(TBMM) - YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 'Bu pazar 81 ilde 900'den fazla ilçede 800 bin üyeyle YENİ Parti'nin genel başkanını seçiyoruz. YENİ Parti kendi evinde yapmadığını Türkiye'ye önermez. Tutamayacağı sözü vermez. 5 Kasım günü mesai bitimine kadar il başkanlıklarında, ilçe başkanlıklarında kaydolan herkes 8 Kasım günü sandık başına gelebilir ve YENİ Parti'nin genel başkanını bizzat belirleyebilir' dedi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Grup Toplantısı'nda konuştu. Salona girerken, 'Özgür Türkiye Özgür Gelecek' sloganıyla karşılanan Özel, kürsüye 'Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz' sloganı eşliğinde geldi.

Cumhuriyet'in 103'üncü yılını coşkuyla kutladıklarını belirten Özel, 'Geçen hafta Cumhuriyet Bayramı'nda hep birlikte Anıtkabir'deki resmi törene iştirak edip Ata'mıza saygımızı sunduktan sonra İstanbul'da Kadıköy'de YENİ Parti'ye yeni katılan Kadıköy Belediye Başkanımızın davetiyle 33 yıldır Kadıköy'de gerçekleştirilen Cumhuriyet Bayramı yürüyüşüne katıldık. Büyük bir kalabalık vardı. Geçen yıl ilk kez partinin genel başkanı olarak oradaydım. Tüm İstanbul'dan çok önemli bir katılım vardı. Bu sene geçtiğimiz yıllara oranla hem İstanbul'da yaşananlar hem o günkü iklim şartları gereğince çok daha mütevazi bir katılım beklenirken tüm zamanları aşan, adeta vatandaşın geceleyin sokağa çıkıp Cumhuriyet'e sahip çıktığı, saldırılara karşı Cumhuriyet'i ve Cumhuriyet'i koruyanlara karşı göğsünü kalkan ettiği, yan yana, omuz omuza durduğu muhteşem bir geceyi hep birlikte yaşadık. Bu vesileyle 81 ilde, yurdun dört bir tarafında yüreği Cumhuriyet sevgisiyle, vatan sevgisiyle ve Atatürk sevgisiyle atan tüm yurttaşlarımızı selamlıyorum. Cumhuriyet Bayramı'mız bir kez daha kutlu olsun' ifadelerini kullandı.

YENİ Parti'nin sokakta, milletin yanında olmaya devam ettiğini söyleyen Özel, şunları kaydetti:

'Hafta sonunu yine önce İstanbul'da karşıladık. Ümraniye-Ataşehir-Göztepe metro hattının, sürücüsüz metro hattının test sürüşünü gerçekleştirdik. Telsizden ilk komutu verdik. Ümraniye'yi denize bağlayan, Anadolu Yakası'nı kuzeyden güneye, güneyden kuzeye doğru kat eden, yani yoksul mahalleleri kentin daha gelişmiş kısımlarına bağladığı için sosyolojik olarak da büyük önem arz eden büyük bir projenin tamamlandığını büyük bir memnuniyetle gördük.

Küçük bir hatırlatmaya burada da ihtiyaç var. Geçen dönem birlikte görev yaptığımız arkadaşlarımız bizzat yaşadılar, sizler takip ettiniz. 2017 yılının büyük tartışması şuydu: Belediye AK Parti'deydi İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve daha önceden karar verilen, başlatılan, projelendirilen 10 metro hattını durdurmaya karar verdiler. Dediler ki: 'Bu 10 metro hattının altısında kamu yararı yok, ikisi pahalı olmuş.' İki tanesine başka bir mazeret buldular, durdurdular. Biz burada eleştirdik. Dediler ki: 'Oraya verilecek parayı buraya vereceğiz. Metroya verirsek maaşları ödeyemeyiz' dediler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde. 2019 adayı Ekrem İmamoğlu çıktı, kampanyada büyük bir özgüvenle 'O 10 metroyu yapacağım' dedi. Dediler ki: 'Yapamazsın, arkasında devlet var. AK Partili Büyükşehir Belediye Başkanı yapmamış da durdurmuş.' Hatta o dönemin Genel Sekreter Yardımcısı, ulaştırmadan sorumlu, Ulaştırma Bakanı oldu sonra. İstanbul kaybedildikten sonra geldi burada Ulaştırma Bakanı oldu. Bütçe görüşmelerinde tartışıldı metrolar yapılır, yapılmaz. Beton döktünüz, yapmadınız. Ekrem Başkan dünyada raylı sistemler konusunda, bunların projeleri, finansmanı konusunda çok liyakatli bir ismi aradı buldu, Pelin Hanım'ı getirdi. Onu dünyadaki bütün metroları kredilendirenler tanıyor; çünkü Japonya'nın hızlı tren hatlarından tanıyorlar Pelin Hanım'ı. Pelin Hanım işe girişti. İstanbul'da da 10 metronun birden inşaatının sürmesi için ilk adımlar atıldı. Gelinen noktada şuradayız: O 10 metronun 6'sı bitti. Biri bitmek üzere, bir gelecek yıl, ikisi öbür yıl bitecek.

'İMAMOĞLU İSTANBUL'A VERDİĞİ SÖZÜ TUTMUŞ OLACAK'

Yani Ekrem İmamoğlu ikinci dönemini tamamladığında ki maalesef ikinci döneminde sadece bir yıl, bir yıldan az bir süre görev başında kaldı. Ama İstanbul'a verdiği sözü tam da verdiği günde tutmuş olacak. Öyle bir noktadayız ki dünyada yer altında 10 metro inşaatının birden ilerleyebildiği başka bir şehir yok, dünyanın hiçbir yerinde. Ve Ekrem İmamoğlu bir yılda yaptığı metro hattıyla, yani toplam yaptığını görev süresine böldüğünüzde 13,4 kilometre metro yaparak Sayın Erdoğan'ın görev süresinde yılda 1,3 kilometre yaptığının tam 10 katı metro yapan ve Trabzon'da söyledik, İstanbul'da söyledik, bir kez de gruptan kayda geçirelim: Vaktiyle Trabzon'da 4 milletvekili vardı AK Parti'nin, 4 bakanı, bir büyükşehir, bir Ortahisar belediye başkanı, 10 tane AK Parti'li Trabzonlu AK Parti'ye bir hafif raylı sistem bile yapamazken, bırakın metroyu, bir tane CHP'li Trabzonlu İstanbul'a 10 tane metro yaptı. Helal olsun Ekrem Başkan'a. Gördüklerimle gurur duydum. Ekrem Başkan'ı vizyonundan, liderliğinden, Nuri Aslan'ı kendisine vekalet ederkenki gayretlerinden ve İstanbul Büyükşehir'deki tüm emek veren herkesi bundan dolayı kutluyorum ve ümit ediyorum gün gelecek nasıl İstanbul'da 'yapılamaz' denilenleri yaptıysak, bütün imkansızlıkları aştıysak, liyakatli kadrolarla çalıştıysak ve ekonomiyi bahane edip hizmet edemeyen AK Parti'nin yerelde ve genelde iktidarına inat bütün engellemelere rağmen imkanları bulup, yaratıp dünyadan kredileri alıp bu işleri nasıl başardıysak, Türkiye'de de 'yapılamaz' denilenleri yapacak, hayallerin ötesine geçecek, bu milletin yüzünü yine biz güldüreceğiz.

'AK PARTİ FONCULARIN, YENİ PARTİ İŞÇİNİN PARTİSİDİR'

Pazar günü Balıkesir'in, güzel Balıkesir'in birbirinden güzel 4 ilçesindeydik. Dediler ya, 'Edremit'e bu mevsim mi gidilir? Yazın bütün İstanbul orada, yap mitingi, yıkılır.' Dedik ki biz bu sefer misafir ağırlayan Edremit'e değil de hem hepimizin karnını doyuran, ihracat için çırpınan hem kendini geçindirmeye çalışan, zeytincilikle uğraşan Edremit'in sesini duymaya, feryadını duymaya, Türkiye'ye duyurmaya gidiyoruz. Ve tabii ki YENİ Parti'nin kadroları sokaktadır, meydandadır, sahadadır diyorum. Çünkü AK Parti malum foncuların, faizcilerin, vurguncuların partisi olmuşken YENİ Parti emeklinin, işçinin, esnafın ve çiftçinin partisidir.

Fon Koordinasyon Kurulu dokuzuncu kez toplandı... 247 bin 839 yatırımcıya 97,3 milyar lira ödeme yapıldı
Fon Koordinasyon Kurulu dokuzuncu kez toplandı... 247 bin 839 yatırımcıya 97,3 milyar lira ödeme yapıldı
İçeriği Görüntüle

Biliyorsunuz YENİ Parti'yi keyiften değil, zaruretten kurduk. Bir partimiz olsun diye değil, iktidar olsun diye kurduk. Muhalefet yapsın diye değil, millete doğru yolu göstersin, yönetime gelsin, dertleri bitirsin diye kurduk. YENİ Parti kurulduğunda 'Neyi yeni?' dediler. Dedik ki millet istedi, partiyi kurduk. Adını millet, YENİ Parti koydu. O adı biz de kabullendik, o adı biz de kullandık. İsmimize saldırdılar, kaybettiler. Para yoktu, bütçemizi milletimiz oluşturdu ve YENİ Parti'nin nesi yeni diye konuştuğumuzda dedik ki göreceksiniz, hep söylenip yapılamayanı yapacağız. Ne yapacağız? YENİ Parti'de sözü, kararı, yetkiyi üyelere vereceğiz. Kim gelirse öyle delege sistemiyle değil, gereği yerine getirilecek ama esas kararı üyeler verecek. İlçe kongrelerinde üyeler geldi, ilçe başkanlarını seçtiler; il kongrelerinde il başkanlarını seçtiler. Sıra geldi genel başkan seçimine. Şimdi tam buradayız.

'SELAHATTİN BAŞKAN İÇİN YAPTIĞINI YENİ PARTİLİ KADROLAR İÇİN DE YAPARIM DİYOR'

Ve buradan bir hatırlatma: Öyle polemik olsun, nispet olsun diye değil. Hani bazısı diyor ya, 'Ya Yeni Parti'yi kurmayaydınız, önceki partide duraydınız, bekleyeydiniz.' Gelin gidelim oralara, ta Haziran'ın sonuna. Mücadele ediyoruz. Millet diyor ki 'Bir yol bulun, partiyi geri alın. 47 yıl sonra kazanmış, AK Parti'yi ilk kez yenmiş kadrolar partideki görevinde olsun' diyor. O zaman söylüyoruz: 'Gelin kurultay yapın.' 'Yapmayız. 9 Eylül'de başlayacağız, takvim ilan edeceğiz, Kasım olmadan bitireceğiz.' Ama orada gördük ki ne böyle bir niyet var, aksine öyle bir kötü niyet var ki verilmiş sözler şimdi çıkıyor teker teker. Ne diyor? 'Anayasayı değiştirmeye varım' diyor. Ne diyor? 'Bütün muhalefetin karşı çıktığı anlaşmayı imzalarım, Mehmetçik'i çöllere yollarım, Suudi Arabistan'ı korumak için savaşta Suudi Arabistan'ın yanına Mekke Anlaşması'yla Erdoğan'ın Trump'tan talimatla yaptığı anlaşmada ben de varım' diyor. 'Dokunulmazlıkları kaldırırım. Bunun için anayasa bile değiştiririm.' Nasıl Selahattin Başkan'ın anayasa değişikliğiyle kolaylaştırarak, hızlandırarak içeriye gitmesine sebep olduysa gerekirse YENİ Partili kadrolar için de yaparım diyor. Ne diyor? 'Cumhurbaşkanlığı seçimi 1 hafta erken de olsa ben oy veririm, Erdoğan'ı yine aday ederim.' Yeter ki beni yerimden etmeyin. Ben burada oturayım diyor. O günlerde söylemiştim. Demiştim ki, niyet kurultay olsa biz buradayız. Ama yapmayacaklar. Ne 9 Eylül'de yapacaklar, ne Ekim'de yapacaklar; uzattıkça uzattılar. Mahkeme yolunu kapatacaklar. Bizim kararı götürmediler, Yargıtay'a ta adli tatile kadar tuttular. O günden bugüne de o partideki yöneticileri tek tek partiden atıyorlar. Yargıtay bizi haklı görse de o partide kalınmasın, o parti geri alınmasın, falandır filandır. Şimdi bunların hepsi yaşanırken bir yanda da delegelerin iradesi; ya delegenin iradesi mahallede delege, ilçede delege, ilde delege. Bunlar kimin yerine delege? Üyenin yerine delege. Sizin yerinize delege. O zaman haziran sonunda burada dedim ki, 'Hiçbir yere gitmem. Gel, bütün üyeyle seçime girelim. Bütün üyeyle gel yarışalım. Eğer kaybeden partiyi bize bıraksın.' Hatta dedim ki; 'Özgür Özel yüzde 90'ın altında oy alıyorsa aday olmayacak, siyaseti bırakacak' dedim. Önceki partinin 2 milyon üye vardı. Gel üyeye soralım dedim. Dedi ki, 'Kanuna aykırı, tüm üyelerle seçim yapılamaz. Delegeyle yapılır. Önce delegeyi yenileceğiz.' Tüm üyeyle olsa ama yapılamaz dedi.

'TÜM VATANDAŞLARIMIZI DAVET EDİYORUZ'

Şimdi buradan dedim ya nispet olsun diye değil, polemik olsun diye değil. Zaten anlaşılmış. Vaat edilmiş. Neler neler söz verilmiş ki bizim yerimize bir başkası getirilmiş. Şimdi de ne seçim derdi ne bir şey, kazıyacaklar bütün partiyi. Sonra şeklen yapacaklar yapacakları seçimi. Ama o gün dediğimi yani gel dedim üyeyle seçelim, yok dediler ya. Yüzde 90 avans veriyorum, siyaseti bırakırım dedim. 2 milyon üyeden kaçtılar ya. İşte bu pazar 81 ilde 900'den fazla ilçede 800 bin üyeyle YENİ Parti'nin genel başkanını seçiyoruz. YENİ Parti kendi evinde yapmadığını Türkiye'ye önermez. Tutamayacağı sözü vermez. Bir yerde meydan okuyorsa o sözünü yemez, o lafından dönmez. 5 Kasım günü mesai bitimine kadar il başkanlıklarında, ilçe başkanlıklarında kaydolan herkes 8 Kasım günü sandık başına gelebilir ve YENİ Parti'nin genel başkanını bizzat belirleyebilir. Tüm vatandaşlarımızı bizim için de çok önemli, Türkiye için de geri dönülemez, parti içi demokrasi açısından, Türkiye demokrasisi açısından bu önemli adıma sahip çıkmaya ve bu süreçte bizimle birlikte olmaya davet ediyoruz.'

(SÜRECEK)

Kaynak: ANKA