(İZMİR) - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, İzmir'in Menemen ilçesinde Gediz Nehri'nin taşması sonucu zarar gören tarım arazilerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, son yıllarda art arda yaşanan doğal afetlerin tarım sektörünü ciddi şekilde etkilediğini vurgulayarak, üreticilerin ayakta kalabilmesi için desteklerin artırılması gerektiğini söyledi.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, İzmir'in Menemen ilçesine bağlı Musabey Mahallesi'nde sağnak yağışların ardından Gediz Nehri'nin taşmasından etkilenen tarım arazilerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, yaşanan doğal afetlerin tarım üretimini ve çiftçileri ciddi şekilde etkilediğini belirtti.

Son yıllarda yaşanan doğal afetlerin tarıma etkisine ilişkin Bayraktar, şunları kaydetti:

'Son yıllarda yaşadığımız doğal afetler, tarım sektörünü fevkalade olumsuz etkiliyor. Geçen sene 65 ilimizde don felaketiyle karşı karşıya kaldık. Bu illerimizi gezme imkânı buldum. Tarihimizin en büyük afetini geçen sene don afeti olarak yaşadık. 2025 yılında kuraklık afetiyle karşı karşıya kaldık. Hem don hem kuraklık afeti, tarım sektörüne, üretime ve çiftçilerimize fevkalade zarar verdi. 2026 yılına daha umutlu başlamak isterdik, daha olumlu düşüncelerle başlamak isterdik ama 2026'nın başından beri de belki beklediğimiz yağışlar geldi, belki barajlarımız doldu, yer altı sularımız beslendi, bu sevindirici. Fakat aşırı yağışlar büyük sel felaketleri yaşamamıza sebebiyet verdi. 1 Ocak 2026 - 6 Nisan 2026 tarihleri arasında doğal afetleri değerlendirdiğimizde her türlü afeti yaşadığımızı görüyoruz. 58 ilimizde, 226 ilçede, 2 bin 297 köy ve mahallede 13 bin 307 çiftçi; 11 bin dekar örtü altı, 153 bin dekar açık alan, 10 bin dekar fidan ağaç, aşağı yukarı bin 437 ton depo ürünü zarar gördü. 142 büyükbaş, 890 küçükbaş, 5 bin 89 kanatlı, 22 bin 92 balık zarar gördü. 23 ilimizde sel felaketi yaşadık, buna İzmir de dahil. 28 ilimizde fırtına, 5 ilde hortum felaketiyle karşı karşıya kaldık. 9 ilimizde don, 711 adet de yangın felaketiyle karşı karşıya kaldık.'

Menemen'deki afetin boyutunu rakamlarla anlattı

Menemen ilçesinin de büyük bir felaket yaşadığını ifade eden Bayraktar, 'Sel ve su baskını felaketiyle karşı karşıya kaldı bu ilçemiz. 765 çiftçimize ait 37 bin 228 dekar açık alanda ürün hasarı meydana geldi. Bir ton depolanmış ürün, 6 adet tarımsal tesis 6 arı kolinisi ve 4 bin 800 adet de kanatlı telef oldu. Ayrıca burası 15 Şubat 2026 tarihinde de bir fırtına yaşamış bu bölge. Orada da aşağı yukarı 11 çiftçimize ait 10 dekar sera örtüsü ve 2 adet de tarımsal tesis zarar görmüş durumda. Yaklaşık olarak bin 487 adet poliçe tanzim edilmiş bu bölgede. 25 bin 250 dekarlık üretim alanı aşağı yukarı sigortalanmış üreticilere de 23 milyon TL devlet prim desteği sağlanmış. Sel, su baskını ve dolu riskleri başta olmak üzere 1 Ocak 2026 ve 9 Nisan 2026 tarihleri arasında 31,6 milyon TL hasar tazminatı ödenmiş' diye konuştu.

'Afetler devam ettiği müddetçe TARSİM çok daha ön plana çıkacak'

TARSİM 'le ilgili de açıklamalarda bulunan Bayraktar, şöyle devam etti:

'Bu süreçte TARSİM fevkalade önem arz ediyor. Arzu ediyoruz, çiftçilerimiz bu kapsamda ürünlerini sigorta ettirecektir. Başkanımızla yaptığımız sohbette TARSİM'le alakalı bazı şikâyetler aldım. Bu şikâyetleri Ankara'da yetkililerle görüşeceğiz, bu şikâyetleri bertaraf etmeye çalışacağız. Bütün üreticilerimizin TARSİM kapsamına girmesini arzu ediyorsak hem üreticimize düşen görevler var hem de devletimize düşen görevler var. Bu manada hem üreticimizi bilinçlendirme gereği duyuyoruz. Bu çok önemli. Örgütlerimiz tarafından çiftçilerimizin bilinçlendirilmesi. Ama bunun dışında da devletin de bu süreci, TARSİM'in de bu süreci hatasız götürmesi ve üreticilerimize güven vermesi fevkalade önem arz ediyor. Çünkü bu doğal afetler devam ettiği müddetçe TARSİM çok daha ön plana çıkacak. Ürünleri sigorta ettirmekten başka da çaremizin olmadığı görülüyor.'

'Gıda krizine karşı ülkemizi koruma adına pozitif ayrımcılık istiyoruz'

Gıda krizine de dikkat çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

'Dünyada petrol krizinden bahsediyoruz ama çok önemli bir krizi de öngörmemiz lazım. Bu da gıda krizi. Özellikle bu bölgede meydana gelen savaş, petrol fiyatlarını artırdı, gübre fiyatlarını artırdı. Gübre maliyetinin yüzde 60-80 doğal gazdan geliyor. Gübre fiyatları da fevkalade olumsuz etkilenmeye başladı. Ülkemizdeki gübre fiyatlarındaki son günlerdeki artışlar tamamen bununla alakalı. Hürmüz boğazının kapalı olmasıyla alakalı. Bunlar üreticimize ciddi bir maliyet getiriyor. Bir taraftan savaşın getirdiği maliyet, bir taraftan da doğal afetlerin getirdiği çok ciddi maliyet üretimi sürdürülebilir kılma açısından üreticimizi zorluyor. Üretimin sürdürülebilir olması çok önemli. Bütün bu sıkıntılar maalesef üreticimizi zorluyor. Üreticimizi sahada tutmamız lazım. Çiftçimizi üretir noktada tutmamız lazım. Gerekli desteklerin bu süreçte verilmesi lazım. Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği olarak da hükümetimizden, çiftçimize bu dönemde gıda krizine karşı ülkemizi koruma adına pozitif ayrımcılık istiyoruz. Daha fazla destek istiyoruz. Aşağı yukarı bu birkaç ay içinde 75 vilayeti bitirdim. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara sahada gördüğüm bütün sorunları anlatma imkânı buldum, anlatmaya da devam edeceğim. İnşallah çiftçimize yeterli desteği alırız ve çiftçimizin üretmeye devam etmesini sağlarız. Ülkemizin de gıda güvenliğini tehdit altında olmaktan kurtarırız.'

'Felaket tellallığı yapmak istemem'

Üzüm bağlarının ve ıspanak tarlalarının su altında kalmasının tüketiciye etkisine ilişkin ise Bayraktar, 'Felaket tellallığı yapmak istemem. Şimdiden bunu söylemek çok doğru olmayacak. Ama şunu söyleyebilirim sadece: Bazı ürünlerde arzda azalma, talebe bağlı olarak bazı fiyatları etkileyebilir. Ama 'şu üründe bu kadar olur' demek felaket tellallığı olur. Bu, bunu bizim söylememiz mümkün değil. Ama üreticilerimiz tabii bundan sonra ne yapacak? Bu sular erken çekilmediği takdirde bazı ürünleri ekmekten vazgeçecekler. Bir alternatif ürün arayışı başladı. Üreticilerimize yardımcı olmamız lazım. Doğru ürünlerle doğru zamanda çiftçimizin ekim yapmasını sağlamamız lazım. Çünkü oraya odaklanmamız gerekiyor' dedi.

'TARSİM kapsamında olmayan üreticilerimize destek istiyoruz'

Çiftçinin mağduriyetine karşı hükümetin atması gereken somut adımlara ilişkin ise Bayraktar, 'TARSİM'e kayıtlı olan üreticilerimiz açısından şikâyetler dışında çok sorun yok. Sonuçta onlar bir şekilde zararlarını tazmin ediyorlar. Ama asıl önemli olan TARSİM kapsamında olmayan yani destek alamayan üreticilerimizde. Aynı don felaketinde olduğu gibi. TARSİM kapsamında olmayan üreticilerimize 50 milyar civarında destek ödemesi yapıldı. Bu doğal afetlerde TARSİM kapsamında olmayan üreticilerimize de bu manada bir destek istiyoruz' ifadelerini kullandı.

Ümit Özdağ, 'Ordu ve Siyaset Söyleşisi'ne katıldı: 'Cumhuriyet'in kuruluşu büyük ölçüde TSK kadrolarının öncülüğünde gerçekleşmiştir'
Ümit Özdağ, 'Ordu ve Siyaset Söyleşisi'ne katıldı: 'Cumhuriyet'in kuruluşu büyük ölçüde TSK kadrolarının öncülüğünde gerçekleşmiştir'
İçeriği Görüntüle

'Devlet böyle bir zamanda lazım'

Musabey Mahallesi Muhtarı Seyhan Dönmez, Bayraktar'a bölgede Gediz Nehrinin taşmasının etkilerini anlattı. Afet sonrası Menemen Kaymakamı'nın bölgeye gelmemesine ilişkin Bayraktar, Musabey Mahallesi Muhtarı Seyhan Dönmez'e 'Benim geldiğimi söyle. 'Genel Başkan geldi' de. Olur mu böyle şey' dedi. Bayraktar, ayrıca çiftçilerin anlattığı sorunlara ilişkin de 'Devlet böyle bir zamanda lazım. Siz şimdi onu bekliyorsunuz' ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANKA