(MANİSA) - YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'Kiminle savaştasınız, seferberlik çıktı da bizim mi haberimiz yok' sözlerine tepki göstererek, 'Vallahi savaştayız kardeşim. Adaletsizliğe karşı savaştayız. Masum insanların haysiyeti için savaştayız. Ailelere, evlatlara, kutsallara saldıranlara karşı onur mücadelesi için savaştayız. Can yakmayacağız, intikamcı olmayacağız ama kötülüğe de teslim olmayacağız' ifadesini kullandı.

YENİ Parti 1. Olağan Manisa İl Kongresi, Genel Başkan Özgür Özel'in katılımıyla başladı. Yunusemre Belediyesi Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı'ndan gerçekleşen kongreye Özel'in yanı sıra İl Başkan Vekili Erdem Nalbant, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, YENİ Parti Manisa Milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, partinin il ve ilçe yöneticileri ile partiler katıldı.

YENİ Parti Lideri Özgür Özel, burada yaptığı konuşmada şöyle devam etti: 

'Biraz önce konuşmanın ilk başı zordu benim için. Ben geçmişten bir şey aklıma gelmediğinde ya da Manisa'daki herhangi bir mahallede, herhangi bir yerde gönderilecek bir çiçek de olsa, hatrı sorulacak bir yaşlı da olsa, anama babama benden götürülecek bir şey de olsa ilk aklıma gelen, benimle Manisa arasında, örgütümüz arasında bağı kuran, zaman zaman ailemden çok görüştüğüm canım kardeşim Demirhan Gözaçan bugün aramızda yok. Tek suçu bana yoldaşlık etmesi, Manisa'ya emek vermesi, bu partiye emek vermesidir. Önce kendisini alıp Silivri'ye gönderdiler, zulümler ettiler. Sonra Gaziantep'e yolladılar. Demirhan'a sorulan soruları herkes gördü. Verdiği cevaplardan hepimiz onur duyduk. Demirhan'a şüpheli şeyler sordular. '100 bin lira para gelmiş hesabına.' Bu seçimleri Demirhan'ın yürüttüğünü herkes bilir. Her birine gösterdi; altında pankart ödemesi, Şekerbank'ın duvarının kirası, kumanyaların parası. Tüm partilerin yaptığı siyasi kampanyayı yöneten Demirhan'ın ne bu örgütün ne bu milletin ne bu devletin kör bir kuruşuna hesap veremediğine hepsi tanıklık ettiler. Hepsi gördüler. Hatta 'Bunlarla seni burada tutamayız' diye başka şeylerden sıkıştırmaya kalktılar. Ama Demirhan'ın o mücadelesi, yıllardır verdiği emek ve partisini, sizi, bizi, Manisa'yı düşünmek dışında hiçbir şey düşünmediğini, dönüp dahi bakmadığını herkes gördü. Ben sağdıcımın, kardeşimin ve onun şahsında onu çok özleyen, her seferinde onu bize soran her birinizin adına Demirhan Gözaçan kardeşime buradan bir büyük selam yolluyorum, onu hasretle kucaklıyorum. Cem Yüzer kardeşimizi, Anıl Demir arkadaşımızı özlüyoruz. Onların Manisa'ya döneceği günleri umutla bekliyoruz.

'ONLAR BÜYÜK HAYALİ HEPİMİZLE BİRLİKTE BAŞARDILAR AMA İLK OLARAK ARAMIZDAN AYRILDILAR'

Yola çıkarken arabada beş kişi say desen biri Demirhan, biri İlksense, biri Ferdi, biri de Gülşah'tı. Her birinizin en yakından tanıdığı, çok sevdiği pırlanta gibi iki ismi, vefatındaki şehrin sevgi selini görenler hem Ferdi'yi hem Gülşah'ı tanıyanlar anıyorlar, tanımayanlar ayıplanıyorlar. 'Neden tanıyamadık biz bu insanları?' diye. 'Bu kadar kısa sürede bu kadar nasıl sevildiler?' diye hep konuşuluyor. Ve bugün Gülşah'ımızın doğum günü. Ben Sarıgöl'de üzümcülerle buluşup sonra Denizli'ye yetişirken bugün arkadaşları kabri başında Gülşah'ımızı anacaklar. Ben Manisa'ya her geldiğimde, Ferdi Başkan'ın yanına uğradığımda Manisa'nın ilçelerinden ya da Türkiye'nin bambaşka yerinden mezarı başına varmış, orada dua eden insanları görüp onlarla sohbet ediyorum. Onlar bir büyük hayali hepimizle birlikte başardılar ama ilk olarak da aramızdan ayrılıp yüreğimizi, ailelerini de yakıp maalesef hak ettikleri o en güzel mertebeye hepimiz tarafından uğurlandılar. Gülşah'ın doğum gününde, Gülşah'ın ve Ferdi'nin hatırası önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum. Allah gani gani rahmet eylesin. Gülşah'ı ve Ferdi'yi kaybettikten sonra Manisa'da oluşan travmayı ve bizden beklenen hizmetleri anlamak üzere hayatın devam ettiğini, maalesef belediyeciliğin devam edeceğini biliyorduk. Büyükşehir Belediye Meclisi grubumuzu topladık. 'Ne yapacağız arkadaşlar?' dedim. Çünkü Ferdi'ye emanet edip gidiyorduk ama Ferdi yoktu. O grup ki biraz önce mesela Münir Çelik'i gördüm. Benim girdiğim ilk seçimde üç belediye meclis üyemiz vardı. Onların fotoğrafı vardır böyle. Üç kişi otururlar yan yana: Hüseyin amca, Münir abi, Engin Sinaner. Üçünün fotoğrafı vardır. Büyükşehir Belediye Meclisi'nde o salonlarda üç kişi oturanlar 57 kişi oturacak duruma geldiler.

'MANİSA OLARAK BİRBİRİMİZE KEFİLİZ'

2014 seçiminde 18'de sıfır çektik. Sıfırın en başını çeken ben, Büyükşehir Belediye Başkan adayıydım, kaybettim. Semih Hoca kaybetti, Ali Aslan kaybetti, Vehbi Bakırlıoğlu kaybetti. 17 ilçe ve bir büyükşehrin aday gösterdiklerimizden alamadığımız ikisi kaldı. Selendi'yle Demirci'yi de and olsun, gelecek seçimlerde alacağız. Ama böyle bir büyük başarıdan sonra, böyle bir büyük üzüntüde meclis grubuna dedim ki: Ne yapacağız? Tek tek söz aldılar, dediler ki: Burası Genel Başkan'ın memleketi. Burada göreve talip olmayacağız. Hangimize görev verirseniz hepimiz kaya gibi arkasında duracağız. Çok duygulu bir toplantıdan çıktık. Yük daha da ağırdı. Sonra ta Eczacı Odası Başkanlığındayken, ben Akhisar'da temsilcimiz olan, sevilen, belediye meclis üyesi adaylığıyla siyasete başlamış, o dört belediyeyi kazandığımız bir önceki seçimde büyük bir başarı elde etmiş, bu seçimde rekor oyuyla seçilmiş Besim Dutlulu bu yükü taşır dedik. Besim kardeşime bunu sorduk. 'Makam değil, görev' dedi. Bu görevi üstlendi. O günden bugüne belediye başkanlarımızla, belediye meclis grubumuzla ve tüm Manisa'yla barışık bir şekilde büyük bir mücadeleyi veriyor. Çok zor bir görevi büyük bir başarıyla gösteriyor. Sağdan soldan, oradan buradan onu yıpratmaya, partiyi tartıştırmaya çalışan birtakım çakallar var. Ben o çakalların hepsine diyorum ki kim ne yaparsa yapsın, biz Manisa'yız. Biz birbirimizi biliriz, severiz, etle tırnak gibiyiz. Dün birlikte doğduk, büyüdük, kaybettik, kazandık. Yarın da birlikte olacağız. Biz iktidarı da göreceğiz. Bir gün gelip de gözümüzü yumduğumuzda da birbirimizin cenazesini biz hep birlikte kaldıracağız. Kimse merak etmesin ki biz Manisa olarak birbirimizden ayrı düşmeyiz. Hepimiz birbirimize kefiliz.

'BEN ASLINDA KUTUPLAŞMADAN YANA, GERGİNLİKTEN YANA DEĞİLİM'

Dediğim gibi, bir sivil darbe dönemini yaşıyoruz. Milletin canının, özgürlüğünün, sandıkta verdikleri kararın, seçtiklerinin, bankadaki yatırımının güvende olmadığı; milletin parasının bizzat iktidar mensupları tarafından atananlar ya da bizzat kendileri tarafından çalındığı bir dönemdeyiz. Ve tüm bunları bir kişinin koltuğu güvende olsun diye yapıyorlar. Milletten kopmuş, kibrin sahibi olmuş, kendi menfaatinden başka hiçbir şey düşünmeyen bir zorba iktidara karşı büyük mücadele veriyoruz. Geçtiğimiz günlerde Sayın Erdoğan çıktı ve dedi ki: 'Ben aslında kutuplaşmadan yana, gerginlikten yana değilim. Meclis konuşmamda da bunları söyledim ama birileri gerginlik istiyor' dedi. Cumhuriyet Meydanı'na genelde CHP'lilerin evleri bakar. Oralarda herhâlde son seçim oyumuz yüzde 80'dir. Seçimlerde bizim koca partinin bayrağı olur, Genel Başkan'ın bayrağı olur. Başka parti mitinge gelirse bayrağı geri çekeriz. Onlar ister, bayraklarını astırırız. O gün Manisa'ya lider geliyorsa, Manisa merkezde hepiniz bilirsiniz, biz siyaset yapmayız. Bir ilçeye geçeriz ya da bir gün dinleniriz. Çünkü Manisa'nın siyasi kültüründe bu vardır. Manisa'da yaptığı tek mitingde, kendisini dinleyenlere beni kötülediğinde meydanın ne yaptığını, nasıl reaksiyon verdiğini, sandıkta da bunun cevabını vaktiyle 6-7 milletvekili çıkardığı, yüzde 50'nin üzerinde oy aldığı memlekette, memleketin evladına yüzde 60 nasıl sahip çıktığını evlatları gördü.

'ERDOĞAN'IN AİLESİ, AKRABASI, KOMŞUSUNUN OLDUĞU YERDE MİKROFONDAN ONA BİR ŞEY SÖYLEMEM'

Geçen hafta buraya genel sekreteri geldi. Ben Rize'ye giderim, Rize'de ona göre konuşurum. O memleketin evladının memleketinde o kişiye söyleyeceğim sözün bir tartısı olur. Gidip de Güneysu'da miting yapmam. Erdoğan'ın ailesi, akrabası, komşusunun olduğu yerde mikrofondan ona bir şey söylemem. Rize'de konuşurken 'Hemşehriniz' derim. 'Keşke şöyle yapsa' derim. Buralara gelip bizlere hakaretler ettirenler, iftiralar attıranlar, ölmüş insanların arkasından konuşanlar, hapisteki masumları karalayanların rezillikleri bir yana, Erdoğan'a şunu hatırlatırım: 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmışız. Hep beraber ilk kez onu yenmişiz. O güne kadar genel başkan seçilmişim, aramamış. Yılbaşı aramamış, bayram seyran aramamış, Anıtkabir'de elimizi sıkmamış. Birinci parti olduk. 'Bize düşer' dedim. İlk bayramda aradım. Memleketimden hatırlatıyorum. Manisalı tüm AK Partilileri, memleketteki tüm AK Partilileri de şahit tutuyorum. Bayramda ben aradım. Bayram sonrası gittim. 'Bu memleket kutuplaşmadan çok çekti. Size genelde bir görev verdi, bize yerelde büyük bir görev verdi. Türkiye tarihinin en büyük seçim başarısı bu. Bundan sonra kutuplaşma, tartışma olmasın. Belediye başkanları görevini yapsın, siz görevinizi yapın, millet en sonunda adil bir karar versin. Anıtkabir'de el sıkışmamak olmaz. Biz Manisa Hatuniye Camii'nde AK Partililerin elini sıkıyoruz. Bayramda görüşmemek olmaz. Hacıhaliller köyünde bayramı da birlikte yapıyorlar, yası da birlikte tutuyorlar. Bu memlekette artık kardeş kavgası geçmişte neler yaşattıysa bu gerilim de bu millete kaybettiriyor. Gelin hep beraber bu milletin yüzünü güldürelim. Gelin bu milletin önünde kavga yerine hizmette yarışalım. Günü gelince adil bir seçim olur, kararı millet verir' dedim.

'TÜRKİYE'DE VAHAP SEÇER, MANSUR YAVAŞ REKOR KIRIYOR'

Bundan sonraki süreçte de neredeyse 7-8 ay boyunca belediyeler çalıştı, biz çalıştık. Ben polemik yapmadım ama Rize'de çay mitingi yaptım. Trabzon'da, Giresun'da, Ordu'da fındık mitingi yaptım. Sinop'ta balıkçılarla toplantı yaptım. Gaziantep'te fıstık mitingi yaptım. Manisa'da büyük tarım mitingi yaptık. Hayrabolu'nda buğday mitingi yaptık. Ankara'da emekli mitingi, İstanbul'da atanamayan öğretmen mitingi yaptık. Belediye başkanları çalıştı, hizmetlerini anlattık. Ta ki anketlerde, bir yıl varmadan belediyelerden memnuniyet oranları... Biz ölçtük, yüzde 59. AK Parti ölçtü. Manisa'da daha dün gibi aklımda: Ferdi'den memnuniyet yüzde 68. Bütün Manisalılar, AK Partilisi, MHP'lisi şahit. 'Görülmemiş hizmet yapıyorlar' dediler. Vahap Seçer, Mansur Yavaş rekor kırıyor. Hepsi rekora gidiyor. İşte o gün, Allah var ya, biz o kadar gördüğümüz zulme, Gezi'de bize darbeci demelerine, Berkin Elvan'ın anasını yuhalatmalarına, 7 Haziran-1 Kasım arası memlekete cehennemi yaşatmalarına, ellerindeki bütün kire, geçmişlerindeki her şeye rağmen, sırf kazanınca hani tahta çıkan taç giyen başa kurulacak ya, hani bundan sonra kızdırmak onlara, hoş görmek bize ya, hani iktidar olan olduktan sonra ezmeyecek, eğilecek ya, hizmet edecek ya, şahit olsun AK Partilisi, MHP'lisi, böyle bir siyaset için her şeyi bir kenara bırakıp sadece hizmet odaklı çalışmaya başlamışken bu anketleri gördüler ve dediler ki Erdoğan'a: Bu süreç onlara kazandırıyor. İlerliyorlar, güçleniyorlar, gelecek seçimi alacaklar.

'BU SİYASETİN SONUÇ VERDİĞİNİ GÖRÜNCE BALTA ÇEKEN, İTİBAR SUİKASTI YAPANLAR BUNLAR'

Merhum Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, doğum gününde anıldı
Merhum Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, doğum gününde anıldı
İçeriği Görüntüle

O gün baltayı çıkardı, balta çekti bize. Esenyurt gibi 1 milyon nüfuslu kentte kayyım atadı. Belediye meclisine dört beş Kürt arkadaş yazılmış. Diyor ki seçim kazanamayacakları yerde yönetime ortak ettiler Kürtleri, diyor. Bu, kayyım atamayı gerektirir, diyor. Oysa ki bu, takdir edilmeyi gerektirir. Kimseyi dışlamayan, Türkiye'de Kürtlerin en çok yaşadığı ilçelerden bir tanesi olan orada kimse dışlanmamış. Eski AK Partili de, MHP'li de alınmış, DEM Partisi'nde geçmişte siyaset yapanlardan da alınmış. O sayede Türkiye'nin en büyük ilçesi bir profesör tarafından alınmış. Ve inanılmaz da hizmet ederken oraya kayyım atayarak başladılar. Cumhurbaşkanı adayımıza dünyanın iftiralarını atarak, hiçbirini iddianameye yazamayarak, bir tane kanıt koyamayarak... O yüzden şimdi çıkıp 'Ben kutuplaşma istemem' demesin. Her şeye rağmen, 47 yıl sonra seçim kazandığında milletin verdiği görevi, yazdığı mektubu okuyan biziz. Dünya kadar eleştiri almamıza rağmen bayramda ilk telefonu açan, ziyaret yapan, el uzatan, Cumhurbaşkanı geliyor diye inen kapıda karşılayan ve bundan sonrası için bu ülke bu karanlıkları yaşamasın diye çaba sarf eden biziz. Ama bu siyasetin sonuç verdiğini görünce balta çeken, Can'ı anasından ayıran, Demirhan'ı evladından ayıran, Ekrem Başkan'ın 84 yaşındaki babasına 'Senin oğlun hırsız, senin kuyuna para mı gömdü?' deyip evine gidip kuyuda kasa arayan, tarlada para arayan, itibar suikastı yapanlar bunlar. Şimdi çıkmış bana diyor ki, demişsin ki, diyor: 'Kiminle savaştasınız, seferberlik çıktı da bizim mi haberimiz yok?' diyor.

'MİLLETİN BANKADAKİ PARASINI ÇALANLARA, YEDİ YAŞINDAKİ CANI ANASINDAN KOPARANLARA KARŞI SAVAŞTAYIZ'

Bak Sayın Erdoğan, buradan söylüyorum. Bütün Manisa bilir ki ne insan ayırırım ne kaba siyaset yaparım. Ne siyasette farklı olduğum kişiye görevimde farklı davranırım. Ne eczanemin kapısından giren bunu söyler. Bütün her partiden eczacının olduğu Eczacı Odası'nda, 530 oyun tamamını almış birisi olarak söylüyorum. İlçe başkanların vardı senin o sırada, o partiye kayıtlı. Hepsinin oyunu almış birisi olarak söylüyorum. Belediye başkanlarına, 'Bir kişiyi ayırmayın, partizanlık yapmayın. Bize oy vermediyse gelecek seçim verir. Vermezse de hakkıdır' diyen birisi olarak söylüyorum. 'Kiminle savaştasınız, seferberlik çıktı da bizim mi haberimiz yok' diyor. Vallahi savaştayız kardeşim. Adaletsizliğe karşı savaştayız. Bu hukuksuzluğa karşı savaştayız. Milletin bankadaki parasını çalana da, yedi yaşındaki Can'ı anasından koparana karşı da savaştayız kardeşim. Masum insanların haysiyeti için savaştayız. Ailelere, evlatlara, kutsallara saldıranlara karşı onur mücadelesi için savaştayız. Can yakmak için değil, canımızı kurtarmak için, milleti teslim etmemek için savaştayız. Ölümü göze almışız, teslim olmamışız, olmayacağız kardeşim. İyilik yapan iyilik görür. Kötülük yapan belasını bulur, teslim olan perişan olur. And olsun ki memleketimden yemin ediyorum, o sandığa varacağız, o seçimi alacağız, bu memleketi kurtaracağız. Can yakmayacağız, intikamcı olmayacağız ama kötülüğe de teslim olmayacağız.' 

(SON)

Kaynak: ANKA