Gündem

ÜNİPERSEN ve KASK'tan TÜİK önünde açıklama: 'Kamu çalışanı enflasyona değil, refaha ortak olmalıdır'

Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) ile Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu'nun (KASK), TÜİK Küçükçekmece Şubesi önünde bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, bugün belli olan enflasyona endeksli maaş artışları eleştirildi ve 'Kamu çalışanı enflasyona değil, refaha ortak olmalıdır. Kamu çalışanı geçim derdiyle değil, çocuklarının geleceğiyle ilgilenmelidir. Kamu çalışanı borçla değil, emeğinin alın terinin karşılığıyla yaşayabilmelidir. Bizler bu ülkenin memuruyuz. Bizler bu devletin yükü değil, gücüyüz. Devlet, kendi gücünü yoksullaştırarak büyüyemez' görüşü savunuldu.

Kamera: Mehmet ÇALPAR

(İSTANBUL) Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) ile Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu'nun (KASK), TÜİK Küçükçekmece Şubesi önünde bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, bugün belli olan enflasyona endeksli maaş artışları eleştirildi ve 'Kamu çalışanı enflasyona değil, refaha ortak olmalıdır. Kamu çalışanı geçim derdiyle değil, çocuklarının geleceğiyle ilgilenmelidir. Kamu çalışanı borçla değil, emeğinin alın terinin karşılığıyla yaşayabilmelidir. Bizler bu ülkenin memuruyuz. Bizler bu devletin yükü değil, gücüyüz. Devlet, kendi gücünü yoksullaştırarak büyüyemez' görüşü savunuldu.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK), haziran ayı enflasyon verilerine göre, yılın ikinci yarısında SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 17,76, memur ve emeklileri için yüzde 13,52 oranında zam yapılacak. Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) ile Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu'nun (KASK), konuyla ilgili TÜİK Küçükçekmece Şubesi önünde enflasyona endeksli maaş artışlarını eleştirildi.

Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

'Bugün açıklanan enflasyon rakamlarıyla birlikte memur ve memur emeklilerinin Temmuz ayında alacağı maaş artışı da kesinleşmiştir. Bir kez daha görüyoruz ki; Enflasyon farkı bir zam değildir. Enflasyon farkı, yalnızca geçmiş altı ayda cebimizden alınanın gecikmeli olarak geri verilmesidir.

'BUGÜN AÇIKLANAN RAKAM MİLYONLARCA HANENİN MUTFAĞINI, ÇOCUKLARININ EĞİTİMİNİ VE GELECEĞİN ETKİLEMEKTEDİR'

Bugün Türkiye'de 3.5 milyon devlet memuru, 446 bin sözleşmeli personel ve 17 milyon emekli, dul ve yetimin maaşı açıklanan enflasyon oranlarına göre belirlenmektedir. Yani bugün açıklanan her rakam; milyonlarca hanenin mutfağını, çocuklarının eğitimini ve geleceğini doğrudan etkilemektedir.
Bugün yoksulluk sınırı 116 bin liraya ulaşmıştır. Buna karşılık milyonlarca kamu çalışanı ay sonunu getirme mücadelesi vermektedir. Vatandaşın; 3 trilyon 319 milyar lira tüketici kredisi borcu, 3 trilyon 163 milyar lira kredi kartı borcu bulunmaktadır. 27 milyon vatandaşımız ise sosyal yardımlarla yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır.
Bu tablo yalnızca ekonomik bir sorun değildir; aynı zamanda gelir dağılımı ve sosyal adalet sorunudur. Sadece Mayıs ayında 129 milyar lira faiz ödemesi yapılırken, kamu personeline 408 milyar lira ödeme yapılmıştır. Faiz giderlerinin bu kadar yüksek olmadığı bir bütçe yapısında, kamu çalışanlarının ücretlerine çok daha güçlü artışlar yapılabilirdi.

'ÜLKESİNE GECE GÜNDÜZ HİZMET EDEN KAMU ÇALIŞANLARININ EMEĞİ MUTLAKA KORUNMALADIR'

Kamu maliyesinin öncelikleri belirlenirken, ülkesine gece gündüz hizmet eden kamu çalışanlarının emeği mutlaka korunmalıdır. Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde yıllık enflasyon %1 ile %4 arasında seyrederken, ülkemizde yıl sonu enflasyon beklentisi %26 seviyesindedir. Yani gelişmiş ülkeler fiyat istikrarını konuşurken, biz hâlâ yüksek enflasyonun oluşturduğu geçim krizini konuşuyoruz. Böyle bir ekonomik tabloda kamu çalışanlarına yapılan yaklaşık %14 lük maaş artışının yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir. Üstelik 2027 yılı için toplu sözleşmeyle şimdiden belirlenen %5 ve %4 zam oranları, daha uygulanmadan yetersiz hâle gelmiştir.
Kamu çalışanı enflasyona değil, refaha ortak olmalıdır. Kamu çalışanı geçim derdiyle değil, çocuklarının geleceğiyle ilgilenmelidir. Kamu çalışanı borçla değil, emeğinin alın terinin karşılığıyla yaşayabilmelidir. Bizler bu ülkenin memuruyuz. Bizler bu devletin yükü değil, gücüyüz. Devlet, kendi gücünü yoksullaştırarak büyüyemez.

Buradan çağrımız nettir. Temmuz ayında kamu çalışanlarına ilave maaş artışı yapılmalıdır. 2027 yılı için belirlenen %5 ve %4 toplu sözleşme zam oranları yeniden değerlendirilmelidir. Kamu çalışanı enflasyonu değil, refahı hak etmektedir'