Gündem

Ümit Özdağ, 'Ordu ve Siyaset Söyleşisi'ne katıldı: 'Cumhuriyet'in kuruluşu büyük ölçüde TSK kadrolarının öncülüğünde gerçekleşmiştir'

 Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 23. Ankara Kitap Fuarı'nda 'Ordu ve Siyaset Söyleşisi'ne katıldı. Cumhuriyet'in kuruluşunun büyük ölçüde Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarının öncülüğünde, 1914'ten itibaren 10 yıl boyunca savaşan kadrolarca kurulduğunu belirterek, 'Cumhuriyet'in dört cumhurbaşkanı; Atatürk, İnönü, Cemal Gürsel ve Cevdet Sunay, aynı zamanda ilk beş cumhurbaşkanından dördü, Filistin cephesinde savaşmıştır. İlk üç cumhurbaşkanının bir özelliği daha vardır üçü de ittihatçıdır, İttihat ve Terakki, 1960'a kadar Çankaya'da varlığını sürdürmüştür' dedi.

Haber: Hilal ACAR / Kamera: Hakan KARADUMAN

(ANKARA) - Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 23. Ankara Kitap Fuarı'nda 'Ordu ve Siyaset Söyleşisi'ne katıldı. Cumhuriyet'in kuruluşunun büyük ölçüde Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarının öncülüğünde, 1914'ten itibaren 10 yıl boyunca savaşan kadrolarca kurulduğunu belirterek, 'Cumhuriyet'in dört cumhurbaşkanı; Atatürk, İnönü, Cemal Gürsel ve Cevdet Sunay, aynı zamanda ilk beş cumhurbaşkanından dördü, Filistin cephesinde savaşmıştır. İlk üç cumhurbaşkanının bir özelliği daha vardır üçü de ittihatçıdır, İttihat ve Terakki, 1960'a kadar Çankaya'da varlığını sürdürmüştür' dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, ATO Congresıum'daki 23. Ankara Kitap Fuarı'nda imza etkinliğine katıldı. Özdağş, imza programından önce 'Ordu ve Siyaset Söyleşi'nde konuştu. Salonları önceden gençlerin oluşturduğunu belirten Özdağ, 'Yaşlı görüyorum, galiba yaşlılar kıskanmışlar' dedi. Salondaki bir vatandaş, 'Sayın Başkan, biz gençleri izledik, gençlere baktık çok kuyruk oluşturmuşlar biz de geldik' dedi. Bunun üzerine Özdağ, 'Doğru, gençleri izlemelisiniz çünkü gençler doğruyu buluyorlar' yanıtını verdi.

Özdağ, son çıkardığı kitabından esinlenerek konferansın adını 'Ordu ve Siyaset Söyleşisi' olduğunu belirterek, şunları söyledi:

'Birazdan aşağıda '1923-1960 Türkiye'de Ordu-Siyaset İlişkileri' kitabımı imzalayacağım. Birisi benim doktora tezim, birisi de doçentlik tezim. Fakat doktora tez konusu ararken bazı arkadaşlarım, sohbetlerimizden hareket ederek bana 'Neden 27 Mayıs'ı yazmıyorsun? Bu konuda çok fazla bilimsel çalışma da yok' diye sordular. Ben de gittim, akşam babama dedim ki, 'Baba, arkadaşlar da '27 Mayıs'ı neden yazmıyorsun, bu konuda çok fazla bilimsel çalışma yok' diyorlar. Ne dersin, 27 Mayıs'ı yazayım mı?'. Dedi ki, 'En son benimle konuşursan yaz'. Ben de 27 Mayıs'ı doktora tezi olarak yazdım. Bir yerden takıldım, merak ettim, 'Arkasından ne gelecek?' diye düşündüm. Yani heyecanlı da bir tez oldu.

'Böylece bir seferde hem doktora tezimi yazmış oldum hem doçentlik tezimi yazmış oldum'

Tez bitti, götürdüm rahmetli Kemal Nur'a, anayasa hukuku profesörü, benim de tez hocam. Hocam dedi ki, 'Çok iyi olmuş. Ama bunun bir giriş bölümüne ihtiyacı var.' Ben de 'Nasıl bir giriş bölümü hocam?' dedim. 'Atatürk ve İnönü dönemindeki ordu-siyaset ilişkilerini de yazmalısın ki o da giriş bölümü olsun' dedi. 'Olur' dedim. O konuda hiç yazılmamış, ilginç bir şey. Yani 1980'lerden geçiyoruz, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş döneminde ordu-siyaset ilişkileri konulu bir tane kitap yok. Ben de bir giriş diye başladım, giriş 250 sayfa oldu. Götürdüm hocaya verdim, hoca okudu, çok beğendi. Dedi ki, 'Bunu doktora tezi yapıyorum.' Böylece bir seferde hem doktora tezimi yazmış oldum hem doçentlik tezimi yazmış oldum. Sonra da iki ayrı kitap olarak, iki ayrı yayınevi tarafından yayımlandı.

'Cumhuriyeti kuran kadrolar, Osmanlı'nın son döneminde devleti kurtarmak için mücadele eden kadrolardır'

Ordu-siyaset ilişkileri, Cumhuriyet tarihini anlamak için de önemlidir. Çünkü Cumhuriyet'in kuruluşu büyük ölçüde Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarının öncülüğünde gerçekleşir. Cumhuriyet'i kuran kadrolar, Osmanlı'nın son döneminde devleti kurtarmak için mücadele eden kadrolardır. Şimdi, malum, 'Gazi Mustafa Kemal Osmanlı'yı yıktı' derler. Hangi kişilerden bahsedildiğini hepiniz anladınız. Ancak 1917'de Mustafa Kemal'in raporlarında, savaştan çekilelim, devleti kurtarmak istiyorum düşüncesi vardır. Almanlar savaşı kaybetti; biz de onlarla birlikte savaşı kaybedip devleti tamamen yitireceğimize, ayrı bir barış anlaşması yaparak devletten kalanı kurtaralım yaklaşımını ortaya koyar. Bahsedilen devlet Osmanlı Devleti'dir. 1917'ye kadar Mustafa Kemal'in kurtarmaya çalıştığı devlet Osmanlı Devleti'dir. Ancak Osmanlı Devleti tarih sahnesinden çekildikten ve İstiklal Harbi sonrasında Cumhuriyet kurulur. Cumhuriyeti kuran kadrolar da Trablusgarp'ta, Balkan Savaşı'nda, I. Dünya Savaşı'nda ve ardından İstiklal Harbi'nde savaşan kadrolardır.

Alman ordusu için savaş 1914-1918 arasındadır. Fransız ordusu için de 1914-1918 arasındadır. Ancak Türk ordusu için savaş 1912-1922 arasındadır. Yani 10 yıl boyunca devam eden bir savaş sürecidir. Bu 10 yıl boyunca savaşan kadrolar, ardından Cumhuriyeti kurmuşlardır. Cumhuriyet'in dört cumhurbaşkanı; Atatürk, İnönü, Cemal Gürsel ve Cevdet Sunay, aynı zamanda ilk beş cumhurbaşkanından dördü, Filistin cephesinde savaşmıştır. İlk üç cumhurbaşkanının bir özelliği daha vardır üçü de İttihatçıdır, İttihat ve Terakki, 1960'a kadar Çankaya'da varlığını sürdürmüştür.'