(ANKARA) - TEB Başkanı Mehmet İrfan Demirci, internetten ilaç ve takviye gıda satışına yönelik düzenlemenin henüz TBMM gündemine gelmediğini, çalışmaların Sağlık Bakanlığı'nda devam ettiğini söyledi. Demirci, 'Düzenleme takviyelere ilişkin deniliyor ancak bize ifade edilen, kapsamın genişletilerek reçeteli ilaçların da bu kapsama alınacağı yönündedir' dedi.
Türk Eczacıları Birliği (TEB) heyeti, 14 Mayıs Eczacılık Günü ile bilimsel eczacılığın 187'nci yıl dönümü dolayısıyla basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan TEB Başkanı Mehmet İrfan Demirci, Türkiye'de ilk eczacılık sınıfının kurulduğu 14 Mayıs 1839'dan bu yana mesleğin bilimsellik ve etik ilkeler üzerine inşa edildiğini belirterek, Türkiye genelinde 30 bini aşkın toplum eczanesi ve toplamda 55 bin eczacının sağlık sisteminin en yaygın ve güvenilir noktası olarak hizmet verdiğini ifade etti.
Bu yılki temayı 'Sağlıklı Yaşamda Toplum Eczaneleri - Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Gücü: Eczacı' olarak belirlediklerini söyleyen Demirci, şu değerlendirmeyi yaptı:
'Türkiye'de toplum eczaneleri, en hızlı ve en kolay ulaşılır birinci basamak sağlık kuruluşlarıdır. Doğru bir modelle yönetilmesi gereken bu güçlü ağ, birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendiren stratejik nitelik taşımaktadır. Ancak maalesef ülkemizde eczacıların sağlık sistemine sunabileceği katkıdan yeterince faydalanılmadığını görüyoruz. Sadece SGK reçeteleri bağlamında baktığımızda yılda yaklaşık 508 milyon reçete işlem görmektedir. Bu sayı sağlıkla ilgili en kritik noktalardan birinin eczaneler olduğunun açık göstergesidir.'
'HER 5 KİŞİDEN 3'Ü KRONİK HASTALIK RİSKİ ALTINDA'
TÜİK verilerine göre nüfusun yaşlandığını ve kronik hastalık yükünün arttığını hatırlatan Demirci, Sağlık Bakanlığı verilerine dayanarak son bir yılda 30 milyon kişiye tarama yapıldığını ve 7 milyon yeni tanı konulduğunu bildirdi. Demirci, 'Her 5 kişiden 3'ünün kronik hastalık riski altında olduğunu görüyoruz. Bu veriler bizlere daha güçlü bir birinci basamak sağlık sistemine ve sahadaki sağlık profesyonellerinin daha etkin kullanılmasına ihtiyaç olduğunu göstermektedir' diyerek eczacıların kronik hastalık yönetiminde daha aktif rol alması gerektiğini vurguladı.
KAMU ECZACILARININ SORUNLARI VE GENÇ MEZUN İSTİHDAMI
Hastanelerde görev yapan eczacıların yüksek sorumlulukla çalıştığını ancak yapısal sorunlarla boğuştuğunu belirten Demirci, 'Kamu eczacıları, kadro sayısındaki yetersizlik, özlük haklarının ve ekonomik taleplerin karşılanmaması, elverişsiz çalışma ortamları gibi yapısal sorunlar yaşamaktadır. Kamu eczacılığı güçlendirilmeden sağlık sistemimizin kalitesini artırmak mümkün değildir' dedi.
Eczacılık fakültelerindeki plansız artışın 'istihdam krizi' yarattığını da ifade eden Demirci, 'Genç meslektaşlarımızın içinde bulunduğu istihdam darboğazı, mesleğimizin en yakıcı sorunlarının başında gelmektedir. Plansız açılan fakülteler ve kontenjan artışları nedeniyle bir istihdam krizi yaşanmaktadır. Yeni eczacılık fakültesi açılışları durdurulmalı, kontenjanlar bilimsel verilere göre belirlenmeli ve başarı sıralaması 50 bin ile sınırlandırılmalıdır' ifadelerini kullandı.
'TÜRKİYE'DE YENİLİKÇİ İLAÇLARA ERİŞİM YÜZDE 3'E GERİLEDİ'
Ekonomik verilere ve küresel ilaç politikalarına da değinen Demirci, Türkiye'de sağlığa ayrılan kaynağın OECD ortalamasının çok altında kaldığını söyledi. Kişi başı ilaç harcamasının OECD ortalamasında 570 dolar iken Türkiye'de 131 dolara kadar düştüğünü kaydeden Demirci, konuşmasını şöyle sürdürdü:
'Sağlığa ayrılan kaynağın bu seviyelerde olması, yenilikçi ve yüksek maliyetli yeni nesil ilaçların Türkiye pazarına girişini olumsuz etkilemektedir. Küresel şirketler kur baskısı nedeniyle Türkiye'den çekilmektedir. Avrupa'da yenilikçi ilaçların erişim oranı yaklaşık yüzde 46 düzeyindeyken, Türkiye'de bu oran yüzde 3 seviyelerine kadar gerilemiştir. TÜİK'in sağlık harcamalarıyla ilgili açıkladığı rakamlara bakacak olursak, 2024 yılında toplam sağlık harcaması bir önceki yıla göre yüzde 89,6 artarak 2,3 trilyon liraya yükselmiştir. Ama burada dikkat çekici kısım şudur ki vatandaşın cebinden yaptığı sağlık harcamaları da 442,3 milyar TL seviyesine çıkmıştır. Vatandaşın cepten ödediği sağlık harcaması tutarı ise yüzde 19'a kadar çıkmıştır.'
'YERLİ İLAÇ ÜRETİMİ STRATEJİK BİR ZORUNLULUKTUR'
İlaç yokluklarının kalıcı olarak çözülmesi için yerli üretimin şart olduğunu savunan Demirci, şu ifadeleri kullandı:
'Ülkemizde yerli ilaç üretiminin stratejik bir ulusal hedef olarak önceliklendirilmesi artık bir zorunluluktur. Kendi ilaçlarımızı ülkemizde üretmediğimiz ve dışa bağımlılığı kırmadığımız sürece, ilaç yoklukları kronik ve yapısal bir sorun olarak varlığını sürdürmeye devam edecektir. Bu potansiyelin hayata geçirilmesi için güçlü, istikrarlı ve uzun soluklu bir devlet politikasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Mesleğimiz bugün; artan işletme maliyetleri, ilaç yoklukları, istihdam baskısı ve ekonomik zorluklar karşısında çok katmanlı bir mücadele vermektedir. Bu yalnızca mesleki değil, aynı zamanda halk sağlığının geleceğine ilişkin bir mücadeledir. Bu nedenle eczacılık mesleğinin sorunları, günü kurtaran geçici yaklaşımlarla değil, akılcı, kalıcı ve sürdürülebilir politikalarla ele alınmalıdır.'
İLAÇ VE TAKVİYE GIDALARA YASAL DÜZENLEME
Başkan Demirci, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İnternetten ilaç ve takviye gıda satışına yönelik kanun teklifi hazırlığına ilişkin soruya yanıt veren Demirci, hazırlanan düzenlemenin henüz TBMM gündemine gelmediğini belirtti. Düzenlemenin içeriğine dair şüpheleri olduğunu ifade eden Demirci, şöyle konuştu:
'Düzenleme şu anda Sağlık Bakanlığı'nda. Elimizde yazılı bir metin yok, bizimle paylaşılmadı. Yalnızca Sağlık Bakanlığı'nın kendi hazırladığı bir düzenleme olarak biliyoruz, bize de sözlü olarak paylaşıldı. Düzenleme takviyelere ilişkin deniliyor ancak bize ifade edilen, kapsamın genişletilerek reçeteli ilaçların da bu kapsama alınacağı yönündedir.'
'SAHTE İLACIN EN ÇOK PAZARLANDIĞI ALAN İNTERNETTİR'
Türk Eczacıları Birliği ve Türkiye genelindeki 31 bin eczanenin bu projeye net bir şekilde karşı olduğunu vurgulayan Demirci, internet üzerinden ilaç temininin sağlıklı olmadığını savundu. Samsun'un Havza ilçesinde yaşanan sel felaketinde eczanelerin zarar görmesine rağmen 'konteyner eczane' ile hizmeti sürdürdüklerini hatırlatan Demirci, şunları söyledi:
'Türkiye'de 31 bin noktamızda her gün bin 300 eczanemizle nöbet hizmeti veren bir yapıyız. Türkiye'de ilaca erişim diye bir sorun yok. Bunu internete taşımanın doğru olmadığını düşünüyoruz. Sahte ilacın en çok pazarlandığı ve hastaya sunulduğu alanın internet olduğunu hatırlatmak istiyorum. Sağlık Bakanlığı'nın böyle bir çalışması varsa da Meclis gündemine gelmeden çok öncesinden vazgeçileceği umudunu taşıyoruz. Gıda takviyeleri ve vitaminlerin de internetten satılmasını doğru bulmuyoruz çünkü kontrol edilemiyor. Nerede, nasıl üretildiği noktasında şüphelerimiz var. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu da bu tarz ürünlerin internetten alınmaması için sosyal medyada çok sayıda paylaşım yapıyor.'
'AVRUPA'DA YENİ İLAÇLARA ERİŞİM YÜZDE 46, TÜRKİYE'DE YÜZDE 4'
Türkiye'deki kişi başı ilaç harcama tutarının artışına ilişkin soruyu değerlendiren Demirci, ilaç krizinin temel nedeninin gerçekçi olmayan fiyatlandırma politikası olduğunu söyleyerek, ilaç kuru ile piyasa kuru arasındaki uçuruma dikkat çekti. 'İlaç ve sağlık, tasarruf politikalarının dışında tutulmalıdır' diyen Demirci, erişim sorununa ilişkin şunları söyledi:
'İlaç fiyatına esas olan döviz kuru olan 29,11 lira piyasanın çok gerisinde kaldığı için yeni ilaçlar Türkiye'ye gelmiyor. Avrupa'da yeni ilaçlara erişim oranı yüzde 46'lardayken Türkiye'de bu oran yüzde 4'lere kadar geriledi. Bu bütçe artırılmazsa kanser hastaları gibi ciddi hastalar ilaçları ancak mahkeme kararlarıyla alabiliyor ki bu çok yanlıştır. Piyasadaki 'bulunmayan ilaç' sorunu genellikle kronik hastalıkların kullanımındaki ithal menşeli ilaçlarda yaşanıyor. Meseleyi uygulamalarla değil, ilacın depoda ve rafta olmasını sağlayarak çözebiliriz.'
'KONTENJANLAR YARI YARIYA AZALTILMALIDIR'
Eczacılık fakültelerindeki kontenjanların azaltılması yönündeki çalışmalar sorulan Demirci, 2023 yılı için öngörülen 32 bin eczacı ihtiyacının 48 bine ulaştığını, bugün ise bu sayının 55 bin olduğunu belirtti. YÖK'ten kontenjan indirimi talep ettiklerini söyleyen Demirci, 'Kontenjanlardaki azalmalar devlet üniversitelerinde yapıldı, vakıf üniversitelerinde ise artışlar görüldü. Talebimiz kontenjanların yarı yarıya azaltılmasıdır' dedi.
'VATANDAŞIN CEPTEN HARCAMASI yüzde 100 ARTMIŞ DURUMDA'
Sağlık harcamalarındaki mali yükün vatandaşa bindiğini rakamlarla ifade eden Demirci, 'Devletin sağlık harcamaları yüzde 89 artarken vatandaşın cepten sağlık harcaması yüzde 100 artmış durumda. 2024 verilerine göre, yüzde 17'ler civarında olan cepten sağlık harcamaları yüzde 19'a çıkmıştır' bilgisini verdi.
İLAÇ TAKİP SİSTEMİ (İTS) VE ECZACI-HASTA TARTIŞMALARI
'İlacın nerede' uygulaması ve İTS üzerinden yaşanan senkronizasyon sorunlarının eczacıları zor durumda bıraktığını kaydeden Demirci, 'Hastanın reçetesindeki dört kutudan ikisini bulup sisteme girdiğimizde, reçete sonlanmadığı için o ilaçlar rafta gibi görünüyor. Hasta 'Sistemde var görünüyor, neden vermiyorsunuz?' diye sorduğunda tartışmalar çıkıyor. Eczacı, hastanın ilaçla eczaneden çıkmasını en çok isteyen kişidir' ifadelerini kullandı.
KUTU BAZINDA YERLİ ÜRETİM YÜZDE 91
Yerli ilaç sanayisinin güçlendirilmesi gerektiğini vurulayan Demirci, kutu bazında üretimin yüzde 91 olmasına rağmen fiyat bazında bu oranın yüzde 56'ya düştüğünü hatırlattı. İlacın stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Demirci, 'Savunma sanayisinde olduğu gibi bu alana da yatırım teşviki ve Ar-Ge desteği verilmelidir. Kendi ulusal ilaç sanayimizi güçlendirmeliyiz' dedi.