Gündem

TÜİK enflasyonu düşük çıktı ama beklentiler kötümser

TÜİK Mart ayı enflasyon rakamını, beklentilerin çok altında açıkladı. TÜİK'in rakamları, henüz savaşın ekonomi üzerindeki etkisini yansıtmıyor. O nedenle yüzde 31'in altına inen yıllık enflasyon rakamının, Nisan sonunda yeniden yükselişe geçmesi bekleniyor.

Haber /Analiz: Erdal SAĞLAM

(Ankara) - TÜİK Mart ayı enflasyon rakamını, beklentilerin çok altında açıkladı. TÜİK'in rakamları, henüz savaşın ekonomi üzerindeki etkisini yansıtmıyor. O nedenle yüzde 31'in altına inen yıllık enflasyon rakamının, Nisan sonunda yeniden yükselişe geçmesi bekleniyor.

TÜİK çeşitli kurumların yüzde 2,5-3 arasında belirlediği Mart ayı tüketici fiyat artışını yüzde 1.94 olarak açıkladı. Yıllık enflasyonda beklenti, yüzde 31'in üzerinde kalmasıydı ama bu rakamla yıllık enflasyon yüzde 30.87'ye indi.

Mart ayında üretici fiyat artışının yeniden yükselişe geçtiği ve yüzde 2.3 olarak açıklandığı görüldü. Yıllık bazda üretici fiyat artışı da yüzde 28.08'e çıktı. Üretici fiyat artışının Nisan ayında tüketici fiyat artışını hızlandıracağı tahmin ediliyor.

TÜİK'in belirlemelerine bakıldığında; savaşın sadece ulaştırma fiyatlarında biraz etkisinin görüldüğü, diğer alanlarda henüz belirginleşmediği görülüyor. Hizmet fiyatlarında gerileme gözlenirken, giyim ve ayakkabıda, daha önceki 3-4 ayda olduğu gibi, Mart ayında gerileme yaşandı. TÜİK Mart ayında gıda fiyatlarındaki artışı yüzde 1.80 ile, piyasalardaki beklenti ve diğer kurumların rakamlarının çok altında açıkladı.

Analistler, iç talepteki gerilemenin Mart ayında kendini gösterdiğini belirterek, Nisan'dan itibaren maliyet enflasyonunun yükseleceğini, talebin düşük kalması halinde tüketici fiyatlarındaki artışın biraz frenlenebileceğini söylüyorlar. Ancak öncü veriler, fiyat artışlarındaki hızlanmanın Nisan ayı başında hemen kendini gösterdiğine işaret ediyor.

Örneğin web-tüfe'ye göre daha ayın ilk günlerindeki Nisan enflasyon rakamı yüzde 3'ü gösteriyor. Bu rakamın genellikle ay ilerledikçe artan bir oran olduğunu söyleyebiliriz.

Asıl enflasyon etkisi bundan sonra 

Örneğin TÜİK'in Mart için yüzde 2'nin altında belirlediği gıda fiyatlarındaki artışın, daha Nisan ayının ilk günlerinde yüzde 4.24'ü bulduğu görülüyor. Bu rakamın içinde, henüz eşel-mobil'le frenlenen akaryakıt fiyatlarındaki artışın, gübre zamları nedeniyle gelecek gıda fiyatı artışlarının bulunmadığını söyleyebiliriz. Yani Mart'ta yüzde 2'nin altında açıklanan gıda fiyatlarındaki artışın Nisan sonuna doğru hızlanacağı beklenebilir.

Aylardır fiyat düşüşü belirlenen giyim ve ayakkabı fiyatlarında, artık yeni sezon nedeniyle önemli fiyat artışları bekleniyor. Web-tüfe giyim ve ayakkabı fiyatlarındaki artışı, Nisan için, ayın ilk günlerinde yüzde 5.27 olarak belirledi.

Bu arada lokanta başta, hizmet fiyatlarında Mart ayındaki düşük seyrin Nisan'da yükselişe geçtiği de görülüyor. Web-tüfe lokanta otelcilik hizmetlerindeki Nisan artışının, şimdide yüzde 4'ün üzerine çıktığını belirledi.

En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubundaki yıllık artışlar; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 32,36, ulaştırmada yüzde 34,35, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 42,06 artış olarak açıklandı. Aylık artış olarak bakıldığında; Mart ayında gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,80, ulaştırmada yüzde 4,52 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 1,91 artış görüldü.

Bu temel harcama gruplarında Nisan'dan itibaren fiyat artışlarının daha da hızlanması beklenebilir. Belki iç talep gerilemiş olabilir ama henüz akaryakıt fiyatlarındaki artışın tam etkisi görülmezken, döviz kurlarındaki artışın iyice yavaşlatıldığı yani TL'nin değer kazandığı unutulmamalı. Bu arada sübvansiyonların artmasına rağmen, gereken elektrik ve doğalgaz zamlarının de henüz yapılamadığını unutmayalım.

Kısacası; TÜİK'in belirlemelerine olan şüphe dışarıda bırakılsa bile; gereken zamların biriktirildiği, yılın geri kalanında bunların devreye girip enflasyonu artırması ciddi bir risk oluşturuyor.

Bununla birlikte, savaşın süresine de bağlı olarak; son yılda düzeltilen bütçe dengelerinin, vazgeçilen vergiler, işletmelerden gelecek yeni taleplere bağlı olarak bozulmaya başlaması da, ekonomik istikrar için, tehlike oluşturabilir.