(İZMİR) - Üretimi ve sanatı aynı çatı altında buluşturan 3. Uluslararası Urla Zeytin ve Sanat Festivali'nin basın lansmanı Bademler Doğal Yaşam Köyü'nde gerçekleştirildi. Sürdürülebilir tarım, kooperatifçilik ve kırsal kalkınmanın önemine dikkat çeken Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, 'Amacımız teşviklerle tersine göçü artırarak kırsal yaşamın devam etmesini ve üretim kültürünün aktarılmasını sağlamak' dedi.
Urla Belediyesi ev sahipliğinde ve GastroFarmUrla iş birliğiyle bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Urla Zeytin ve Sanat Festivali'nin basın lansmanı Bademler Doğal Yaşam Köyü'nde gerçekleştirildi. Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan'ın ev sahipliğindeki basın kahvaltısında duyurulan festival, 6-8 Kasım günleri arasında kentin dört bir yanında kapılarını açacak.
Sürdürülebilir tarım, kooperatifçilik, zeytin üretimini destekleme ve kültürel mirası sanatla harmanlama vizyonuyla yola çıkan organizasyon; Urla Cumhuriyet Meydanı, Eski Tamirhane Binası, UKTA ve Hayal Bahçe - Urlivia - İçmeler mevkisindeki zeytin tarlalarına kadar geniş bir alana yayılacak. Festival kapsamında 75'i gıda, 75'i el sanatları olmak üzere toplam 150 üretici ve ticari stant kurulurken, ziyaretçiler üç gün boyunca zeytinyağından sabun yapım atölyelerine, Kekik Teyze ve Şafak Üleştiren ile geleneksel zeytin kırma ve kurma etkinliklerine katılabilecek. Ayrıca çocuklar için hazırlanan özel boyama kitabı etkinlikleri, Anıt Zeytin Ağaçları fotoğraf sergisi ve geçtiğimiz yıl üretilen sanat eserleri de festival süresince sergilenecek.
Zengin içeriğiyle dikkat çeken festivalin ilk günü olan 6 Kasım Cuma; kortej yürüyüşü ve Eski Tamirhane Binası'ndaki resmi açılış töreniyle başlayacak. İlk günde Türk ve Yunan şeflerin katılımıyla 'İki Kıyı, Bir Sofra' söyleşisi gerçekleştirilecek, zeytinyağı tadım incelikleri anlatılacak ve enginar ile zeytinyağlı lezzetler üzerine gastronomi workshopları düzenlenecek. Festivalin ikinci gününde ise zeytin hasadı heyecanı yaşanacak; Çılgınlar Zeytin Atölyesi, zeytinyağlı şevketibostanlı yemek sunumları ve 'Uzun Yaşamın Peşinde: Zeytinyağı' başlıklı paneller düzenlenecek. Cumartesi akşamı saat 20.00'de ise Belediye Binası Arkası'nda kurulacak sahnede ünlü sanatçı Aydilge hayranlarıyla buluşacak.
Festivalin 'Köy, Zeytin Kültürü, Sanat ve Kapanış' temasını taşıyan son gününde ise geleceğe nefes olacak önemli bir adım atılacak. Urla Belediyesi Zeytin Koleksiyon Bahçesi'nde Doç. Dr. Levent Köstem ve Deniz Seçer katılımıyla zeytin fidanı dikimi gerçekleştirilecek ve 'Hedef 1 Milyon Zeytin Ağacı Dikmek' başlığı altında bir söyleşi yapılacak. Girit kabağı, balzamik sirke ve karamelize ahtapot gibi özel lezzetlerin gastronomi atölyelerinde işleneceği pazar günü, Urla Belediyesi Konservatuvarı Çocuk Korosu dinletisi ve kapanış-teekkür töreniyle festival son bulacak.
'GELENEKSEL YÖNTEMLERİ YENİ NESİLLERE ÖĞRETMEYİ HEDEFLİYORUZ'
Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, 'Bazı kentlerin tarihi kitaplarda yazılıdır. Urla'nınki ise toprağında yazılı. Zeytin ağaçlarında ve binlerce yıldır süren üretim geleneğinde yaşamaya devam ediyor. 6-7-8 Kasım tarihlerinde Urla'da düzenleyeceğimiz Zeytin ve Sanat Festivalimizde zeytini tarladan sofraya, üretimden gastronomiye, tarihinden sanata uzanan bütün yönleriyle hep birlikte bir kez daha ele alacak, tanıtacağız. Festivalimizin ayırt edici yanı aslında şu: Zeytini bütün yolculuğuyla ele alarak tanıtımını ve kültürünü yeniden dünyaya duyurmak istiyoruz. Ağacın dalından hasada, hasattan sıkıma, zeytinyağından mutfağa ve sanata uzanan bir program bizleri bekliyor. Ziyaretçilerimiz zeytin tarlasında hasada katılacak, zeytin sıkımının nasıl yapıldığını yerinde görecek, zeytinyağı tadımlarıyla farklı aromaları ve polifenolleri keşfedecekler. Zeytin kırma ve zeytin kurma etkinlikleriyle geleneksel yöntemleri de yeni nesillere öğretmeyi hedefliyoruz' dedi.
'GREEN DESTİNATİONS VE PEOPLE'S CHOİCE 100 HİKAYE ÖDÜLLERİ'NDEN BİRİNİ ALDI'
Geçen yıl zeytin koleksiyon bahçesini kurduklarını hatırlatan Başkan Balkan, 'Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1937 yılında tüm valiliklere gönderdiği bir telgrafla Türkiye'nin dört bir yanında yetişen zeytinlerden oluşan koleksiyon bahçeleri ve enstitüler kurulmasını vasiyet etmişti. Biz bahçemizi geçen yıl kurduk. Bu yıl da yeni zeytin ağaçlarını toprakla buluşturacağız. GastroFarm Urla konsepti altında, temeli sürdürülebilir tarımsal üretime ve gastronomi turizmine dayalı olarak yarattığımız konsept, 2025 yılında Green Destinations ve People's Choice 100 Hikâye Ödülleri'nden birini aldı. Bu konsept kapsamında yıl boyunca farklı mevsimlere yayılan Ot Bayramı'ndan Enginar Festivali'ne, Bağbozumu Şenlikleri'nden Bağ Yolu Üzüm Hasatları'na, Zeytin ve Sanat Festivali'ne kadar Urla'mızın farklı mevsimlerde üreticilerimizin toprağı alın teriyle sulayarak ürettiği bütün ürünlerini görünür kılmak ve onların emeklerinin karşılığını almalarını sağlamak için festivallerimizi gerçekleştiriyoruz. Bu kültürümüzü de gelecek nesillerin hafızalarına kazıyoruz' ifadelerini kullandı.
'ÜRETİCİLERİN YAŞ ORTALAMASI 60'
Üretime verdikleri desteklerden bahseden Selçuk Balkan, şu ifadeleri kullandı:
'Bugüne kadar üreticilerimize bin 200 zeytin kasası ulaştırdık. Bunun amacı, geleneksel yöntemlerle toplanan ve naylon çuvallarda saklanan zeytinlerin oksitlenerek yağın kalitesinin düşmesine ve fabrikaların bu zeytinleri sıkmak istememesine karşı çiftçilerimizin mal kaybını gidermek ve bu konuda farkındalığı artırmaktı. 120 binin aşkın sebze fidesini, Ziraat Odası iş birliğiyle yaptığımız çalışmalar sonucunda Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı üreticilerimize destek olmak amacıyla dağıttık.
Tohum ve limon fidanı gibi destekler sunduk. Doğru zeytin hasadı teknikleri başta olmak üzere farklı alanlarda tarihsel eğitimlerimiz, uzmanlık birimlerimiz tarafından verilmeye devam ediyor. Bugüne kadar 25 bin zeytin ağacı dağıttık, dağıtmaya devam ediyoruz. 7 bin zeytin ağacımızı da Zeytin ve Sanat Festivalimizde yeniden üreticilerimizle buluşturacağız. Gençlerin tarımda gelecek kurmasını, yeni kuşaklarda üretimin devam etmesini ve tersine göçün güçlenmesini önemsiyoruz. Çünkü kırsal kalkınma, toprağın verimliliği kadar o toprakta üretmeye devam eden insanlarla da ilgilidir. Geçtiğimiz hafta İtalya'nın Bari kentinde, Cisternino'da yapılan The Best Villages of Mediterranean (Akdeniz'in En Güzel Köyleri) Konferansı'nda Restanza ve Tornanza başlıklı iki konu ele alınmıştı.
Dünyanın farklı ülkelerinden gelen üreticilerin ve yerel yönetimlerin ortak sorununun artık kırsal kesimde üreticinin kalmamış olması olduğunu gördük. İtalya'da da gördük ki zeytinler toplanmıyor ve ağaçların altında bırakılıyor. Çünkü artan yakıt maliyetleri, gübre maliyetleri ve işçi maliyetleri, üreticilerin zeytinliklerini terk etmesine neden oluyor. İtalya'daki zeytinyağı işliklerinin yüzde 40'ı tamamen kapalı, açılmamış bile. Biz de etrafımızda görüyoruz ki tarlalarımızda, köylerimizde üreticilerin yaş ortalaması 60. Çünkü gençler artık geri dönmek istemiyor. Kendi topraklarında kendi geleceklerini görmedikleri için büyük şehirlerde iş hayatlarına devam etmek istiyorlar. İşte bizim de en büyük amacımız, teşviklerle birlikte bu tersine göçü artırarak kırsal yaşamın devam etmesini ve üretim kültürünün aktarılmasını sağlamak.'



