(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, tüm emeklilere verilen bayram ikramiyesinin sadece ihtiyaç sahibi emeklilere verilmesi yönünde bir çalışma yapıldığına yönelik iddialar üzerine yaptığı açıklamada, 'Milyonlarca emekli zaten açlık sınırının altında yaşamak zorunda. Emeklinin ikramiyesini de sakın 'ihtiyaç sahibi olan-olmayan' diyerek bölmeye kalkmayın' ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, yaptığı yazılı açıklamada, tüm emeklilere verilen bayram ikramiyesinin sadece ihtiyaç sahibi emeklilere verilmesi yönünde bir çalışma yapıldığına yönelik iddialar üzerine, şunları kaydetti:

'Milyonlarca emekli zaten açlık sınırının altında yaşamak zorunda. Emeklinin ikramiyesini de sakın 'ihtiyaç sahibi olan-olmayan' diyerek bölmeye kalkmayın. Bugün Türkiye'de emeklilerin büyük bölümü zaten temel ihtiyaçlarını karşılayamaz durumda. Bu şartlarda 'ihtiyaç sahibi' tartışması yapmak, emeklilerin hakkını tartışmaya açmaktır. 

İPA: 'Kadınların en büyük korkusu, cinayet ve şiddet'
İPA: 'Kadınların en büyük korkusu, cinayet ve şiddet'
İçeriği Görüntüle

Bugün ortalama emekli aylığı 23 bin lira düzeyinde ve 32 bin lirayı geçen açlık sınırının altında kalmış durumda. Faize, garanti ödemelerine milyarları saçan bu iktidar, bayrama iki hafta kalmışken 4 bin lira olan emekli ikramiyesinin üzerine türlü bahanelerle bir kuruş dahi koyamadı. Üstelik geçen yıl ikramiye ile 200 ramazan pidesi alınabilirken, bugün aynı parayla sadece 160 pide alınabiliyor. Yani emeklinin ikramiyesinden 40 pide çalınmış durumda. Böyle bir ortamda iktidar, bu sorunu çözmek yerine haklarını daraltmaya çalışıyor.

AKP çevreleri, emekli bayram ikramiyesini tartışırken, sanki bu ülkedeki emeklilerin büyük bölümü yüksek gelirle yaşıyormuş, düşük gelirli emeklilerle eşitleniyormuş gibi bir algı yaratmaya çalışıyor. Bu yaklaşım, aslında gerçeği ters yüz etmektir. Türkiye'de 17 milyon emeklinin çok büyük çoğunluğu zaten asgari ücretin altında gelirle yaşam mücadelesi veriyor. Yoksulluk sınırının 100 bin lirayı aştığı, açlık sınırının 32 bin lirayı geçtiği bir ülkede siz hangi emekliyi, hangi ölçüyle 'hak ediyor' ya da 'hak etmiyor' diye kategorize edeceksiniz? Mesele birkaç istisnai örnek üzerinden emeklilerimizi karşı karşıya getirmek değildir; mesele, bu ülkede yıllarca prim ödemiş, üretmiş, katma değer yaratmış milyonlarca insanın; bugün sefalet koşullarına bırakılmasıdır. Emeklilere verilen her kuruşu, sanki kendi ceplerinden çıkıyormuş gibi anlatan AKP iktidarı; emekliyi, adeta toplumsal bir yük gibi göstermeye çalışıyor. Oysa emeklilerimiz, bu ülkenin hafızasıdır, emeğidir, alın teridir. Primlerini yıllarca ödemiş yurttaşlara, bayram öncesi bir ikramiyeyi dahi tartışma konusu yapmak, sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz. Yapılması gereken şey emeklinin haklarını budamak değil; bayram ikramiyesini asgari ücret seviyesine taşımak ve düzenli olarak artış için bunu yasal yapısını hazırlamak ve emeklinin maaşının da insan onuruna yakışır bir gelir seviyesine taşımaktır.'

Kaynak: ANKA