Gündem

Ulaş Karasu: Aileler çocuklarını büyük bir güvenle geçmişte okullara gönderirken şimdi ne yazık ki okullarda çocuklarımız güvende değil

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Eğitim Sen'in Milli Eğitim Bakanlığı önünde süren 'yaşam nöbeti 'ne destek ziyaretinde bulundu. Karasu, 'Aileler çocuklarını büyük bir güvenle geçmişte okullara gönderirken şimdi ne yazık ki okullarda çocuklarımız güvende değil. Onlara eğiten öğretmenlerimiz güvende değil. İktidarın yapması gereken istifa etmeleridir. Artık okullarda  eğitim alanında gerçekten de yıllarını, ömrünü vermiş insanların bilim insanlarının, sendikaların görüşleri, fikirleri alınarak bu süreç yönetilmelidir' dedi.

(ANKARA)-CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Eğitim Sen'in Milli Eğitim Bakanlığı önünde süren 'yaşam nöbeti'ne destek ziyaretinde bulundu. Karasu, 'Aileler çocuklarını büyük bir güvenle geçmişte okullara gönderirken şimdi ne yazık ki okullarda çocuklarımız güvende değil. Onlara eğiten öğretmenlerimiz güvende değil. İktidarın yapması gereken istifa etmeleridir. Artık okullarda  eğitim alanında gerçekten de yıllarını, ömrünü vermiş insanların bilim insanlarının, sendikaların görüşleri, fikirleri alınarak  bu süreç yönetilmelidir' dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Eğitim Sen'in Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullara yönelik silahlı saldırıların ardından Milli Eğitim Bakanlığı önünde başlattığı 'yaşam nöbeti'ne destek verdi.Karasu, burada yaptığı açıklamada,'Aileler çocuklarını büyük bir güvenle geçmişte okullara gönderirken şimdi ne yazık ki okullarda çocuklarımız güvende değil.' ifadesini kullandı.

Karasu, açıklamasının devamında şunları kaydetti:

'Ne yazık ki çocuklarımızın okuduğu okullar güvenli değil'

Aslında son zamanlarda sürekli bir bakanlık önündeyiz. Yani ülkemizin içinde bulunduğu durumu en iyi bu fotoğraf anlatıyor. Evet, ülkemizde ekonomi bir taraftan her geçen gün vatandaşlarımızı bizleri yoksullaştırıyor. Bir taraftan da sokaklarımız güvenli değildi. Şimdi artık ne yazık ki çocuklarımızın okuduğu okullar güvenli değil. Aileler çocuklarını büyük bir güvenle geçmişte okullara gönderirken şimdi ne yazık ki okullarda çocuklarımız güvende değil. Onlara eğiten öğretmenlerimiz güvende değil. Ülke hızlı bir şekilde şiddet sarmalı etrafında gidiyor.

'İktidarın yandaşları öğretmenlerimiz bu şiddete maruz kalmasın diyen sendikaları suçluyor'

Silahlanmanın bu kadar serbest bırakıldığı, insanların çok kolayca bireysel anlamda silaha ulaştığı, bir dönemde  binlerce polisle hakkını arayanların önü kesilirken ne yazık ki okulda işte palayla gezenlerin 16 yaşında bir çocuğun belinde 5 tabancayla gezdiği bir  Türkiye ile karşı karşıyayız. Yetkililer ne yapıyor? Yetkililer her zamanki gibi susmayı tercih ediyorlar. Yetkililer ne yapıyor? Her zamanki gibi iktidarın yandaşları ve yetkililer bu olaylar çözülsün, bu şiddetler yaşanmasın, öğrencilerimiz bu şiddete maruz kalmasın, öğretmenlerimiz bu şiddete maruz kalmasın diyen sendikaları suçluyorlar. En iyi yaptıkları işi yapıyorlar. Toplumu tehdit ediyorlar.Arkadaşlar bu toplumun artık bu tehditlere bizlerin bu tehditlere karnı tok. Bu tehditlerden vazgeçiniz. 24 yıldır bu ülkeyi yönetiyorsunuz. Bugün ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin  de bu şiddet ortamının da sorumlusu sizlersiniz.

'Hiç kimse görevinden onurluca istifa etmedi'

Bugüne kadar bu iktidarda hiç kimse bedel ödemedi. Hiç kimse görevinden onurluca istifa etmedi. Sürekli arkaları sıvazlandı, sürekli görevlerine devam ettiler. Onlar görevlerine devam ettikçe de devletin içine de yerleşen belli işbirlikçiler ile birlikte bu mafya düzeni, bu çete düzeni devam ediyor ne yazık ki. İş insanlarımızın güvenliği yok. Çocuklar bellerinde silahlarla, kafalarında kasklarla gidiyorlar onlara kurşun atıyorlar.

'Okullarımızı,  tarikatlara, ülkü ocaklarını açanların hiç mi suçu yok?'

Öğrencimizin güvenliği yok. Okullara giriyorlar tabancayla çok rahat katliamlar gerçekleştirebiliyorlar. Suçluları anında buluyorlar. Suçlular televizyondaki diziler, sosyal medya, internet. Peki bu güvenliği sağlamayanlar yıllardır gündeme getirdik. Mecliste gündeme getirdik. Basın açıklamalarında gündeme getirdik. Bu okulda güvenliği sağlamayanların hiç mi suçu yok.? Okullarımızı, çocuklarımızın bilimsel eğitim alması gereken yuvaları, tarikatlara, ülkü ocaklarını açanların hiç mi suçu yok.? Her açıklamasında Cumhuriyete, Cumhuriyet'in kazanımlarına kin kusan Milli Eğitim Bakanı okulları, tarikatların, cemaatlerin yuvası haline getiren Milli Eğitim Bakanı şimdi bu olayla ilgili anında ya  yayın yasağı getiriyor ya birileri tehdit ediliyor. Bu huyunuzdan vazgeçiniz.

'Eğer ki bir komisyon kurulacaksa O komisyonun gerçeklerinde hazırlamış olduğu raporlar dikkate alınmalıdır'

Mecliste komisyon kurulması önemlidir. Ama mecliste defalarca komisyonlar kuruldu. Komisyonların raporları hazırlandı. Günlerce milletvekilleri çalışıyor. Komisyonun hazırlamış olduğu raporlar raflara  diziliyor ve o raporda yazılanlar bir türlü uygulanmıyor. Eğer ki bir komisyon kurulacaksa o komisyonun gerçeklerinde hazırlamış olduğu raporlar dikkate alınmalıdır. O raporlarda işin muhatapları yani sizlerin görüşleri, fikirleri, düşünceleri yer almalıdır. Ve bu raporlar artık raflarda değil uygulamada olmalıdır. Gerçekten de çocuklarımızın, öğretmenlerimizin güvenliğinin olmadığı bir ülkede geleceğe ne kadar güvenli bakabiliriz? Geleceğe nasıl bakabiliriz? Hepimiz bu karamsarlığa içindeyiz.

'Çocuklar okula gitmek istemiyor. Aileler çocuklarını okula göndermek istemiyorlar'

Şu anda ülkemizin dört bir yanında çocuklar okula gitmek istemiyorlar. Aileler çocuklarını okula göndermek istemiyorlar. Böyle acı bir tabloyla karşı karşıyayız. İktidarın yapması gereken, yetkililerin yapması gereken sorumluluk almaktır. İstifa etmeleridir ve artık okullarda sizlerin özellikle eğitim alanında gerçekten de yıllarını, vermiş ömrünü vermiş, insanların, bilim insanlarının, sendikaların görüşleri, fikirleri alınarak sizlerle beraber masaya oturularak bu süreç yönetilmelidir. Okullarda, güvenlikler de sağlanmalıdır.

'Bu ülkeyi adeta bir Latin Amerika ülkesine çevirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir'

Çocuklarımızın şiddete nasıl meyilli hale geldikleri, 15-16 yaşında çocukların beline nasıl silah taktığı da araştırılmalı ve engellenmelidir, önlenmelidir. Bunun için ne yapılması gerekiyorsa biz yapmaya hazırız. Bu ülkeyi adeta bir Latin Amerika ülkesine çevirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Çetelerin, mafyaların cirit attığı, çocukların 13-14 yaşında beline silah taktığı bir ülkede hiçbirimiz yaşamak istemiyoruz. Çocuklarımızın bu duruma düşürülmesini de istemiyoruz. Bu noktada bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak sizlerle dayanışma içinde üzerimize ne düşerse yapmaya hazırız. Hepinize teşekkür ediyorum. Sonuna kadar biriz, beraberiz.'