Gündem

TKP Genel Sekreteri Okuyan: 'ABD ve İsrail saldırısından yararlanarak ülkeye demokrasi ve özgürlük getirebileceğini düşünerek hesap yapanlar fena halde yanılırlar'

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin, 'Eğer İran'da bir devrimci sınıf hareketi gelişmiş olsaydı zaten ABD ve İsrail bu şekilde saldırmazdı, saldıramazdı. ABD ve İsrail saldırısından yararlanarak ülkeye demokrasi ve özgürlük getirebileceğini düşünerek hesap yapanlar fena halde yanılırlar ve dikkat etmezlerse niyetlerinden bağımsız 'hain durumuna düşerler' dedi.

(ANKARA)- Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin, 'Eğer İran'da bir devrimci sınıf hareketi gelişmiş olsaydı zaten ABD ve İsrail bu şekilde saldırmazdı, saldıramazdı. ABD ve İsrail saldırısından yararlanarak ülkeye demokrasi ve özgürlük getirebileceğini düşünerek hesap yapanlar fena halde yanılırlar ve dikkat etmezlerse niyetlerinden bağımsız 'hain durumuna düşerler' dedi.

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, ABD ve İsrail'in saldırısıyla başlayan ve üçüncü gününe giren İran Savaşı'na ilişkin soL Haber'in sorularını yanıtladı. İran'a dönük saldırıların kapsamlı bir stratejik planlamanın parçası olduğunu ancak bunu yalnızca ABD'nin Çin'e dönük kuşatma girişimi üzerinden okumanın yanlış olacağını belirten Okuyan 'Konuyu hem ABD hem Çin hem de diğer ülkeler için karmaşık hale getiren, herkesin bir biçimde bir ötekine mahkum olduğu, karşılıklı bağımlılıkların güçlendiği tek bir uluslararası sistemden söz ediyor olmamız' diye konuştu.

ABD ve İsrail'in şu anda yalnız rejime değil, İran halkına ve tercihlerine, halkın uyanışına da saldırdığırı belirten Okuyan, 'İran halkı, bu saldırıyı püskürtmeden kendi geleceğini kurmanın koşullarını yaratamaz. 'ABD'ye de karşıyız, mollalara da karşıyız' devrimci bir tutum değildir, bir tutum bile değildir. Kimsenin İran halkından kendi egemen sömürücü sınıfını ve teokratik siyasal yapılanmayı desteklemesini, ona itaat etmesini talep etme hakkı yok ancak bağımsız bir tutum, bugünkü siyasal gelişmelerin kritik halkasını kavrayarak geliştirilebilir. Eğer İran'da bir devrimci sınıf hareketi gelişmiş olsaydı zaten ABD ve İsrail bu şekilde saldırmazdı, saldıramazdı. ABD ve İsrail saldırısından yararlanarak ülkeye demokrasi ve özgürlük getirebileceğini düşünerek hesap yapanlar fena halde yanılırlar ve dikkat etmezlerse niyetlerinden bağımsız 'hain durumuna düşerler. Zaten o yola girmedilerse' dedi.

'İktidar ABD ile iş birliğine tam gaz devam ediyor, edecek'

Okuyan, iktidarın konuya ilişkin tutumuna dair şunları söyledi:

'İktidar yanı başımızdaki bu saldırganlığa çok geç tepki verdi. Bu ne kadar sıkıştıklarını gösteriyor. Bunu başka mecralarda da dillendirdim, ABD ve İsrail birlikte, ramazan ayında İran'ı vuruyor, ülkenin en ağırlıklı ismini ve başka yetkilileri öldürüyor, bu arada çocukları katlediyor, AKP tam kadro 28 Şubat ile hesaplaşıyor. Nasıl bir sıkışma ile karşılaştıklarını gösteriyor bu şaşkınlık hali. İran'ın etkisinin zayıflatılması konusunda ABD ve İsrail'le birlikte hareket ettiler. Ama işlerin İran'a dönük açık bir saldırganlık boyutuna gelmesini istemezlerdi. Kolu kanadı kırık bir İran yetecekti. Ama işte emperyalizm böyle işlemiyor. Emperyalizm sınır tanımaz. Emperyalizm ancak durdurulur. Son tahlilde, ABD ile iş birliğine tam gaz devam ediyor iktidar, edecekler ne yazık ki. Ekonomi, Türkiye'deki sınıf egemenliği bunu gerektiriyor. Ayrıca o iş birliğinin kendilerini ABD'den de koruyacağını düşünen bir felsefe on yıllardır Türkiye'ye egemen.'

'Asıl dezenformasyon, Türkiye'deki ABD askeri varlığını sembolik olarak göstermek olur'

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin (DMM) Türkiye'nin hava sahasıyla ilgili açıklamasını eleştiren Okuyan, Türkiye'nin hava sahasını kullandırılmasına çok ihtiyaç olmadığını belirterek, 'ABD ve İsrail şu anda Suriye hava sahasına tamamen hakim. Bölge ülkelerinin neredeyse tamamında üssü var. Ancak DMM hazır açıklama yapıyorken, söz gelimi bölgenin en gelişmiş 'dinleme' merkezlerinden biri olan Kürecik Üssü'nün ABD'ye verdiği hizmetlerden de söz etsin. 'Türkiye'de ABD üssü yok, hepsi bize ait' demek hukuken bir zemine oturuyor olabilir. Ancak Türkiye'deki ABD askeri varlığını 'sembolik' olarak göstermeye kalkmanın hiçbir karşılığı yok. Asıl dezenformasyon bu olur' dedi.

ABD'nin gücünün sınırları olduğuna dikkati çeken Okuyan, 'Bu sınırlar yüzünden işi devlet başkanlarını kaçırmaya, öldürmeye vardırdı. Bunun maliyetleri olacaktır. Kuralsızlık milyarlarca insana dayatılırsa, o milyarlar da kuralsız davranmaya ve sonunda kendi kurallarını koymaya yönelirler. Netanyahu, Trump ve benzerleri ve onların arkasındaki sınıfsal güçler hiçbir biçimde yenilmez değildir' ifadesini kullandı.