Gündem

TKP'den İzmir'de NATO Zirvesi protestosu... İnam: 'Bu kirli ve kanlı planların parçası olmayacağız'

TKP İzmir İl Örgütü, Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ni protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından Buca'daki NATO Müttefik Kara Komutanlığı önünde basın açıklaması yapıldı. TKP Merkez Komite Üyesi Senem Doruk İnam, 'Bu toplantıyla beraber NATO, savaşı Türkiye'nin kapılarından içeri sokmaya çalışıyor. Biz bu kirliliğin, bu kanlı planların parçası olmamak için elimizden geleni yapacağız' dedi.

(İZMİR) - TKP İzmir İl Örgütü, Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ni protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından Buca'daki NATO Müttefik Kara Komutanlığı önünde basın açıklaması yapıldı. TKP Merkez Komite Üyesi Senem Doruk İnam, 'Bu toplantıyla beraber NATO, savaşı Türkiye'nin kapılarından içeri sokmaya çalışıyor. Biz bu kirliliğin, bu kanlı planların parçası olmamak için elimizden geleni yapacağız' dedi.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) İzmir İl Örgütü, Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ni protesto etmek amacıyla Buca'da yürüyüş düzenledi.

Buca Forbes Caddesi'nde bir araya gelen partililer, 'Üslere el konulsun, NATO defolsun', 'Boyun eğme, memlekete sahip çık', 'Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filo'yu unutma' sloganlarıyla NATO Müttefik Kara Komutanlığına yürüdü.

NATO binası önünde, emniyet güçleri ve kolluk kuvvetleri tarafından geniş güvenlik önlemi alındı. TKP'liler burada basın açıklaması yaptı. TKP Merkez Komite Üyesi Senem Doruk İnam, NATO zirvesi öncesinde yapılan gözaltılara tepki göstererek, şunları söyledi:

'Bugün sabah saatlerinde aralarında TKP üyeleri de olmak üzere pek çok kişi, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alındı. Susturmaya çalışıyorlar, engellemeye çalışıyorlar. Ellerinden geleni ardına koymasınlar. Biz vazgeçmeyeceğiz. Bugün ülkemizde yapılacak NATO Zirvesi'ne karşı durmak çok önemli bir siyasal kavga konusu. Bu karşı duruş çok kıymetli. Ama biz aynı zamanda onurumuz ve haysiyetimiz için buna karşı çıkıyoruz. Bir tarafta memleketi satanlar, diğer tarafta onuruna ve haysiyetine sahip çıkan devrimciler, komünistler var. Ve morallerini bozacak bir şey söyleyelim: Bu hiçbir zaman son bulmayacak. Şu an sanıyorlar ki kimse ses çıkarmayacak, kimse itiraz etmeyecek. Burasını dikensiz gül bahçesi gibi pazarlayacaklarını sanıyorlar. Ama özellikle Ankara'da çok yanıldılar. Bundan sonra da yanılmaya devam edecekler. Bu memleket bizim, sahip çıkmak zorundayız. Ülkemizi satanlara karşı dimdik ayakta durmak zorundayız.'

'ELİ KANLI TERÖR ÖRGÜTÜ İSTEMİYORUZ'

Türkiye'de NATO üslerinin bulunmasını eleştiren İnam, NATO'nun işçi sınıfı karşıtı olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:

'7-8 Temmuz'da buradalar. Fakat bir yanılsama olmasın. NATO zaten bizim ülkemizde, ülkemizi işgal etmiş durumda. İzmir'in göbeğindeyiz, NATO'nun önünden konuşuyoruz. Ne işleri var bizim ülkemizde? Ne işleri var askerleriyle, üsleriyle burada? Mesele sadece 7-8 Temmuz Zirvesi değil. Biz NATO'yu bu ülkenin kalbinden, topraklarından söküp atmak için mücadele ediyoruz. İstemiyoruz onları bu ülkede. Eli kanlı terör örgütünü istemiyoruz.

'NATO İŞÇİLERE VE EMEKÇİLERE KAN KUSTURDU'

NATO, işçi sınıfına, emekçilere karşı kurulmuş bir örgüt. İnsanlığa, eşitliğe ve aydınlığa düşman bir şebekeden bahsediyoruz. 77 yıldır dünyada işçilere ve emekçilere kan kusturdu bu NATO. Ülkeleri işgal etti, tehdit etti. Katliamlar işledi, cinayetler işledi, darbeler yaptı. Saymakla bitmiyor NATO'nun suçları. NATO güvenlik örgütüymüş, savunma örgütüymüş. Hadi oradan. Neyin güvenliğini sağlıyorsunuz siz? Holdinglerin, çok uluslu tekellerin, patronların güvenliğini sağlıyorsunuz. İşte bu yüzden işçi sınıfının karşısındasınız. Bu yüzden emekçileri katlediyorsunuz. Bugün NATO dünyada bu suçları işlerken Türkiye'de neler yapmıyor? Neyden şikayetçiyiz? Yoksulluktan değil mi? Neyden şikayetçiyiz? Patronlardan. Neyden şikayetçiyiz? Tarikatlardan. İşte NATO bunların hepsi. Patronların, tekellerin, sermayedarların, sömürücülerin, tarikatların silahlı kuvvetidir NATO. Ve o silahları bize doğrultuyorlar emekçilere, işçilere, aydınlara, gençlere, bu ülkeye sahip çıkanlara doğrultuyorlar. Kimse bize NATO'nun güvenlik örgütü olduğunu, Türkiye'nin NATO üyeliğinin çok önemli olduğunu söylemesin. Alsınlar NATO'yu başlarına çalsınlar.

'YAPTIRMAYACAĞIZ O TOPLANTIYI'

Birkaç gün sonra yapacakları zirvede bu ülkeyi daha fazla nasıl karanlığa sürükleyeceklerini konuşacaklar. Bu toplantı onun toplantısı. 'Bu ülkeyi daha fazla nasıl savaşın eşiğine getiririz' onu konuşacaklar. Zaten savaş kapımızın eşiğinde. Bu toplantıyla beraber NATO, savaşı Türkiye'nin kapılarından içeri sokmaya çalışıyor. Bu kirli ve kanlı toplantının ülkemizde gerçekleşmesinin bir anlamı var, bir manası var. Dolayısıyla biz bu kirliliğin, bu kanlı planların parçası olmamak için elimizden geleni yapacağız. Bugün iktidar o kanlı terör örgütüne, o şebekeye şunu vaat ediyor: Gelin, kimsenin sesi çıkmayacak. Kimsenin soluğu çıkmayacak. Burada rahat rahat toplantımızı yaparız. Yaptırmayacağız o toplantıyı.

'KURTULUŞ İŞÇİLERİN, EMEKÇİLERİN ELİNDE'

Bu ülkenin kurtuluşu işçilerin, emekçilerin elinde. Sahte yurtseverlerin, sahte antiemperyalistlerin elinde değil. AKP'den hesap sormak istiyorsak daha fazlasını istemek zorundayız. Nasıl ki NATO'yu kovmak için irademizi ortaya koyuyorsak, AKP'yi de bu ülkeden kovmak için devrimi istememiz gerekiyor arkadaşlar. Yasaklamalar, gözaltılar, engellemeler... Ülkemiz hep birlikte bir utanç yaşıyor. Çünkü NATO'cular ülkemize geliyor. Bu bir onur ve haysiyet meselesi. Bugün onurlu ve haysiyetli insanlar bu utancı ortadan kaldırmak için ellerinden geleni yapmalı. Susmamamız lazım, konuşmamız lazım. Bu savaş çığırtkanlarına, eli kanlı terör örgütüne ve onun işbirlikçilerine boyun eğmememiz lazım. Çünkü biz bu ülkede milyonlarız. NATO'ya boyun eğmiş kepazeliklerin hepsinin kökünü kurutmamız lazım. Bu utancı bu ülkenin tarihinden silmemiz lazım. Bunu silebilecek tek özne, tek kuvvet biziz. O yüzden bu utancı tarihin çöplüğüne atacağımızı ilan ediyoruz. Susmayacağız, yılmayacağız, boyun eğmeyeceğiz. Onlara hadlerini bildireceğiz. Bu ülkeye düşman, dünya halklarının düşmanı olan bütün bu kirliliği söküp atacağımıza söz veriyoruz.'