Yurt

Türkiye'nin en yaşlı şehri Sinop'ta emekliler aylıklarının yetmediğini dile getirdi: 'Emeklinin işi bitmiş, atılmış çöpe'

Türkiye'nin en yaşlı şehri Sinop'ta emekli yurttaşlar, hayat pahalılığından şikayetlerini dile getirdi. Emekli Aziz Türk, emekliyi olmadığını ifade ederek, 'Emekli her zaman için mağdur ve zavallı. Emekli açlıktan geberir. Anca makarnaya devam' dedi. Murat Dülgel ise, 'Aldığımız 20 bin lira para. Bir simit önceden kaç paraydı, şimdi kaç para?' diye konuştu.

Mustafa Usta

(SİNOP) - Türkiye'nin en yaşlı şehri Sinop'ta emekli yurttaşlar, hayat pahalılığından şikayetlerini dile getirdi. Emekli Aziz Türk, 'Emekli her zaman için mağdur ve zavallı. Emekli açlıktan geberir. Anca makarnaya devam' dedi. Murat Dülgel ise, 'Aldığımız 20 bin lira para. Bir simit önceden kaç paraydı, şimdi kaç para? Emeklinin işi bitmiş, atılmış çöpe' diye konuştu.

Türkiye'nin en yaşlı şehri Sinop'ta yaşayan emekli yurttaşlar, artan kiralar ve maliyetler nedeniyle aylıklarının yetmediğini dile getirdi.

ANKA Haber Ajansı'na konuşan Aziz Türk adlı yurttaş, 'Emeklinin maaşı ancak 1 hafta yeter. Mazot olmuş 80 lira. Emekli nasıl geçinecek? Hiç geliri olmayan nasıl geçinecek? Ev fiyatları almış gidiyor. Emekliyi düşünen yok ki. Emekli her zaman için mağdur ve zavallı. Emekli açlıktan geberir. Anca makarnaya devam. Bu şekilde seçime kadar gideceğiz' dedi.

'Emeklinin işi bitmiş'

Murat Dülgel adlı emekli de aylığın en fazla 1 hafta, 10 gün yeteceğini söyleyerek, 'Kiramız da var. Aldığımız 20 bin lira para. Bir simit önceden kaç paraydı, şimdi kaç par? 25 lira olmuş. Önceden aldığımız para ile para biriktiriyorduk. Şimdi 20 bin lira alıyoruz, mümkün değil. Emeklinin işi bitmiş, atılmış çöpe' diye konuştu.

Nesrin Ulukan ise emeklinün büyük şehirlerde hiç geçinemeyeceğini belirterek, 'Hele kira veriyorsa çok büyük sorun. Kiraya yetmiyor emeklinin maaşı. Bunun sebebi hükümet politikası. Emeklileri öldürmeye çalışıyorlar. Yaşatmayacaklar emeklileri' dedi.

Nurol Özusta isimli kent sakini ise, 'Pazartesi ve perşembe akşamları halk pazarına gidelim. Elmayı, armudu, pırasayı yerden topluyorlar. Çöp konteynerlerini gece gezin, kameraları koyun; bakın kimler çöp konteynerinden meyve, sebze topluyor. Eskiden yiyorduk, harcıyorduk. Bir de her ay kenara gram altın atıyorduk. Şimdi o gram altınları evde nereye koyduk diye arıyoruz' ifadelerini kullandı.

'Şimdi köyümüze bile gitmek sıkıntı oldu'

Nazmi Şimşek ise geçinip geçinemediğine değinirken, şunları söyledi:

'TÜİK'e göre mi, hissettiğimiz enflasyona göre mi, ENAG'a göre mi ya da enflasyon analizleri yapan diğer kuruluşlara göre mi? Hangisine göre geçineceğiz? Eğer TÜİK'e göre ise geçiniyoruz. Baktığımızda bir emekli maaşı dört depo mazot alıyor. Yani arabayı dört kere doldurabiliyoruz. Buradan köyümüze gitmek bile sıkıntı. Eskiden köyümüze rahat rahat gidebiliyorduk. Şimdi köyümüze bile gitmek sıkıntı oldu. Gerçekten normal şartlarda emekli maaşının en az iki katı olması gerekiyor ki vatandaş biraz rahatlayabilsin. Bir de maalesef İran, İsrail, Amerika savaşı ortalığı daha da öngörülmez bir şekle getirdi. Allah vatandaşa kolaylık versin. Burada emekliler oturuyor. Hangisi kime çay ısmarlayacak, alacak diye birbirinin gözüne bakıyor. Ülkemizin durumu bu.'

Emekli Tülay Aydın ise İstanbul Bostancı'da ikamet ettiğini ve 35 bin lira kira verdiğini anlatarak, 'Benim maaşım 30 bin lira. Babamın bana verdiği kira geliriyle geçiniyorum. Başka türlü geçinemiyorum. Sinop'ta öyleymiş. Ben Bostancı'nın göbeğinde oturuyorum ama çok eski kiracı olduğum için 35 bin liraya oturuyorum. Yoksa orada kiralar 70, 80 bin lira. Hayat zor. Emekli bu paralarla geçinemez' dedi.