(ANKARA) - Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, 'Okul saldırı ve katliamlarının eğitsel, ekonomik, ideolojik, kültürel nedenleri varken konunun dar anlamıyla 'güvenlik' alanına sıkıştırılması tam anlamıyla bir aldatmacadır, çözüm değildir, halkımıza 'güvenliğiniz karşılığında özgürlüğünüzü daha da kısıtlayacağız' demektir. Bu eğilime ana muhalefet lideri Özgür Özel'in de açık ve keskin bir biçimde destek verdiğini görüyoruz. Özel'in her okula 65 bin uzman çavuş yollanmasının sorunu çözeceğini düşünmesi gerçekten ilginçtir' ifadesini kullandı.
Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Güvenlik sorunları asla yalnızca 'güvenlik' sorunu değildir. Kapitalist ülkeler ve de onlardan biri olarak bizim ülkemiz polis sayısını artırıp bir de üstüne olağanüstü yetkilerle donattılar emniyet güçlerini. Temel hak ve özgürlükler kısıtlandı. Her tarafa kamera yerleştirdiler. Sonuç ne oldu? Küçük bazı 'iyileşmeler'den söz edilebilir ama toplamda değişen bir şey yok. Yeni şiddet ya da suç türleri ortaya çıkmaya başladı' dedi.
Okuyan, şunları kaydetti:
'Cinayet, tecavüz, çocuk istismarı gibi suçlar yaygınlığını koruyor, uyuşturucu ve silah ticareti yürüten ya da fuhuş ağını kontrol eden suç örgütlerinin sayısında ve kontrol ettikleri paralarda büyük bir artış var. Ve en önemlisi, bütün kapitalist devletler için öncelik sömürü düzeninin sürmesi olduğu için, en demokratik gözükeninden en baskıcısına, hepsinin güvenlik konseptinde toplumun uyanışının engellenmesi merkezi bir yere sahip. Bir fabrikadaki grev, kadınların tecavüz edilip öldürülmesinden çok daha öncelikli bir güvenlik sorunu olarak görülür örneğin.
Kaldı ki yoksulluğun, adaletsizliğin, geleceksizliğin hüküm sürdüğü ülkelerde suçun toplumsal koşulları hazırda beklemektedir. Bize de sıçrayan okul saldırı ve katliamlarının eğitsel, ekonomik, ideolojik, kültürel nedenleri varken konunun dar anlamıyla 'güvenlik' alanına sıkıştırılması tam anlamıyla bir aldatmacadır, çözüm değildir, halkımıza 'güvenliğiniz karşılığında özgürlüğünüzü daha da kısıtlayacağız' demektir. Bu eğilime ana muhalefet lideri Özgür Özel'in de açık ve keskin bir biçimde destek verdiğini görüyoruz. Özel'in her okula 65 bin uzman çavuş yollanmasının sorunu çözeceğini düşünmesi gerçekten ilginçtir. Kadın cinayetlerini engellemek için de her evin, her sokağın başına ve giderek her kadının tepesine bir 'güvenlik' dikmek midir önereceğiniz çözüm?
Şiddeti ve kuralsızlığı öven diziler serbest, en küçük bir eleştiri yasak. Oyun adı altında çocuklara kurulan tuzaklar her taraftan fışkırıyor, muhbir vatandaşlar CİMER'e muhalifleri şikayet etmekle meşgul. Birileri üçer beşer silah alıyor, açıkça tehdit edilen kadınlar sahipsiz. Adı sanı belli tipler ellerinde otomatik silahlarla poz veriyor, işçinin hakkının peşindeki sendikacı tutuklanıyor. Küçücük çocukların atış poligonlarına gidip talim yapması 'tehdit' olmuyor, bir protesto yürüyüşüne katılan liseliler için valilikler seferber oluyor. Okullarımızda öğrencilerimizin temizliği için görevli yok, atanamayan yüz binlerce öğretmenimiz mevcut, eğitim kurumlarına 13-14 yaşındaki öğrencileri arkadaşlarından korumak için silahlı birimler kurmayı tartışıyoruz. Vay be! Kapitalizm, gerçekten güvenlik sorunudur insanlık için.'


