Yurt

Tunceli Belediyesi iş hanını sattı, 50 bin kitaplık kütüphane ortada kaldı

Tunceli Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, bulunduğu iş hanın satılması nedeniyle kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Kütüphanenin kurucusu araştırmacı yazar Mesut Özcan, 'Belediye yönetimi, kütüphanenin bulunduğu iş hanını sattı, 1 Mart itibariyle de buraya verdiği personel desteğini geri çekti' dedi.

Haber: Caner Aktan

(TUNCELİ) - Tunceli Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, bulunduğu iş hanın satılması nedeniyle kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Kütüphanenin kurucusu araştırmacı yazar Mesut Özcan, 'Belediye yönetimi, kütüphanenin bulunduğu iş hanını sattı, 1 Mart itibariyle de buraya verdiği personel desteğini geri çekti' dedi.

Araştırmacı yazar Mesut Özcan, yıllarca süren arşiv çalışmalarını 2021 yılında Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi adı altında bir araya getirdi. 2021 yılında Tunceli Belediyesi ile yapılan protokolle kütüphane belediye bünyesi altında faaliyet göstermeye başladı. Ancak gelinen aşamada kayyım yönetimindeki Tunceli Belediyesi, kütüphaneyle ilgili protokolü yenilemedi. Bununla birlikte kütüphanenin faaliyet gösterdiği iş hanı da satıldı. Bu satışın ardından 50 bin kitaplık kütüphane ortada kaldı.

'50 bine yakın kitap ve binlerce belge var'

Kütüphanenin yalnızca bir kitaplık olmadığını vurgulayan Özcan, içerdiği arşiv materyallerine dikkati çekti:

'Bu kütüphane 2021 yılında açıldı ve o tarihten bugüne kadar yeni kütüphaneler, yeni arşivler kente kazandırıldı. Şu an kütüphane içerisinde ondan fazla şair, yazar, bilim insanı ya da siyasetçinin kişisel kütüphanesi bulunuyor ve toplamda 50 bine yakın kitap var. Ancak kitapların dışında kütüphanenin asıl önemli özelliği belgeler, mektuplar, arşivler ve fotoğraflardır. Binlerce mektup mevcuttur. Örneğin Cemal Süreya, Ahmet Arif, Ergün Gökçe, Enver Gökçe ve İlhan Berk'e ait mektuplar var. Aynı zamanda siyasilere ait çok sayıda belge bulunuyor. Adnan Menderes, Bülent Ecevit, Süleyman Demirel ve İsmet İnönü gibi isimlere ait çok sayıda mektup ve belge mevcut. Dolayısıyla burası hem ülkenin hafıza merkezi hem de önemli bir kültürel mirastır. Ayrıca Tunceli'ye ilişkin çok sayıda materyal barındırması nedeniyle kent açısından da güçlü bir bellek merkezidir.'

'Kütüphaneyi Kültür Müdürlüğü'ne devretmem istendi'

Özcan geçen temmuz ayında mevcut protokolün sona erdiğini belirterek, süreci şöyle anlattı:

'O dönemde kayyum olarak görev yapan valilerle yaptığım görüşmede kütüphanenin sahipsiz bırakılmayacağı ve bu kültürel mirasa sahip çıkılacağı ifade edildi. Belediye 1 Mart'a kadar burada personel görevlendirdi, kütüphane açık tutuldu ve ziyaretçiler ağırlandı. Personel izinli olduğunda başka görevliler gönderildi. Ancak son görüşmemizde Sayın Vali, kütüphaneyi İl Kültür Müdürlüğü'ne devretmemi önerdi. Yani tüm kitapların, belgelerin, mektupların ve fotoğrafların devredilmesi istendi. Ben bunu kabul etmedim. Hayatımı verdiğim, büyük emeklerle oluşturduğum bir arşivi devretmem mümkün değil.'

'Belediye farklı çözümler üretebilirdi'

Belediyenin işhanını satmasının ardından 1 Mart itibarıyla personelin çekildiğini belirten Özcan, şöyle devam etti:

'Belediye desteğini çekince, biz de burayı satın alan kişilerle vakıf olarak bir yıllık kira sözleşmesi yaptık. Bundan sonra burası vakfın merkezi olarak kullanılacak. Kütüphane, belediye ile birlikte kurulmuştu; şimdi ise vakfın ofisi olarak faaliyet gösterecek. Esas sorun, yılın başında kayyum tarafından binanın satılması, mülkiyetin el değiştirmesi ve belediyenin personelini çekmesidir. Oysa belediye bir yıl boyunca kira desteği sunarak bu kütüphanenin burada kalmasını sağlayabilirdi. Farklı çözümler üretilebilirdi. Ancak bize dayatılan çözüm, kütüphaneyi Kültür Müdürlüğü'ne devretmemiz oldu. 'Yerimiz yok' denildi. Fakat daha önce ifade ettiğim kaygılar nedeniyle bu arşivi İl Kültür Müdürlüğü'ne devretmem mümkün değildir.'