınla ilgili düzenlemeler içeren kanun teklifinin birinci bölümünde yer alan 1 ile 13'üncü maddelerin görüşmeleri tamamlandı.
Genel Kurul'da ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi de görüşüldü.
Meclis onayına sunulan kanun teklifine göre, 3 Şubat 2026 tarihinde Riyad'da imzalanan 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşma' kapsamında, Türkiye'de toplam 5 bin megavat (MW) kurulu güce ulaşacak güneş ve rüzgar enerjisi projeleri hayata geçirilecek. Anlaşma uyarınca söz konusu projeler, Suudi Arabistan şirketleri tarafından geliştirilecek.
İLK ETAPTA SİVAS VE KARAMAN'DA SANTRALLER KURULACAK
Yasa teklifinde yer alan detaylara göre, toplam 5 bin megavatlık kapasitenin ilk aşamasında, Sivas ve Karaman'da her biri 1000 megavat olmak üzere toplam 2 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrallerinin kurulması planlanıyor. Projeler kapsamında üretilen elektriğin 30 yıl süreyle satın alınacağı belirtildi.
Kanun teklifinin gerekçesinde,tamamı dış finansman yoluyla gerçekleştirilecek söz konusu projelerin doğrudan yabancı yatırım niteliği taşıdığı ve uluslararası finans kuruluşları tarafından da destekleneceği vurgulandı.
ÇALIŞKAN: 'KİM BU ŞİRKET' DİYORUZ, 'AÇIKLAMA ZORUNLULUĞUMUZ YOK' DİYOR
Yeni Yol Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, Suudi Arabistan ile yapılan anlaşmanın içeriğindeki belirsizlikleri ve komisyon çalışmalarında milletvekillerinin sorularının yanıtsız bırakılmasını eleştirerek, bürokratik bir oligarşinin hüküm sürdüğünü savundu.
Çalışkan, 'Halkın temsilcileri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin üyeleri anlaşma içeriğine dair bilgi soruyor 'Kim bu şirket?' diyor, beyefendiler cevap veriyor, ne diyorlar: 'Bizim bunu açıklama zorunluluğumuz yok' Devletin içerisinde kümelenmiş bir bürokratik, oligarşik yapı ne yazık ki halen hüküm sürüyor' dedi.
Anlaşmanın Türkiye'yi ekonomik olarak zayıf gösteren bir mantıkla imzalandığını ileri süren Çalışkan, 'Anlaşma içerisinde o kadar çok durumlar var ki hani Mevlana'nın tekkesi gibi 'Gel, ne olursan ol' diyen bir vaziyette. Ülkemizi adeta dilenci muamelesi gösteren, para gelsin de ne sebeple gelirse gelsin, biz adeta iflas etmiş bir tüccarız, önümüze getirdiğiniz bütün belgeleri imzalarız, yeter ki para gelsin anlayışıyla yapılmış bir anlaşma' şeklinde konuştu.
ÇÖMEZ: ANLAŞMANIN ARKASINDA BİLMEDİĞİMİZ SWAP ANLAŞMALARI MI VAR?
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, düzenlemeyi bir yatırım teşviki olarak görmediklerini belirten Çömez, projenin 'kapalı kapılar ardında kotarıldığını' savunarak anlaşmayı 'kapitülasyon' olarak nitelendirdi.
Anlaşmanın Meclis onayına sunulmasını 'skandal' olarak tanımlayan Çömez, 'Bu projenin Meclis onayına sunulması ayrı bir skandaldır, bunu kabul etmiyoruz, bu bir yatırım teşviki falan değil. Bunun arkasında ne olduğunu zaman bize gösterecek. Bir süre sonra hem kamuoyu, aziz Türk milleti hem de bu Parlamento öğrenecek' ifadelerini kullandı.
Sözleşmenin içeriğine ve arka planına dair kamuoyunun bilmediği noktalar olabileceğine dikkati çeken Çömez, 'Acaba bunun arkasında bizim bugün öngörmediğimiz ve bilmediğimiz swap anlaşmaları mı var, yoksa başka para akışları mı olacak? Bizim bugün bilemediğimiz, kapalı kapılar ardında yapılmış anlaşmalar veya sözleşmeler mi var? Peki, bir süre sonra, bu şirketin belli bir kısmını başkaları alırsa ne olur, bu imtiyazdan başkaları istifade ederse ne olur?' değerlendirmesinde bulundu.
TAN: ANLAŞMA, YERLİ SERMAYENİN ÖNÜNÜ KESMEKTEDİR
CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, anlaşmanın yerli yatırımcılar aleyhine imtiyazlar barındırdığını savunarak, yabancı sermayeye sağlanan muafiyetleri 'kapitülasyon' olarak nitelendirdi.
Anlaşmanın ilk bakışta sıradan bir iş birliği gibi sunulduğunu ancak detaylarında yerli yatırımcılar açısından soru işaretleri barındırdığını belirten Tan, 'Anlaşmada yabancı yatırımcıya sağlanması öngörülen tavizlerin fazlalığı mezkur anlaşmanın yabancı sermayeye alan açarken yerli sermayenin önünü kestiğini açık seçik ortaya sermektedir' dedi.
Yabancı yatırımlara karşı olmadıklarını ancak adil şartlarda yapılması gerektiğini ifade eden Tan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
'Bir ülkenin kendi üreticisini sorumlu kıldığı yükümlülüklerden başka bir ülkenin üretici ve yatırımcılarını muaf tutmasına 'kapitülasyon' adı verilir. Sizin karşımıza getirdiğiniz bu anlaşma da yerli üretici ve yatırımcımız aleyhine yabancı bir ülkeye verilen kapitülasyondur. İster Suudi Arabistan'dan ister başka ülkelerden gelsin, ülkemizde güneş enerjisi yatırımlarının yapılmasına bizler karşı değiliz. Bu hususu bir kez daha altını çizmek üzere tekrarlıyorum: İster Suudi Arabistan'dan ister başka ülkelerden gelsin, ülkemizde güneş enerjisi yatırımlarının yapılmasına karşı değiliz lakin yerli üreticilerimiz için hangi vergiler ve yükümlülükler öngörülüyorsa yabancı yatırımcılar da aynı şartlarda Türkiye'de faaliyet göstermelidir.'
AK PARTİLİ ALTINOK'TAN MUHALEFETİN ELEŞTİRİLERE YANIT
AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok ise anlaşmaya ilişkin yaptığı konuşmada, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan enerji anlaşmasına yönelik muhalefet partilerinden gelen eleştirilere yanıt verdi. Anlaşmadaki alım garantilerini savunan Altınok, muhalefetin yatırımın yapıldığı ülkeye göre tavır aldığını ileri sürerek sermayenin kökeni üzerinden değerlendirme yapılmaması gerektiğini vurguladı.
Anlaşmada yer alan alım garantisi maddesine yönelik eleştirilere değinen Altınok, 'Türkiye Cumhuriyeti devleti ile Suudi Arabistan Krallığı arasında imzalanan Enerji Anlaşması'na arkadaşlarımızın niye karşı olduğunu anlamakta zorlanıyorum. Biz yerli firmalara da, yerli GES üreticilere de alım garantisi veriyoruz, fiyat garantisi veriyoruz. Onu vermediğiniz takdirde yerli ve yabancıya bunun üretilebilmesi mümkün değildir' diye konuştu.
'SUUDİ ARABİSTAN'DAN GELİNCE ARKADAŞLARIMIZIN TÜYLERİ DİKEN DİKEN OLUYOR'
Yabancı sermayeye yönelik eleştirilerin arkasında ideolojik bir yaklaşım olduğunu iddia eden Altınok, muhalefet sıralarına seslenerek şöyle konuştu:
'Yine, yabancı sermayeden bu kadar korkunun anlamsız olduğunu düşünüyorum. Şurada aklıma şu geliyor, gelsin de istemiyorum ama yani bu Norveç'ten, İsveç'ten, Kanada'dan gelseydi herhalde çok fazla itiraz etmeyecektiniz. Suudi Arabistan'dan gelince arkadaşlarımızın, Müslüman ülkeler, İslam ülkeleri olunca sanki böyle tüyleri diken diken oluyor. Arkadaşlar hangi coğrafyada yaşıyoruz? Sevgili Emir, hangi coğrafyada yaşıyoruz? Yahu arkadaşlar, biz sizin kodlarınızı biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisinin kodlarını bilmez miyiz? Ama iş Suudi Arabistan olunca, İslam ülkeleri olunca vallahi nasıl anlaşma yaparsanız yapın mutlaka karşı çıkıyorsunuz, mutlaka karşı çıkıyorsunuz.
Sermayenin Avrupalısı, Asyalısı, Afrikalısı falan olmaz, İslamisi, gayri İslamisi olmaz; sermaye sermayedir. Ülkemizin menfaatleri ne ise, ülkemizin enerji ihtiyaçlarının karşılanması noktasında bir yatırım imkânı sağlıyorsa önemlidir, nereden geldiğine bakmam. Bu, ülkemizin menfaatine midir, değil midir? Menfaatine olduğu için imzaladık, bugün de inşallah onaylayacağız. Sizlerden istirham ediyorum, sermayenin menşei noktasında bir değerlendirme yaparak görüşlerimizi oluşturmayalım lütfen.'
Anlaşma üzerine grubu bulunan siyasi partilerin milletvekillerinin değerlendirmelerinin ardından teklifin oylamasına geçildi.
(SÜRECEK)




