(İSTANBUL) Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın gazeteci Kayhan Ayhan hakkında Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı sürece ilişkin sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlamasıyla tutuklama talebinde bulunulmasına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada 'Kamuya açık mahkeme kayıtlarında yer alan ifadelerin gazetecilik faaliyeti kapsamında halkla paylaşılması, 'yanıltıcı bilgi yayma' değil, bizzat gazeteciliğin özüdür. Gazetecilik, bir suç unsuru değil; demokratik toplumun vazgeçilmez bir kurumudur. Meslektaşımızın yanındayız' denildi.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, gazeteci Kayhan Ayhan'ın, Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı sürece ilişkin sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlamasıyla dün akşam saatlerinde gözaltına alınmasına ve tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmesine yayımladığı açıklamayla tepki gösterdi.
'GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR'
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, 'Bir yargılamanın seyrini kamuoyuna aktarmak, gazetecilik mesleğinin temel işlevlerinden biridir. Bu işlevin cezai soruşturma konusu yapılması, yalnızca bir kişiyi değil, kamunun doğru ve zamanında bilgi edinme hakkını da doğrudan hedef almaktadır. Gazetecilik, bir suç unsuru değil; demokratik toplumun vazgeçilmez bir kurumudur. Meslektaşımızın yanındayız. Gazetecilik suç değildir' ifadelerine yer verildi.
Açıklama şu şekilde:
'Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve basın meslek örgütleri olarak, Mayıs 2022'de Türk Ceza Kanunu'na eklenen 217/A maddesi olan 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymanın' medyaya sansür ve oto sansür aracı olarak kullanılabileceği uyarısında bulunmuştuk. Ne yazık ki yaşanan son gelişme, bu kaygılarımızın ne kadar haklı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Birgün Gazetesi muhabiri Kayhan Ayhan, 7 Temmuz 2026 Salı günü 00.05'te, evine gelen polis ekipleri tarafından gözaltına alınmıştır. Gözaltı gerekçesi olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasını ilk celseden bu yana takip eden Ayhan'ın, dava sürecine ilişkin haberleri ve sosyal medya paylaşımları gösterilmiş; kendisine 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' (TCK Madde 217/A) suçlaması yöneltilmiştir.
'KAMUYA AÇIK MAHKEME KAYITLARININ HALKA PAYLAŞILMASI 'YANILTICI BİLGİ YAYMA' DEĞİL, GAZETECİLİĞİN ÖZÜDÜR'
Meslektaşımızın haberleri ve paylaşımları, açık ve herkese kayıt altında olan bir yargılamanın, İBB davasının duruşma salonunda söylenenlerin aktarılmasından ibarettir. Kamuya açık mahkeme kayıtlarında yer alan ifadelerin gazetecilik faaliyeti kapsamında halkla paylaşılması, 'yanıltıcı bilgi yayma' değil, bizzat gazeteciliğin özüdür. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin uzun yıllardır savunduğu Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'nde de vurgulandığı üzere; gazeteci, kamu adına ve kamu için bilgi toplama ve yayma hakkına sahiptir. Bir gazetecinin mahkeme salonunda cereyan eden, herkesin erişimine açık süreci haberleştirmesi, bu hakkın en somut kullanım biçimlerinden biridir. Bir yargılamanın seyrini kamuoyuna aktarmak, gazetecilik mesleğinin temel işlevlerinden biridir. Bu işlevin cezai soruşturma konusu yapılması, yalnızca bir kişiyi değil, kamunun doğru ve zamanında bilgi edinme hakkını da doğrudan hedef almaktadır.
'MESLEKTAŞIMIZ DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR'
Şimdi bir kez daha, bu Dezenformasyon Yasası'nı çıkaran iktidar milletvekilinin 15 Ekim 2022'deki sözlerini hatırlatıyoruz: 'Suç, beş unsurun beşi de varsa teşekkül edecek. Bu beş unsurdan üçü varsa suç teşkil etmeyecek.' Şimdi tekrar soruyoruz: 1. Meslektaşımız Kayhan Ayhan halk arasında panik veya korku yaratmak saikiyle mi hareket etmiştir? HAYIR! 2. Ülkenin güvenliği veya genel sağlığına dair yalan bilgi mi yaymıştır? HAYIR! 3. Kamu barışını bozmaya mı çalışmıştır? HAYIR! Tek bir unsuru bile oluşmayan bir maddeden, üstelik adresi ve işi belli bir gazeteci gece yarısı evinden gözaltına alınmaktadır. Bu çerçevede; basın mensuplarına yönelik gözaltı ve soruşturma uygulamalarında ölçülülük ilkesine riayet edilmesini kamuoyunun ve ilgili adli makamların dikkatine sunuyor, meslektaşımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Gazetecilik, bir suç unsuru değil; demokratik toplumun vazgeçilmez bir kurumudur. Meslektaşımızın yanındayız. Gazetecilik suç değildir.'