(İSTANBUL) - Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, 'Yargıda adalet olmadan bir ülkede saadet, selamet, huzur, barış olmaz. Bugün iktidar maalesef yargıyı kontrol altına almış. İktidara ayrı hukuk, muhalefete ayrı hukuk uygulanıyor' dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, basınla sohbet toplantısında yaptığı konuşmada, partisinin oy oranı ve üye sayısı bakımından Türkiye'nin üçüncü büyük partisi olduğunu belirterek, hedeflerinin 1 milyon üyeye ulaşmak ve Yeniden Refah Partisi'ni birinci parti yapmak olduğunu söyledi.
Erbakan, Türkiye'de ekonomik sıkıntıların temel nedeninin 'paylaşımda adaletsizlik' olduğunu savunarak, milyonlarca emekli, asgari ücretli, memur ve çiftçinin geçim sıkıntısı yaşadığını kaydetti.
Kamu kaynaklarının faiz ödemeleri ve belirli şirketlere sağlanan imtiyazlar nedeniyle verimli kullanılmadığını ifade eden Erbakan, faiz harcamalarının azaltılması halinde asgari ücretin artırılabileceğini, sosyal konut projeleri gerçekleştirilebileceğini ve yeni istihdam alanları oluşturulabileceğini belirtti. Bazı özelleştirme uygulamalarını da eleştiren Erbakan, şöyle konuştu:
'İnşallah iktidar olduğumuz zaman beş tane adım atacağız. Birincisi milletin sıkıntılarından kurtulması için paylaşımda adaletin sağlanması adımıdır. Milyonlarca emekli 20 bin liralık bir maaşa mahkum edilmiş. Milyonlarca asgari ücretli 28 bin lira maaşa mahkum edilmiş. Açlık sınırı 40 bin liraya yaklaşıyor. Yoksulluk sınırı 110 bin liraya yaklaşıyor. Milyonlarca köylü, çiftçi, tarım ve hayvancılıkla uğraşan insan girdi maliyetlerinin altında eziliyor. Borca batıyor. Memurlarımız 50-60 bin lira maaşla yoksulluk sınırının yarısı kadar bir maaşla ayakta kalmaya çalışıyor. Milli Kaynak Paketleri, 'önce millet' anlayışıyla millete aktarılacaktır.
İkinci yapılması gereken imtiyazlı holdinglerden, israftan ve faizden kurtarılan imkanlar da önce millet anlayışıyla millete aktarılacaktır.
Üçüncü, Adalet Bakanlığı'nın yükselme sınavında 97 puan alan bir kardeşimiz mülakatta eleniyor. Türkiye'ye birincisi olduğu halde yazılı sınav. Aynı insan 3 sene önce yine bu sınava girmiş. 92 puan almış. Yine mülakatta elenmiş. Milli görüş demek ehliyet, liyakat ve adalet demektir. Bunu mutlaka yerine getireceğiz ki milletimiz saadet ve selamet bulsun. Gençlerimiz, daha üniversitede hatta lisede iken yurt dışına gitme hayalleri kurmasın.
'YARGIDA ADALET OLMADAN BİR ÜLKEDE SAADET, SELAMET, HUZUR, BARIŞ OLMAZ'
Erbakan, yargıda adaletin önemine işaret ederek, 'Dördüncüsü, yargıda adalettir. Yargıda adalet olmadan bir ülkede saadet, selamet, huzur, barış olmaz. Bugün iktidar maalesef yargıyı kontrol altına almış. İktidara ayrı hukuk, muhalefete ayrı hukuk uygulanıyor. Parası olana, iktidara yakın olana ayrı hukuk, iktidara yakın olmayana, muhalefette olana, parası olmayana, gariban olana ayrı hukuk uygulanıyor. Bu bizim inancımıza taban tabana zıt bir durum? Yargı önünde herkesin eşit olduğu, kuvvetliyi değil hakkı üstüne tutan bir adalet mekanizmasının kurulması gerekir.'
Manevi kalkınmanın da öncelikli hedeflerinden biri olduğunu belirten Erbakan, uyuşturucu kullanım yaşının düştüğünü, ahlaki ve manevi erozyon yaşandığını öne sürdü. Erbakan, eğitim sisteminin yeniden yapılandırılması ve medyanın milli ve manevi değerlere uygun şekilde düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
'HAKKIN ÜSTÜN TUTULDUĞU ADİL BİR DÜNYANIN TÜRKİYE'NİN ÖNCÜLÜĞÜNDE KURULMASI LAZIM'
Erbakan, dış politikada da 'adil bir dünya' anlayışının hayata geçirilmesi gerektiğini savundu. Gazze, Doğu Türkistan, Keşmir ve Arakan'daki gelişmelere dikkati çeken Erbakan, şu ifadeleri kullandı:
'Gazze var, Doğu Türkistan var, Keşmir var, Arakan var. İran'a yapılan haksız saldırılar var. Dolayısıyla dünyada da bir adım atılması kuvvetin değil hakkın üstün tutulduğu adil bir dünyanın Türkiye'nin öncülüğünde kurulması lazım. Biz kendi ülkemizde mutlu, mesut, müreffeh bir şekilde yaşarken Gazze'yi gördüğümüz zaman Doğu Türkistan'ı, Arakan'ı, Keşmir'i gördüğümüz zaman bütün huzurumuz, bütün mutluluğumuz gidiyor. Ne yapılması lazım? D-8 operasyonunun canlandırılması lazım.
Bunun ikinci adımı olan D-60'ın yani 57 Müslüman ülkenin bir araya gelmesini sağlanması ve bu Müslüman ülkelerin sahip olduğu stratejik kaynakların zenginliklerin, zulme karşı bir yaptırım gücü olarak kullanılmasının sağlanması lazım. Bunun olması da Türkiye'nin Milli Görüş duruşuyla yönetilmesine bağlı. 57 Müslüman ülke bir araya gelip de ne yapacak? Cenabıallah dünyanın en stratejik maddelerini bu Müslüman ülkelerine verdi.
Dünyadaki doğal gazın yüzde 55'i, dünyadaki petrolün yüzde 65'i, dünyadaki uranyumun yüzde 40, dünyanın su kaynaklarının yarısı. Daha başka bir şeye gerek yok ki. Uranyum nükleer enerji demek. Su, doğal gaz, petrol, hayat demek. Bunlar olmadan kimsenin yaşaması mümkün değil. Bir Hürmüz Boğazı'nın kapanması bile ne kadar batıyı telaşlandırdı, hepiniz gördünüz, zora soktu. Bu Müslüman ülkeler petrolün yüzde 65'ine sahip, doğal gazın yüzde 55'ine sahip, su kaynaklarının yarısına sahip bu Müslüman ülkeler bir araya gelse, ortak karar alsa ve bu stratejik varlıkları zulme karşı bir yaptırım gücü olarak kullansa Amerika'nın da İsrail'in de hayatta kalma imkanı yoktur, gelip masaya oturmak mecburiyetinde kalacaktır.
Bütün bunları yapmak üzere milletimize koşuyoruz. Yeniden Refah Partisi olarak Hazine yardımı almadığımız halde, dış güçlerin desteğini arkamıza almadığımız halde milletimizle omuz omuza vererek inşallah Yeniden Refah Partisi'mizi iktidara ulaştırıp ve bu beş adımı atarak milletimizi saadete, selamete, kurtuluşa erdirmek üzere gayret ediyoruz. Bugün yapacağımız çalışmalarda bu amaca matuftur.'
'SOSYAL DESTEKLER ARTTIRILACAK'
Erbakan, milletin maddi ve manevi sorunlarının çözümünün Yeniden Refah Partisi'nin politikalarında olduğunu savunarak İstanbul'un 39 ilçesinde vatandaşlarla bir araya gelerek parti politikalarını anlatacaklarını ifade etti.
Erbakan, iktidara gelmeleri halinde engellilere yönelik sosyal destekleri artıracaklarını, engelli maaşları ile evde bakım ücretlerinde iyileştirmeler yapacaklarını kaydetti. Gıda güvenliği konusuna da değinen Erbakan, tarımsal üretimde kullanılan ilaçların ve gıda ürünlerinin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini belirtti. Gıdanın sağlıklı, helal ve erişilebilir olması gerektiğini ifade eden Erbakan, yüksek gıda fiyatlarını eleştirdi.
Emekli ve asgari ücretlilerin alım gücünün düştüğünü söyleyen Erbakan, sebze ve meyve fiyatlarının vatandaşların ulaşamayacağı seviyelere çıktığını kaydetti. Yüksek fiyatların dış gelişmelerle açıklanamayacağını belirten Erbakan, gerekli önlemlerin alınması halinde gıda fiyatlarının düşürülebileceğini söyledi.





