Haber: Esra Nur PERVAN
(TRABZON) - Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu, okul saldırılarını Meydan Parkı'nda düzenlediği basın açıklamasıyla protesto etti. Platform adına konuşan Metin Serdar, 'Yaşananlar kader değildir, ihmalin ve yanlış politikaların sonucudur. Sorumlular derhal hesap vermeli, gerekli tüm önlemler acilen hayata geçirilmelidir. Bizler, bu acının unutulmasına izin vermeyeceğiz' dedi.
Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da 2 ayrı okulda meydana gelen silahlı saldırılara ilişkin Meydan Parkı'nda bir basın açıklaması yaptı. 'Yaşam için nöbetteyiz' başlığıyla yapılan basın açıklamasında konuşan Metin Serdar, hayatını kaybeden eğitim emekçileri ve öğrencilerin unutulmayacağı belirterek şu ifadeleri kullandı:
'Acımız hâlâ taze, öfkemiz ise dinmiş değil. Yitirdiğimiz eğitim emekçilerini ve öğrencilerimizi unutmadık, unutmayacağız. Yaralıların bir kısmının hayati tehlikesi sürerken, yaşananların ağırlığı hepimizin omuzlarındadır. Okullar; çocukların, gençlerin ve eğitim emekçilerinin güven içinde bulunduğu, geleceğin inşa edildiği alanlar olmak zorundadır. Ancak bugün okullar, ne yazık ki şiddetin, güvensizliğin ve kaygının mekânlarına dönüşmüş durumdadır. Bu kabul edilemez. Yaşananlar münferit değildir. Eğitim alanında sona yıllarda artan şiddet vakaları, sorunun bireysel değil sistematik olduğunu açıkça göstermektedir. Şiddeti doğuran koşullar; toplumsal eşitsizlik, yoksulluk, umutsuzluk, dışlanma ve kutuplaştırıcı politikalardır. Gençleri geleceksizliğe iten bu düzen, bugün çocuk yaşta failler yaratmaktadır.
'Eğitimde ve sağlıkta bilimsel, kamusal ve eşitlikçi anlayışın terk edilmesi bu tablonun oluşmasında belirleyici olmuştur'
Öte yandan şiddet yalnızca eğitim alanıyla sınırlı değildir. Sağlık alanında da benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. Sağlık emekçileri her gün sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalmakta, can güvenliği olmadan görev yapmaya zorlanmaktadır. Hastaneler de tıpkı okullar gibi güvenli olması gereken kamusal alanlar iken, şiddetin sıradanlaştığı mekânlara dönüşmektedir. Bu durum, kamu hizmetlerinin nasıl bir çöküşe sürüklendiğinin açık göstergesidir. Eğitim ve sağlık politikalarında bilimsel, kamusal ve eşitlikçi anlayışın terk edilmesi; liyakat yerine sadakatin esas alınması; koruyucu ve önleyici mekanizmaların zayıflatılması bu tablonun oluşmasında belirleyici olmuştur.
'Yaşananlar kader değildir, ihmalin ve yanlış politikaların sonucudur'
Hem eğitimde hem sağlıkta emekçiler yalnızlaştırılmış, sistemin yükü onların omuzlarına bırakılmıştır. Bugün gelinen noktada, ne siyasi iktidar ne de ilgili bakanlıklar sorumluluk almaktadır. Oysa eğitimde ve sağlıkta can güvenliğini sağlamak en temel kamusal yükümlülüktür. Eğitim emekçileri, sağlık çalışanları ve yurttaşlar yaşam alanlarında güvende değilse, bunun sorumluları hesap vermek zorundadır. Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu olarak buradan açıkça ifade ediyoruz: Yaşananlar kader değildir, ihmalin ve yanlış politikaların sonucudur. Sorumlular derhal hesap vermeli, gerekli tüm önlemler acilen hayata geçirilmelidir. Bizler, bu acının unutulmasına izin vermeyeceğiz. Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırıların ardından başlattığımız nöbetimizin üçüncü günündeyiz ve nöbetimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Ta ki okullarda ve hastanelerde şiddet son bulana, güvenli kamusal hizmet alanları oluşturulana ve sorumlular yargı önünde hesap verene kadar alanları terk etmeyeceğiz.'