(ANKARA) - Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, artan şiddet olaylarına karşı idam cezasının yeniden gündeme alınmasını önerdi. Eğitimde maneviyatçı bir neslin yetiştirilmesi gerektiğini savunan Erbakan, medya içeriklerinin denetimi ve gençlere yönelik sosyal medya sınırlaması için çağrı yaptı. Erbakan, erken seçim için ise 2026 sonbaharı veya 2027 ilkbaharını işaret etti.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, bir televizyon kanalında katıldığı programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Erbakan, son dönemde artan şiddet olaylarına ilişkin, 'Özellikle kadınlarımıza yönelik, masum insanlara yönelik bu şiddet ve cinayet olaylarıyla ilgili olarak da caydırıcı bir tedbir olarak idam cezasının da yeniden gündeme alınması gerektiğini Yeniden Refah Partisi olarak uzun bir zamandan beri ifade ediyoruz. İdam cezasının en azından yürürlükte olması dahi uygulamasının çok zor ve çok ciddi şartlara bağlı olmak kaydıyla yürürlükte olması dahi önemli bir caydırıcı etki yapacaktır diye düşünüyoruz' İfadelerini kullandı.

'Anne babalara da çok önemli görevler düşüyor'

Hayatını kaybeden vatandaşlara, öğrencilere ve eğitim camiasına başsağlığı dileklerini ileten Erbakan, yaşanan olayların toplumun genel gidişatına dair 'ciddi uyarılar' içerdiğini söyledi. Erbakan, 'Önce ahlak ve maneviyat, yani materyalist değil maneviyatçı bir neslin yetiştirilmesi çok önemli. Dünyacı değil ahiret öncelikli bir neslin yetiştirilmesi çok önemli. Ve aynı zamanda nefis terbiyesini esas alan bir müfredatın bir eğitim sisteminin olması son derece önemli. Yani bir gencin daha 11-12 yaşlarından itibaren ki dine sorumlu olduğu yaşlardır, sorumlu olmaya başladığı yaşlardır. Bu yaşlardan itibaren helal haram bilinciyle yetişmesi, Allah vermesin bir kimseyi, masum bir insanı öldürmenin cezasının mutlaka cehennem olacağını bilmesi ve bu mahlukata şefkat bilinciyle yetişmesi. Yani bütün yaratılmışlara, insana, canlılara, Müslüman olsun olmasın her insana bu şefkati göstermekle mükellef olduğunu bilmesi son derece önemli. Anne babalara da tabii çok önemli görevler düşüyor. Ama eğitimin, müfredatın ahiret öncelikli ve maneviyatçı, materyalist olmak yerine maneviyatçı nesilleri yetiştirmesi, bununla beraber nefse esaret yerine nefis terbiyesini esas alan nesilleri yetiştirmesi son derece büyük önem arz ediyor' dedi.

'TV dizileri ve dijital oyunlar şiddeti normalleştiriyor'

Saldırıların sadece güvenlik tedbirleriyle açıklanamayacağını belirten Erbakan, televizyon dizileri ve dijital içeriklerde şiddetin normalleştirildiğini, mafya kültürünü yücelten ve suç unsurlarını cazip gösteren yayınların gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu belirtti. Erbakan, şöyle konuştu:

'Özellikle şiddet içeren diziler, televizyon programları, mafya liderlerini adeta bir kahraman gibi gösteren maalesef diziler, insan öldürmenin normalleştirildiği ve bu şekilde yaşayan, insan öldüren mafyavari insanların da çok lüks ve şatafat içerisinde yaşadığını, çok güzel imkanlara sahip olduğunu gösteren dizilerin, gerçekten de programların denetlenmesi, RTÜK tarafından ve gerekli tedbirlerin alınması son derece önemli. Bununla beraber tabii sosyal medyada çok önemli. Burada 15-16 yaş altına sosyal medya yasağının getirilmesi, belli çevreler bunu özgürlük kısıtlaması olarak her ne kadar ifade ediyor olsa da gerçekten de bunun yapılması lazım. İktidar kanadı, Cumhur İttifakı tarafı böyle bir yasa teklifi getirdiler Meclis'e. Bunun örneklerini Avustralya'da, Fransa'da, pek çok ülkede görüyoruz. Gerçekten de 12, 13, 14, 15 yaşında çocukların sosyal medyadaki bu içeriklere ulaşmaları son derece büyük bir tehlike, büyük bir tehdit. Son olarak ifade etmek istediğim, tabii bu silahlanma noktasında da gerekli tedbirlerin alınması lazım. Her ne kadar Amerika kadar olmasa da bizde de bu toplumsal silahlanma, bireysel silahlanma maalesef yaygın bir hale gelmiş durumda' 

Gülistan Doku soruşturması: 'İdam cezası yeniden gündeme alınmalı'

Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin de konuşan Erbakan, idam cezasının yeniden gündeme alınmasının önemli bir başlık olduğunu belirtti. Erbakan, şunları kaydetti:

'Gülistan Doku cinayetiyle ilgili de Tunceli'deki olayla ilgili de bir defa kim olursa olsun şu andaki soruşturmanın yeni dönemdeki hızlanmasında olduğu gibi üzerine gidilmesi ve faillerin mutlaka ortaya çıkartılması son derece önemli. Yani orada vali beyin oğlunun karıştığı iddia ediliyor. Kim olursa olsun burada görevi yetkisi ne olursa olsun öyle bir olaya kim karışmışsa bunun üzerine gidilmesi, faillerin ortaya çıkartılması lazım. Bunlarla ilgili olarak da özellikle kadınlarımıza yönelik, masum insanlara yönelik bu şiddet ve cinayet olaylarıyla ilgili olarak da caydırıcı bir tedbir olarak idam cezasının da yeniden gündeme alınması gerektiğini Yeniden Refah Partisi olarak uzun bir zamandan beri ifade ediyoruz. İdam cezasının en azından yürürlükte olması dahi uygulamasının çok zor ve çok ciddi şartlara bağlı olmak kaydıyla yürürlükte olması dahi önemli bir caydırıcı etki yapacaktır diye düşünüyoruz'

'Erken seçimin 2026 sonbaharında veya 2027 ilkbaharında yapılması gerektiğine inanıyoruz'

Ara ve erken seçim tartışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde de bulunan Erbakan, erken seçime yönelik vatandaşın da talebinin bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:

Pakistan Başbakanı Şerif'ten Lübnan ateşkesine destek: 'Kalıcı barışın yolunu açmasını umuyoruz'
Pakistan Başbakanı Şerif'ten Lübnan ateşkesine destek: 'Kalıcı barışın yolunu açmasını umuyoruz'
İçeriği Görüntüle

'Artık iktidara yakın olarak nitelendirebileceğimiz anket firmalarının dahi anketlerinde yüzde 60'ın üzerinde bazılarında yüzde 70 oranında bir erken seçim talebi olduğunu, milletin böyle bir isteğinin olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle biz de aslında milletin bu isteğine kulak verilsin ve 2026 sonbaharında veya 2027 ilkbaharında bir erken seçim yapılsın diye her zaman dile getiriyoruz. Ve Yeniden Refah Partisi olarak da her pazar bu pazar seçim yapılacakmış gibi teşkilatlarımızı diri tutmaya ve hazırlık yapmaya gayret ediyoruz. Tabii burada ara seçimle ilgili Sayın Özel'in söylediği Anayasa'nın 79. maddesi. Burada boşluk olan milletvekillikleri için seçimden 2,5 sene geçtikten sonra ve bir sonraki seçime bir seneden daha fazla zaman varken, yani şu anda içinde bulunduğumuz dönemi kastediyor, bir ara seçim yapılır diyor Anayasa'da. Şu anda da Meclis'te 8 milletvekilliği eksiklik var ve anayasanın bir gereği olarak da bir ara seçim yapılması gerektiğini ifade ediyor. Hukukçularla da uzmanlarla da görüşmüşler. Parti olarak böyle bir görüş serdediyorlar. Tabii ara seçimden ziyade bizim aslında tabii ki Anayasa'ya uyulması lazım. Biz Milli Görüş geleneğinden gelen bir partiyiz. Yasalara her zaman saygılıyız. Refah Partisi kapatıldığında bile Erbakan Hocamızın itidali ve yasalara saygılı duruşu her zaman her yerde anlatılıyor. Anayasa'ya saygılıyız. Bir ara seçimi yapılması halinde buna da hayır demeyiz. Ama asıl olarak yapılması gereken bence de bizce de bir erken seçimin 2026 sonbaharında veya 2027 ilkbaharında yapılması gerektiğine biz de inanıyoruz. Çünkü ekonomik koşullar ve milletin talebi böyle bir seçimin gerekli olduğunu bize de düşündürüyor'

'Türkiye'nin 3. büyük partisiyiz, dolayısıyla baraj sorunumuz yok'

Olası bir erken seçimde ittifak yapıp yapmayacaklarına ilişkin soruya ise Erbakan, şu yanıtı verdi:

'Bir ittifak arayışı içinde olan bir parti durumunda değiliz. Ancak ittifaklara da kapımızı kapatmıyoruz. Yine de biz yüzde 10'da olsak, yüzde 15'de olsak bir sinerji oluşması ve daha güçlü bir blok ortaya konulması, belki ortak bir cumhurbaşkanı adayıyla o gösterilecek cumhurbaşkanı adayının daha da güçlü bir şekilde ortaya çıkması bakımından bu saydığınız partilerle bir ittifakın söz konusu olabileceğini de ifade ediyoruz. Ama bu bizim dediğim gibi baraj endişemizden dolayı kaynaklanan bir şey değil. Ama buna rağmen de Saadet Partisi ile de Sayın Genel Başkanı ile de Genel Başkan Yardımcıları düzeyinde de görüşmelerimiz olduğu halen de devam ediyor. Seçime yakın dönemde bunların daha da netleşeceğini ve şekilleneceğini ifade edebilirim.'

Kaynak: ANKA