(İZMİR) - Bu yıl 12'ncisi düzenlenecek olan Uluslararası Urla Enginar Festivali'nin tanıtım toplantısında, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, verimli alanların talan edilmemesi mesajı vererek, 'Bu festival bir davet. Urla'nın, toprağın ve doğanın çığlığına kulak verme davetidir' dedi.
Bu yıl 1-3 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek olan 12'nci Uluslararası Urla Enginar Festivali'nin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Festivalin tanıtım toplantısına Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan'ın yanı sıra İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Urla Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Muharrem Uslucan ve belediye bürokratları katıldı.
Belediye Başkanı Balkan, tarım arazilerinin tarım için kullanılması çağrısında bulundu.
Balkan: Her bir yaprağında üreticinin emeği var
Tanıtım toplantısında konuşan Urla Belediye Başkanı Balkan, festivalin ilçeye ve üretime katkısına değinerek şunları söyledi:
'Enginar, Urla'nın karakterini taşıyan en önemli ürünlerden biri. Her bir yaprağında üreticinin emeği var. Urla'da tarım ekonomik bir faaliyet olmanın ötesinde kültürün ve kimliğin doğal bir parçası. 12'ncisini gerçekleştireceğimiz festivalde bu güçlü bağın en görünür halini gözler önüne seriyoruz. Üç gün boyunca Urla'nın sokaklarında üretimin, mutfağın, kültürel zenginliğin en keyifli halini tadacağız. Geniş bir programla ziyaretçilerimizi ağırlayacağız.
'Toprağın sunduğu değeri görünür kılmayı hedefliyoruz'
Bu buluşma, üreticiyle tüketiciyi, akademiyle sahayı aynı zeminde bir araya getirecek. GastroFarm Urla, bu anlayıştan besleniyor. Toprağın sunduğu değeri görünür kılmayı hedefliyoruz. Urla, üretimin gücü, gastronomi ve kültürel zenginlikleriyle dikkat çekiyor. Enginar festivali ise en güçlü anlatılarından birisi. Urla bugün üretimin gücü gastronomi ve doğal zenginlikleriyle değer görüyor. Bu festival bir davet. Urla'nın, toprağın ve doğanın çığlığına kulak verme davetidir. Biz bu daveti her yıl biraz daha büyütüyoruz.'
'Bizim karşı çıktığımız şey yanlış yerde yanlış işin yapılması'
İlçenin verimli arazilerinin tarım dışı uygulamalara ayrılmasına tepki gösteren Balkan, şu ifadeleri kullandı:
'Urla'nın nerede bir tarım arazisi varsa villa arazisi yapılmaya nerede zeytinlik arazisi varsa maden arama sahasına, nerede bereketli toprak varsa RES sahasına açılmaya çalışılıyor. Bunun bir benzerini de Demircili Koyu'nda yaşadık. Biz orada sökülmek istenen hurda gemiyi direne direne gönderdik. Şimdi nöbete Çeşmealtı'nda devam ediyoruz. Çünkü vatandaşlarımızın denize girdiği yerde yandaşa peşkeş çekerek marina yapılmak istendiği için direneceğiz. Biz, hiçbir şeye karşı çıkmıyoruz. İstemezükçü değiliz, marina yapılmasına da karşı çıkmıyoruz. Bizde de marina olabilir Gülbahçe ile Balıklıova arasındaki alana burada yapmak istediklerinin 2-3 katı büyüklüğünde marina yapabilirler. Bizim karşı çıktığımız şey, yanlış yerde yanlış işin yapılmasına, 'yaptım oldu' mantığıyla yanlış iş yapılmasına karşı çıkıyoruz.
'Çürümeye terk edilen değerli bir bina var'
Biz bünyemizde çok değerli topraklar barındırıyoruz. Üniversitemiz olan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) bünyesinde bulunan Türkiye'nin en büyük kampüs alanına sahip üniversitenin o kadar değerli toprakları var ki. Biz paydaşlarımızla bu alanlarda enginar üretmek zeytin yetiştirmek ve bu alanların üniversite eğitiminde kullanılıncaya kadar toprak olarak değerlendirilmesi için başvurularda bulunduk. Ayrıca orman sınırında kalıp çürümeye terk edilen değerli bir bina var. Yaklaşık bin büyükbaşlık bir üretim tesisi yapmak istiyoruz. Biz birlikte var olmayı ve değeri paylaşarak çoğaltmayı bilenlerdeniz. Bu sese bütün devlet büyüklerimizin kulak vermesini istiyorum.'
Gappi: Doğru insanlar doğruyu yapmak zorunda
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, 'Son birkaç yılda fark ettim bu kadar geniş enginar arazisinin kaldığın bilmiyordum. Biz artık tarım ürünü değil villa dikiyoruz. İşin şakası kalmadı. İkiye bölündük. Bu festivaller hem yerel halka hem de toprağa çok şey katıyor. O zaman doğru insanlar doğruyu yapmak zorunda. Doğru ve ilkeli gazetecilik yapanlar bir arada olmak zorunda. Doğru, nitelikli yerel yönetimlerle doru gazeteciliğin yürümesi çok önemli. Biz de cemiyet olarak doğru işler yapanların yanında olacağız' dedi.
Uslucan: Urla, doğayla kurulan kadim bağın adıdır
Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan, tarım arazilerinin verimli kullanımı çağrısında bulunarak, 'Urla sadece bir coğrafya değil, doğayla kurulan kadim bağın adıdır. Enginar ise bu bağın en şifalı simgesidir. Enginar yalnızca sofralarımızı süsleyen bir lezzet değil tarımın ve üretimin güçlü bir temsilcisidir. Bizler de ziraat odası olarak bu değeri koruyup gelecek nesillere aktarmak için elimizden geleni yapıyoruz. Ama Urla'nın en bereketli topraklarından 300 dönümün üzerinde bir alan boş. Biz bu araziler için bakanlığa gittik ama bize hiçbir şekilde vermiyorlar' diye konuştu.