Kamera: Belçim KILIÇKIRAN

(İSTANBUL) Dünya Veteriner Hekimler Günü nedeniyle Taksim Atatürk Anıtı'nda düzenlenen törenin ardından yapılan açıklamada 'Küresel bir sorun olan gıda konusunda tüm devletler ciddi önlemler alırken, binlerce yıllık üretim geleneğimize sahip çıkılamadığı için giderek daha fazla dışa bağımlı hale gelinmektedir... İthal et ve canlı hayvan politikasındaki yanlış ısrarlar, yüksek girdi maliyetleri, yetersiz ve etkisiz destekler nedeniyle hayvancılık krize girmiş, küçük aile işletmeleri ve kırsal yaşam tükenişe sürüklenmiştir. Hayvancılıkta yaşanan kriz veteriner hekimleri şehirlere yöneltmekte ve ev hayvanı alanında büyük bir yığılmaya neden olmaktadır' denildi. Açıklamada, dünyanın en zorlu eğitiminden geçerek yıllarca ülkesine hizmet etmiş olan; kamu, SSK ve BAĞ-KUR emeklisi veteriner hekimlerin açlık sınırında yaşam mücadelesi vermekte olduğuna dikkat çekildi.

Tüm dünyada her yıl Nisan ayının son cumartesi kutlanan Dünya Veteriner Hekimler Günü nedeniyle Taksim Atatürk Anıtı'nda bir tören düzenlendi. Atatürk Anıtı'na çelenk bırakılmasıyla başlayan törenden sonra İstanbul Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu adına yapılan açıklamada 'Dünya Veteriner Hekimler Birliği (WVA) tarafından Dünya Veteriner Hekimler Günü'nün 2026 teması, 'Veteriner Hekimler: Gıda ve Sağlığın Koruyucuları' olarak belirlenmiştir. Veteriner hekimliği mesleği; insan, hayvan ve çevre sağlığı ekseninde sürdürülebilir sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmez unsurudur. Veteriner hekimler, bu bütüncül anlayışın sahadaki en güçlü uygulayıcıları olarak, sağlıklı bir gelecek için vazgeçilmez bir sorumluluk üstlenmektedir' denildi. Açıklama şöyle devam etti:

'Veteriner hekimler klinik faaliyetleri dışında et, süt, yumurta ve bal gibi tüm hayvansal gıdaların üretiminden son tüketim noktası olan sofralarımıza gelinceye kadarki süreçte, güvenilir gıdanın teminatı ve sigortasıdırlar. Hayvansal gıdaların hijyenik, sağlıklı ve besleyici bir şekilde üretilmesi, denetlenmesi ve topluma sunulmasında üstlendikleri görev kritik önemdedir. Yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme; yalnızca temel bir hak değil, aynı zamanda daha az hastalık ve sağlık harcaması, daha sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi demektir.

'Veteriner hekimliği, yalnızca bir meslek değil, toplum ve çevre sağlığının korunmasında vazgeçilmez bir kamu hizmetidir'

Sağlıklı bireyler, toplum huzuru ve refahının temelini oluşturduğu gibi ekonomik kalkınmanın da güvencesidir. Aynı zamanda hayvanlardan insanlara geçen zoonotik hastalıkların önlenmesi, erken teşhisi ve kontrolü, antimikrobiyal direnç ve gıda zehirlenmeleri, vektörel mücadele, yaban hayatı, acil ve afet durumlarında, milli güvenlik ve biyoterör alanlarında yürütülen çalışmalar, sürdürülebilir yaşam için kritik bir rol oynamaktadır. Bu yönüyle veteriner hekimliği, yalnızca bir meslek değil, toplum ve çevre sağlığının korunmasında vazgeçilmez bir kamu hizmetidir.

'Binlerce yıllık üretim geleneğimize sahip çıkılamadığı için giderek daha fazla dışa bağımlı hale gelinmektedir'

Gıda üretim ve tedarik süreçlerinde; iklim değişikliği ve merkezi idarenin hatalı politikalarının yarattığı baskılar ve ekonomik dalgalanmaların etkisiyle giderek daha fazla sıkıntılar yaşanmaktadır. Küresel bir sorun olan gıda konusunda tüm devletler ciddi önlemler alırken, binlerce yıllık üretim geleneğimize sahip çıkılamadığı için giderek daha fazla dışa bağımlı hale gelinmektedir. İthalatla kamu kaynaklarının heba edilmesi, tarımı sürdürmede karşılaşılan büyük zorluklar, hayvan varlığımızı hızla kaybediyor oluşumuz ve halkın geceden 'ucuz' ithal et kuyruklarında oluşturduğu kahredici manzara bizleri derin endişe ve üzüntüye sevk etmektedir. Doğası gereği kamusal ve koruyucu nitelik taşıyan veteriner hekimliği hizmetlerinin, sağlığın ve gıda güvenliğinin sağlanmasındaki merkezi rolü dikkate alındığında, kurumsal ve işlevsel olarak güçlendirilmesi zorunludur.

CHP'nin Belediye Başkanları Buluşması... Ayşe Ünlüce: 'Bizim yürüyüşümüz iktidar yürüyüşüdür'
CHP'nin Belediye Başkanları Buluşması... Ayşe Ünlüce: 'Bizim yürüyüşümüz iktidar yürüyüşüdür'
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle, geçmişte reorganizasyon adı altında kapatılan özerk veteriner hekimliği teşkilatlanmasının yeniden oluşturulması gerekmektedir. Bu adım, veteriner hekimliğin kamu sağlığı, gıda güvenliği ve 'Tek Sağlık' yaklaşımı içindeki belirleyici rolünü güçlendirecektir. Bugün Veteriner Hekimliği, kurumsal yapılanma ve temsiliyet başta olmak üzere çok önemli sorunlarla kıskaca alınmış durumdadır. Veteriner Fakültelerine girişte başarı sırası önemli ölçüde gerilemiş ve eğitimin niteliği ikinci plana atılmıştır. Son 30 yılda ülke gerçekleri, bilimsel yeterlilik şartları ve liyakat göz ardı edilerek, çoğunlukla siyasilerin talepleri doğrultusunda açılmış olan ve gelinen noktada AB ülkelerindeki toplam sayıya ulaşan fakülte bulunmaktadır. Birçok fakültede, yeterli akademik kadro ve bilimsel uygulama imkânından yoksun bir şekilde eğitim verilmesi, eğitimin niteliğini doğrudan zedelemektedir.

'İthal et ve canlı hayvan politikasındaki yanlış ısrarlar, yüksek girdi maliyetleri, yetersiz ve etkisiz destekler nedeniyle hayvancılık krize girmiş, küçük aile işletmeleri ve kırsal yaşam tükenişe sürüklenmiştir'

Her yıl 3 bine yakın veteriner hekim mezun olmakta, kamudaki büyük açığa rağmen alım yapılmadığı için çareyi yurtdışına gitmekte aramaktadır. İthal et ve canlı hayvan politikasındaki yanlış ısrarlar, yüksek girdi maliyetleri, yetersiz ve etkisiz destekler nedeniyle hayvancılık krize girmiş, küçük aile işletmeleri ve kırsal yaşam tükenişe sürüklenmiştir. Hayvancılıkta yaşanan kriz veteriner hekimleri şehirlere yöneltmekte ve ev hayvanı alanında büyük bir yığılmaya neden olmaktadır'

Planlama ve politika hatalarına bağlı sorunlar her geçen gün derinleştiğinin vurgulandığı açıklama şöyle devam etti:

'Meslektaşlarımız; merkezi idarenin sahipsiz hayvanlar konusundaki hatalı politikaları ve bilimsellikten uzak mevzuat düzenlemeleri nedeniyle çok yönlü baskı altında, haksız yargı süreçlerine maruz kalmaktadırlar'

'Hiçbir devlet desteği almadan kendi imkanlarıyla ayakta kalmaya çalışan, istihdam yaratan ve vergisini ödeyen serbest veteriner hekimler; uygulanması mümkün olmayan E-Reçete gibi mevzuatlardan kaynaklanan ağır idari para cezaları, harçlar ve ek vergilerle çalışamaz hale getirilmişlerdir. İnternetten ilaç satışı engellenememiş, bakanlık ruhsatı ile çalışan muayenehane, poliklinik ve hastanelerimiz diğer sağlık mesleklerinde olmayan bir uygulama ile ayrıca belediye ruhsatı almaya mecbur bırakılmışlardır. Yerel yönetimlerde görev yapan, sahipsiz hayvan sağlığı ve refahı, halk sağlığı ve vektör mücadelesi dahil çevre sağlığını koruma görevi yürüten meslektaşlarımız; merkezi idarenin sahipsiz hayvanlar konusundaki hatalı politikaları ve bilimsellikten uzak mevzuat düzenlemeleri nedeniyle çok yönlü baskı altında, haksız yargı süreçlerine maruz kalmaktadırlar.

Gıda firmalarında çalışarak esasen bir kamu sağlığı hizmeti veren veteriner hekimler; işverenin kâr hırsı karşısında, ek işler yüklenerek ve iş güvencesinden yoksun olarak çalışmaktadırlar. Gıda güvenliğinde önemli sorunların yaşandığı ülkemizde toplum sağlığını korumak için bağımsız karar almaya çalışırken şiddete uğramaktadırlar. Denetim eksikliği nedeniyle düşük ücretli ve diploma kiralayarak hekim çalıştırmanın yarattığı boşluğun önüne geçilememektedir. Bunun sonucu olarak; taklit, tağşiş, kaçak at, eşek ve domuz eti, sağlığa uygun olmayan et, süt ve yumurta tüketime sunulmaktadır. Bu tür haberler birkaç gün gündemde kalmakta, sorunlara kalıcı çözümler üretmek yerine üstü örtülerek unutturulmaktadır.

Mezbahaların durumu, kesilen hayvanların kayıt, kontrol ve izinlerinde yaşanan problemler gıda güvenliğinin kanayan yarasıdır. Bu noktada, ölüm yıldönümünde bir meslektaşımızı özellikle anmak isteriz; halk sağlığını ve gıda güvenliğini koruma görevini yerine getirirken, 25 Nisan 2022 tarihinde Yozgat'ın Sorgun ilçesinde mezbahada görev başındayken, kesilen hayvanın et muayenesini yaparak 'halk sağlığı açısından riskli ve tüketime uygun olmadığı' yönünde karar verdiği için saldırıya uğrayarak katledilen meslektaşımız Volkan Lale'yi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.

'Dünyanın en zorlu eğitiminden geçerek yıllarca ülkesine hizmet etmiş olan; kamu, SSK ve BAĞ-KUR emeklisi veteriner hekimler açlık sınırında yaşam mücadelesi vermektedirler'

Veteriner hekimliği, 1985 yılından bu yana sürekli olarak hak kaybına uğratılan, üvey evlat muamelesi yapılarak görmezden gelinen, diğer sağlık mesleklerine tanınan haklar söz konusu olduğunda negatif ayrımcılığa tabi tutularak tüm iyileştirmelerin dışında bırakılan ve yalnızca cezai düzenlemeler gündeme geldiğinde hatırlanan bir meslek olarak görülmektedir. Veteriner hekimliği, unvanında 'hekim' tanımı olmasına rağmen, Sağlıkta Şiddet Yasası ve özlük haklar açısından sağlık sınıfı kapsamı dışında tutulan tek meslek konumundadır. Bu nedenle yüksek lisans ve yıpranma payı gibi temel özlük haklarımız tanınmadığı için büyük mağduriyetler yaşanmaktadır. Dünyanın en zorlu eğitiminden geçerek yıllarca ülkesine hizmet etmiş olan; kamu, SSK ve BAĞ-KUR emeklisi veteriner hekimler açlık sınırında yaşam mücadelesi vermektedirler.

Tüm bu zor koşullara rağmen, kamu hizmeti sorumluluğu ve gelecek güzel günlere olan inancımızla; toplum sağlığı, ülke ekonomisi, yetiştiricilerimiz ve halkımız için büyük bir azimle çalışmaya devam edeceğiz. Ancak aynı sorumlulukla, gıda güvencesi, toplum sağlığı ve sağlıklı nesiller için veteriner hekimliği mesleğinin stratejik önemine uygun olarak yeniden yapılandırılması gerektiğine kamuoyunun dikkatini bir kez daha çekmek istiyoruz. Unutmayalım: halk sağlığının korunması, sağlık mesleklerinin bütüncül çalışmasıyla mümkündür; veteriner hekimliği bu yapının temel ve ayrılmaz bir parçasıdır'

Kaynak: ANKA