Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Özgür Özel ve beraberindeki isimlerin CHP’den ayrılarak kurmaya hazırlandığı yeni siyasi partiye ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Özdağ, parti yönetimine muhalefet eden isimlerin ayrılmasının siyasette sık görüldüğünü ancak bu kez doğrudan parti yönetiminin CHP’den ayrıldığını söyledi. Yeni oluşumun CHP’de izlenen politikaları sürdürüp sürdürmeyeceğinin zaman içerisinde ortaya çıkacağını belirtti.
“Türk tarihinde ilk kez parti yönetimi ayrıldı”
Partisinin genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Ümit Özdağ, Özgür Özel ve arkadaşlarına yeni siyasi yolculuklarında başarı diledi.
Özdağ, Özel ve ekibinin “düşman ceza hukuku uygulamaları” sonucunda CHP’den ayrıldığını savunarak şunları söyledi:
“Genellikle partiden ayrılanlar parti yönetimine muhalif olurlar ve öyle ayrılırlar. Burada Türk tarihinde ilk kez parti yönetimi partiden ayrıldı.”
Yeni partinin siyasi çizgisine ilişkin değerlendirme yapmak için henüz erken olduğunu belirten Özdağ, Özgür Özel ve beraberindeki isimlerin CHP’de uyguladıkları politikaları devam ettirip ettirmeyeceğinin takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
Yeni parti kurmanın zorluklarına dikkat çekti
Daha önce İYİ Parti ve Zafer Partisi’nin kuruluş süreçlerinde yer aldığını hatırlatan Özdağ, Türkiye’de yeni bir siyasi parti kurmanın oldukça zor olduğunu söyledi.
İYİ Parti’nin kuruluşuna katılmasını hayatındaki en büyük hatalardan biri olarak değerlendiren Özdağ, daha sonra arkadaşlarıyla Zafer Partisi’ni kurduklarını belirtti.
Özdağ, yeni kurulacak partinin CHP’den farklı bir siyasi hatta konumlanıp konumlanmayacağının önümüzdeki dönemde görüleceğini dile getirdi.
Zafer Partisi’ne üç yeni katılım
Basın toplantısında Zafer Partisi’ne yeni katılımlar da duyuruldu. MHP Merkez Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa eden Mustafa Ertekin, Prof. Dr. Bengi Başer ve eski BBP Sivas Milletvekili Nevzat Yanmaz, Zafer Partisi’ne katıldı.
Ekonomi üzerinden hükümete tepki
Konuşmasında ekonomik gelişmelere de değinen Ümit Özdağ, hükümetin siyasi tartışmalarla gündemi belirlemeye çalışırken vatandaşın yaşadığı geçim sıkıntısını görmezden geldiğini savundu.
Asgari ücretli ve emeklilerin açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini söyleyen Özdağ, Türkiye’de orta sınıfın giderek ortadan kalktığını ifade etti.
Üretim ekonomisinden uzaklaşıldığını ve rant temelli bir ekonomik yapı oluşturulduğunu öne süren Özdağ, Türkiye’nin borç sarmalı içerisinde bulunduğunu söyledi.
“Türkiye fakir değil, Türk halkı fakir”
AK Parti’nin ekonomi yönetimini eleştiren Özdağ, üretimi ve istihdamı artıracak kapsamlı bir plan ortaya konulamadığını savundu.
Zafer Partisi iktidarında Devlet Planlama Teşkilatı’nı yeniden kuracaklarını belirten Özdağ, planlı ekonomi, sanayileşme ve tarım politikalarıyla üreten ve gelirini adaletli paylaşan bir Türkiye hedeflediklerini söyledi.
Özdağ, “Türkiye fakir değil, Türk halkı fakir. Çünkü Türkiye’nin zenginlikleri küçük bir grup tarafından sömürülüyor” ifadelerini kullandı.
S-400 açıklaması: Milli egemenlik çağrısı
NATO Zirvesi sonrasında S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satılacağı yönündeki tartışmaları da değerlendiren Özdağ, böyle bir adımın Rahip Brunson’ın serbest bırakılması sürecine benzeyeceğini savundu.
Hükümeti Türkiye’nin milli egemenliğini koruyacak şekilde hareket etmeye çağıran Özdağ, yerli Siper hava savunma sistemlerinin yanı sıra süpersonik füzelere karşı savunma çalışmalarının da hızlandırılması gerektiğini söyledi.
Gaziler arasında ayrım yapılmasına tepki
Güvenpark’ta hak arayışını sürdüren gazilere de değinen Özdağ, devletin gazilere daha güçlü şekilde sahip çıkması gerektiğini ifade etti.
Gaziler ve şehitler arasında görev, tarih veya rütbe üzerinden ayrım yapılamayacağını söyleyen Özdağ, farklı kategorilere göre maaş ve hak belirlenmesine tepki gösterdi.
Terörsüz Türkiye sürecini eleştirdi
Özdağ, “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürece yönelik eleştirilerini de yineledi. PKK’nın tamamen silah bırakmadığını ve farklı ülkelerde faaliyetlerini sürdürdüğünü öne süren Özdağ, örgütün bölgedeki etkisini genişlettiğini savundu.
Hükümetin sürecin başlangıcında verdiği sözleri yerine getirmediğini ileri süren Özdağ, yapılması planlanan yasal düzenlemelerin kamuoyunda ciddi tepkiye yol açacağını söyledi.
Ümit Özdağ, açıklamasını Türkiye’nin gerçek gündeminin siyasi parti tartışmalarından ziyade ekonomi, üretim, güvenlik ve vatandaşların yaşam koşulları olduğunu belirterek tamamladı.




