Gündem

TESK Genel Başkan Vekili Ebedinoğlu: 'Meslek kuruluşlarını günlük siyasi tartışmaların dışında tutalım'

TESK Genel Başkan Vekili Alican Ebedinoğlu, Diyarbakır'da yaklaşan meslek kuruluşları seçimlerine ilişkin yaptığı açıklamada, meslek kuruluşlarının siyasi tartışmaların dışında tutulması çağrısında bulunarak, 'Rekabeti projelerle yapalım, hizmetle yapalım, vizyonla yapalım. Üyelerin iradesine saygı duyalım ve herkesin özgürce karar verebildiği demokratik bir seçim ortamını birlikte koruyalım' ifadelerini kullandı.

(DİYARBAKIR) - TESK Genel Başkan Vekili Alican Ebedinoğlu, Diyarbakır'da yaklaşan meslek kuruluşları seçimlerine ilişkin yaptığı açıklamada, meslek kuruluşlarının siyasi tartışmaların dışında tutulması çağrısında bulunarak, 'Rekabeti projelerle yapalım, hizmetle yapalım, vizyonla yapalım. Üyelerin iradesine saygı duyalım ve herkesin özgürce karar verebildiği demokratik bir seçim ortamını birlikte koruyalım' ifadelerini kullandı.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve Diyarbakır Esnaf Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, Diyarbakır'daki meslek kuruluşlarının seçimlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Diyarbakır'ın geleceği siyasetin gölgesinde değil, üretimin ışığında inşa edilmesi gerektiğini bildiren Ebedinoğlu, 'Diyarbakır, binlerce yıllık ticaret kültürüyle, girişimci ruhuyla ve üretim gücüyle bölgenin en önemli ekonomik merkezlerinden biridir. Bu kadim şehrin geleceğini belirleyecek olan; siyasi kutuplaşmalar değil, üreten insanların emeği, yatırımcının cesareti ve esnafın alın teridir' ifadelerini kullandı.

'MESLEK KURULUŞLARI, SİYASETİN MÜCADELE ALANI DEĞİL, KALKINMANIN ORTAK AKIL MERKEZLERİDİR'

Yaklaşan meslek kuruluşu seçimlerinin yalnızca yöneticilerin belirleneceği bir sürecin olmadığına dikkat çeken Ebedinoğlu, şunları kaydetti:

'Bu seçimler, Diyarbakır'ın ekonomisine hangi anlayışın yön vereceğinin de önemli bir göstergesidir. Bu nedenle seçimlerin hiçbir baskının, yönlendirmenin veya siyasi etkinin gölgesinde kalmadan, tamamen özgür irade, demokratik katılım ve eşit rekabet ilkeleri çerçevesinde gerçekleşmesi ortak beklentimizdir. Meslek kuruluşları, siyasetin mücadele alanı değil, üretimin, ticaretin, istihdamın ve kalkınmanın ortak akıl merkezleridir. Bu kurumların itibarı, ancak bağımsızlıklarını koruyabildikleri ve bütün üyelerine eşit mesafede durabildikleri ölçüde güçlenir. Hiçbir anlayış, hiçbir grup ve hiçbir çevre bu kurumları kendi siyasi etkisinin bir parçası hâline getirmemelidir.'

'ENERJİMİZİ AYRIŞMAYA DEĞİL BİRLEŞMEYE, TARTIŞMAYA DEĞİL ÜRETMEYE, KALKINMAYA HARCAMALIYIZ'

Diyarbakır'ın bugün en çok ihtiyaç duyduğu şeyin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat olduğunu aktaran Ebedinğlu, 'Gençlerimizin umudu, esnafımızın ayakta kalması, sanayicimizin büyümesi ve tüccarımızın önünü görebilmesi; güçlü, bağımsız ve yalnızca üyelerinin iradesiyle hareket eden meslek kuruluşlarıyla mümkündür. Artık enerjimizi ayrışmaya değil birleşmeye, tartışmaya değil üretmeye, kutuplaşmaya değil kalkınmaya harcamalıyız. Çünkü kaybedilen her fırsat, aslında Diyarbakır'ın kaybettiği bir fırsattır. Kazanılan her yatırım ise yalnızca bir işletmenin değil, bütün şehrin kazancıdır' ifadelerini kullandı.

'ÇÜNKÜ BU ŞEHİR, SİYASİ HESAPLARDAN ÇOK DAHA BÜYÜKTÜR'

Adaylara, üyelere, siyasi çevrelere ve toplumun bütün kesimlerine çağrıda bulunan Ebedinoğlu, şunları kaydetti:

'Gelin, meslek kuruluşlarını günlük siyasi tartışmaların dışında tutalım. Rekabeti projelerle yapalım, hizmetle yapalım, vizyonla yapalım. Üyelerin iradesine saygı duyalım ve herkesin özgürce karar verebildiği demokratik bir seçim ortamını birlikte koruyalım. Unutulmamalıdır ki güçlü kurumlar, güçlü ekonomi demektir. Güçlü ekonomi ise huzurlu, umutlu ve geleceğe güvenle bakan bir Diyarbakır demektir. Bugün hepimize düşen sorumluluk, farklılıklarımızı zenginlik olarak görerek ortak paydamız olan Diyarbakır'ın kalkınması için omuz omuza durmaktır. Çünkü bu şehir, siyasi hesaplardan çok daha büyüktür. Bu şehir, birlik içinde üretmeyi ve birlikte kazanmayı hak etmektedir. Temennimiz, yaklaşan seçimlerin kardeşlik, sağduyu ve demokratik olgunluk içerisinde gerçekleşmesi; kazananın ise kişiler ya da gruplar değil, Diyarbakır'ın ekonomisi, üreticisi, esnafı, sanayicisi ve geleceği olmasıdır.'