(ANKARA) - Tez-Koop-İş Sendikası Sözcüsü Cemal Yarga, İstanbul Özel İtalyan Lisesi'nde Türk öğretmenlerinin çalışma koşullarına tepki göstererek, "Özel İtalyan Lisesi’nde çalışan Türk öğretmenler, İtalyan meslektaşlarıyla aynı sınıflara girip aynı akademik sorumlulukları üstlenirken, Türk öğretmenlerin 6 kat daha düşük ücretlere mahkum edilmesi hiçbir teknik gerekçeyle açıklanamaz. Özel İtalyan Lisesi yönetiminin önümüze getirdiği teklif eğitim-öğretim faaliyetine yapılan bir hakaret, emeğe ve emekçiye karşı bir saldırı niteliğindedir" dedi.
Tez-Koop-İş Sendikası Özel İtalyan Lisesi'nde çalışan Türk öğretmenlerinin çalışma koşullarını İtalya'nın Ankara Büyükelçiliği önünde protesto etti. Devrimci İşçi Partisi (DİP) de protestoya katılarak öğretmenlere destek verdi.
"Emeğe saygı yoksa grev var", "Aynı okul iki farklı dünya istemiyoruz", "Ayrımcılık ve eşitsizliğe son" ve "Emeğe saygı öğretmene değer istiyoruz" yazılı dövizler taşıyan sendikalılar, "sözleşme hakkımız söke söke alırız", "emekçiyiz, haklıyız, kazanacağız" ve "öğretmenler burada adalet nerede?" diye sloganlar attı.
Yarga: "Öğretmenlerden 'öç alır gibi' sunulan bu teklifin hiçbir koşulda kabul edilebilir bir yanı yoktur"
Sendika adına basın açıklamasını Tez-Koop-İş Sendikası Sözcüsü Cemal Yarga yaptı. Yarga, bir yıl önce Özel İtalyan Lisesinde çalışan öğretmenlerin sendika çatısı altında birleşerek örgütlendiğini hatırlatarak, şunları söyledi:
"Sendikamız yasanın toplu sözleşme yetkisi için aradığı çoğunluğu sağlayarak toplu iş sözleşmesi görüşmelerine başlamıştır. Ancak Özel İtalyan Lisesi’nin yöneticileri sendikamızın toplu sözleşme tekliflerini sürekli bir biçimde geri çevirmiş ve görmezden gelmiştir. Sözleşmenin ilk yılı için işverenin ücret teklifi yüzde 0, ikinci yılı için yüzde 12, üçüncü yılı için ise yüzde 0 olmuştur. Bu teklif aklımızla dalga geçmekten başka bir şey değildir. Sendikamızda örgütlenen öğretmenlerden 'öc alır gibi' sunulan bu teklifin hiçbir koşulda kabul edilebilir bir yanı yoktur. Özel İtalyan Lisesi’nde çalışan Türk öğretmenler, İtalyan meslektaşlarıyla aynı sınıflara girip aynı akademik sorumlulukları üstlenirken, Türk öğretmenlerin 6 kat daha düşük ücretlere mahkum edilmesi hiçbir teknik gerekçeyle açıklanamaz. Bunun vicdani ve etik hiçbir karşılığı yoktur. Özel İtalyan Lisesi yönetiminin önümüze getirdiği teklif eğitim-öğretim faaliyetine yapılan bir hakaret, emeğe ve emekçiye karşı bir saldırı niteliğindedir."
Yarga, İtalya Hükümeti’ne, Dışişleri ve Milli Eğitim Bakanlığı’na seslenerek, "Bu eşitsizliğe ve adaletsizliğe çözüm olmak sizlerin de sorumluluğudur" dedi.
Ergül: "Bu üstenci kibirli bakış kendi topraklarımızda hazmedebileceğimiz şeyler değildir"
Özel İtalyan Lisesi’nde çalışan edebiyat öğretmeni Sabri Ergül, dört yıldır İtalyan Lisesi’nde ayrımcılığa maruz kaldıklarını belirterek, "Son dört yıldır okulun İtalyan yönetimi sorunlarımızı çözmek için hiçbir adım atmadı. Görüşme taleplerimizi defalarca reddetti. Sorunlarımızı her şeye rağmen dile getirdiğimizde okulun İtalyan müdürünün masaya yumruğunu vurarak ve bağırarak bizi odasından kovduğu durumlarla karşılaştık. Buna rağmen yönetimin baskısı karşısında boyun eğmedik" yaşadıklarını anlattı.
Sorunların çözümüne yönelik bir adım atılmadığını ve hakaretlere maruz kaldıklarını iddia ederek, şunları söyledi:
"Dört yıl boyunca yoksulluk sınırının altındaki maaşlarımızla ağır koşullarda çalışırken, üstelik sürekli aşağılayıcı ve ayrımcı tavırlara maruz kalırken sınıflarımızda öğrencilerimizin hak ettiği eğitimi onlara verebilmek için canla başla çalıştık. Öğrencilerimize ve velilerimize mutsuzluğumuzu, sıkıntımızı bir gün olsun hissettirmedik. Biz iyimserlikle beklerken okulun İtalyan müdürü taleplerimizi dile getirdiğimiz ve vazgeçmediğimiz için bizimle tüm iletişim yollarını kapattı. Bu üstenci kibirli bakış kendi topraklarımızda hazmedebileceğimiz şeyler değildir. Tam da burada okulun İtalyan müdürünün uzun zamandır velilerin, öğrencilerimizin, mezunlarımızın, gazetecilerin, hatta bu ülkenin milletvekillerinin dahi görüşme taleplerini reddettiğini hatırlatmak isteriz. Sizlere şunu sormak istiyoruz, 'siz ne yapardınız' bazılarının 'Bırakıp başka okula giderdim' dediğini duyar gibiyiz. Sizin gibi düşünseydik, bize 'Beğenmiyorsanız gidin' diyerek kapıyı gösteren yönetimin dediğini yapsaydık o gün öğrencilerimizi terk etmiş olurduk, o gün kendi ülkemizde yabancı bir müdüre boyun eğdiğimizi de kabul etmiş olurduk. Bize gösterilen kapıdan o gün çıksaydık Türk öğrenciler ile İtalyan öğrenciler arasındaki ayrımcılık da artarak devam edecekti. İtalya’dan atanan öğretmenlerin göreve dört ay geç başlamasıyla oluşan 600 saatlik ders kaybını kimse dile getirmeyecekti. Öğrencilerimizin yaşadığı vize mağduriyeti bir sorun olarak masaya yatırılmayacaktı."
Ergül: "İtalyan öğretmenlere ödenen ek ders ücreti Türk öğretmenlere de ödenmeli"
Ergül, açıklamasının sonunda "Kendilerine bir kez daha sorunlarımızı ivedilikle çözmeleri için çağrıda bulunuyoruz" diyerek şunları kaydetti:
"Okulda Türk öğretmenlere ve Türk öğrencilere karşı yürütülen ayrımcılık sona ermeli. Öğrencilerin vize mağduriyeti yaşamaması için hem randevu oluşturmada hem de vize sürelerinin belirlenmesinde kolaylık sağlanmalı. Vize başvuru süreci bir protokole bağlanmalı. Özellikle İtalya’da üniversiteyi kazanmış 12. sınıf öğrencilerine vize garantisi verilmeli. Nöbet görevleri İtalyan öğretmenler ve Türk öğretmenler arasında eşit paylaştırılmalı. Ders programları İtalyan öğretmenlerin ve Türk öğretmenlerin haklarını eşit şekilde gözetecek biçimde hazırlanmalı. Özel İtalyan Lisesi’nde görev yapan Türk öğretmenlerin maaşı benzer okullarda (Alman Lisesi, Avusturya Lisesi, Fransız Liseleri, Şişli Terakki, Koç Lisesi, Enka Okulları vb.) çalışan Türk öğretmenlerin maaşlarıyla eşit olmalı. İtalyan öğretmenlere ödenen ek ders ücreti Türk öğretmenlere de ödenmeli."